Güncelleme Tarihi:

Şanlıurfa mutfağı gastronomi sahnesinde
Şanlıurfa, Uluslararası Gastronomi, Kültür, Sanat ve Turizm Enstitüsü (IGCAT) tarafından verilen 2029 Dünya Gastronomi Bölgesi unvanına aday gösterildi. Türkiye’den bu alanda aday gösterilen ilk şehir olan Şanlıurfa’nın adaylığı Tersane İstanbul’daki tanıtımla duyuruldu. Adaylık süreci yerel üretim, atalık tohumlar ve geleneksel tariflerin korunmasını da kapsayan çokkatmanlı bir modeli temel alıyor. Buğdayın ilk kez ehlileştirildiği topraklardan gelen bir mirasla, Şanlıurfa mutfağı bugün hâlâ üretim ve paylaşım kültürüyle varlığını sürdürüyor. Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar tanıtımda gastronominin şehir için ‘hafıza meselesi’ olduğunu vurgulayarak yerel üreticiyi güçlendiren ve geleneksel bilgiyi koruyan modelle ilerlediklerini belirtti.
Gecede şef Gökhan Çilak Göbeklitepe ve Taş Tepeler’den ilhamla bir menü hazırladı ve tahıl, bakliyat ve ateş kültürünü merkeze alarak şehrin mutfak mirasını güncel yorumla buluşturdu.
Yoğurt hakkında her şey
Everest Yayınları, Aş Kitaplığı dizisi kapsamında yemek kültürü araştırmacısı June Hersh’ün ‘Küresel Lezzetlerin Tarihi Yoğurt’ kitabını yayımladı. Eser MÖ 10000’lerden günümüze uzanan yoğurdun tarihsel yolculuğunu inceliyor. Kitapta yoğurdun neolitik çağdaki keşfinden Antik Yunan ve Roma metinlerine uzanan serüveni aktarılıyor. 20’nci yüzyılda Élie Metchnikoff’un çalışmalarıyla öne çıkan sağlık etkisi, modern yoğurt endüstrisinin gelişimiyle birlikte ele alınıyor. Danone ve Chobani gibi markalarla büyüyen küresel pazar da kitapta var. Farklı coğrafyalardan tarifler ve tüketim alışkanlıklarına da yer veren çalışma, yoğurdun günümüzde beslenme alışkanlıklarındaki rolünü inceliyor. Kitap Beyza Ertem çevirisiyle raflarda.
Evinin şefi Gülay Barbaros Altan’dan haftanın atıksız önerisi
Pratik atıştırmalık
avanozların dibindeki kuruyemişleri, gereğinden fazla yumuşak/sert olduğundan yenmeyen kuru meyveleri değerlendirmek için kurabiye yapabiliriz. Çok olgunlaşmış elma, armut ve muz gibi meyveleri de kullanabiliriz. Önce meyveleri hazırlayın; elma, armut hatta havuç rendeleyebilirsiniz; muzu da kaşıkla ezin. İçine
1 yumurta kırın ve 1 çay bardağı sıvıyağ ekleyin. İyice karıştırın. Meyveler yeterince tatlı gelmezse 100 gram toz şeker ilave edin, karıştırın. Tarçın ve zencefil tozu, yarım paket kabartma tozu, küçük doğranmış kuru meyveler ve 1-1,5 su bardağı yulaf koyun, kıvamını normal unla ayarlayın. Fırın tepsisine kâğıt yayıp kaşık kaşık yerleştirin, üzerlerini hafifçe bastırın. 180 derece ısıtılmış fırında 30 dakika kadar pişirin.
Ebru Erke’den ne yediğini bil!
Şimdi tam vakti
Çağla badem, aslında bir meyvenin tamamlanmamış halidir. Bademin olgunlaşıp sert kabuğunu oluşturmasından önceki dönemde, çekirdek sertleşmemiştir; içi jelimsi, kabuğu ince ve tüylü yapıdadır. Mevsimi kısadır; birkaç hafta içinde yerini bildiğimiz bademe bırakır. Öne çıkan tazelik ve asiditedir. En doğru tüketim şekli tuzlayarak veya sadedir. Zeytinyağında hafifçe çevrilerek salatalara eklenebilir.