GeriKeyif Gina Ginali: İstanbul kendi başına bir sanat eseri
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Gina Ginali: İstanbul kendi başına bir sanat eseri

Gina Ginali: İstanbul kendi başına bir sanat eseri
Abone Olgoogle-news

Heykel ve resim sanatına getirdiği kişisel yorumu ilgi çeken tasarımlara dönüştüren St. Petersburg doğumlu genç yetenek Gina Ginali, çok farklı materyaller kullanarak sanatını renkli deneyimlerle ortaya koyuyor. Ginali, aynı zamanda bir İstanbul aşığı. Bir süredir İstanbul'da yaşamaya karar veren genç sanatçının sevgisinde Türk heykel ve resim sanatına duyduğu hayranlığın etkisi büyük. Gina Ginali ile hürriyet.com.tr için bir araya geldik, sanatını, İstanbul sevgisi ve sanatseverlerle buluşturacağı yeni projelerini konuştuk.

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

St. Petersburg'da doğdum ve uzun yıllar orada yaşadım. İçimdeki sanat aşkını çok küçük yaşlarda keşfettim. Küçükken beni üzen bir olay olduğunda odama gider ve saatlerce odamın duvarlarına sevdiğim çizgi film karakterlerini çizerdim. El becerisi isteyen uğraşları sevdiğimi çocukluğumda keşfettim.  Elbiseler dikiyor, renkli battaniyeler örüyor ve kilden kavanozlar yapıyordum.  İş hayatına genç yaşta başladım. Annemin restoranında ona yardım ederek iş yaşamına başladım ve hayatım çalışmakla geçti diyebilirim.

 Resim ve heykele ilginiz ne zaman başladı?

Babamı kaybettiğimde annem yanıma gelip onun bir resmini çizmemi istedi. Yaşadığım ülkede ölen kişinin fotoğrafının duvara asıldığı bir gelenek vardır. Annem bu geleneği hiç sevmedi, babamın portresini çizmemi o yüzden istedi sanırım. O resim en zorlandığım tek resim çalışmamdı belki de… Babamın portresini yaparken ellerim sürekli titredi ve gözyaşlarım hiç durmadı…    

Gina Ginali: İstanbul kendi başına bir sanat eseri

Etkilendiğiniz sanatçılar, akımlar ya da ilham kaynağı olan insanlar var mı?

Müzeye gitmeyi ve eserler görmeyi çok severim. Ivan Aivazovsky, Ilya Repin, Amedeo Modigliani en etkilendiğim sanatçılar.

 Sanat hayatınızda karşılaştığınız zorluklar neler?

Pierre Auguste Renoir, insanlar onun çarpık parmaklarını sorduğunda “yetenek parmaklarından geçer” diye cevap verirmiş, bu onun için heykellerle çalışmanın tek zorluğuydu. Pek çok kadın sanatçı görebilirsiniz ama heykel sanatçılarının çoğu erkek. Parmaklarda şiddetli ağrı, sık sık oluşan kesikler, bileklerde ve sırtta ağrılar bunun başlıca sebepleri arasında. Saatlik çalışamam. Dışarı çıkmam gerektiğini bilirsem, işe dokunmuyorum çünkü mahvedeceğimi biliyorum. Garipsememem gerektiğini biliyorum ama zihinsel olarak çok incindiğimde en iyi işlerimi çıkarıyorum.

 Heykel sanatını modernizmle buluşturduğunuzu görüyoruz…

Deneyimlemeyi seviyorum. Mermer, polyester, bronz ve metal materyallerle modern çizgiler yakalamaya çalışıyorum.

 Eserlerinizle yer aldığınız karma sergiler ya da özel organizasyonlar oldu mu?

En son sergilerimden biri Ekim 2020’de İsviçre’de gerçekleşti; Exhibitor Portraits Art International Zurich 2020.

Gina Ginali: İstanbul kendi başına bir sanat eseri

Türkiye’de eserlerinizi sanatseverlerle buluşturma planınız var mı?

Türkiye, her zaman güçlü bir tarihe sahip ve renkli bir ülke benim için. Farklı etnik kültürlerin bir arada olduğu bu ülkede eserlerimi sergilemek istiyorum. Özellikle İstanbul’a aşığım… İstanbul kendi başına bir sanat eseri bence.

 Modern sanatın klasik sanatla buluştuğu eserlerinizi daha geniş kitlelere duyurmak gibi bir planınız var mı?

İlk başlarda prensip olarak işimi satmaya karşıydım. Çalışmalarımın bir bedeli olmamasını ve paha biçilmez olmasını istedim. Ama sonra aklıma çılgınca fikirler geldi ve bu fikirleri daha geniş kitlelere duyurmam gerektiğini düşündüm. Bu şekilde gelecekte bazı çalışmalarımı paha biçilmez hale getirebileceğimi düşünüyorum.

 Heykel ağırlıklı sanat uğraşınız olsa da resme de ilgi duyuyorsunuz. İleride resim ağırlıklı bir yere taşınabilir mi?

Resimle ilişkim sadece ilgiden ibaret değil. Ciddi bir disiplinle resim sanatında da eserler ortaya koymaya çalışıyorum. Ağırlıklı Nu çalışmalar yapıyorum hak verirsiniz ki çok görünür şekilde sergileyebileceğiniz bir alan değil Nu sanatı.  

Gina Ginali: İstanbul kendi başına bir sanat eseri


 Eserlerinizde siyah baskın bir renk, özel bir nedeni var mı?

Siyahı bir renkten daha fazlası olarak görüyorum ve seviyorum. Ama her zaman siyah baskın bir üretim alışkanlığım olmayacak. Örneğin 2021’de beyaz renge ağırlık vereceğim.

 Heykel ya da resim yaparken nasıl bir atmosfere ihtiyaç duyuyorsunuz? Müzik, koku, günün hangi saati vb…

Müzik benim için olmazda olmaz… Çalışırken mutlaka sevdiğim bir melodi fonda yer almalı.

False