Çektiğim sıkıntılar yüzünden saçlarım bembeyaz

“Yankı”, “Ben Bazen”, “Öpücem”, “Miş Miş” gibi birçok hit’i peş peşe sevenleriyle buluşturan Simge, şu sıralar Ozan Doğulu albümünde yer alan “Ne Zamandır”la sevenlerini coşturuyor. Müzisyen bir aileden gelen, kendi tabiriyle bu noktaya ulaşana kadar epey “sürünen” Simge, rötarlı ama aynı zamanda istikrarlı yükselişinden memnun. Ünlü şarkıcı, “Piyasaya ilk girişim 2011’de oldu. Sonrasında uzun süre kendimi tarttım. Çok süründüm. Çektiğim sıkıntılar yüzünden saçlarım şu an bembeyaz. Ve her beyaz tel bana geçmişten kalan bir ödül gibi” diyor.

Haberin Devamı

◊ Müzisyen bir babanın kızı olarak sektöre adım attın, emin adımlarla ilerliyorsun. Öncelikle bu başarından ötürü seni tebrik etmek istiyorum.

- Çok teşekkürler.

◊ En başından başlayayım; aile ve müzik diyeyim...

- Tüm aile müzikle ilgili. Rahmetli babam gitaristti. Annem de eline hangi enstrümanı verseniz çalıyor. Ablam piyano, erkek kardeşim gitar çalar. Ben de gitar çalıyorum. Aslında konservatuvardaki sazım uddu ama o çok eskide kaldı. Keşke tekrar çalıp söylesem.

◊ O kadar istiyorsan neden olmasın?

- Vakit bulursam uğraşacağım zaten... Çok seviyorum Türk müziğini. Bir de udun sesi beni rahatlatıyor. Sazıma tekrar dönmek istiyorum.

◊ Müzikle iç içe büyümüş, müzik eğitimi almış, sonrasında önemli isimlere vokal yapmış bir isimsin. Bu noktaya yıldırım hızıyla gelmediğin ortada...

Haberin Devamı

- Evet... Yıllar içinde tüm olumsuz şeyleri ceplerime doldurdum, uzun süre onlarla yaşadım. Ne yaptım ne ettim diye geçmişime ayna tutup baktım. O sayede eksiklerimi ve hatalarımı gördüm.

◊ Geçmişe bakarak yol alınır mı?

- Alınır. Geçmiş çok önemli... Şimdi geçmişte kızdığım her şeye teşekkür ediyorum mesela. Çünkü onlar benim en önemli öğretmenlerim. Çok ufak yaşta da çıkabilirdim. Bir anda da patlayabilirdim. Piyasaya ilk girişim 2011’de oldu sonuçta. Ama sonrasında uzun süre kendimi tarttım. Bu süreç kısa sürmedi, çok süründüm. Ama o sürünme dönemi, bana çok şey kattı. Mesela çektiğim sıkıntılar yüzünden saçlarım şu an bembeyaz. Her beyaz tel de bana geçmişten kalan bir ödül gibi, ben o gözle bakıyorum.

◊ Sektöre girmeye hazırlanan gençlere “Biraz sabır” mı diyorsun?

- Ben onlardan öncelikle yetenekleri olup olmadığına bir bakmalarını istiyorum. Çünkü şu aralar yeteneği olmadan bu işi yapmaya kalkışanlar var. Kimi ünlü olmak, kimi para kazanmak için bu yola giriyor. Bazıları da gerçekten yeteneksiz, üzgünüm ama doğruyu söylemem gerek.

◊ Kalkıp sana gelseler, “Bana bir yol göster” deseler...

- Bana gelseler “Başka iş yap” diyebilirim. Bu yeteneği olmayanlar için geçerli tabii... Genel olarak şunu söyleyebilirim; yetenekleri varsa üstüne gitsinler, pes etmesinler, mutlaka doğru isimlerle bir araya gelsinler. Doğru şarkıyı bulmak da önemli tabii...

Haberin Devamı

◊ Hepsi tamam diyelim...

- Şans da önemli... Diyelim doğru şarkıyı buldu ama belki Merkür retrosuna denk geldi (kahkaha atıyor). Gençken çok cesaretli oluyor insan. Her şeyi yapabileceğini, her şeyin yolunda gideceğini zannediyor ama her zaman öyle olmuyor. Üzülüyorlar sonra...

Çektiğim sıkıntılar yüzünden saçlarım bembeyaz

OZAN DOĞULU PROJESİ BANA DA SÜRPRİZ OLDU

◊ Sen tüm o olmazsa olmaz listesini tamamlamış gibisin, yolun açık. Ozan Doğulu ile yaptığınız “Ne Zamandır” şarkısına ilgi nasıl?

- Çok keyifli gidiyor.

◊ Onunla yolunuz nasıl kesişmişti?

- Ozan Doğulu projesine girmem benim için de sürpriz oldu aslında. Ozan Doğulu bu şarkıyı ne zamandır albümünde istiyormuş. Bir gün çalışmak istediğini beyan etti. Çok da keyifli bir çalışma oldu. Sonra Murad Küçük güzel bir klip çekti. İlgi çok güzel, konserlerde herkes hep bir ağızdan söylüyor.

Haberin Devamı

◊ Şarkıda ihanet, nefret, hayal kırıklığı her şey var, ama melodi gayet eğlenceli...

- Evet, Ersay Üner’in şarkılarında bu duygu çok fazla var. “Üzülmedin mi”de de vardı mesela ve o da çok tutmuştu. Çünkü bu hikayeler hayatın içinden... O şarkı patladıktan sonra birçok kadın yanıma gelip “Klipteki hikaye benim başımdan da geçti” dedi.

4.5 YILLIK İLİŞKİDEN SONRA BİRAZ YALNIZ KALMAM LAZIM

Kalbinde biri var mı?

- Yok şu an. Durgun... Hiçbir şey yok. Ozan Bayraşa vardı önceden, biliyorsunuzdur, onunla da geçen yaz ayrıldık. Şu an işimle aşk yaşıyorum resmen.

“İşle aşk”ın ömrü nedir ki?

- (Gülüyor) Belli olmaz... Özgürlük, yalnızlık, insanın biraz kendisiyle baş başa kalması iyi geliyor. Sonuçta 4.5 yıllık uzun bir ilişkiden çıktım. Ufak tefek yıpranmalar oluyor tabii. İnsanın kendini tedavi etmesi için de biraz yalnız kalması gerekiyor. Şu an o dönemdeyim.

Haberin Devamı

Kendini nasıl hissediyorsun?

- Çok iyiyim, çok... Gerçekten çok mutluyum böyle.

15 SENEDİR AYNADA AYNI SURATA BAKMAKTAN SIKILDIM

İmaj değişikliği nereden çıktı?

- 10 yıldır saçım kahverengi. Sarı bana yakışır mı yakışmaz mı diye çok merak ediyordum. Sonra Amerika’ya gittiğimde bir sarı peruk alıp ilk deneyimimi yaşadım. Baktım bir garip duruyor. Yani değişik. Yakışmadı da diyemem...

Son kararı nasıl verebildin?

- Menajerim Özgür Aras “Hadi artık bir cesaret, değişelim” dedi. Bir de yeni şarkı çıkacak, onun imaj çalışması için de yenilik istedim. 15 senedir aynı surata bakıyorum aynada, aynılıktan sıkılmıştım.

Memnun musun sonuçtan?

- Evet, bu değişim bana çok iyi geldi.

Haberin Devamı

Yeni şarkı ne zaman geliyor?

- İki haftaya kadar çıkmış olur. Onur
Özdemir’le bana ait bir şarkı.

Çektiğim sıkıntılar yüzünden saçlarım bembeyaz

 EN ÇOK KLİPLERE PARA HARCIYORUM HÂLÂ BİR EVİM YOK

Kendini seksi bulduğunu söylüyorlar...

- İnsan her gün kendine bakıp “Of ne kadar güzelim” demiyor tabii. Ama sahnede zaman zaman öyle hissediyorum. Yani hoş kıyafetler içinde, makyaj ve saç tamamken ayrı bir özgüven oluyor. Ama sabah uyandığımda, üstelik de bu sarı saçla kendimi çok seksi bulduğumu söyleyemem. Çünkü makyaj isteyen bir saçım var artık.

Estetik müdahale var mı hiç sende?

- Yok.

En çok neye para harcıyorsun?

- Kliplerime. Hâlâ bir evim yok. İşime yatırım yapıyorum sürekli. Klip, fotoğraf çekimi... Şarkı alıyorum. Paramı işe yatırıyorum ki kendime daha iyi bir gelecek sağlayayım.

Para sıkıntısı çektiğin oldu mu hiç?

- Çektim, hem de çok çektim. Mesela ilk klibimde Nihat Odabaşı ile çalışmak istiyordum. Nihat’a gittim, şarkıyı dinlettim. “Çok güzel bir şarkı, klip için paran var mı?” dedi. “Yok” dedim. “E nasıl çekeceğiz o zaman?” diye sordu. “Çekeriz bir şekilde” diye cevap verince fiyatını söyledi. Gerçekten o kadar param yoktu. Rahmetli babam da çok zengin değildi, orta halli bir ailenin çocuğuyum.

Klip işi yattı mı yani?

- Hayır. 30 bin lira kredi çektim. Ödemeleri daha geçen yılbaşı bitti, 4 yıl borç ödedim. Neyse, parayı Nihat Odabaşı’na götürdüm. Kredi çektiğimi söyleyince “Aferin sana be, helal olsun. Sen olacaksın” dedi bana. Kariyerimde hem o klibin hem de Nihat Odabaşı’nın çok önemli yeri vardır.

Sonra yine birlikte çalışma fırsatınız olmuş muydu?

- Evet. “Miş Miş”te de çok yardımcı oldu bana, kimsenin yapmayacağını yaptı. Yönetmenlikten hiç para almadı, sadece giderlere harcadım parayı. Kredi çekme olayı yüzünden sanırım bana çok güvendi, çok güzel iki iş yaptık. Beni kız kardeşi gibi sahiplendi.

KENDİ YOLUMU KENDİM KESTİM

 Bu uzun, hatta kendi tabirinle zaman zaman süründüğün yolda, yolunu kesmek isteyen olmadı mı hiç?

- Pek olmadı. Genelde ben kendi önümü kesmiş gibi oldum daha çok.

O ne demek?

- Yani yanlışlarımla, tecrübesizliklerimle kendi kendimi sekteye uğrattım. Piyasaya yeni girmişim, başkaları kadar başarılı değilim. Zorlu bir dönemden geçtim haliyle. Ama sonrasında yavaş yavaş rayına oturdu her şey. Doğru ekiplerle, doğru müzisyenlerle, aranjörlerle ve iyi şarkılarla buluşunca doğru bir yola girdim ve hikaye buralara kadar geldi. Bir de kendi prodüktörlüğümü kendim yapmaya başladım, o çok iyi oldu. İlk albümde başkalarının fikirleriyle yolculuk yapmıştım. O dönem benim hiçbir lafımın değeri yok gibiydi. Onlardan ayrılınca kendi kanatlarımla uçarak yolumu buldum. Kalbimin sesiyle buralara geldim.

O yolun buralara varacağını tahmin ediyor muydun?

- Tabii ki. Çocukluğumdan beri tek bir hayalim vardı; şarkıcı olmak, insanları eğlendirmek, onlara iyi şeyler hissettirmek.

 SEZEN AKSU’NUN MANEVİ KIZI OLMAK İNANILMAZ

 Kariyer yolculuğunun en önemli isimlerinden biri de Sezen Aksu... Onun şarkılarını söyleme fırsatı buldun, onlarla milyonlara ulaştın. Görüşmeye devam ediyor musunuz?

- Evet, görüşüyoruz. Daha geçen hafta kendisine bir mesaj attım. “Sizi görmek istiyorum ama bana öyle bir şarkı verdiniz ki yoğunluktan dolayı yanınıza gelemiyorum” dedim.

“Öpücem”i diyorsun...

- Evet...

Sezen Hanım ne yanıt verdi peki?

- “Ben her zaman aynı yerdeyim, seni bekliyorum” demiş, kalpler atmış. O kadar tatlı ki. Çocukluğumdan beri Sertab Erener’e, Levent Yüksel’e özenirdim Sezen Aksu’nun öğrencileri olabildikleri için. Sonunda bu fırsatı yakaladığıma çok mutluyum. Bana sadece şarkı vermekle kalmıyor, vokal koçluğu yapmışlığı bile var. Benim için çok kıymetli biri. Yanına gittiğimde tansiyonum falan düşüyor, çünkü aşırı heyecanlanıyorum.

Sezen Aksu, Türkiye’deki her şarkıcının olmazsa olmazıdır bence. Onun manevi kızı olmak da inanılmaz bir his.

 ORYANTAL BİRİNCİSİ OLDUM ÖDÜL OLARAK KAPRUZ VERDİLER

 Dans etmeyi seviyorsun...

- Kendi halimde ama... Koreografi içinde dans etmek beni sıkıyor. Dans grubuyla aynı hareketleri yapmak zorunda olmak beni strese sokuyor. Sahnede özgürce müzikle bütünleşince başka. Kendimi bırakıyorum ve her yerde deli deli dans edebiliyorum. Her sanatçı sahnede özgürce hareket etmeli, sahnede her şey mübahtır.

Her sanatçı demesek mi acaba... Herkeste o yetenek olmuyor sonuçta...

- Yani... Ben dansı seviyorum evet. Çocukluğumda bir oryantal birinciliği kazanmışlığım bile var.

Şaka!

- Değil. Birinci oldum. Ödül olarak da karpuz vermişlerdi. Altın falan verirler anlarım da karpuz nedir ya (kahkaha atıyor). Ama annemler gurur duymuştu benimle... Çocukluk işte...

Ses yarışmalarına da katılır mıydın?

- Okul yıllarında evet, liseler arası yarışmada ekibim ikinci olmuştu. Ama sonrasında devam etmedim. “O Ses Türkiye” gibi şeyler hiç aklıma gelmedi.   

Yazarın Tüm Yazıları