GeriMagazin Doğa Rutkay bir gününü nasıl geçiyor? İşte saat saat ev hali…
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Doğa Rutkay bir gününü nasıl geçiyor? İşte saat saat ev hali…

Doğa Rutkay bir gününü nasıl geçiyor? İşte saat saat ev hali…
Abone Olgoogle-news

Oyuncu Doğa Rutkay corona virüsü salgını sebebiyle #evdekal uyarılarını dikkate alan sanatçılar arasında bulunuyor. Hurriyet.com.tr’de Ferit Ömeroğlu ile video konferans yapan Rutkay, evde bir gününü nasıl geçirdiğini saat saat anlattı. Oldukça programlı olduğunu belirten sanatçı, haberleri de sık sık takip ettiğini söyleyerek, “Sağlık Bakanımız gel, bana bilgi ver dese o kadar hakimim” dedi.

Rekor bir şekilde uzun zamandır evde olduğunu belirten Doğa Rutkay, stokçuluk yapıp yapmadığı ile ilgili soruya ise, “Asla etmedim. Bu yağmalamak nedir? Stokçuluk nedir? Sadece kendimizi düşünmeyelim nolur... Sadece iki bebeğim olduğu için onların en elzem ihtiyaçlarından fazla aldım. Ama onun dışında hiçbir şekilde şımarıklık yapmadım. Çok bencilce geliyor bana. Bir başkasının ihtiyacı oluyor. Geçen gün çamaşır suyu almak için çıktım. Hiç yoktu kalmamıştı. Nasıl akın edilmiş… Bir anda panik oluyor anlıyorum ama bu şehirde, bu sokakta sadece biz yaşamıyoruz. Dolayısıyla hiç öyle istifçi, stokçu bir insan değilim. O konuda çok dikkatliyiz eşimle beraber…” dedi.

* Corona Virüsü sürecini nasıl karşıladınız/karşılıyorsunuz?

Aklı başında ve imkanı olan insanlar olarak evdeyiz. “Evde kal, evde otur, zorunlu olmadıkça çıkma” çok doğru ve haklı söylemler... Fakat hala çalışmak zorunda olan insanlar var.  Benim bazı arkadaşlarım işe gidiyorlar. Dolayısıyla hepsinin içinde haklı olarak bir tedirginlik var. İnsanlar üretmeye, çalışmaya ve kendilerini bu şekilde motive etmeye devam ediyorlar. Biz tedbirimizi şu şekilde aldık. Güldür güldür çekimleri hemen durdu. Haber alır almaz tiyatroda açıklama yapıldı ve hemen oyunlar durduruldu. Biz de haftanın üç günü BKM’ ye gidiyorduk. Çarşamba çekiyorduk. Pazartesi ve salı provası vardı. Dolayısıyla o iş durdu. O iş duruca biz evde oturabiliyoruz şu an... Gitmemiz gereken bir iş olmadığı için. Tedbiri elden bırakmamak lazım. İlk günden beri çok ciddiye alıyorum. Her saniye haber seyrediyorum. O kadar ilgiliyim ki Sağlık Bakanımız “gel, bana bilgi ver” dese o kadar hakimim neredeyse… Habere çok meraklı bir insanım. Eşim gazeteci olduğu için o da öyle… Evde 7/24 haber seyrediyoruz.

 

“Rekor bir şekilde uzun zamandır evdeyim”

* Bu süreçte eşlerle aynı evde sürekli vakit geçirmenin zorluğu konuşuluyor. Kerim can bey ile uyumunuz nasıl?

Aslında bu anlamda şanslıyım. Çünkü eşimle çok iyi anlaşan bir çiftiz. Birbirini idare edebilen bir çiftiz. İkimizin de özel alanları var. Bu bizim için şans... O salonda haberleri seyrederken, ben bahçeye çıkıp sizlerle sohbet edebiliyorum. Yaşadığımız yer itibariyle doğaya yakınım. Bu yüzden günde 1.5-2 saat mutlaka yürüyorum. Zaten hep yaptığım bir şey… Şimdi bunun ne kadar kıymetli olduğunu bir kere daha anladım. Aslında şu anda yaşadığımız durum, evren, doğa bize biraz da nelere sahip olduğumuzu ve nelerin kıymetini biraz daha bilmemiz gerektiğini anlatıyor. Eşimizle hiç konuşmadığımız konular, bu zamana kadar hiç gündeme getirmediğimiz konular, hayaller… Birçok şeyi konuşabiliyoruz. Fakat ben rekor bir şekilde uzun zamandır evdeyim. Düşündüm de 41 yaşındayım 14 yaşından beri çalışıyorum. Hiçbir şey düşünmeksizin gitmem gereken bir yer olmamıştı. Bu da benim tecrübe ettiğim bir şey oldu. İlk defa çalışmıyorum.

* Adapte olabildiniz mi evde kalmaya?

Çok olamadım. O kadar alışmışım ki… Bir yere gitmek, ezber yapmak, her pazar senaryo geliyor, otur ezberle... Hep kafam ona çalışmış. Ona alışmışım. Hep bir tiyatroya gitmek varmış hayatımda. O yüzden bocaladım.

“Hiçbir şekilde şımarıklık yapmadım”

* Stokçuluk yaptınız mı? Marketi talan edenlerden misiniz?

Asla etmedim. Bu yağmalamak nedir? Stokçuluk nedir? Sadece kendimizi düşünmeyelim nolur... Sadece iki bebeğim olduğu için onların en elzem ihtiyaçlarından fazla aldım. Ama onun dışında hiçbir şekilde şımarıklık yapmadım. Çok bencilce geliyor bana. Bir başkasının ihtiyacı oluyor. Geçen gün çamaşır suyu almak için çıktım. Hiç yoktu kalmamıştı. Nasıl akın edilmiş… Bir anda panik oluyor anlıyorum ama bu şehirde, bu sokakta sadece biz yaşamıyoruz. Dolayısıyla hiç öyle istifçi, stokçu bir insan değilim. O konuda çok dikkatliyiz eşimle beraber…

“Mutfakta bayadır yapmak istediklerim vardı”

* Yemekleri siz mi yapıyorsunuz? Yardımcınız mı var?

Yardımcım var tabi ki… Hep bizimle olan bir ablamız vardı. Bebeklerden sonra bir yardımcımız daha vardı. Şimdi onlar da “seni hiç bu kadar mutfakta görmemiştik her saniye mutfaktasın” diyorlar. Bir düzen oturttum. Mutfakta bayadır yapmak istediklerim vardı. Dolap düzenlemeleri gibi… Hamaratta bir insanım bu arada…

* Önlemlerinizi alıyorsunuz yani?

Tabi ki alıyoruz. Hijyene çok önem veriyorum. İki bebeğim olduğu için daha da önem veriyorum. Pusetlerini zaten siliyorduk ama şimdi ekstra oyuncaklar da var. Sirkeli sularla yıkanıyor ve siliniyor.

“Uzun zamandır bebeklerimle bu kadar bir arada olmamıştım”

* Çocuklarınıza Corona Virüsü anlatabildiniz mi?

Hayır, tabi ki… Çünkü daha yirmi aylıklar... Hiçbir bilgileri olamaz. Daha çok küçükler. Fakat bence onlarda da şu duygu başladı. Sabah anne bizimle uyanıyor. Akşam anne bizi yatırıyor. Akşam yemeklerinde bizimle... Öğlen anne bizimle... Uzun zamandır bebeklerimle bu kadar bir arada olmamıştım.

* Bu sürecin de faydaları varmış demek ki…

Tabii ki...

* Evde bir gününüz nasıl geçiyor?

Sabah kalkıyorum. Bebeklerin 8.45-9.00 arası kahvaltıları var. Onları yaptırıyorum. Sonra oyun saatleri var. Hava güzelse baba veya abla dışarı çıkartıyor.  Ben o sırada yürüyüşe çıkıyorum. Geldikten sonra öğle yemeklerini hazırlıyoruz. 11.30-12.00 gibi öğle yemeklerini yiyorlar. Sonra onları odaya çıkarıyorum. Masal okuma seansımız var. Yaklaşık olarak 10-15 dakika sürüyor. 12.30-12.45 gibi uyumuş oluyorlar. Sonra benim özel zamanım başlıyor. Kerim can haber izliyor oluyor. Onunla kahve içip sohbet ediyoruz. Bebekler uyanmadan akşam yemeğini düşünüyoruz. Evde olan malzemelerle akşam yemeği düzenliyoruz. 15.30 gibi bebekler uyanıyorlar. Yoğurt saatleri var. O yapıldıktan sonra hava güzelse bebekleri yürüyüşe çıkarıyoruz. O sırada ben de ne kadar haber varsa okuyorum. Sosyal medyada çekilecek ne varsa çekiyorum ve onlar geldikten sonra banyo saatlerine kadar bebekleri oyalıyorum. Bizde her şey saatli… Çok dakik bir insanımdır. Çok oyun seçeneğim yok. Teknolojiye karşı bir anneyim. Çizgi film izlemek yok. 

* Çikolata, tatlı var mı?

Sanırım bir kere dedeleri doğal bir çikolata getirmişti. Tattılar ama daha başlamadılar. Geçen gün sütlaç yaptım onu yediler.

“Sayın Fahrettin Koca hepimizin kahramanı oldu”

* Bu süreci çok yakından takip ediyorsunuz. Olumlu ve olumsuz görüşlerinizi paylaşır mısınız?

Olumlu olarak Sayın Fahrettin Koca hepimizin kahramanı oldu. Soğukkanlılığı, şefkati gerçekten hak ettiğimiz ve ihtiyacımız olan tavır ve şeffaflıkla karşımızda... Bundan memnunum ve teşekkür ediyorum. Tüm sağlık çalışanlarına çok teşekkür ederim. Hepsi çok umutlu ve enerjik... Bilinmez bir şeyin içindeler ve mücadele ediyorlar. Tatil beldelerine akın etmeleri de olumsuz yön. Farkındalık çok önemli. Bu bir tatil değil. Birbirimize geçirmemek için korunmak zorundayız. Bunun önemi nasıl anlaşılmıyor anlamıyorum. Herkes kendini ve çevresindekileri düşünüyor evet ama bencil olmamalıyız.

 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle