Kalite, gelenek ve seçkinlik

Güncelleme Tarihi:

Kalite, gelenek ve seçkinlik
Oluşturulma Tarihi: Aralık 05, 1998 00:00

Haberin Devamı

Dünyanın en ünlü saat ve mücevher firmalarından, lüksün temsilcisi Piaget, 27 Kasım'da yeni saat koleksiyonu ‘‘Miss Protocol’’ serisini Türk müşterilerine tanıttı. Piaget ailesinin üçüncü kuşak üyesi Yves G. Piaget tanıtım için İstanbul'a geldi. 125 yıllık firmanın temsilcisi ile Ceylan Intercontinental'deki süitinde görüştük.

Bir saat ve mücevher tasarımcısı olarak değerli taşlar konusunda da eğitim aldığınızı biliyoruz. En favori taşınız hangisi?

Safir. En çok safiri seviyorum. Çünkü mavi. Mavi benim en sevdiğim renk. Hatta mavinin Piaget'nin rengi olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca safirin özelliklerini de beğeniyorum. Çok sert mesela. Bir de viril, yani ‘‘erkeksi’’ bir taş. Bir yakutu, bir zümrütü düşünün onlar ‘‘dişi’’ taşlar bana göre. Pırlanta da sevdiğim bir taş elbette. Işığı yansıtan, güçlü bir taş. Ünlü ‘‘Hope’’ elmasını bilir misiniz, rengi mavidir.

Kimi kültürlerde değerli taşlara veya yarı değerli taşlara anlam atfederler. Kiminin gücüne, kiminin uğurlu, kiminin uğursuz oluşuna dair inançlar vardır. Taşlarla böylesi tutkulu bir ilişkiniz olduğuna göre, sizin de böyle inanışlara bir yakınlığınız var mı?

Kişisel olarak hayır. Ama kültürlerin inanışlarını kabul ediyor, saygı duyuyorum. Bunlar tasarımlarda da etkili olabilen unsurlar.

Saat tasarımında tasarımcıyı ne etkiler? Moda dünyasına onlu yıllar, sözgelimi 60'lı, 70'li, 80'li yıllar damgasını vurmuştur. Siz, saatlerin tasarımı veya modeli açısından bu onlu yıllardan hangisine yakınsınız?

Tıpkı giyim modası gibi, saat modası da var. Ve bu beni çok heyecanlandırıyor. Çünkü sürekli bir değişim, bir gelişim sözkonusu. Nasıl modada trendler varsa, saat için de geçerli bu... Tasarımcıyı neyin etkilediğine gelince, tabii ki talep ve müşteri kitlesinin zevki.

Uzakdoğu'dan Güney Amerika'ya, dünya çapında 900 satış noktasında saat ve mücevherleriniz satılıyor. Farklı bölgelerden, sözgelimi farklı kıtalarda farklı zevklerle karşılaşıyor musunuz?

Elbette. Ve biz hangi pazardaysak o pazarın talebine uygun şeyler yapıyoruz. Sözgelimi Uzakdoğu pazarında müşterinin zevk ve talebi bizim için belirleyici oluyor.

En son koleksiyonunuz ‘‘Miss Protocol’’ saatlerinizden söz edelim biraz. Bu, geleneksel saatlerinize göre farklı bir seri. Belirleyici ne oldu?

‘‘Miss Protocol’’, günümüz kadınına hitap ediyor. Günümüz moda trendine, yani sadeliğe uygun ve daha ‘‘genç’’. Daha genç kesime de hitap etmek istedik.

Günümüz trendi derken minimalizmi mi kastediyorsunuz?

Kesinlikle. ‘‘Miss Protocol’’ serisindeki saatlere baktığınızda daha yalın çizgiler göreceksiniz. Malzemede de yalınlığı seçtik. Abartısız... Sarı altın yerine beyaz altın kullandık sözgelimi. Minimalizm bizim benimsediğimiz yalın çizgi prensibine çok uygun.

Mücevher saatler ya da değerli taşlar söz konusuyken, yani ihtişam ve parıltıdan söz ederken, minimalizmle nasıl bağdaşıyorsunuz?

Dediğim gibi ‘‘pure line’’, yani saf, yalın çizgileri ön planda tutarak. Lüks, bizim için üzerinde çok önemle durduğumuz bir kavram. İşte lüksü yalınlıkla birleştirmekten söz ediyorum.

Lüks sizin için özel bir anlam taşıyor. Lüksü nasıl tanımlarsınız, sözgelimi lüksün elemanları nelerdir?

Lüks derken otantik lüksten söz ediyorum. Bu, benim özenle üzerinde durduğum bir konu. Lüksün elemanlarına gelince... Çok önemli bir soru sordunuz, çünkü benim lüks anlayışıma göre birazdan söyleyeceğim elemanlar birarada olmazsa lüksten söz edemeyiz. Elemanlara gelince: Yüksek kalite, değerli materyel, gelenek ve çok az kişiye özel olabilecek bir sınırlılık. Biz bu bakımdan, yarattıklarımız açısından üretici değil elde üretim yapan imalatçı sayılırız. Geleneğimiz var. Saat ve mücevher alanında kuşaklar boyu bir geleneği sürdürüyoruz.

Türk müşterisini nasıl tanımlarsınız?

Türk müşterisi çok ince zevke sahip ve değerli olanı biliyor. Bu bakımdan Türkiye pazarına çok önem veriyoruz, hem hacim, hem kalite açısından bizim için çok önemli.

Son bir soru: Değerli taşlar, saatler sözkonusu olduğunda, estetik, kadınsılık, parıltı, tutkudan söz ediyoruz. Saat zaman demektir. Tıpkı saat gibi zamanla ilişkili birşey var: Anıları çağrıştırdığı, bellekte güçlü bir yeri olduğu için bir bakıma zamanla ilintili bir şey: Parfüm. Hiç parfüm üretmeyi düşündünüz mü?

Çok önemli bir konuya değindiniz. Kişisel fikrimi sorarsanız kesinlikle hayır derim bu soruya. Çünkü ben, bir geleneği sürdürmekteyim: Saat ve mücevher alanında bir hanedanlığın üyesiyim. Benim işim saat ve mücevher. Aslında adımı parfüme vermek çok kolay. Ama bu benim, daha doğrusu Piaget'nin tarzı olamaz. Ben parfümümü Givency, Chanel ya da Dior'dan almak isterim. Lüksün elemanlarını bir hatırlayın: Gelenek... Piaget'nin geleneğinde parfüm yok.

Tutkulu mavi bir dans

Dünyaca ünlü mücevher ve saat firması Piaget, son koleksiyonunu 28-30 Kasım tarihlerinde İstanbul'da düzenlenen Piaget Günleri'nde mücevher tutkunlarına tanıttı. Piaget Günleri'nin açılışı bir defileyle yapıldı.

Sosyete, iş ve sanat dünyasının ünlü isimlerinin izlediği defilede Piaget'nin yeni koleksiyonunu tanınmış mankenler sundu. Defilede Piaget ürünlerini Sema Şimşek, Çağla Şikel, Begüm Özbek, Ebru Ürün, Serdar Önal, Burak Hakkı tanıttı. Bale dünyasının ünlü isimleri Oktay Keresteci ve Hülya Aksular'ın açılış dansını yaptığı defilenin ev sahipliğini Piaget'nin Türkiye temsilcisi Empire'dan Nuray Sulhan ve Yves G. Piaget yaptı.

Piaget Günleri'yle Türkiye'de satışa sunulan Miss Protocole, 18 karat altın ve pırlantalardan oluşan, değiştirilebilir renkli kayışı olan bir saat. Koleksiyonda yer alan Glancy, Blue Passion ve Tanagra koleksiyonları da mücevher tutkunlarının beğenisine sunuldu.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!