GeriMagazin Ebru Yaşar: Yalnız bırakıldığım zamanlar oldu
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ebru Yaşar: Yalnız bırakıldığım zamanlar oldu

Ebru Yaşar: Yalnız bırakıldığım  zamanlar oldu
Abone Olgoogle-news

Ebru Yaşar, 25 yıllık sanat hayatında ilk kez 27 Eylül akşamı Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alacak. Yaşar, yaklaşık 40 şarkı seslendireceği bu çok özel gece için “Müziğe, halaya, oynamaya, sohbete, muhabbete doyacağız” dedi. Sanatçıyla, kariyerindeki dönüm noktalarını ve Harbiye konserini konuştuk.

◊ 25 yıllık sanat hayatınızda ilk defa 27 Eylül akşamı Harbiye Açıkhava sahnesine çıkacaksınız. Neler hissediyorsunuz?

- Pandemiden dolayı bir aksilik çıkmazsa sevenlerimle buluşacağım. Pandemi yüzünden heyecanı, korkuları çifter çifter yaşıyoruz. Uzun zaman sahneye çıkmayınca da ayrı bir özlem oldu. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın konserlerine katıldım. Seyircisiz ve canlı bir performans yaptık. Harbiye’de uzun zaman sonra ilk defa seyircilerin karşısına çıkacağım. Artık konser alanları çok kısıtlı. Kapalı alanlarda konser yok. Herkesin olmak istediği yer Harbiye ve ben de o gecenin hakkını vereceğim. Sevenlerimle hasret gidereceğim; muhabbetler, şarkılar olacak.

Ebru Yaşar: Yalnız bırakıldığım  zamanlar oldu


◊ Bu gecenin sizin için önemi büyük olsa gerek...

- İlk Harbiye sahnem olacak ve “Neden bu zamana kadar o sahneye çıkmadım?” diye düşünüyorum. Onu, ben de bilmiyorum. Demek ki bunun için hiçbir girişimde bulunmamışım. O kadar çok halk konseri yaptım ki... Benim için her konser, her gittiğim yer Harbiye gibi... Her konserime Harbiye şölenine çıkıyormuş gibi hazırlanırım. Bu konser de özel ve güzel gecelerimden biri olacak.Şarkılarımın konuşulacağı bir gece olacak

◊ O geceye özel farklı sürprizleriniz olacak mı?
- Daha güçlü bir orkestra kuruyoruz çünkü sahne büyük. Yaklaşık 35 kişilik bir ekip olacak. Çünkü güzel bir ışık şöleni ve ses tesisatı var. Özel kıyafetler diktirdim. Ama şarkılarımın konuşulacağı bir gece olacak. 25 senede çok fazla hit çıkarmışım. Herhangi bir sahneye çıktığımda hitlerimi söylemekten, başka şarkılara çok zor sıra geliyor. Bunun mutluluğuna ve şerefine ermiş bir sanatçıyım. Çünkü yolun başında olsaydım 1-2 şarkıdan sonra sürekli başkalarının şarkılarını söylemek zorunda kalacaktım. O kadar birikimim var ki... Repertuarda başkalarının şarkılarını söylemek için kendi şarkılarımı eledim.

 ◊ Harbiye’de şarkılar dışında sahne kıyafetleri de konuşulur. Sizin sahne kostümünüz nasıl olacak?

- İki kıyafet hazırlattım. Ne yalan söyleyeyim, kolay kolay kıyafet beğenmiyorum. Çok abartıya kaçmak da istemiyorum çünkü abartıdan hiçbir zaman hoşlanmadım. Çizgim, duruşum ve şarkılarımla özdeşleşen bir stil sergileyeceğim. Bunun için de ekibim var. Hiçbir şeyi “mış” gibi yapmak istemem. Haddinden fazla da abartmak istemem.

 ◊ Repertuarınıza kaç şarkı aldınız?
- Yaklaşık 40 şarkı... Müziğe, halaya, oynamaya, sohbete, muhabbete doyacağız. Tabii ki herkes pandemi kuralları çerçevesinde, oturduğu yerde ve mesafeli bir şekilde bana eşlik edecek. Ben konsere girişte ekstra önlem aldıracağım; ateş ölçümü, hijyen gibi... Gelen konukların gönlü rahat olsun. Ne kendimizi ne de başkalarını riske atarız. 

Ebru Yaşar: Yalnız bırakıldığım  zamanlar oldu



Dönüm noktam “Bu Sahilde” şarkım
Ebru Yaşar’ın dönüm noktası neydi? Yıllardır değişmeyen hit şarkınız sizce hangisi?
- Çok fazla dönüm noktam var. İlk çıkış şarkım “Bu Sahilde”. Henüz 18 yaşında falandım, boyumdan büyük şarkılar söylüyordum.
Bir yere gittiğimde, beni tanımıyorlardı ama şarkıyı herkes biliyordu. O, bir dönüm noktasıdır. Çünkü ilk şarkım. İstanbul’da hem konservatuar okumaya hem de albüm yapmaya çalıştığım çok sıkıntılı bir dönemdi.
90’lı yıllardan 2020’li yıllara kadar ayakta durmak benim için büyük bir mutluluk, onur ve gururdur.
O zaman, o şartlara şarkılar yaptım. O zamanın sound’unu yakaladım. Şimdi hâlâ hitler çıkarıyorsam bu benim işime verdiğim değerden ve aşktan. Çünkü bu işten başka bir iş yapamam.
“Seni Anan Benim İçin Doğurmuş” şarkısıyla da daha çok magazinsel olarak tanınmaya başladım ve o da başka bir dönüm noktası oldu.
Kulüpler geceyi fantezi
müzikle kapatıyor

◊ Yaptığınız şarkılar fantezi müzik olarak anıldı. Rap ya da R&B gibi başka müzikle harmanlanmış şarkılarınızı dinleyecek miyiz?
- Olabilir ama bu saatten sonra R&B söyleyemem. Eğreti durur, dilinin de dönmesi lazım o müziğe. Ama R&B ve rap müziği çok seviyorum. Mesela ben, trap ile fanteziyi buluşturdum. Zaten son yapılan bütün işlere bakıldığında temelinde fantezi var. Rap zaten arabesktir, sokağın sesidir. Öyle rap şarkıları var ki ağlamamak mümkün değil. Kimi kaçmak istiyor olabilir ama gece kulüplerinde kapanış fanteziyle yapılır. Bizim topraklarımız bunu seviyor, biz buyuz.

Yeni albümdeki
prodüktörler belli
◊ Yeni albüm çalışmanız var mı?
- Var, tabii ki. Prodüktörlerim belli, Ozan Çolakoğlu, Emrah Karaduman, Erdem Kınay, Mustafa Ceceli. En iyilerle çalışmak tercihimdir. Bestelerde isim takıntım yoktur ama duygu takıntım vardır. Sokaktaki kişi de bana şarkı göndersin. Ben onları parlatmayı, onların gerçek ruhunu şarkı olarak seslendirmeyi çok seviyorum.
◊ Buradan hayranlarınıza seslenseniz ne dersiniz?
- Gönül rahatlığıyla Harbiye Açıkhava konserime gelsinler. O gece hem müziğe hem sohbete hem eğlenceye doyacağız. Farz etsinler ki 2020 pandemi dönemi bitiyor ve yeni bir yıla giriyoruz... Öyle bir gece yaşatacağım inşallah.

Yalnız bırakıldığım
zamanlar oldu
◊ Kariyeriniz boyunca keşkeleriniz oldu mu?
- Tabii ki oldu. Fakat şimdi dönüp onlara ahlanmanın hiç anlamı yok. Belki hayatımın tuzu biberi oldu, belki beni daha çok kamçıladı, belki bana yapılan haksızlıkların bedelini bugün mükâfat olarak aldım.
Bugün mutluysam, yenilen haklarımdan dolayıdır. Çünkü Allah’ın hiçbir haksızlığı karşılıksız bırakmayacağına inanıyorum. Yaptığın iyiliğin de kötülüğün de yanına kâr kalmaz. Bir şekilde bunun dersi ya da mükâfatı verilir.
◊ Müzik sektöründe önünüzü kesen, başarınıza engel olmak isteyen kişiler oldu mu?
- Çok oldu, tabii ki... Onların hiçbirisi şimdi yok. O günlere dönmek ve isim vermek bana yakışmaz. Sadece Allah’a sığındım ve işimi yaptım. Biz bunlar için ağır bedeller ödedik, acılar çektik.
Çok yalnız bırakıldığım zamanlar oldu. Yine de herkesin iyi olmasını diliyorum. Bana haksızlık yapanların iyi haberlerini alınca mutlu olan bir insanım. Ve “iyi olsunlar” diyorum.
Çünkü onların bana yaptıkları sayesinde bugün buradayım.
O yüzden kimsenin yılmasını, karamsar olmasını istemiyorum.

Ebru Yaşar: Yalnız bırakıldığım  zamanlar oldu


Z kuşağını
yakalayabildim

◊ Müzik de çağ atladı ve artık dijital dünya hayatımıza girdi. Bu yeni dünyayla aranız nasıl?
- Beni 50-60 yaşındakiler de dinliyor, Z kuşağı da... Benim tarzımdaki insanların hepsi, bu Z kuşağını yakalayabildi mi bilmiyorum. Ama ben Z kuşağının da içerisindeyim, şanslıyım. 13 sene önceki “Ateşten Gömlek” şarkım bugün tekrar gündeme gelip patladı. Bu şarkı bir şekilde sosyal medyadaki Z kuşağının dilindeyse demek ki doğru bir şey yapmışım. Ben, halkın içindeyim. Aynı duygular ve aynı ruhtayız. Ben, onlara çok daha güzel şarkılar ve sound’lar dinleteceğim.
◊ Dijitale karşı korkularınız var mı?
- Onu artık yeni çıkan kuşak düşünecek. Yeni kuşağın işleri hem çok kolay hem çok zor. Bir şarkı ile var olabiliyorlar ama starlaşamıyorlar. Tek şarkıya bağlı kalma durumu var. Biz tabii ki 90’larda çıkıp televizyon kuşağına da ait olduğumuz için yaptığımız işlerin bir temeli var. O temelin üstüne koyarak gidiyorum. Sindire sindire...
O yüzden korkum yok, heyecanım var. Adrenalinim ise çok yüksek. Dua ediyorum, “Ben şarkıyı hissettim Allah’ım inşallah insanlar da aynı duyguda olur” diye.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle