GeriMagazin Bengü klasiği seçerek fark yarattı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bengü klasiği seçerek fark yarattı

Bengü klasiği seçerek fark yarattı
Abone Olgoogle-news

Bengü’nün düğünü de konuşulanlar arasındaydı. “Klasik bir düğün oluşu” sevildi, ne diyorsunuz?

- Cengiz Semercioğlu: Belki de İdil Fırat’ın şaşaalı kına gecesi ile kıyaslandığı için daha çok sevildi. Bakın böylesi de olabiliyormuş demek ki...Kenan’la Beren’in de davetliler arasında olduğu o düğünü, katılanlardan dinledim.

“Hiç bu kadar eğlenmemiştik çünkü kimse kasmadı, içinden geldiği gibi eğlendi” dediler.

Acaba farklı ne yapsam diye kasmamak gerekiyor bu düğün törenlerinde, katılanların doğal olması yetiyor. Bengü’nün düğünü buna iyi bir örnek oldu.

- Onur Baştürk: Evet valla, sosyal medyadan takip ettiğim kadarıyla bayağı eski Türk filmleri düğünlerinin tatlı modern bir versiyonu gibiydi. Hele gelinle damadın karşılıklı oynama anlarıyla filan...

- Ömür Gedik: Herkes ileride hatırlanacak bir çılgınlık arar ve yaparken Bengü’nün klasiği seçmesi fark yarattı.

 BU KEZ SÜREYYA YANDI!

Süreyya Yalçın bu sene Şeyma Subaşı’dan önce davrandı ve peş peşe kostümlerle poz verdi Burning Man’de. Nasıl buldunuz Süreyya “burning” Yalçın’ı?

- Onur Baştürk: Bayağı şov yapmaya gitmiş oraya. Birbirinden farklı kostümler. Hepsi için ayrı ayrı özel çekimler filan. Elbette ta oraya kadar gitmişsen poz poz çekilirsin de, Süreyya Yalçın’ın o “Türkbükü’ndeymişim gibi çek kanka” hali baki ya, o yüzden ben çok ısınamadım.

Bengü klasiği seçerek fark yarattı

- Cengiz Semercioğlu: Burning Man bu sene dövizdeki dalgalanmanın kurbanı oldu. Ünlülerimiz ne yazık ki çok fazla teşrif edemediler festivale. Değil dövizdeki dalgalanmanın, okyanus dalgalarının bile etkilemeyeceği Süreyya Yalçın hariç...  Türk bayrağı çekti çöle, ilginç pozlarıyla selam çaktı bize... Vallahi herkese ve her şeye inat Süreyya yanıyor.

Bengü klasiği seçerek fark yarattı

- Ömür Gedik: Ben Süreyya’nın kostümlerini değişik ve üzerinde çalışılmış buldum. Üstelik amacına da ulaştı. Her yerde yazıldı, çizildi, yorumlandı, paylaşıldı. Şeyma ne yapacak bilemem ama beni bu yıl aslında kostümlerden çok Selda Bağcan’ın Burning Man’de sahneye çıkacak olması ilgilendiriyor. Üstelik festivalde en çok konuşulan da Selda Bağcan’ın kıyafeti.

Çünkü biliyorsunuz Selda Bağcan sade kıyafetlerle sahne alan bir sanatçı.

Bu kadar çılgın kostümün arasında en farklısı sade giyinen olacaktır.

Bengü klasiği seçerek fark yarattı

Onur Baştürk - Ömür Gedik - Cengiz Semercioğlu 

YILDIZ TWITTER KUYUSUNA DÜŞTÜ

Yıldız Tilbe hafta içi coştu ve Darwin’in evrim teorisine “giydiren” açıklamalar yaptı. Yeni kanaat önderimiz Yıldız Tilbe’nin bu cümlelerini değerlendirelim...

Bengü klasiği seçerek fark yarattı

- Cengiz Semercioğlu: Yıldız Tilbe aklına geleni saydırıyor Twitter’da. Birkaç hafta önce dolar basmamızı önermişti, en son evrim teorisine ve Darwin’e kadar uzandı. Anladığım kadarıyla bu meselelerle gündem olmak hoşuna gitti ki frene basmıyor artık.

Biz kendisiyle ilgili paylaşımlarını, sevdiği sevmediği şeylerle ilgili komik yazılarını çok sevdik Yıldız’ın ama portakal orada kal! İşi daha fazla abartmanın anlamı yok. Yıldız bir süre sonra kendini gerçekten kanaat önderi sanmaya başlayacak, ondan korkuyorum.

- Onur Baştürk: Yıldız Tilbe niye Twitter kuyusuna bu kadar düştü ve orada kendisine söylenen her lafı bu kadar ciddiye alıyor, yetmezmiş gibi uzun uzun kötü dilbilgisiyle açıklamalar döşüyor, biri bana açıklasın.

Tam da albümü rekorlar kırıyor, konserleri tıka basa doluyorken... Galiba orada böyle tuhaf açıklamalar yaparak stres atıyor Tilbe.

- Ömür Gedik: Yıldız Tilbe’yi sosyal medya üzerinden her konuyu konuşmamaya davet ediyorum.

İDİL DÜĞÜNDE İYİCE ABARTMASA...

İdil Firat’ın kına gecesinde taht şeklindeki “tefour”la salona girmesi en popüler gündemdi. Siz nasıl buldunuz bu çok konuşulan detayı...

Bengü klasiği seçerek fark yarattı

- Ömür Gedik: İdil’in çok üstüne gittiklerini düşünüyorum. Eğlenceli, hoşuna giden bir şey yapmak istemiş ve yapmış. O kadar da büyütmeye gerek yok.

- Onur Baştürk: Kına gecelerimiz de Araplaşıyor galiba. Ben bu geceden onu anladım.

Aşırı şatafat da Hintlilerin düğünlerini anımsatıyordu ayrıca. Her yerden bir tutam. Belki de “global” bir şey yapılmak istendi, kim bilir?

- Cengiz Semercioğlu: Düğün ve kına törenlerinde erkeklerin söz hakkı sıfırdır. Gelinlikten yemeğe, mekandan konsepte kadar her konuda kadın ne isterse o olur. Kadının hayatının başrolünü oynadığı gecelerdir onlar. Tefour’un üzerine oturmasının da Mert’in fikri olduğunu hiç sanmıyorum. Herkes olmadığını söyledi, hepimiz yazdık zaten. Şimdi gözler bu cumartesi Alaçatı’da yapılacak düğünde. Umarım İdil Hanım “bakın işte evleniyorum” demek için durumu yine abartmaz...

ÜNLÜLER ÇÖP KONUSUNA “DAMARDAN” DAHİL OLMADI

Çöp konusu sosyal medya sayesinde en popüler gündemlerdem biri oldu. Ama bizim ünlüler bu konuya pek dahil olmadı. Neden sizce?

Bengü klasiği seçerek fark yarattı

- Cengiz Semercioğlu: Aslında bu yaz dahil oldular, Neslihan Atagül’den Beren Saat’e pek çok ünlü bu yaz çöp topladı. Ama işi kampanyaya çevirmek konusunda çok istekli olduklarını söyleyemeyiz.

Bir sivil toplum kuruluşundan öneri gitmediği için böyle oldu. Tek başlarına, bağımsız olarak bu işi kotarmalarını bekleyemeyiz, yaz rehavetine kapılmış ünlüler bunu yapmaz... Ama bir dernek tarafından bir kampanya teklif edilirse katılacaklarına inanıyorum.

Bengü klasiği seçerek fark yarattı

- Onur Baştürk: Çöp konusunun gündeme gelmesine seviniyorum. Ama evet bizim ünlüler konuya “damardan” dahil olmadı. Bir bit yeniği mi aradılar bu sosyal sorumluluk hareketinde nedir?

Bengü klasiği seçerek fark yarattı

- Ömür Gedik: Aslında Beren Saat, Neslihan Atagül ve Kadir Doğulu ellerinde poşetlerle çöp topladılar ve bu soruna dikkat de çektiler. Diğerleri de zaman içinde katılır diye umut ediyorum. Sokaklara da evlerimizden farklı davranmamamız lazım.

O DOMUZ YAVRU KALMAYACAK

Sibel Can kızına yavru domuz aldı. Bu hediye ilginç mi, güzel mi, tuhaf mı yoksa orijinal mi?

Bengü klasiği seçerek fark yarattı

- Ömür Gedik: Bence şahane bir şey yaptı Sibel. Sevimli hayvan denince akla sadece kedi köpek gelmemeli. Keşke sadece domuz değil kuzu da beslese imkanı olanlar. Et üretim çiftliklerinde bu hayvanlara yapılan zulmü anlatmak ve buna karşı tepki geliştirmek açısından insanların bu hayvanlarla da duygusal bağ kurması çok çok önemli. Bir koyunun bir kediden, bir köpeğin bir domuzdan hiç farkı yok çünkü.

- Onur Baştürk: Valla orijinal bir hediye. Ama aynı zamanda ilginç de. Hani domuza bakış açısı malum, o bakımdan.

Hem çelişkide hem aşırı orijinalitede üstümüze yok nitekim. Bu karmaşıklığımızı seviyorum.

- Cengiz Semercioğlu: Müslüman mahallesinde salganyoz satmak denir buna... Hele domuz meselesi bizim toplumumuzda salyangozdan bile beter.

Nereden aklına geldi, neden böyle bir şey yaptı acaba? Melisa, nasıl bakacak merak ettim. Şimdi olduğu gibi küçücük kalmayacak ki, 2 ay sonra kocaman bir hayvana dönüşecek. Üstelik de fena halde kokacak.

Bu hediyeyi almadan önce bir domuz çiftliğini gezmesini önerirdim Sibel’e...

BU KADAR DiNLENME YETER iLKER

İlker Kaleli, “Kendimi tamir etmeye çalışıyorum, şu anda hayatımın devre arasında gibiyim” demiş. Sizce bizim oyuncular erken mi yoruluyor yoksa bu normal mi?

Bengü klasiği seçerek fark yarattı

- Onur Baştürk: Bizim oyuncular iki saati aşan dizi çekmekten bence erken yoruluyor. İlker Kaleli’nin “devre arası” açıklaması bu yüzden doğal geldi bana. O kadar hızlı ve seri çalışmak zorunda kalıyorlar ki, bir noktada beden de zihin de yoruluyor tabii. Sistem değişmediği sürece de bu böyle devam edecek.

- Ömür Gedik: Bu konuda genelleme yapmayı doğru bulmuyorum. Kişiden kişiye değişiyor çünkü. Erken havlu atanı da var, çelikten yapılmış gibi sürekli koşturup yorulmayanı da... İlker de umarım kısa zamanda toparlar.

- Cengiz Semercioğlu: İlker Kaleli’nin kendini çok tamir edecek bir yorgunluğu yok açıkçası. “Poyraz Karayel” öncesinde çok yoğun bir işi yoktu çünkü.

Yine de oyuncuların işi kolay değil, gece gündüz 82 bölüm dizi çekmek tüketici bir şey. Ama 1 yılı aşkındır yok İlker, bu kadar yeter...

Kendini çok tamir etmesin çünkü televizyonda boşluğa yer yok... Birileri çıkıp boşluğu hemen dolduruyor.

Bakınız Can Yaman’ın bu yaz yükselişi... Bakınız 2015 yazında Barış Arduç’un doğuşu...

İNGİLİZCE SÖYLEMEYE NE KADAR MERAKLILAR

İngilizce single’lar haftasındayız. Hande Yener ve oyuncu yönüyle tanıdığımız Serel Yereli ilk, Emre Aydın ise ikinci single’ını çıkardı. Hangisini daha çok beğendiniz ya da berbat buldunuz...

- Ömür Gedik: Serel Yerel’in İngilizce yorumunu beğendim ama klibi daha iyi olabilirdi. Hande Yener’in işinde ise daha çok klip ön plana çıkmış. Klibe bayıldım. Emre Aydın’ın şarkısı gayet duygusal ve vurucu. Türkçe’yle yaptığını şimdi İngilizce’de de devam ettiriyor. Her üçünün de yolu açık olsun.

Bengü klasiği seçerek fark yarattı

- Cengiz Semercioğlu: Serel Yereli daha önce de İngilizce şarkılar söylemişti. Hem sesi hem de telaffuzu sırıtmıyor, sansasyonel pozlar ve tartışmaların içinde olacağına bence bu yolda devam etmeli.

Hande Yener’in klibini de beğendim, şarkısını da. Ama aksan dersen, daha bizden bir İngilizce’yle söylemiş derim... Keza Emre Aydın da öyle...  Neden bu kadar meraklılar İngilizce söylemeye onu da anlamış değilim...

- Onur Baştürk: Serel Yereli açık ara favorim. Çünkü hem telaffuzu fişek gibi, “Turklish” değil. Hem de şarkısı çok genç, çok döneme uygun. Her açıdan -mış gibi değil yani... Dahası şarkı İngiltere’de çıkıyor. Serel’in şansını daha yüksek buluyorum.

 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

Son 24 Saatte Magazin Gündemi (03.09.2018)İşte son 24 saatte yaşanan magazin olayları...

 

 

 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle