Zeynep Talu: ‘Genelgeçer bir Türkiye hit’i ve starı artık yok’

Güncelleme Tarihi:

Zeynep Talu: ‘Genelgeçer bir Türkiye hit’i ve starı artık yok’
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 10, 2026 07:00

‘Söyle Canım’dan ‘Hey Yıllar’a, ‘Sevdik Sevdalandık’tan ‘Bir de Bana Sor’a... Hayatımıza damga vuran şarkıların sözlerinde onların imzaları var. Çiğdem Talu ve kızı Zeynep Talu 1.200’ün üzerinde şarkıyla Türk pop müziğine yön verdiler. Şimdi ‘Talu Şarkıları’ projesinde bu şarkılar farklı şarkıcıların sesinden yeni düzenlemelerle hayat buluyor. Zeynep Talu’yla buluşuyoruz; onunla Ajda Pekkan’dan Erol Evgin’e, starlar geçidi olan çocukluğuna, müzik dünyasında fırtınalar koparan şarkıların hikâyesine uzanıyoruz. Talu: “Bizim şarkılarımızda normalde kullanılmayan tuhaf kelimeler, olmayan söylemler yok.”

Haberin Devamı

O tam anlamıyla bir şarkı sözü fabrikası. 90’lardan bugüne şarkılarıyla birçok duygunun tercümanı oldu. Ama zannetmeyin ki o şarkılar mum ışıklarında, romantizm içinde yazılıyor. “Ben elimde şokella kâsesi ve cipsle çalışıyorum geceleri” diye anlatıyor. Zeynep Talu’yla buluşuyor, onunla müzikte bir yolculuğa çıkıyoruz.

900’ün üzerinde şarkı sözün var. Ve hepsi yayımlanmış. Bu inanılmaz bir şey. Kaç yaşında şarkı yazmaya başladın?

Annem (Çiğdem Talu) öldüğünde 42 yaşındaydı, ben 16 yaşındaydım. Kanserden kaybettim. İlk şarkımı 17 yaşında yazdım.

Başın sağ olsun. Babanla mı kaldın?

Babam hayattaydı ama ben 3 yaşındayken ayrılmışlar. Anneme yapışık bir çocuktum. Babamı severdim ama hep annem ve anneannemle yaşadım.

Bu kayıp hayatına nasıl dokundu?

Haberin Devamı

O benim hayatımın dönüm, kırılma, travma noktası... Aslında hiç şarkı yazma niyetim yoktu. Saint Beonît’da lise birinci sınıfta okuyup anneannemle yaşarken bu fikir Melih Kibar’dan çıktı. Annem öldükten sonra Melih de hayata küstü. Bir sene sonra bir beste yaptı. Bana dedi ki: “İlla buna söz yaz.” Ben okulda şiir bile yazmazdım. Hayalimde hukuk okumak vardı. Melih “Yazacaksın. Anneni izledin, gördün. Klasik piyano çalıyorsun” dedi. Deneyeyim, olmuyor, görsün dedim, “Bu olmamış, rezalet” dedi. “Yaparsın” diye diye bana yazdırdı. Ve ilk şarkımı Nilüfer söyledi: ‘Neden Sanki Neden?’Annemin de ilk yazdığı şarkı olan ‘Ağlıyorum Yine’yi Nilüfer söylemişti. Yani ikimizin de ilk şarkılarını Nilüfer söyledi.

17 yaşında ilk şarkını verdikten sonra okul ne oldu?

Üniversite sınavına bile girmedim. Melih’le çalışmaya ve para kazanmaya başladım. Çok iyi bir öğrenciydim. Sınava girersem kesin kazanacaktım. O zaman müzik yapmaz, kariyere yoğunlaşırdım. Müziği seçtim.

Zeynep Talu: ‘Genelgeçer bir Türkiye hit’i ve starı artık yok’

Daha başa dönersek... Çiğdem Talu efsanesi nasıl doğuyor?

Annem İngilizce öğretmeniydi. Standart bir hayatımız vardı. Annemin eski bir arkadaşı, piyanist ve besteci, bir gün bir beste yapıyor. Annemede “Şunun üstüne bir şeyler yazsana, okulda kalemin kuvvetliydi” diyor. Annemin hiç müzik bilgisi yok. Bir şeyler yazıyor, kadın bu şarkıyı Unkapanı’na götürüyor satmak için, “Sizin bestede pek iş yok da sözler çok iyi, kim yazdı, onu getirin” diyorlar. Kadın annemi Unkapanı’na götürüyor. O plak şirketi 15 yaşındaki Nilüfer’e şarkı yapacak. İki tane Yunanca şarkıyı anneme verip Türkçe söz yazmasını istiyorlar. Annem oturuyor, yazıyor, şarkılar çıkıyor, Nilüfer’le şarkılar patlıyor.

Haberin Devamı

Nasıl bir evdi sizinki?

Annemin çalıştığı okulda okuyordum, sabah okula gidiyor, 16.00’da eve dönüyorduk. Sonra eve Ajda Pekkan giriyor, Erol Evgin çıkıyordu. Sezen Aksu gelirdi. Yeliz, Füsun Önal hep bizdeydi. Haldun Dormen, Nevra Serezli... Bizim ev starlar geçidiydi.

Annen Türkiye’nin en önemli söz yazarlarından biri olunca maddi olanaklar değişti mi?

Hayır... Annemin ailesi çok eski Bebekli. Ama biz şahane züğürtler tarzı bir aileydik. Dedeler her şeyi satmış. Bize de sadece Bebek’in tepesinde ev kalmış, köşk gibi. Evi görsen şaşaalı bir hayat dersin. Ama her şeyi yemiş bitirmişler. O yüzden annem geçinmek için öğretmenlik yapardı. O zaman telif hakları denen şey yoktu, bir kereye mahsus ufak paralar alıyorlardı. Annem kanser olduğunda tedavi için Füsun Önal’dan, Erol Evgin’den borç almak zorunda kaldık.

Haberin Devamı

Çok acıymış...

Çok. O yüzden telif haklarına çok takığım, Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği’nin (MSG) kurucularından biriyim, hâlâ yönetim kurulunda çalışıp
bu iş için büyük kavga ediyorum. 

Hayatınızın önemli bir noktası da Melih Kibar...

Evet, bir gün hayatımıza Melih Kibar girdi. Giriş o giriş, evin içinde 7/24 piyano sesleri.

Melih Kibar ve annenin aşkı bilinen bir hikâye. Sen çocukken nasıl karşılardın bu ilişkiyi?

Melih’i çok sevdiğim için hep ikinci babam derdim. Bizim hayatımızın parçasıydı. Annemle yaşadığı şeyler dışında, benim de çok iyi arkadaşımdı. Annem öldükten sonra da Melih’le çalıştık. Onun stüdyosunu açtık. Birlikte iş yaptık, karısı benimle aynı okuldan, can arkadaşım. Kızı elime doğdu. O benim için aile demek. Ama anneme çok düşkündüm ve başka biri olsa annemi paylaşmak istemez, kıskanabilirdim.

Haberin Devamı

Başlarda insanların senden şarkı alması sana hiç ‘Acaba Çiğdem’in kızı olduğum için mi alıyorlar’ diye düşündürdü mü?

Çok düşündüm. Hele Leman Sam’a yazdığım ‘Hey Yıllar’dan sonra... Sözler “Hey yıllar, yenilmedim size, hatalarım bile aynı” diyor, 19-20 yaşındaydım. İnsanlar “Bunu bu kız yazmış olamaz, annesinin kullanmadığı sözlerini buldu. Kendi adına yayımlıyor” dediler.
O kadar üzülüp ağladım ki... O şarkıyı yazmak için çok uğraşmıştım. Annemin kullanılmamış bir sözü olsa zaten annemin adıyla yayımlarım. Niye kendi adımla yayımlayayım? Nitekim yıllar sonra bir not defterinde buldum bir sözünü ve Şehrazat besteledi. Uzun zaman “Talu soyadından dolayı mı bana söz yazdırıyorlar? Yoksa ben gerçekten yazabiliyor muyum” diye düşündüm. Bir gün beni Garo (Mafyan) Abi aradı; “Gel, görüyorum yazdığın şeyleri. Birlikte çalışacağız, sen bu işi yapabiliyorsun” dedi. Çalışmaya başladık. “Güzel şeyler yazıyorsun ama hit yazmanın bazı kuralları var” dedi, onun eğitiminden geçtim. Sonra Garo’yla olan ortak şarkılar geldi.

Haberin Devamı

Zeynep Talu: ‘Genelgeçer bir Türkiye hit’i ve starı artık yok’

 

‘BULDUĞUMDA BARDA GECEDE 200 LİRAYA ÇALIŞIYORDU...’

◊ Seni şimdiye kadar en şaşırtan şarkın hangisi oldu?

Sinan Erkoç’un ‘Oyna da Oyna’sı... “Sinan, emin misin bu şarkının sevileceğine” demiştim. Şarkı çıktı, Bebek’te yürüyorum, o zamanlar yollarda bangır bangır müzik sesi açma dönemi. Bütün arabalarda çalıyordu.

◊ ‘Sevdik Sevdalandık’ da çok tuttu...

Onu tahmin ediyorduk. Jale’nin ‘Üzgünüm’ünü tahmin ediyorduk. Gökhan Kırdar ‘Yerine Sevemem’ yine biraz şaşırtanlardandı. Çünkü bir slow şarkı bu kadar tuttu, bir kült oldu.

◊ Senin şarkılarını söyleyenler ünlü olurken, o şarkılar bir yerlerde çalarken “Bunları yazan benim” diye bağırasın gelmez mi hiç?

Yok, annemden de öyle bir şey görmedim. Ama bazen şundan sinir basıyor: İnsanlar şarkıyı söyleyenin sözünü de bestesini de o yaptı zannediyor, arkada birileri olduğunu unutuyor. Ama beni delirten başka şeyler var.

◊ Ne gibi?

Mesela Aylin Livaneli’ye çok sinirlendim. Benim eskiden kendisine verdiğim ‘Ölmek Var Dönmek Yok’ isimli şarkıya yeni bir versiyon yapmış, üstelik de yapay zekâ bir ses, kendi sesi de değil. Dijital platformlarda kendi şirketinden yayımlamış. Sözmüzik Aylin Livaneli yazmış. Ama söz benim. Müziği Selim Selçuk’un... MSG kaldırdı.

◊ Peki, senin şarkılarınla patladıktan sonra adını bile anmayan isimler oldu mu?

Tabii, isim vermeyeyim, birine ilk albümünü yaptık. Ben bulduğumda barda gecede 200 liraya çalışıyordu. Albümü çıktıktan 1,5 ay sonra gecede 2.500 liraya işe gitmeye başladı, 90’ların başı... İki albüm de patladı. Garo Abi’yle yaptığımız bir işti. Sonra “Bugüne kadar kendimi yansıtamadım, bundan sonra şarkılarımı kendim yapacağım” dedi. Sonra da kendisinden haber alınamadı.

◊ Sence yapay zekâ söz yazarlığını elinizden alır mı?

Şu andaki haliyle alamıyor. Ama bestecilerin ve aranjörlerin işi büyük tehlikede. Söz yazamıyor çünkü aforizmaları bilmiyor, o duyguyu veremiyor.

◊ İlk şarkılarını senden alan ve star olan çok isim var. Şimdilerde Türkiye’nin hemfikir olacağı bir veya iki star vardır. Neden yeni nesil star pek çıkmıyor?

Bunu ben de düşündüm. Son dönemlerde müzik tarzları çoğaldı, kitleler bölündü. Eskiden bir Serdar Ortaç, Ajda şarkısını bütün Türkiye dinlerken şimdi bütün Türkiye’nin dinlediği biri yok. Bir kısım Ajda kitlesi, bir kısım yeni rap’çilerin, bir kısım arabesk kitlesi. Her kitlenin kendi starı var. Genelgeçer bir Türkiye hit’i ve Türkiye starı artık yok. Bundan sonra da olmaz gibi geliyor. Çünkü insanlar müzik zevkleri konusunda çok ayrıştı.

Zeynep Talu: ‘Genelgeçer bir Türkiye hit’i ve starı artık yok’

Talu'ları ve şarkılarını anlattılar...

NÜKHET DURU

“Türk pop müziğine anne-kız öylesine güzel eserler kattılar ki! Bu eserlerin yer aldığı projenin içinde olmak ve bu ekipten bir albüme de sahip olmak hayatımdaki gururlardan biriydi. Ne mutlu ki Talu şarkılarının son projesinde de varım. Durun bakalım, bundan bir jenerasyon sonra da yapılacak projeye hazırlanıyorum.”

MELA BEDEL

Zeynep Talu şarkıları benim için sadece iyi yazılmış sözler değil; adeta bir duygu hafızası gibi. Onun kelimelerinde çok sade ama aynı zamanda çok derin bir insanlık hali var; kırılganlık, pişmanlık, sevgi... Hepsi çok gerçek bir yerden geliyor.”

GRİPİN

“Bazı şarkılar çok güçlüdür. İnsanların gülümsemesini, dertlerini paylaşmasını, birbiriyle tanışmasını, hayatların değişmesini sağlar. İşte Talu şarkıları böyle şarkılar.”

PAMELA

“Talu şarkıları benim için çok kişisel bir alanı temsil ediyor. Duyguların filtresiz, olduğu gibi aktığı; bazen kırılgan, bazen güçlü ama her zaman samimi bir anlatım dili var.”

GÖKÇE

“Türk müzik dünyasına sözleriyle değer katmış, yön vermiş Talu’lar bizim en değerlilerimizden, bu projede yer almak benim için büyük bir keyif.”

 

“YAZDIĞIM ‘UÇMA KUŞUM’ AYDIN’LA ARAMIZDAKİ MUHABBETTİ”

◊ ‘Talu Şarkıları’ projesinde annen Çiğdem Talu’nun ve senin şarkıların farklı şarkıcıların sesinden yeniden hayat buluyor. Nasıl çıktı bu proje?

Bu ‘Dokuz Sekiz Müzik’ten Ahmet Çelenk’in cesareti. Talu şarkılarını yıllardır bir araya getirmek istiyordum. Birçok yapım şirketlerinden fikir aldım. Kimi “Eski söyleyen şarkıcılara söyletelim”, kimi “Hepsini tek bir aranjöre yaptıralım” dedi... İçime sinmeyen şeyler oldu. Sonra Ahmet “Gel bu şarkıları yapalım” dedi. Tam benim aklımdakini anlattı; “Şarkıları yeni nesil farklı bir düzenlemeyle, farklı isimlerle, yeni nesil ve ustaların düet yapacağı ters köşe seçimlerle yeniden yapalım” dedi. 20 şarkılık bir albüm çıkarsak bazıları arada kaynayacak diye düşündük. Şirketin politikasına bağlı olarak şarkıları tek tek yayımlamaya karar verdik.

◊ İsimleri nasıl seçtiniz?

Çok uzun bir liste yaptık. 900’den fazla benim, 300 küsur annemin, yani 1.200-1.300 şarkılık bir repertuvar vardı. Bunların hepsi duyulmuş, yayımlanmış şarkılar. İçlerinden seçmek zordu. Kimler olmalı diye düşünüp bir prensip konuşması yaptık. Bazıları için aklımda şarkılar çok netti, mesela Gripin’in ‘Bir de Bana Sor’u, Fatma Turgut’un ‘İşte Öyle Bir Şey’ söylemesini çok istedim. Mesela Emircan İğrek için ‘İçimdeki Fırtına’yı düşünmüştüm. Emircan “Tabii ama çocukluğumdan beri ‘Yolcu’ şarkınıza âşığım” dedi. Onu söyledi. Tan, Teoman, Yaşar, Göksel, Nükhet Duru... Çokrenkli, sevdiğim sanatçıların bir araya geldiği bir iş oldu.

◊ Talu şarkılarının farkı nedir?

Annem de ben de konuşur gibi şarkı yazıyoruz. Bizim şarkılarımızda normalde kullanılmayan tuhaf kelimeler, olmayan söylemler yok. Bu iyi ya da kötü demiyorum, tarzımız bu. Acayip bir cümle kuralım, herkes 10 dakika düşünse diye şarkı yazmıyoruz “Ben birine kızdıysam bu lafı söyler miyim? Söylerim” diyorum, o zaman doğru laftır. Bu komik şarkılarımda da böyledir, mesela Aydın’ın ‘Kuşum’ şarkısını da ben yazdım.

◊ “Uzaklara uçma kuşum”u kime söyledin?

Aydın herkese ‘Kuşum’ diyordu. Ben de “Kuşum falan diyorsun, fazla uçma, otur oturduğun yerde” diyordum. Bir gün Garo Abi o besteyi yaptı, ben de “Uzaklara uçma kuşum, uçup da gitme yorulursun” dedim, bu zaten Aydın’la aramızdaki muhabbetti. Seden Gürel, ‘Bum Bum’ aslında en uçuk şarkım, o dönem hiç böyle bir şey yoktu. Genelde müziğin üzerine yazarım sözleri. Müzik geldi. Seden çok iyi bir şarkıcı, kelime oyunlarını iyi yapar, komik bir şeyler yazayım dedim, telefonda söyledim, “Bum bum bum/Dön dolaş burada durdum/Burada durdum yoruldum/Dokuz köyden kovuldum...” Seden “Bu şahane, içinde bir felsefesi var, buradan yürüyoruz” dedi. O Seden üzerine dikilmiş bir şarkıydı.

Zeynep Talu: ‘Genelgeçer bir Türkiye hit’i ve starı artık yok’

‘BAKMA SALON KADINI GÖRÜNDÜĞÜME, CADALOZ BİR TİPİM’

◊ Bu şarkıların ne kadarı yaşanmışlıktan çıktı?

Hepsinin benim yaşanmışlığım olması mümkün değil. Bunların hepsini yaşasam çoktan ölmüş olmam lazımdı. Ben çok empati kurabilen biriyim. Hayatını anlat, saatlerce duygularını dinlerim. Herhalde onlar çekmecelerde birikiyor. Sonra beste bana ne hissettiriyorsa oradan bir çekmece açıyorum.

◊ Yine de yaşanmışlıklar mutlaka vardır...

Pandemide ‘Ağır Yaralı’ diye bir söz yazdım. Ferhat Göçer’e verdim. Dinleyip ağladığım tek şarkım. Normalde çok gerçekçiyim. Bakma salon kadını göründüğüme, cadaloz bir tipim.

◊ Annen için en özel şarkısı hangisiydi?

Erol Evgin’in söylediği ‘Canım Benim’. Bana “Sana yazdım” derdi. Bir de son döneminde yazdığı ‘Aldım Başımı Gidiyorum’... “Bu veda şarkım” diyordu.

◊ Gece, mum ışığında falan mı geliyor sizin aklınıza bu sözler?

Ben elimde şokella kâsesi ve cipsle geceleri çalışıyorum.

◊ Bu aşk sözlerini yazan kadın çok âşık oldu mu?

Çok âşık olmadım, olsam da hiç terk edilmedim. Hep ben bıraktım. Çünkü mesleğimin ya da benim önüme geçmeye çalışıyor gibi şeyler hissedersem kesip atarım. Bir de mutsuz yaşayabilen biri değilim. Annemi erken kaybettim, 7 sene önce ben de meme kanseri geçirdim. Biraz daha sabırlı, daha tahammüllü biriydim. Kanseri atlattıktan sonra “Ölüp gideceğiz, kızım için ölürüm o ayrı ama bir erkek için gözümden akan bir damla yaşa değmez” dedim. O yüzden kimse için ağlamışlığım yok.

◊ Eşinden ayrıldın, kızın Çiğdem var. Ayrılığın şarkılara etkisi var mı?

Travmatik bir ayrılık değildi, anlayış çerçevesinde ayrıldık.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!