GeriHürriyet Pazar Son 5 yılda çok oyun dinledim!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Son 5 yılda çok oyun dinledim!

Son 5 yılda çok oyun dinledim!
Abone Olgoogle-news

Son yıllarda, yani görme yetimi kaybettikten sonra sanatla daha çok ilgilenir oldum. Görüyorken hiç tiyatroya gitmemiştim. Şimdi oyuncu arkadaşlarım var, oyunları kulisten takip ediyorum.

Yılların körüyüm, 15 yıl oldu. Ancak görüyorken yapmak isteyip yapamadığım birçok şeyi kör olunca yaptım. Görme yetimi kaybettikten bir süre sonra işim değişince çevrem de değişmeye başladı. Daha fazla fırsatla karşılaşıyordum. ‘Kulağımdaki sanat’ fikri de böyle ortaya çıktı. Artık sanatla daha çok ilgileniyorum. Görüyorken hiç tiyatroya gidememiştim örneğin... Son beş yılda sık sık oyun izleyen, izlemediğinde bunun eksikliğini hisseden bir insan oldum. Hatta bazı tiyatro gruplarıyla arkadaşlık kurdum; provaları izliyor, oyunları kulisten takip ediyorum. Benim için güzel bir gelişme.

Bir gün, bir AVM’nin sahnesinde oyun izlemeye gidecektim. Hatta sabahtan gidip dekorların kurulmasını bile görme şansım olacaktı, daha doğrusu dinleme... Pandemi öncesi, AVM’nin girişi kalabalık. Yanımda tiyatro seven öğretmen bir hanım arkadaşım var. Girişte X-Ray cihazına bastonumu ve çantamı verdim. Bu sevmediğimiz bir durum, bilmediğin bir yerde bastonsuz kalmak... Elimle yoklayarak cihazı buldum ve geçtim. Tam o sırada elimi bir kadın tuttu. “Siz kimsiniz?” dedim, “Güvenlik” cevabı aldım. Sormadan söylemesi gerekirdi. Bastonumu ve çantamı verip “Sizi gideceğiniz yere bırakayım” diye ekledi. Tam o sırada arkadaşım bize yetişti, biraz da sitemle “Hanımefendiyi bulunca beni unuttun” diyerek... Haklıydı, bayağı güldük. Güvenlik bizi gideceğimiz kafeye götürüyordu ama arkadaşım “Biz bulabilirdik kafeyi” sözleriyle hâlâ sitem ediyordu.

Son 5 yılda çok oyun dinledim

Görsem çok iyi izleyebilirdim!

Başımıza sıkça gelen bir durumdur, benim kör olmam arkadaşlarımın da göremediği önyargısına neden oluyor. Güvenlik arkadaşıma sormamıştı bile... Ben “Arkadaşım görüyor. Biz yolu bulabiliriz. Teşekkür ederiz” dediğimde fark etti. Özür diledi ve yanımızdan ayrıldı.

Kahvaltının ardından salona geçtik; dekor, prova, saç ve makyaj, her şey sorunsuz yürüyordu. Yönetmen ve oyuncularla sohbet ettim. Oyundan önce tüm dekora dokundum. Ve sonunda oyun başladı... En önde ve ortadaydım, görsem çok iyi izleyebilirdim!

Oyuncuları tanımak seyir zevkini arttırıyormuş. İlk perde bitince kulise gittik. Herkes toplandı, “Abi nasıldı?” soruları... Yönetmen de geldi. “Her şey süper” diyerek desteğimi sundum. Benim açımdan oyunun nasıl olduğunu sormaları beni çok mutlu etmişti. Oyun sonrasındaysa büyük bir heyecan hissettim, sanki bütün oyunculardaki coşkuyu seziyordum.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle