GeriKelebek Kadınların korkulu rüyası: Menopoz!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kadınların korkulu rüyası: Menopoz!

Menopoz, kadın yaşamının doğal bir dönemi olmasına karşın birçok kadın için halen korkulacak bir dönem olarak karşımıza çıkmaktadır. Menopozun yol açtığı şikayetlere katlanmak mı, yoksa tedavi olmak mı? Tedavi gerçekten riskli mi? İşte menopoz konusunda merak ettikleriniz...

Menopoz Nedir?

Menopoz son adete verilen isimdir. Türkiye’de ortalama menopoz yaşı 48 olarak belirlenmiştir. 40 yaşından önce menopoz izlenmesi erken menopoz olarak adlandırılır. 40’lı yaşlar civarında başlayan bu dönem menopoza kadar sürer. Postmenopozal dönem ise menopozdan yaşlılık dönemine kadar geçen süredir.

 

Menopoz doğal bir süreçse neden yakınmalar oluyor?

Menopozdan sonra başlayan şikayet ve bozuklukların nedeni bu dönemde görülen yumurtalık fonksiyonlarında yetersizlik nedeniyle östrojen ve progesteron hormonlarında görülen düşmedir.

 

Menopozda görülen en sık şikayetler nelerdir?

Menopozal belirtiler ateş basması, depresyon, endişe, huzursuzluk, cinsel istek kaybı, baş ağrısı, eklem ve adale ağrıları, çarpıntı hissi ve uykusuzluktur. Kadınlarınyüzde 60-80’indegözlenen sıcak basmaları menopoz öncesi dönemde başlar. Sıklığı günde 20’ye kadar varabilen 2-4 dakika süren nöbetler halinde olup vücudun üst kısmında ve yüzde görülür. Ateş basmaları hastaların bir bölümünde 1-3 yıl sürebildiği gibi yüzde 10’unda ise 15 yıldan uzun süre devam edebilir. Sıcak basması döneminde deride renk kızarıklığı oluşabilir. Daha sonra hafif bir titreme nöbeti olabilir.

 

Menopoz öncesinde haberci bulgular var mıdır?

Menopoz öncesinde az adet görme, aşırı adet görme ve düzensiz adet görme gibi yakınmalar gözlenebilir.

 

Kemik erimesi (osteoporoz) menopoz döneminde artar mı?

Bir kadının yaşamı boyunca görülen kemik kaybının yüzde 75’i menopoz sonrası dönemde oluşur. İlk 15-20 yıl içinde kemik kütlesi yüzde 30 azalır. Bu kaybın yarısı östrojen eksikliğine, geri kalanı yaşlılığa bağlı oluşur. Kayıp menopozdan sonraki ilk beş yıl en yüksek düzeydedir. Bu nedenle ilk beş yılda hormon yerine koyma tedavisi kemik erimesini önemli ölçüde yavaşlatacaktır. Yaşlılıkta görülen ve boy kısalmasının nedeni olan omurdakırıkları, el bilek ve kalça kırıkları östrojen tedavisi ile yarı yarıya azaltılmaktadır. Hormon tedavisi almak istemeyen hanımlar bu  dönemde mutlaka günde 1.5-2 gram kalsiyum almalı, haftada 3-4 gün 45dk. Lık aktif egzersiz yapmalıdır. Eğer kemik erimesi saptanmışsa kalsitonin, bifosfonatlar, D vitamini türevleri gibi ek ilaçlar başlanmalıdır.

 

Menopozda vücut sistemleri nasıl etkilenir?

Menopozal dönemede üreme organlarında değişiklikler gözlenir. Ciltte kuruluk, kaşıntı, ilişkide ağrı, vajinal infeksiyonlar sık karşılaşılan şikayetlerdir. Bu şikayetler lokal östrojenli kremler veya sistemik hormon tedavisi ile kolayca tedavi edilebilir. Bu dönemde idrar yollarındaki doku zayıflaması nedeniyle idrar kaçırma şikayetleri olabilir. Bunlar da belli ölçüde östrojen tedavisine yanıt verebilirler.

Ciltte bağ dokusunda incelme başlar ve her yıl cilt kalınlığı yüzde 1.2 oranında azalır. Östrojen tedavisi kollajen yapımını arttırarak cilt kalınlığını arttıracaktır.

Menopoz sonrası dönemde östrojen azalmasına bağlı olarak kadınlarda koroner kalp hastalığına yakalanma riski her yıl artmakta ve 60 ila 70 yaşlarda erkeklerle eşitlenmektedir.

 

Kolesterol düzeyleri de bu dönemde artış göstermekte kalbi koruyan HDL kolesterol azalır iken kalbe zararlı LDL kolesterol artmaktadır. Östrojen tedavisi bunu tersine çevirmektedir.

 

Menopoz sonrası dönemde kullanılan östrojenin Alzheimer hastalığını engellediği düşünülmektedir.

 

Östrojen tedavisi riskli bir tedavi yöntemi midir?

Menopoz sonrası dönemde kullanılan östrojen tedavisinin en önemli riski rahim ve meme kanseri oranında neden olduğu artıştır. Rahim kanserindeki bu artış rahimi olan hanımlarda tedaviye progesteron hormonu eklenerek ortadan kaldırılmaktadır.

 

Meme kanserinde ise ilk beş yıllık tedavide herhangi bir artış gözlenmemiş, 8-15 yıllık dönemde ise yüzde 20-30 artış saptanmıştır. Ancak bunlar genellikle östrojen bağımlı yani yavaş ilerleyen tümörler olup bu dönemde mammografi ile erken teşhisi mümkündür.

 

Tüm kadınların yüzde sekizinde hayatlarının bir döneminde meme kanseri izlenmektedir. Menopozal dönemdeki kadınları yüzde beşinde meme kanseri izlenecektir. Bu nedenle 40 yaş üzerinde yılda bir mamografi çekilmesi gereklidir. Östrojen tedavisi alan kadınlar mamografi ile takibe daha titiz yaklaştıklarından kanserin erken evrede yakalanmasının mümkün olduğu savunulmaktadır.

Sonuç olarak östrojen tedavisi menop
oz dönemdeki hastaların yaşam kalitesini artıran bir tedavi şeklidir.

Dr. Göksel,  Kariyer Destek / Sorun Yanıtlayalım / Sağlık bölümünde sorularınızı yanıtlıyor.

   

 

Op. Dr. Abdülkadir Göksel

www.kulakburunbogaz.com

 

Dr.Göksel'in yenibir.com'da yayınlanan diğer yazıları:

 

Baş ağrısı ve sinüzit

Ses kısıklığını önemseyin

Her 10 kadından birinin kabusu: Meme kanseri

Burundan estetik ameliyat olmadan önce...

Gürültü sağlığımızı tehdit ediyor

Horlama Seksi Öldürüyor

Çocuklarda Alerji ve Sinüzit

Lazer ile Gözlüğe Elveda!

Ciddi bir hastalık: Şişmanlık (Obezite)

Denge Bozukluğu: Baş Dönmesi (Vertigo)
Burun kanaması hayat kurtarıyor
Kulak kiri bir hastalık mı?

False