GeriKeyif Tiyatrocular gece kulübüne sızdı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Tiyatrocular gece kulübüne sızdı

Tiyatrocular gece kulübüne sızdı
refid:27685561 ilişkili resim dosyası
Abone Olgoogle-news

İstanbul’daki gece hayatının vazgeçilmez kulüplerinden Roxy tiyatroya yeniden alan açıyor. Yenilenen mekânda şimdilik her pazartesi Studio 4 Istanbul’un ‘Petra von Kant’ın Acı Gözyaşları’ filminden sahneye uyarlanan oyunu ‘Utanç’ı izleyebilirsiniz. Hem de bir yandan içkinizi yudumlayıp keyiflenerek...

Artık klasikleşmiş ‘Roxy Müzik Günleri’ ve özel partileriyle gece kuşlarının favori mekânlarından biri olan Roxy’de 3 yıllık bir aranın ardından yeniden tiyatro var! Bu sezon başlayan Roxy Culturakonseptiyle, mekânda her pazartesi ve salı tiyatro, her çarşamba da caz akşamları düzenlenecek. Malum, tiyatro veya caz etkinlikleriyle 800 kişilik gece kulübünü doldurmak pek mümkün değil. O yüzden mekânı ihtiyaca göre büyüyüp küçülebilecek şekilde yenilemişler, kadro da genişletilmiş. Mekânın ortaklarından Cem Selcen, “Roxy’yi biz yeniden açtık aslında” diyor: “Bu sene hafta sonundan hafta içine de açılıyoruz. Böyle olunca aklıma hemen iki şey geldi: Caz ve tiyatro. Bunlar bizim zaten yola çıkış kaynaklarımızdı.”

Şimdilik Roxy’de her pazartesi Studio 4 Istanbul’un yeni oyunu ‘Utanç’ sahneleniyor. Oyunun tanıtım metninde yazanları aynen aktarıyorum: “Birlikte mutlu olmayı çaresizce isteyen dört kadının hikâyesi olarak tanımlanabilecek oyun; âşık olmak için çabalamak, ne istediğini açıkça söyleyememek, küçük bir alana sıkışmak, farklı dünyaların insanı olmak hakkında. ‘Utanç’, insanları bir arada tutan bağlılığın sırlarla dolu dünyasına derinlikli, sert ve eğlenceli bir yolculuk vaatediyor.” Bunları okuyunca Roxy’e oldukça ‘derinlikli’, alt metinlerle dolu bir seyirlik izlemeye gittiğinizi düşünebilirsiniz. En azından ben öyle düşündüm...

YAZIK OLMUŞ PETRA'NIN GÖZYAŞLARINA

‘Utanç’, Rainer Werner Fassbinder’in sinemada mizansen denilince akla ilk gelen ‘Petra von Kant’ın Acı Gözyaşları’ filminin uyarlaması. Film ünlü moda tasarımcısı Petra’nın sadist mazoşist ilişki kurduğu asistanı Marlene, âşık olduğu genç ve güzel kadın Karin ve ilgisiz bıraktığı kızıyla ilişkisini gösterir. İlişkilerdeki iktidar tatmini ve sevdiğine ‘sahip olma’ güdüsü üzerinden insanın obsesif arayışlarını irdeler. 1972 Alman yapımı film, ana kahramanı Petra’nın evindeki tek bir odada çekilmiştir. Sahneye uyarlamak için muhteşem bir hikâye! Zaten dünyada pek çok kez uyarlamaları oynandı. Filmin iç mekân tasarımları; cansız manken yerleştirmeleri, nü tablolar ve çeşitli objelerle öyle estetik, öyle büyüleyici ve manalıdır ki, diyaloglar olmasa, hatta oyunculuklar dahi olmasa mesajını izleyiciye verebilecek güçtedir.

Daha önce Studio 4 Istanbul’un ‘Atış Serbest’ ve ‘Bugün Âşık Olucam’ oyunlarını yöneten Onur Karaoğlu, hikâyeyi Roxy’nin kendine has atmosferine uyarlayarak sunmuş. Petra olmuş ‘Suat Tunazade’, Karin de ‘Yıldız’. Diğer karakterlerin isimleri de aynı şekilde ‘yerli’leştirilmiş. Bar ortamında filmdeki o mekân tasarımlarının harikuladeliğini filan yakalamak mümkün değil tabii. Karaoğlu da hikâyeye güvenip, 4 kadının mutluluk arayışını anlatan ilişkiler yumağına yaslamış oyunu. Böylesi bir reji çok iyi oyunculuklar gerektirir. Hele ki her biri kendi açmazlarının kölesi olmuş karakterlerse hikâyesi anlatılan. Suat Tunazade’yi Studio 4 Istanbul’un demirbaşlarından Zinnure Töre oynuyor. Oyunun hem rolü hem de nispeten yüksek performansı gereği tüm akıbeti onun omuzları üzerinde. Bir tökezleyecek olsa ayağı, oyunun seyri gerçekten işkenceye dönüşebilir. Zinnure Töre, Suat’ın hastalıklı âşık hallerini, Yıldız’a sahip olma arzusunu, kızıyla olan çarpık ilişkisini, yanı sıra asistanı Meltem üzerinde iktidar kuran sadist hallerini iyi yansıtıyor. Oyundaki çatışmanın kilit karakteri Yıldız’ı oynayan Ezgi Esma Kürklü ise sanki sahneye gelirken ruhunu evde bırakmış. Artık onun üzerine düşen rolün duygusal yükünü, hikâyenin geri kalanına bakıp siz izleyicilerin kafasında tamamlaması lazım. Gül Arıcı, Suat’ın anne ilgisine aç kızı Neslihan rolünde, Ayşegül Adıyaman da mazoşist asistan Meltem rolünde elinden geleni yapıyor. Yine de Suat ile Meltem arasındaki ilişkinin pekiştirilmesi, özellikle de Melisa’nın son sahnedeki tercihinin daha anlaşılır kılınması lazım...

İkinci oyunlar lanetlidir derler. Prömiyer heyecanının ardından bir rehavet çöker ekibe, bazı aksaklıklar olur. Ben de ikinci oyuna denk geldim istemeden. ‘Utanç’ oynandıkça oturacak, üretenlerini utandırmadan izleyicisini bulacaktır umarım.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle