Mutsuz hayatı o 'buz gibi' öpücükle başlamıştı: Kimsenin ne yaşadığını bilemezsiniz

Sıradan bir ailede yetişen yüzme tutkunu bir genç kızın, dünyanın en göz önünde kraliyet ailelerinden birine gelin gitmesi başından beri milyonlarca kişinin dikkatini çekti. Herkes bunun da bir tür "modern peri masalı" olduğunu düşündü ama işler beklendiği gibi gitmedi. Şimdi o prenses, sarayından kaçabilmek için elinden geleni yapıyor. Hatta son dönemde buna mecbur kaldığı bile söylenebilir.

Haberin Devamı

MUTLULUK POZLARI VERDİ AMA...
10 ay boyunca eşinden ve çocuklarından uzakta yaşayan Monako Prensesi Charlene geçen ayın başında ülkeye döndü. Hatta eşi Prens Albert ve altı yaşındaki ikizleri Gabriella ve Jacques ile birlikte objektiflere mutluluk pozları da verdi. Ama birkaç gün sonra aniden ortadan kayboldu. Bu kez eşi Albert bir açıklama yapmak zorunda kaldı ve Charlene'in sağlık sorunları yaşadığını, iyileşmesi için huzura ihtiyacı olduğunu bu yüzden de adını açıklamayacağı bir ülkede olduğunu söyledi. Son birkaç gündür de Prenses Charlene'in, İsviçre'de bir klinikte olduğu ileri sürülüyor. Ama hastalığının ne olduğu net olarak açıklanmadığı için de bu konuda da çeşitli iddialar ortaya atılıyor.

Mutsuz hayatı o buz gibi öpücükle başlamıştı: Kimsenin ne yaşadığını bilemezsiniz

Haberin Devamı

YILLAR ÖNCE KENDİNİ ANLATMIŞ
2011 yılında, TV ekranlarında canlı olarak yayınlanan düğününde bile çok belli ki mutluluktan değil başka bir sebepten gözyaşı döktüğü, sonraki yıllarda da yüzü nadiren güldüğü için "mutsuz prenses" olarak anılan Charlene'in iki yıl önce bu konuda yaptığı açıklamaların da yer aldığı bir söyleşi gün yüzüne çıktı. Daha doğrusu o dönemde çok ilgi çekmeyen bu röportaj, bugün bütün olup bitenlerin ardından bir kez daha masaya yatırıldı. Bu röportajda Charlene, mutsuzluğunun nedenlerinden bazılarını da kendisi dile getirmişti.

Mutsuz hayatı o buz gibi öpücükle başlamıştı: Kimsenin ne yaşadığını bilemezsiniz

KOLAY GEÇMEDİ
Artık bütün dünyanın bildiği üzere 2021, Prenses Charlene için kolay bir yıl olmadı. Önce gergedanların soyunun devamı için yapılan çalışmaları yönetmek amacıyla Güney Afrika'ya gittiği açıklandı. Fakat oradan uzun süre dönmeyince kafalarda soru işaretleri uyandı. Prenses Charlene ya da evlenmeden önceki adıyla Charlene Wittstock'un ailesi orada yaşıyordu. Bu durum çiftin boşanacağı ve Prenses'in de bu yüzden baba evine döndüğü iddialarının ortaya atılmasına neden oldu. Fakat sonra Monako Sarayı'ndan başka bir açıklama geldi. Prenses, ciddi bir enfeksiyona yakalanmıştı. Bu yüzden doktorları uçak yolculuğuna çıkmasına izin vermiyordu. Monako'ya dönüşü geciktikçe iki kez operasyon geçirdiği ve tam olarak iyileşemediği açıklamaları geldi. Sonunda ülkesine dönse de bu kez de tekrar tedavi için açıklanmayan bir Avrupa ülkesine gittiği kocası Prens Albert tarafından açıklandı. Yani özetle, 2021 Prenses Charlene için zor bir yıl oldu.

Haberin Devamı

Mutsuz hayatı o buz gibi öpücükle başlamıştı: Kimsenin ne yaşadığını bilemezsiniz

10 GÜN İÇİNDE İKİ ARKADAŞI ÖLÜNCE YIKILMIŞ
Ancak yeniden gün yüzüne çıkan o röportajda anlattıklarına göre bu onun Monako Sarayı'nda yaşarken geçirdiği ilk zor yıl değildi. Güney Afrika'da yayınlanan Huisgenoot adlı dergiye 2019 yılında bir röportaj veren Prenses Charlene, o yılın da kendisi için çok zorlu geçtiğini itiraf etmiş. Charlene, 2019'da babasının geçirdiği operasyon, iki yakın arkadaşının 10 gün arayla ölümü ile yıkıldığını itiraf etmişti o röportajda.

Mutsuz hayatı o buz gibi öpücükle başlamıştı: Kimsenin ne yaşadığını bilemezsiniz

'GÜNEY AFRİKA'DAKİ AİLEMİ VE ARKADAŞLARIMI ÖZLÜYORUM'
Aslına bakılırsa Prenses Charlene o röportajda hakkında ortaya atılan iddialardan birini de şu sözlerle doğrulamıştı: "Fotoğraflarda üzgün görünüyorum çünkü evimi (Güney Afrika) özlüyorum." Monako Prensesi olarak sürdürdüğü hayatın kendisine ayrıcalıklar sunduğunu da gizlemeyen Prenses " Ama Güney Afrika'daki ailemi, arkadaşlarımı özlüyorum. Genellikle üzgünüm, çünkü her zaman onlarla birlikte olamıyorum" demişti.

Haberin Devamı

Mutsuz hayatı o buz gibi öpücükle başlamıştı: Kimsenin ne yaşadığını bilemezsiniz

'KİMSE SİZİN NE YAŞADIĞINIZI BİLMİYOR'
Bu arada Prenses Charlene o röportajda kendisine yakıştırılan "mutsuz prenses" ya da "yüzü gülmeyen prenses" nitelendirmeleri hakkında da konuşmuştu. Charlene bu konuda "İnsanlar çok kolay ve çabuk bir şekilde 'Bu kadın fotoğraflarda neden hiç gülmüyor?' diye konuşuyor. Ama bazen gülümsemek çok zor olabiliyor. Kimse sizin görüntünün arka planında ne yaşadığınızı bilmiyor" diye konuşmuştu.

Mutsuz hayatı o buz gibi öpücükle başlamıştı: Kimsenin ne yaşadığını bilemezsiniz

YALNIZLIK ÇEKİYOR
Daha önce Tatler Dergisi'ne verdiği bir başka röportajda ise Monako'da yalnızlık çektiğini anlatmıştı Prenses Charlene. Bu konuda da şunları söylemişti: "Monako'ya geldiğimden beri arkadaş bulma konusunda büyük mücadele verdim. Burada tanıdığım harika insanlar var. Ama bunlar arasından sadece iki tanesini "arkadaşım" olarak niteleyebilirim."

Haberin Devamı

Mutsuz hayatı o buz gibi öpücükle başlamıştı: Kimsenin ne yaşadığını bilemezsiniz

DİL ENGELİ
Bu arada Prenses Charlene'in fiziksel sağlığı bir yana ruhsal durumu ve artık fotoğraflarda bile belli olan derin hüznü ve yalnızlığı konusu da mercek altına alınıyor. Bu konuda Avrupa monarşisi üzerine uzman olan Maddalena Mastrostefano da görüşünü bildirdi. İngiliz Express gazetesine konuşan Mastrostefano, Prenses Charlene'in, kraliyet ailesine uyumu konusunda ilginç görüşler ortaya attı.

Mutsuz hayatı o buz gibi öpücükle başlamıştı: Kimsenin ne yaşadığını bilemezsiniz

'HALK İLE ARASINDA BİR SOĞUKLUK VAR'
Mastrostefano'ya göre Prenses Charlene'in önündeki en büyük engel: Fransızca'yı akıcı şekilde konuşamaması. Yani Monako halkıyla arasında bir dil bariyeri var. Her ne kadar 2011 yılından bu yana Monako'da yaşasa da Prenses Charlene'in Fransızca konuştuğuna çok az tanık olundu. Bu da Monako halkı ile Prenses Charlene arasında bir "soğukluk" oluşmasına yol açtı.

Haberin Devamı

Mutsuz hayatı o buz gibi öpücükle başlamıştı: Kimsenin ne yaşadığını bilemezsiniz

FRANSIZCA KONUŞTUĞUNDA HALK ONU BAĞRINA BASTI
Maddalena Mastrostefano, Prenses'in kocasına hitaben "Sen benim kalbimin prensisin" dediği ve baştan sona Fransızca yaptığı konuşmanın bile halkın onu kucaklamaya başlamasına neden olduğunu sözlerine ekledi.