Sarı yazın doğduğu yerden davet var

Güncelleme Tarihi:

Sarı yazın doğduğu yerden davet var
Oluşturulma Tarihi: Ekim 12, 2025 07:00

17. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Kültür ve Sanat Festivali cuma günü başladı. 9 günlük festival, ekim sonuna kadar süren Bodrum’un ‘altın sonbahar’ını da kutlama vesilesi. Esin Aytaçoğlu, Hürriyet Seyahat Sonbahar sayısında sarı yazın en güzel duraklarını yazdı. O yazıdaki en sakin mavi yolculuk koylarından öneriler derledik.

Haberin Devamı

Bodrum’u ger­çekten anlamak istiyorsanız, onu karadan değil de­nizden görmeniz gerekir. Güverteden bakıldı­ğında şehir, beyaz evleriyle sanki denize doğru kademeli olarak akan bir su değirmeni gibi uzanır. Her koy, her bükülme başka bir hikâye anlatır.

Bodrum’da denizde yaşamak, aslında karmaşık değil; doğru alışkanlıklarla son derece keyifli ve düzenli bir rutin haline gelir. Bir gün koyda, ertesi gün marinada... Böylece hem doğanın hem de şeh­rin tadını çıkarabilirsiniz.

Kızımın üniversite sınavlarına hazırlandığı dönemde, Gümüşlük Koyu’na demir atıyorduk. Her sabah onu botla karaya çıkarıyor, minibüsle şehir merkezindeki kursa gitmesini sağlıyor­duk. Akşam tek­rar aynı ritüel... Gümüşlük’ün sakin sularında ders çalışırken güverteye yan­sıyan güneşin altında, sınav kaygısının bile denizin büyüsüyle hafiflediğini gördük. Bu sadece yelkencilik değildi; hayatı denizde yaşamanın mümkün oldu­ğunun kanıtıydı.

Sarı yazın doğduğu yerden davet var

Haberin Devamı

Milta Marina’nın zarif düzeni, eşsiz kale manzarası, Yalıkavak Marina’nın modern olanakları, lüks mağazaları, gurme restoranları ya da Turgutreis D-Marin’deki klasik müzik geceleri, Güllük’te dostça selamlaşmalar... Her mari­nada farklı bir hayat akışı, farklı bir topluluk vardır.

Kış aylarında Bodrum marina­larında yaşam daha samimidir. Yıl boyu burada kalan yelkenci toplulu­ğu, gerçek bir deniz ailesine dönü­şür. Ama asıl büyü karayla deniz arasındaki geçişkenlikte saklı. Turgutreis pazarı için D-Marin’den bisikletle çıkıp, taze balığı, sebzeyi, meyveyi seçip tekneye getirmek... Palmarina’dan Yalıkavak pazarına giden yolda, bağ evlerinin arasın­dan geçerken begonville deniz kokusunu karıştırmak... Veya sabah yürüyüşünüzü Bodrum Kalesi’ne doğru yaparken, taze çayınızı De­nizciler Kahvesi’nde içmek öyle bir lüks gelir ki insana...

Pahalı marina alterna­tiflerinin yanında belediyeler tarafından işletilen balıkçı barınak­ları ve rıhtımlarda konaklamak, yarımadanın çevresindeki koylarda demirlemek ve gecelemek de elbet­te mümkün. Hepsinin tadı ayrı...

Sarı yazın doğduğu yerden davet var

Haberin Devamı

Kimi demir atmak için, kimi ılık sularda kulaç...

Akvaryum Koyu ve Ada Boğazı: Berrak suyu ve balıklarıyla ünlü. Sabah saatlerin­de sessiz, öğleden sonra kalabalık olabilir.

Akyarlar Koyu: Denizi berrak ve serindir; sabahın erken saatlerinde koy neredeyse size ait olur. Karada birkaç salaş ama lezzetli restoran bulabilirsiniz.

Bargilya: Antik Karya bölgesinde, doğal güzellikleri, sulak alanları ve göçmen kuşlarıyla dikkat çeken küçük bir balıkçı köyü. Zeytin ağaçlarıyla çevrili bu köyde, geleneksel taş evler, küçük iskeleler ve mütevazı balık lokantaları var. Bargilya tarihi dokusu, doğası ve huzurlu atmosfe­riyle Bodrum kalabalığından uzaklaşmak isteyenler için gizli bir cennet gibi.

Haberin Devamı

Bardakçı Koyu: Bodrum’un en popüler duraklarından biri. İsmini, berrak suyu ve zengin deniz yaşamın­dan alıyor.

Bitez Koyu: Kuzey rüzgârlarına kapalıdır, kısa yüzme molaları için uygundur. Botla sahile çıkılabilir.

Cennet Koyu ve Torba: Ultra lüks yaşam ve büyük motoryatların yeri Cennet Koyu. Mavi Bayraklı Torba’da da balıkçı barınağı ve koyda demirleme imkânı var.

Güllük Körfezi: Az bilinen ama tarih ve doğayı birleştiren harika bir rotadır. Antik kent kalıntıları ve balıkçı köyleriyle keşif hissi yaratır.

Iasos: Özellikle balıkçılığıyla ünlenen kent antikçağda bile balıkçı kenti olarak anılırmış.
Limanı, agora kalıntıları, Roma dönemi tiyatrosu ve mezar anıtları hâlâ görülebilir durumda.

Haberin Devamı

Karaada: Berrak suları, sakin koyları ve şifalı sıcak su kaynaklarıyla ünlü. En bilinen koyu, sıcak su mağarasıyla meşhur olan Meteor Koyu’dur.

Kissebükü (Alakışla): Tarihi kalıntılar ve sakinlik arayanlar için ideal. Sessizliği, dağlardan gelen kekik kokusu ve sualtın­daki renkli yaşamıyla insanı büyüler.

Orak Adası: Adeta bir akvaryumu andı­ran bu koy, özellikle şnorkelle yüzmeyi se­venler için birebir.

Pabuç Burnu: Sabah denizine girmek isteyenler için mükemmel bir kaçış noktası.

Yazının uzun versiyonu Hürriyet Seyahat Sonbahar sayısında. Dergiyi ayrıca demirorenyayinlari.com’dan ya da (0549) 743 46 61 WhatsApp hattından kargo ücreti ödemeden sipariş verebilirsiniz.

BAKMADAN GEÇME!