GeriMagazin Cenk Eren: Hırslarımı bitirince mutluluğu keşfettim
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    2
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Cenk Eren: Hırslarımı bitirince mutluluğu keşfettim

Cenk Eren: Hırslarımı bitirince mutluluğu keşfettim
Abone Olgoogle-news

Son yıllarda daha bir olgunlaşmış, oturmuş bir Cenk Eren görüyorum. Biraz 50 yaşın ağırlığından, biraz da babasını kaybetmenin etkisiyle geçmişin sivri dilli, hırçın Cenk Eren’i gitti, yerine hırslarını törpülemiş, hayatını sadeleştirmiş bir Cenk Eren geldi. Bir de üzerine önce Tanju Okan ardından Ferdi Özbeğen şarkılarını seslendirdiği iki albüm yaptı ki, herkese “Bu adam çok iyi bir yorumcuymuş” dedirtti. Buyurun iki gün önce çıkan “Ferdi Özbeğen Şarkıları” albümüyle başlayıp pop müziğin ‘Şampiyonlar Ligi’ne uzanan sohbetimize...

“Repertuvar: Ferdi Özbeğen Şarkıları” perşembe günü çıktı, neden Ferdi Özbeğen şarkılarını tercih ettin?

- Bundan önceki proje albümüm “Tanju Okan Şarkıları”ydı. Açıkçası o albümle iyi bir şey yaptığımı biliyordum. Karşılığını da bulunca devam ettirmek istedim. Tabii Ferdi Bey’i de, Tanju Bey’i de çok seviyorum.

Hayattayken tanışır mıydın onlarla?

- Tanju Okan’ı sadece bir-iki defa sahnede seyrettim. O zamanlar çocuktum tabii. Ferdi Bey’le daha fazla tanışıklığımız vardı. Bu proje albümler iyi oluyor. Ben sıfır şarkılarla yaptığım albümlerimde çok büyük başarı yakalayamadım. Tanju Okan’da yakalayınca, proje albümlere devam etmek istedim.

Önceki albümlerinin başarısız olduğunu kabul mu ediyorsun? Bir itiraf oldu bu...

- İtiraf ediyorum tabii. Sezen Aksu’yla yaptığım “Kiraz Mevsimi” iyi bir albümdü. Onun da üzerinden 10 sene geçti. Devamını getiremedim, sahneye ağırlık verdim.

Artık herkes proje albüm yapıyor. Gına gelmedi mi bu proje albümlerden?

- Valla bu benim daha ikinci! (Gülüyor) Ama dikkat edersen, çok geçmiş seneleri baz almazsak o proje albümlerinin çoğu benim Tanju Okan albümümden sonra yapıldı. Yani bir yol açtım gibi oldu. Hep diyoruz ya; müzik sektörü çok kötü, albümler satmıyor diye. İnsanlar bu proje albümleri talep ediyor, bu albümlerin CD’lerini satın alıyor. Arşivlik bir çalışma çünkü. O zaman neden yapmayalım? Sektöre de faydası oluyor bunun.

ALBÜMÜN ÖNEMİNİN FARKINDA DEĞİLDİM

Tanju Okan, Ferdi Özbeğen... Bundan sonra ne yapacaksın?

- Bundan sonra ne yaparım bilemiyorum ama büyük olasılıkla sıfır şarkılardan oluşan bir albüm yaparım.

Ya yeniden başarısız olursan?

- Kader deriz. Başarının tadını aldım. Dinleyenlerden, albümü alanlardan Allah razı olsun. Bir daha olmazsa, o da bizim kısmetimizmiş deriz, ona göğüs gereriz. Ama bunda sonra tutmayacak bir iş yapmam. Çünkü akıllandım. Yani işe daha çok sahip çıkıyorum. Eskiden albümün önemini bu kadar çok fark etmemiştim. Sahneye ağırlık veriyordum.

Albüm önemli miymiş?

- Evet. Çok çok önemli!

Albümler satmazken neden önemli oluyor? Bu bir paradoks değil mi?

- Değil. Daha fazla kitlelere ulaşıyorsun bir şarkın olduğu zaman. Albümün satmayabilir ama sonuçta sosyal medyada, internet ortamında, radyolarda daha fazla bilinirliğin oluyor. Ben yıllarca ‘iyi sahnesi olan şarkıcı Cenk Eren’dim. Ama bu albümle beraber insanların güzel yorumları çıktı ortaya.

Neler diyorlar?

- Mesela Mehmet Barlas ile Oğuz Haksever’in NTV’de “Makam Farkı” diye bir programı var. Bir gün onu seyrediyordum. Bir anda benim albümümden bir şarkıyı çaldılar. Mehmet Barlas’ın müzik bilgisi de çok iyidir. “Ben bu Cenk Eren’i televizyonda yemek yaparken hatırlıyorum, ne güzel yorumcuymuş” dedi. Bunu duymak müthiş bir duygu.

TANJU OKAN ALBÜMÜNDEN İYİ PARA KAZANDIM

Cenk Eren: Hırslarımı bitirince mutluluğu keşfettim

Proje albümlerindeki şarkıları tek tek telifini ödeyerek mı alıyorsun? Yoksa mirasçılarından mı topluyorsun?

- Bu şarkıların hiçbirinin bestesi ve sözleri Tanju Okan ve Ferdi Özbeğen’e ait değil. Hep başka besteci ve söz yazarlarının şarkıları. Ama ilk defa onlar tarafından seslendirilmiş. Bu albümde bir Zeki Müren sözü var mesela. Onun için Mehmetçik Vakfı’na telif ödedik. Diğerlerine de aynı şekilde paralarını ödedik.

O zaman pahalı bir şey değil mi proje albümü?

- Evet pahalı. Ama bestecilerinden izin almadan söylemek doğru olmaz. Aslında pahalı demek de doğru değil. Çünkü biz bu şarkılardan para kazanıyoruz. Ben konserde karşılığını alıyorum. Bu şarkıların esas sahipleri de para kazansınlar. Besteci ve söz yazarlarına ödediğim paralar hiçbir zaman bana batmamıştır. Biz bu şarkılarla paralar kazanıyoruz, dolayısıyla onlar da hak ettiklerini almalılar.

Ferdi Özbeğen albümü mü daha pahalıya çıktı, Tanju Okan mı?

- (Kahkahalar) Ferdi Özbeğen. Çünkü bunda reklama da çok yüklendim.

Tanju Okan’dan para kazandın ama değil mi?

- Tabii! Bak bu röportaj içerisinde inan ki yalan konuşacağım bir şey yok. Tanju Okan’ın albümünden para da kazandım, çok güzel konserlere, ekstralara da gittim. Oradan kazandım ama buraya yatırdım.

BU ALBÜMLERİN BİR NEDENİ DE SENİN YAZIN

Biz seni sahnesi iyi olan bir şarkıcı olarak gördük. Sonra sen bu işe işletmecilik de ekledin...

- Evet My Pavyon, My Cabaret, My Piyasa gibi mekanları işlettim ama şimdi çekildim. Bu arada benim bu albüm işine yoğunlaşma nedenlerimden biri de sensin.

Öyle mi?

- Evet, benim mekanlardan birine gelmiş, ertesi gün de bir yazı yazmıştın. 3 sene önce filandı. “Cenk sahnede çok iyi, çok da iyi bir yorumcu ama neden kendisini daha iyi ifade edecek bir albüm yapmıyor?” demiştin. O biraz da kamçı oldu bana. Okuyunca “Haklı” dedim, “Bana albüm gerekiyor”.

İşletme işine niye girdin, niye çıktın?
- Bir ara çok daraldım bu mekanlarda sahneye çıkarken. Konuşuyorsun, anlaşıyorsun, istediğin şeyler yapılmıyor. Sonra “Ben kendim yapacağım” dedim. Önce kolay geldi işler tabii...

Değil miymiş?
- Çok zor bir işmiş. Artık sadece şarkı söylemek istiyorum.

 8 KARDEŞİZ AMA YALNIZLIKTAN KORKUYORUM

Daha mı olgunlaştın sence?

- Evet, 4 sene önceki Cenk ile şimdiki Cenk arasında dağlar kadar fark var. Kendimi iyi törpüledim. İnsan bazen şaşırıyor, ne oldum delisi oluyor. Benim de şaşırdığım dönemler oldu. Allah’tan çabuk atlattım. Hırslanıyor insan, “en iyi benim” diyor. Acayip bir duygu. Sanırım Allah o duyguyu önce insana veriyor, kimisi bunun altında eziliyor, kimisi benim gibi bir sendeliyor, sonra doğruyu buluyor. Agresifliğim geçti, kavgalarım bitti. Bunları 6 sene önce babamı kaybettiğimde fark ettim biraz da. Neden insanları kırayım, onlar beni neden kırsın dedim. 4 senedir sadece işimle varım.

Yaş da ilerledi tabii...

- Evet, yaş ilerledikçe de olgunluk geliyor.

Kaç yaşındasın şimdi?

- 50.

Nasıl bir şey 50 yaşında olmak?

- 50’ye ilk girdiğimde 2-3 ay bir zorlandım. Yaşımı söylerken korkmaya başladım. “50 değil, 46’yım” diye yalan söylüyordum. Sonra “50’den sonra da güzel şeyler olur” diye düşünmeye başladım. 50 yaşındayım demek çok keyifli değil ama. Sonuçta yarım asır...

Yaşlandın mı?

- Yaşlandım ama güzel yaşlandım.

Korkuyor musun yaşlılıktan?

- Yalnız kalma korkum var. Ailem var. Abilerim, ablalarım var. Ben bir de en küçük çocuğum. Biz 8 kardeşiz. Allah sıralı ölüm verirse, hepsinin o acısını yaşayacak olmak beni ürkütüyor.

Estetik yaptırıyor musun?

- Yok, hayır. 25 sene önce burnumu yaptırmıştım, onun dışında bir şey yok.

Çocuk filan istemiyor musun hâlâ?

- Çok geç artık. Ben öyle çok beraberlik yaşayacak bir insan da değilim.

Yaşadın ama!

- Eskidendi. Çılgın dönemlerimdi o zamanlar!

Murathan Mungan ‘Cenk’ ismini bulmasaydı sana, mesela Ahmet deseydi, Ahmet de olur muydun?

- Olurdum herhalde. Cenk daha afili bir isim tabii o zamanlar. 31-32 sene önceden söz ediyoruz. O zaman sahneye çıkanlarda takma isim kullanmak modaydı. Ama şimdiki aklım olsa kendi ismim Yüksel Venedik’i kullanırdım...

Kimlikte değiştirdin mi adını?

- Değiştirmedim. Aslında avukatım “Değiştirelim” dedi, ben de önce “Olur” dedim. Ama sonra vazgeçtim. Ben bu işlerden bir süre sonra çekilme taraftarıyım.

MÜZİK SEKTÖRÜNDE HERKES MUTSUZ

Hayatından memnun musun?

- Çok. 5 senedir sakin, huzurlu, küçük bir hayatım var. Hayatımı küçülttüm, sadeleştirdim ve çok mutluyum. Çok hırslı olmazsan mutlu oluyorsun. Ben bu formülü buldum.

Müzik sektöründe herkes çok mutsuz öyleyse, çünkü herkes çok hırslı...

- Maalesef... Bazıları işte yavaş yavaş bazı şeylerin farkına varıyor. Hırsın insanları mutsuz ettiğinin farkına varanlar da var bence.

PARALI ASKERLİK YAPSAM BABAM BENİ ÖLDÜRÜRDÜ

Hiç şiddet gördün mü hayatında?

- Annemden, babamdan çok dayak yedim. Askerde 2-3 okkalı dayağım var. Onun dışında çok ‘anne terliği’ yemişimdir. Babam daha mülayim bir adamdı.

Askerliği nerede yaptın?

- İzmir’de. 18 ay yaptım.

O dönem paralı askerlik de vardı. Neden paralı yapmadın?

- Param yoktu ki. Zaten paralı yapsam babam öldürürdü herhalde.

SEREN’LE DENİZ’İN ARASINA NASIL OTURAYIM?

Televizyona tekrar dönmek gibi bir planın var mı?

- Yapamam. Biliyorsun yıllar evvel yaptım Şenay Düdek’le. Sabah programı yapacaksan gerçekten objektif olup herkes hakkında konuşacaksın. “O benim arkadaşım konuşmayayım”, “Bu benim bilmem neyim konuşmayayım” dersen olmaz. Star’dan teklif ettiler en son. Ben nasıl oturayım Seren Serengil’le Deniz Akkaya’nın arasına? Parçalarlar beni! (Gülüyor) Yapamam artık o tarz bir program. Müzikli bir şey olsa belki...

Özel hayatın nasıl?

- İyi. Orada da çok sadeleştim. Orayı da törpüledim. Keyifli. Kendimle çok barıştım.

ARTIK KISA SÜRELİ SEVGİLİLERİM OLUYOR

Sevgilin mi var, sevgililerin mi?

- Sevgililerim (gülüyor)... Bir beraberlik yaşamak zor, kolay bir şey değil. Bunu yapamayacağımı anladım. Yapamayacağımı anladığım zaman da dönem dönem arkadaşlarım oluyor. Beraberliklerim oluyor ama aynı anda değil tabii. Kısa süreli şeyler gibi düşünelim. Çok iyi bir şey olursa eyvallah.

Öyle bir şey aramıyorsun ki...

- Aramakla bulunmuyor ki zaten. Bir de bizim camiada da zor. Bize gelen bu saatten sonra isme mi geliyor, paraya mı geliyor, gerçekten seni sevdiğinden mi geliyor, onu anlamak çok zor.

Çözemez misin?

- Hiç... Ben ki bu zamana kadar feleğin çemberinden geçmişim, asla ayırt edemem artık. Onun için de biraz kendimi koruyorum. Çünkü başına her şey gelebilir.

CAN YAKTIM Kİ CANIMI YAKTILAR

En son ne zaman ağladın?

- Ben çok ağlarım. Yaşlılık belirtisiymiş bu meğer. Aşırı duygusallaşmaya başladım yaş aldıkça...

Özel hayatında canını yakan, ağlatan çok oldu mu?

- Olmaz mı canım? Yıllarca oldu. Ama ben can yaktım ki, benim de canımı yaktılar.

Acımasız mısın?

- Değilim. Asla acımasız değilim. Hırslıydım. Acımasız olmak başka bir şey, hırslı olmak başka bir şey. Şimdi hırslarımı da törpüledim.

ŞAMPİYONLAR LİGİ: SEZEN, AJDA, TARKAN, İBO

Bir süre sonra işi bırakacağını söyledin...

- Evet, çok uzatmanın insanı yıpratabileceğini düşünüyorum. Bir memlekette herkes Sezen Aksu, Ajda Pekkan, Tarkan, İbrahim Tatlıses olmaz neticede. Birkaç tane büyük star vardır. Onlar ömürlerinin sonuna kadar gidebilirler. Ama bazı isimler vardır ki, dönemdir. Başlama dönemi, gelişme dönemi derken çöküş başlar. Ben de mümkün mertebe onu çok yaşamadan, tadında tuzunda bırakmak isterim. “Sahnesi iyiydi, güzel albümler yaptı” düşüncesiyle anılmak isterim ileride.

Sen kendini 1. Lig’de görmüyor musun?

- Şimdi bu saydığım isimlere de 1. Lig demeyelim. Onlar ligler üstü bir şey. Orası Şampiyonlar Ligi. Bu tarafta da 1. Lig var, 2. Lig var. Ben 2’den 1’e çıktım. Tekrar 2’ye düşmeden tadında bırakmak niyetindeyim...

1. Lig’deki isimler Hande Yener’ler, Demet Akalın’lar, Murat Boz’lar, Hadise’ler mi?

- Şöyle bir şey var; Şampiyonlar Ligi’nde saydığım sanatçılarla aynı dönemde yola çıkan isimler vardı. Onlarla at başı gidiyorlardı. Ama 1. Lig’de kaldılar ve arkalarından Hadise’ler, Demet Akalın’lar, Hande Yener’ler geldi. Onlardan önce Sertab, Aşkın, Candan, Funda var. Yani devamlı alttan bir geliş var ve herkes Şampiyonlar Ligi’nde olamaz. Alttan gelenler de 1. Lig’dekileri sıkıştırmaya, yavaş yavaş itmeye başlar. Dolayısıyla bu böyle tadında tuzunda sürer.

Diğer sanatçılar arasında Şampiyonlar Ligi’ne yükselecek kimseyi görmüyor musun?

- Kıyısında gezenler var; Sertab Erener, Candan Erçetin, Sıla, Demet Akalın gibi. Sıla, Şampiyonlar Ligi oyuncusu olabilecek isim. Demet de oraya sıçrayabilecekler içinde en şanslısı. Çünkü Demet’in gelişimi çok enteresan. Müthiş bir başarı grafiği var orada ve bunu zekasıyla devam ettiriyor.

Ya Kenan Doğulu’lar, Murat Boz’lar, Mustafa Sandal’lar, Serdar Ortaç’lar filan?

- Dünyada da böyle megastar, süperstar 100 tane olmaz ki, 3-5 tane olur. 

Yeni gelenlerin işi daha mı zor?

- Çok zor onların işi.

Neden? 1 günde şöhret oluyorlar...

- Şöhret olmak önemli değil ki. Herkes hemen şöhret olur. Önemli olan orada kalabilmek. İnanılmaz bir popülasyon var. Sosyal medyadan bana her gün yüzlerce “Ben besteciyim, söz yazarıyım” mesajları geliyor.

SELDA BAĞCAN STÜDYOYA GELİP BANA “O GÜNLER”İ SÖYLETTİ

En sevdiğin Ferdi Özbeğen şarkısı hangisi?

- Bu albümde “Kandil”i çok severek söyledim. “O Günler”i de öyle. Bak “O Günler” şarkısıyla ilgili bir parantez açayım. Bunu ilk olarak Selda Bağcan okumuş 1974’te. İki ay önce Selda’nın konseri vardı. Kuliste konuşuyoruz. Bana “Nasıl gidiyor albüm çalışmaları?” dedi. “İyi ama senin de söylediğin bir şarkı var ‘O Günler’ diye, onda biraz zorlanıyorum” dedim. “Okursun, okursun” dedi geçti. Bir gün yine telefonda konuşurken sordu, ben de “Stüdyoya girdim ama istediğim gibi olmadı” dedim. “Ben bir gelip bakayım” dedi. Bunu duyunca dünyanın en mutlu insanı oldum. Bahsettiğimiz kişi Selda Bağcan yani. Az önce Şampiyonlar Ligi dedik ya, bu ismi de Dünya Şampiyonlar Ligi’ne koyacaksın. Stüdyoya geldi. “Bak bu duyguyu ver, şurada şöyle oku” demesi, beni motive etmesi müthiş bir duyguydu.

Selda Bağcan vokal koçluğunu yaptı yani...

- Evet. Allah her şarkıcıya nasip etsin valla. Sadece şarkı söylemesi de değil. Beraber yemek yiyorsun mesela, öyle güzel şeylerle kalkıyorsun ki masadan. Sana öğütler veriyor, o kadar şey anlatıyor. Birikimlerinden faydalanarak kalkıyorsun o masadan. Bu çok güzel bir şey.

Çıkış şarkın “O Günler” mi?

- Evet. Klibi de ona çektik. 10 gün sonra yayınlanacak klip de.

Kaç şarkı var albümde?

- 10 şarkı var. Bundan sonra sıfır şarkılardan bir albüm yapacağım dedim ama şimdi geri dönüşlerde “Neden bu şarkı yok” gibi yorumlar alıyorum. Arada belki bir tane daha Ferdi Özbeğen şarkıları albümü yapabilirim.

 

 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle