GeriMagazin İyi ki o fotoğraftaki gibi kalmamışlar
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İyi ki o fotoğraftaki gibi kalmamışlar

İyi ki o fotoğraftaki gibi kalmamışlar

Murat Boz ve Tarkan’ın #tbt fotoğrafı çok konuşuldu. Bu fotoğraf gösterildiğinde Boz’un sevgilisi Aslı Enver gülmekten kendini alamadı ve “Gerçekten kelmiş, ben Murat’ı kel haliyle de seviyorum” dedi. Konsey bu fotoğrafı ve Aslı’nın cevabını yorumluyor...

Onur Baştürk:
Dün de yazdım, fotoğrafta acayip gerginler aslında. Tarkan’ın mimikleri, el hareketi... Boz’un mutsuz ifadesi... 
Yani ben kellikten çok fotoğraftan yansıyan duyguya takıldım kaldım. Aslı Enver’in yanıtı da hoş, tatlı, sempatik; ne denilebilir ki? 

Cengiz Semercioğlu:
Tarkan yüzde 70 değişmişse, Murat Boz yüzde 170 değişmiş. Murat Boz kel mi, yoksa kafasını mı kazıtmış anlamadım. Aslı Enver de ‘kel’ dediğine göre demek ki ciddi bir saç problemi varmış. Ama bugünkü halleri çok daha güzel. İyi ki böyle kalmamışlar diyelim. Erkeklerin görüntüleri yaş aldıkça daha çok oturuyor.

İyi ki o fotoğraftaki gibi kalmamışlar


Ömür Gedik: Ben de fotoğrafa bakınca iyi ki zaman geçmiş, Tarkan ve Murat Boz şimdiki hallerine gelmiş dedim.
Şu anda ikisi de çok daha yakışıklı görünüyor çünkü. Yıllar yaramış her ikisine de. Aslı tabii ki politik cevap vermiş ama eminim o da yanındaki saçlı ve yüz hatları oturmuş Murat’ı daha fazla beğeniyordur.

Magazine tepeden bakanlar

Hande Yener basın toplantısında sorulara sinirlenince “Alalım arkadaşı aşağıya” diyerek korumaları vasıtasıyla bir magazin muhabirini dışarı attırdı. Berrak Tüzünataç kendisini görüntüleyen muhabire “Ne çekiyorsun!” dedi, muhabir “Az önce telefonda Birkan Sokullu’yla atışıyordunuz” dediğinde ise “Hadi ya, çok zekisin!” diye atarlandı. Elçin Sangu, kendisini makyajsız görüntüleyen muhabirlere “Çok antipatiksiniz” dedi. Ünlüler ve magazin muhabirleri arasındaki bu durumlar neye işaret ediyor? Kim haklı, kim haksız?

İyi ki o fotoğraftaki gibi kalmamışlar

Onur Baştürk:
Öncelikle hepsi farklı olaylar. Gazeteciyi dışarı çıkarma olayında Hande haksız.  İstediği kadar programı sevmesin, tutumu hiç hoş değil.
Dışarı attırmak nedir? Ne kadar ayıp ve şımarıkça. Berrak Tüzünataç olayında Berrak haklı. Kiminle atıştığına dair muhabirin fikir yürütmesi ve yorum yapması resmen taciz. Kimsenin buna hakkı yok. Elçin Sangu olayında ise anlık tepki diye düşünüyorum.
Makyajsız görüntülenince bir anlık refleksle öyle demiş olabilir.
Çok da sinirli bir durum yok. Hangi kadın olsa aynı tepkiyi verebilirdi.
Ömür Gedik:
Ben Onur’a şu noktada katılmıyorum, olaylar farklı olsa da hepsinin temelinde yatan şey aynı. Magazin çalışanlarına tepeden bakma eğilimi.
Magazinle didişme alışkanlığı yıllardır devam ediyor.
Hem ünlüler cephesinin hem de bazen magazin tarafının hataları buna neden oldu. Ama doz kaçmakta işte. Hande tamamen hatalı.
Yaka paça muhabir mi atılır! Berrak’ın soru soran muhabiri azarlaması niye?
Elçin makyajsız dışarı çıkmasının faturasını nasıl oluyor da ‘antipatiksiniz’ diyerek kendisini çeken fotoğrafçıdan çıkarıyor?
Ben üçüne de yakıştıramadım. Bunları yapmayacak kadar profesyoneller çünkü.
Cengiz Semercioğlu:
Magazinci-ünlü kavgalarında çoğu zaman ünlülerden yana tavır alan biri olarak diyorum ki, üçü de haksız...
Hande çok rahatsız olduysa basın toplantısını kesmeliydi.
Ne demek gazeteciyi yaka paşa dışarı attırmak!
Berrak aklınca muhabiri eziklemeye kalkıyor. Kendisi Türk sinemasının en iyilerini seçen 100 kişilik jürideydi değil mi? Şimdi açtıracaksınız ağzımı...
Makyajsız Elçin Sangu’ya gelince; böyle yaptıkça antipatik olursun.
Çünkü magazin haberleri muhabirin değil, oyuncunun antipatikliğini yazar...

Kısa saçın yakıştığı kadınlar

Sıla’dan sonra Belçim Bilgin de saçlarını kısa kestirdi. Hangisine daha çok yakışmış? Ve size göre kısa saçın en çok yakıştığı kadınlar kimler?

İyi ki o fotoğraftaki gibi kalmamışlar

Ömür Gedik: Rodin bile annesinin saçı için “Çok yapışık” dedi galada.  Ben de Rodin’e katılıyorum. Sıla’nınkini daha çok beğendim.
Cengiz Semercioğlu: Bence Ece Uslu’ya çok yakışıyor. Tuba Büyüküstün “vay” dedirtecek durumda değil. Sharon Stone’un, Meg Ryan’ın kısa saçlı hallerini unutmak mümkün mü? Belçim Bilgin’e de Sıla’dan daha çok yakıştığını söylemeliyim.
Ben kadında kısa saçın daha  enerjik bir hava yarattığını düşünenlerdenim.

İyi ki o fotoğraftaki gibi kalmamışlar


Onur Baştürk: Bence Sıla’ya daha çok yakışmış. Belçim’den çok da emin olamadım. Kısa saçlı ünlü kadınımız pek az  aslında, o yüzden aklıma kısa saçın yakıştığı ünlü de pek gelmiyor. 

Kayhan, Deliha’nın
erkek versiyonu gibi

Şahan Gökbakar’ın yeni filmi “Kayhan”ın fragmanı yayınlandı. İlk izlenimleri alalım. “Kayhan”, “Recep İvedik”in başarısını yakalar mı?

İyi ki o fotoğraftaki gibi kalmamışlar

Cengiz Semercioğlu: Yakalayamaz, çünkü “Recep İvedik”in ‘okumuş’ çakması Kayhan... Yine kaba saba, yine dangul dungul, yine yontulmamış ama kendi içine saf bir karakter... Yine ‘one man show’ üzerine kurulu bir film... Yine 3-4 milyon arası bir gişe yapacaktır ama İvedik’in 7 milyonunu asla zorlayamaz... Çünkü hiçbir çakma aslını geçemez...
Onur Baştürk: Kayhan, biraz Deliha’nın erkek versiyonu gibi geldi fragmanı izleyince. Bir yandan da sevdim. Hakikaten böyle tiplemeler var çünkü. Şahan iyi bir karakter yakalamış. 
Yine de: Umarım seriye dönüşmez. Beşincisine maruz kalmayız. 
Ömür Gedik: Biz beğendik beğenmedik konuşaduralım, “Kayhan”ın fragmanı üç günde 3,5 milyon izlendi, YouTube’da trending video oldu. Atı alan Üsküdar’ı geçti yani. Bu durumda “Recep İvedik” başarısının ucu göründü bile diyebiliriz. Bakalım filmin kendisi nasıl...

KIm KardashIan’a
Demet’ten İngilizce ayar

Demet Akalın, üçüncü çocuğunu dünyaya getirdikten sonra yatakta çekilmiş çıplak fotoğrafını paylaşan Kim Kardashian’ın o karesinin altına “You’r mum!” (Sen annesin) yazdı. Ayar verme olayını yurtdışına da taşımış oldu ünlü şarkıcı. Siz Kim Kardashian olsaydınız, Demet Akalın’a ne cevap verirdiniz?

İyi ki o fotoğraftaki gibi kalmamışlar

Ömür Gedik: Demet sosyal medyada yazışma, yorum yapma işine iyice kaptırdı kendini. Kim Kardashian’a kadar yazması olay.
Türkçe yazarken yaptığı imla hatalarını İngilizcede de devam ettirmiş üstelik. Kırk yıllık “You’re” ‘Demetçe’de olmuş “you’r”... Ama ben seviyorum onun bu doğal hallerini. Ha görüşüne katılıyor muyum derseniz, hayır tabii. Anne olunca çıplak poz verilmez diye bir kural yok. Ben Kim Kardashian’ın çocuğu olsam ileride utanıp sıkılacağıma, “Vay be annem beni doğurduktan sonra ne kadar da güzelmiş ve cesurmuş” derdim. 
Cengiz Semercioğlu:
Demet’in sosyal medyada en çok eleştirildiği konu Türkçe yazım hataları.
İngilizcede de o kadarcık hata olur Ömür. Buna da şükür diyelim.

İyi ki o fotoğraftaki gibi kalmamışlar


Onur Baştürk:
Kim Kardashian olsam bin beş yüz yorum içinde Demet’in yorumunu okumayacağım gibi, böyle bir poz koyuyorsam yorumlara dahi bakmazdım. Demet’in fazla lokal düşündüğü kanaatindeyim. (Böyle ‘kanaat’ler filan diyerek olaya ciddi bir hâl getirdim arkadaşlar.) Neyse sonuç şu: Anne olduysa insan böyle bir pozunu paylaşamaz mı? Paylaşır, nokta. Hele Kardashian isen paylaşman da gerekir, mecbur. Hem de mezara dek. 

Ebru’nun gözleri mi bozuk!

Ebru Şallı’nın Instagram’da paylaştığı photoshop’lu fotoğraflarına ne diyorsunuz? Son olarak boyunu uzattığı bir fotoğraf paylaştığı ve yine alay konusu oldu...

İyi ki o fotoğraftaki gibi kalmamışlar

Onur Baştürk: Bir şekilde photoshop’un ayarını kaçırıyor ve her seferinde komik duruma düşürüyor. Bunun için profesyonel aplikasyonlar var halbuki. Onlara başvursun. 
Ömür Gedik: Ben o fotoğrafın şaka olduğunu düşünmek istiyorum. Sıradan insanlar bile 10 kere bakıyor Instagram’a bir şey koyarken. Ebru bakmamış olamaz. Gerçekten ya gözleri bozuk ya da konuşulsun diye bilerek yapıyor.
Cengiz Semercioğlu:
Ebru Şallı’nın son 5 yılda yaptığı tek bir şeyi söyleyin bana... Ya boşanmasını sayarsınız, ya aşklarını ya da böyle fotoğraflarını...
Başka bir şeyi yok. Oysa spor ürünleri çıkarmış, bu alanı ilk keşfeden isimlerden biri olmuş, konuyla ilgili televizyon programları yapmış biriydi. Şimdi oturup boyunu uzattı, şununla aşk yaşadı, photoshop’la kapıyı çerçeveyi yamulttu diye konuşuyorsak, Ebru Şallı’nın oturup “Ben nerede yanlış yaptım” diye düşünmesi lazım...

Teoman şarkı yapmayı bırakmaz

“Koyu Antoloji” albümünü çıkaran Teoman, artık yeni şarkı yazmayacağını, sevdiği şarkıları cover’layacağını açıkladı. Zamanında onlarca hit çıkaran sanatçıyken Teoman’a şimdi bunları söyleten ne? Bir hikaye anlatıcısı olarak vazgeçip yeniden şarkı yazsa en güzel hangi konuyu anlatır? Ünlü rock’çının en sevdiğiniz şarkısı hangisi?

İyi ki o fotoğraftaki gibi kalmamışlar

Onur Baştürk: Teoman en son müziği de bırakmıştı. Yeniden döndü biliyorsunuz. Şarkı yazmayı bırakmak da tıpkı müziği bırakmak gibi büyük bir laf. Teoman’ın bu iri laflardan vazgeçmesi gerekiyor. En sevdiğim şarkısı ruh halime göre değişiyor. Şu sıra “Bana Öyle Bakma”yı seviyorum mesela.
Cengiz Semercioğlu:
Böyle adamlar en güzel şarkılarını bir kariyerinin başında yaparlar, bir de olgunluk zamanlarında... “Sus Konuşma”, “Paramparça”, “17” gibi kariyerinin ilk döneminde yaptığı müthiş şarkıları yıllarca dinledik, hâlâ dinliyoruz. Ben olgunluk dönemi şarkılarını bekliyorum.
Ömür Gedik: Teoman’ınkiler gibi dolu dolu, sıra dışı, film tadında şarkılar yazmak kolay değil elbette. Üretim süreci yormuş olabilir Teoman’ı. Ben Teoman’ın tüm şarkılarına bayılıyorum. Ama şu aralar “Renkli Rüyalar Oteli”, “Ruhun Sarışın” ve “Duş” modundayım. 

Sanatçıların evliliğini
ego mu bitiriyor?

Önce “Tarkan evlensin ben de evleneceğim” diyen Sinan Akçıl, katıldığı bir evlilik fuarında büyüklerine özendiğini ve evlenmeye karar verdiğini açıkladı. Üstüne de “Sanatçıların evliliğini ego bitiriyor” dedi. Sinan’ın evlilik aforizmalarını değerlendirelim...

İyi ki o fotoğraftaki gibi kalmamışlar

Onur Baştürk: Sinan Akçıl’ın evlilikle ilgili söyledikleri çok ilginç değil maalesef. “Ego”dan daha orijinal şeyler bulsun. Mani gibi bir şarkısı vardı, o şarkıyla coşsun o zaman bu aralar Akçıl, bünyeye iyi gelebilir: “Güzel kız özel kız / İster sev ister kız / Güzel kız özel kız / Sana kalbim sabırsız / Evlen benimle, dinlen benimle / Durma yerinde”
Ömür Gedik: Sinan’ın “Evlenmeye karar verdim” demesinin katıldığı fuarla ilgili olduğunu düşünüyorum. Evlilik fuarında başka ne konuşulur ki? Ama Tarkan evlendiğine göre sıra yavaş yavaş kendisine de gelmiyor değil. Diğer konuda ise Sinan’a katılıyorum. Sanatçıların evliliklerini egoları bitiriyor.
Cengiz Semercioğlu:
Sanatçıların evliliğini ego değil, yaratıcılık sıkıntısı bitiriyor. Evlilik, çocuk telaşı derken yaratıcılıkları törpüleniyor. Akçıl’ın böyle bir sıkıntısı olacağını sanmıyorum. Çünkü kendini, müziğini dünyanın merkezi sanıyor. Evleneceğine de ihtimal vermiyorum.
O en çok kendini sever...

 

SON 24 SAATTE NELER YAŞANDI

False