GeriMagazin Dizide ne yapmazsak havalı olur
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Dizide ne yapmazsak havalı olur

Dizide ne yapmazsak havalı olur
refid:27128058 ilişkili resim dosyası

Amerika'nın fenomen dizisi Banshee, Türkiye'de ilk kez TV2 ekranlarında izleyiciyle buluşacak. Merakla beklenen diziyi yapımcısı ve yönetmeni Alan Ball anlattı. Banshee, dizisi 5 Eylül Cuma günü saat 23.15'de ilk bölümüyle başlıyor.

Greg Yaitanes Banshee’nin yönetici yapımcısı ve yönetmeni. Cinemax’in Alan Ball tarafından yazılan küçük bir Amerikan kasabasında geçen karanlık ve heyecanlı hikayesinde ise vampirler yok. Boston doğumlu Yaitanes’in kariyerinde son on senede çok fazla tutulmuş House, Lost, Heroes, CSI gibi yapımlar var. Gittiği her yerde diziler diğerlerini domine ediyor. Biz de ona Banshee’yi nasıl tanımladığını sorduk…Bu hikaye 15 sene sonra hapishaneden çıkıp kayıp aşkını bulan Lucas Hood ile ilgili. O Banshee kasabasına girer, şerifin kimliğini alır ve bir olaylar serisi başlar. Onun yaptıkları oradaki herkesin hayatını değiştirmeye başlar.

*Peki bu projeye nasıl başladınız ?
Bu projeyi yaklaşık bir yıldır takip ediyordum. Sonrasında Alan Ball’ın Cinemax için yeni bir dizi hazırladığını duydum ve Banshee’yi temsil eden bir fragman yayınlattım. Michael Mann’in ve Scorsese’nin filmlerinden de esinlendim. Böylelikle seks ve şiddetin neden ön planda olduğunu ama yine de karakterlerin duygusal hayatlarının göz önünde tutulduğunu anlayabilirsiniz. Bu iş beni gerçekten etkiledi ve ayrıca oyunculara da muhteşem şeyler kattı.

*House dizisinden sonra büyük bir değişiminiz oldu. Dizide otobüslerin New York sokaklarında döndüğü bir başlangıç yaptınız…
Kariyerimin önceki zamanlarında genellikle aksiyona meyilliydim. Kalbim her zaman masanın etrafındaki iki aktörün konuşma sahnesini görmek istemiştir. Bu yüzden House dizisinde Hugh ve Geoffrey Wright’ın konuştuğu sahnede sanki cennette gibiydim. Sonra bunu Banshee’de de yapmak istedim ve yine ikili bir birleşim. Bu muhteşem duygusal dramanın şekerle kaplı bir kabuğu var sanki.

*Alan Ball işlevsiz küçük bir kasaba gibi…
Banshee tüm Amerika’yı tek bir potada eritiyor. Yerli Amerikalılar, muhafazakar olanlar, beyazların üstün olduğunu düşünenler, uyuşturucu satıcıları, aileler ve diğer türdeki insanlar günlerini geçirmek için uğraşıp duruyorlar. İlginç olan şey ise herkesin bir sırrı olduğudur. Benim isteğim ise herkesin Banshee’de yaşamayı hayal etmesini sağlamak.

*Lucas manevi olarak çok karmaşık bir karakter. Şerif rozetini takmadığını ve aniden doğru yolda yaşamaya başlamadığını sanıyorum.
Bir serif olarak kötü bir şey yapmıyor ve Carrie için Anna’ya yakın olmaya çalışıyor. Sonrasında bir kızı olduğundan şüpheleniyor ve kasabada kalıyor ki en sevdiğim sahnelerden biri de ikinci bölümdeki Lucas’ın dosya işleri yaptığı sahnedir. Her zaman hatırladığım bir şey varsa o da Rocky’nin filmed taktığı gözlüktür. Böyle küçük insani dokunuşlar size ana karaktere daha çok bağlar. Lucas da sadece dürtüleriyle hareket ediyor ve yaptıklarının sonucunu hiç düşünmüyor.

*Anastasia yani Carrie Banshee’de ne yapıyor ?
Lucas tutuklandığında onlar da birbirlerinden ayrıldılar. Carrie’nin daha doğmamış bir çocuğu vardı. Sonra Gordon ile tanıştı ki bu onun için çok iyi oldu. Ona ve kızına çok iyi baktı ve Carrie’ye resmen aşık oldu.

*Birinci bölümdeki seks sahnesi televizyon için alışılmamış bir şeydi…
Seks konusuna yaklaşımım Avrupa’dan etkilenmemin bir parçasıydı. Irreversible, Y Tu Mama Tambien gibi filmler bundan büyük rol oynadı. Sadece ekrana aktarmak değil aynı zamanda o sahneye şahit olmak da önemli. Bence Amerikan film ve dizilerinde seks hakkında çok fazla utanç verici şey var. Ayrıca o seks sahnesi diğer hikayeleri de anlatıyor. Birinci bölümdeki çift 12 yıldır evliler fakat buna ragmen seks hakkında bir çekingenlik hissetmiyorlar. Sonrasında da Carrie başka biriyle alakalı fantezi kurunca bu birazcık da kalp kırıcı oluyor.

*Kalp kırıklığından bahsetmişken bir de muhafazak gangster Kai var…
Kai karakteri hakkında düşündüğüm zamanlarda, dışlanma duygusu ile ilgileniyordum. Okulda çok popular bir çocuk değildim bu yüzden ben de o karakterin nasıl hissettiğini, bir gruba ait olamamanın burukluğunu anlıyordum. Bence herkes hayatlarında bir şeyin parçası olabilmeli. O da bu yoksunluktan ötürü duyduğu öfke ile kasabada kalıyor ve orayı yönetmek istiyor.

*Cast görevlerini kimler üstleniyor ?
Alexa Fogell bizim cast yönetmenimiz. Oz, The Wire, Generation Kill gibi yapımların da cast yönetmenliğini yaptı. Yeni yetenekler bulma konusunda harika. Hugh Laurie’den itibaren oyuncular arasında kesin bir ayırma yapabiliyorum çünkü onunla diğer tüm oyuncularla çalıştığımdan daha çok çalıştım. Sekiz yılda yüzlerce saat birlikte çalıştık. Çok profesyonel biriyle tanıştığınızda tekrar onun gibi başka birini bulmayı umuyorsunuz.Banshee ile sadece bir sezonluk anlaşma yaptım çünkü Lucas Hood’u oynayan adamdan nefret edersem bu işi daha fazla sürdürmek istemem. Yani bu sektörde birçok pislikle beraber çalıştım. Bu yüzden de çocuklarımdan altı ay boyunca katlanamadığım birileri için ayrı kalmak istemiyorum. Ama Antony Starr bu dizi için gerçekten çok emek harcadı. Ivana ile de çok gurur duyuyorum. Onun yaptığı her şey Rusyalı Bond kızının yaptığının bir başka versiyonu gibi. Her bölümde daha önce yapmadığı bir şeyi yapıyor. Onun henüz göstermediği dişli bir yönü var.

*Dizideki Rabbit karakteri daha önce yayınladığınız çizgi romanlarınızdan birinden geliyor. Neden böyle bir şey yaptınız, izleyicilerin okuyup, heyecanın kaçmasından çekinmediniz mi ?
Çizgi romanlarda bulunan şeylerin çoğu üçüncü bölümde gözüküyor. Bu romanlarla kafayı bozmuş biri zaten televizyondaki diziyi de izleyecektir. Bu yüzden herhangi bir şeyin mahvolduğunu düşünmüyorum. Eğer siz diziyi izliyorsanız daha meraklı olacaksınızdır bu yüzden de çizgi romanlar var. Ama hem okuyup hem de izliyorsanız bu daha da merak uyandırıcı olacaktır.

*Hem dizi hem de çizgi roman nasıl beraber ilerliyor ?
Banshee’deki amaçlarımdan biri de birçok medya organında tecrübe kazanmaktı. Yayınlandıktan iki-üç yıl sonra bile hala izlenen filmler yapmaya başlamak istiyorum. Diziyi çok seviyorum bu yüzden “ne yapmazsak havalı olur” diye sorup duruyorum. Bu anlarda da çizgi romanlar bana ve senaristlere yardımcı oluyor. Tek bir çizgi roman, izlenilen bir bölüm gibi etki bırakmalı. Çizgi romanların içinde ikinci sezon için potansiyel ipuçları var diyebilirim. Dizideki karakterlerin hikayenin dışındaki hayatları için bir saatlik ek içerik hazırladık. Sanal olarak da bir çok bilinmeyen şeyin içeriği ve çözülmemiş kodlar var. Eğer dizi hakkında daha çok şey öğrenmekle ilgileniyorsanız etrafınızda birçok hikaye sizi bekliyor olacak.


En lezzetli yemek tarifleri burada

False