GeriKeyif Şahsına münhasır bir şarkıcı: LP
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Şahsına münhasır bir şarkıcı: LP

Şahsına münhasır bir şarkıcı: LP

Amerikalı Laura Pergolizzi; bilinen adıyla LP; ‘Lost On You’ adlı teklisiyle Türkiye’de çok erken fark edilen bir isim. Hatta, parça önce Türkiye ve Romanya’da ses getirdi.

‘Bu şarkıyı kim söylüyor’ merakı depreşince Rusya, İtalya, Yunanistan, Bulgaristan, Kazakistan, Polonya, Ukrayna ve İsviçre’de Shazam aramalarında boy gösterdi. Derken iTunes satışlarında yükseldi. Kıtalararası bir kariyer hikâyesi açısından bakarsak epeyce sıradışı. Bu ezber bozan durum sadece kariyeri için geçerli değil; Laura’nın kendisi de ilginç biri. Otuz beş yaşında, gece gündüz güneş gözlüğü takan, eşcinselliğini gizlemeyip kız arkadaşıyla pozlar veren, tarzıyla da androjen bir kadın. Hatta yapılan internet aramalarının büyük çoğunluğu cinsiyetiyle ilgili. Aslında müzisyen olarak cinsiyetsiz bir tavrı var desek daha doğru.

Bir önceki albümü ‘Forever for Now’a kadar iki albüm çıkaran, öte yandan bir şarkı yazarı olarak Backstreet Boys ve Cher’le başlayıp; Rihanna ve Christina Aguilera ile devam eden bir kariyeri var. Ukulele çalıyor ve er meydanı olan akustik performansta ne kadar iyi bir şarkıcı olduğunu açıkça gösteriyor. Kendine has bir vokal üslubu var. Bir önceki albüm bir pop albümü olarak rüştünü ispat etse de son albümde LP sound’u indie rock’a meylediyor. Onu farklı kılansa bir pop albümünde bile kendine has tavrını; hikâye anlatıcılığını ve sinematografik duyguyu muhafaza edebilmesi.

BİRAZ POP, BİRAZ ELEKTRONİK

Bu ay çıkan albümü ‘Lost On You’dan önce albümden ilk tekli olarak ‘Muddy Waters’ı yayımlayan LP’nin bu şarkısı, TV dizisi ‘Orange Is The New Black’in dördüncü sezon finalinde ihtişamlı görüntülere eşlik etti. Bu durum şöhretini pekiştirdi. Derken albümle aynı adı taşıyan parça ‘Lost On You’ patladı. LP ile ilgili genel fikrimiz ise şöyle: İçinde Amy Winehouse, Gloria Gaynor, Janis Joplin hissi olan, biraz pop, biraz elektronik, çokça indie ruh barındıran; tarzı ve kendini ifade edişiyle müstesna bir şarkıcı/şarkı yazarı. Şimdi bir yol ayrımında. Kısa sürede kafa karışıklığını giderip LP sound’unu netleştirecek ve hak ettiği gibi büyükler ligine transfer olacak. Malzeme de formül de doğru çünkü.

Şahsına münhasır bir şarkıcı: LP

YENİ NESİLLERE HİTAP EDEMİYOR

Neil Young; 37 stüdyo albümüyle klasik ve protest rock şarkıcısı olarak bugünlere geldi. 38’inci olan ‘Peace Trail’, dört günde işin müzikal akışını esas alarak kaydedilmiş bir albüm. Belki de bu nedenle bir mekânda canlı dinliyormuşsunuz hissini alıyorsunuz. Bu olumlu tarafı. Olumsuz tarafına gelince; Neil Young’da genel bir ‘Ben Neil Young’ım arkadaş, benden çıkan bu’ hali var artık. Young şarkılarının (bu albümdeki 10 tanesi de dahil olmak üzere) sözleriyle bir bütün olarak isyan eden; isyan ederken hislenip ıstırap çeken halinin; hatta şarkı yazarı olarak özenle koruduğu düzenin en çok yeni şarkı yazarken sıkıntı yarattığı da bir gerçek. Neil Young ne yapsa sevenler için bir sorun yok ama bir ustanın yeni nesillerle tanışmasını engelleyen yine Neil Young oluyor bu durumda. Kariyerinin en iyi albümlerinden biri değil belki; yine de Young’ın hâlâ dimdik ayakta olduğunu göstermesi açısından önem arz ediyor.

 

 

Bitcoin ve Ethereum ne kadar?

Bitcoin ve Ethereum ne kadar?

False