Gastronomi kazanında kaynayanlar

Güncelleme Tarihi:

Gastronomi kazanında kaynayanlar
Oluşturulma Tarihi: Eylül 25, 2021 07:00

Met Gala’da herkes kıyafetleri konuştu ama etkinlik asıl bitkisel bazlı menüsüyle gündeme oturdu... Yeşil Michelin sayısı fırladı... Yeme-içme dünyasının güncel haberleri, havadisleri...

Haberin Devamı

Gastronomi kazanında kaynayanlar

KEMALİYE DUTU DA TESCİLLENDİ

Doğruya doğru, coğrafi işaret olayının bazen çığırından çıktığını düşünüyorum. Her il, tüm yemeklerini tescilletmek zorundaymış gibi bir durum oldu son yıllarda. Bunların çoğu da sırf aynı yemeğin yapıldığı diğer illere fark atarak o yemeği sahiplenmek içgüdüsüyle oluyor. Oysa ben birkaç istisna dışında o bölgenin suyu, toprağıyla beslenen veya asırlardır gelen bilgeliğiyle işlenen malzemelerin özelleştirilmesini daha anlamlı buluyorum. Bu yüzden üzerine türkü bile yazılmış lezzetli Kemaliye dutunun kurusuna coğrafi işaret verilerek ön plana çıkarılmasına çok sevindim...

Haberin Devamı

Gastronomi kazanında kaynayanlar

‘ET YOK, BARİ PORSİYONLAR BÜYÜK OLSAYDI!’

Met Gala, yalnızca küresel moda sektörünün değil, tüm dünyanın, ünlülerin ilginç kostümlerini ilgiyle takip ettiği bir etkinlik. Bu yıl gala yemeği menüsüyle de gündeme oturdu. Şef Marcus Samuelsson, bitkisel gıda tüketimine yönelik farkındalık yaratmak misyonuyla, tarihinde ilk kez bu tarz sosyal bir ortamda bitkisel bazlı menü sunacaklarını açıklamıştı. Davetlilerden televizyoncu Keke Palmer’ın sosyal medya hesabından gala yemeği görsellerini paylaşmasıyla hararetli bir tartışma başladı. Twitter’da “Et yoksa bari porsiyonlar büyük olsaydı” diyenler ve “En azından bir tabaklık et alternatifi gerekirdi” düşüncesini savunanlar çoğunluktaydı.

Amerika’da beslenme bilincinin hâlâ yerleşmediği üzerine düşüncem, sanırım bir kez daha doğrulandı.

Gastronomi kazanında kaynayanlar

UZAY ÇAĞI KAHVELERİ Mİ GELİYOR?

İklim krizinin kahve üretimini çok etkileyeceği yıllardır konuşuluyor. Kahve belgeseli çekimlerinde Peru gibi tohumlarına ve biyoçeşitliliğine en fazla sahip çıkan ülkelerden birinde bile, azalan verimi arttırmak ve çiftçiyi korumak için yurtdışından gelen tohumlarla kahvelerini melezlediklerini görünce çok şaşırmıştım. Anlaşılan o ki kahveseverlerin işlerini şansa bırakmaya niyetleri yok. Geçen hafta Finlandiya’da devlete ait bir araştırma merkezinden duyurulan yeni bir keşif herkesi heyecanlandırdı. Laboratuvarda arabica çekirdeklerinin hücrelerinden kültür üreterek bunları biyoreaktörlerde suni kahve tozlarına dönüştürmüşler. Kahve fiyatlarının ulaşılmaz seviyelere geldiği noktada sektörün derdine derman olacağı muhakkak. Ama böyle bir Türk kahvesi hazırlamayı hayal edemiyorum, siz? 

 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!