Güncelleme Tarihi:


Yücel Sönmez’in anısına...
Haziran 2025’te hayatını kaybeden Hürriyet’in eski doğa yazarı, arkadaşımız, gazeteci Yücel Sönmez’in adı, İzmir’de yarın açılacak Zeytinyağı Kütüphanesi’yle yaşatılacak. Sönmez’in hayattayken Sevilma Zeytinyağları’nın kurucusu Dr. Güven Eken’le kurduğu bir hayalin ürünü olan kütüphane kitaplar yerine zeytinyağlarını odağına alıyor.
Seferihisar’ın Orhanlı Köyü’ndeki Sevilma Bahçesi’nde kurulan kütüphanede, 11 farklı ülkeden getirilen 75 çeşit zeytinyağını ziyaretçiler, özel tasarlanan tadım alanında tadacaklar. Her birinin üretildiği coğrafya, iklim ve kültürel arka plan hakkında da bilgi edinebilecekler. Zeytinyağını sadece bir gıda ürünü olarak değil, bir kültür ve hafıza unsuru olarak ele alan kütüphanenin; gastronomi meraklıları, üreticiler ve araştırmacılar için bir buluşma noktası olması hedefleniyor.
Pastırmamıza coğrafi işaret
Kayseri pastırması Türkiye’nin Avrupa Birliği’nden (AB) coğrafi işaret tescili alan 46’ncı ürünü oldu. Haberi Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu şu sözlerle duyurdu: “Memleketim Kayseri’ye ve ülkemize hayırlı olsun. Tescil sürecinde itirazlar oldu. Uzmanlarımız ve hukukçularımızla çok uğraştık. Sonunda Kayseri olarak hedefimize ulaştık.”
Tarçınlı elma cipsi
Yumuşamış birkaç elmayı, kek ya da tatlı yapacak kadar vaktiniz yoksa, incecik dilimleyin. Bir kapta 2 çay kaşığı toz şeker ve 1 çay kaşığı tarçını karıştırın ve dilimlenmiş elmaların üzerine serpin. Kenarlı bir fırın tepsisinin içine tel ızgara yerleştirin. Elma dilimlerini ızgaranın üzerine, üst üste gelmeyecek şekilde aralıklı olarak dizin. Ardından, elmalar kuruyana kadar 180 derece fırında pişirin. 15-20 dakika sonra fırını kapatıp içinde soğuyup kurumasını bekleyin. Sağlıklı cips olarak çocuklara güvenle yedirebilirsiniz.
En lezzetli değil, en yaygın çilek
Silifke çileği 2019’da coğrafi işaret aldı ve bu tescil çileğin yalnızca çeşidine değil, yetiştiği mikroklimaya ve üretim modeline dayanıyor. Göksu Deltası’nın alüvyonlu toprakları, yüksek güneşlenme süresi ve Akdeniz’in ılıman kışları sayesinde bölgede çilek üretimi yılın büyük bölümüne yayılıyor. Bu da Silifke’yi Türkiye’de çileğin en erken hasat edildiği ve en uzun süre pazarda kalabildiği üretim merkezi haline getiriyor. Coğrafi işaret tanımında ürünün parlak kırmızı rengi, konik formu, nispeten sert dokusu ve taşımaya dayanıklılığı özellikle vurgulanıyor. Ancak bu üretim modelinin doğal sonucu olarak Silifke çileği çoğunlukla yüksek verim ve raf ömrü odaklı çeşitlerle yetiştiriliyor. Bu nedenle aromatik yoğunluk, kısa sezonlu yerel çileklere kıyasla daha sınırlı olabiliyor. Yani bu ürün, gastronomik zirveden çok, süreklilik ve erişilebilirlik sağlayan bir kategoriye ait. Türkiye çilek üretiminin önemli bir kısmını karşılaması da bu yüzden. Yani Silifke çileğini değerlendirirken ‘en lezzetli çilek’ üzerinden değil, ‘en erken, en sürdürülebilir ve en yaygın üretim modeli’ olarak okumak daha doğru bir çerçeve sunar.


