GeriHürriyet Pazar ‘Sahipsiz hayvanların, sesiyiz’
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

‘Sahipsiz hayvanların, sesiyiz’

‘Sahipsiz hayvanların, sesiyiz’
Abone Olgoogle-news

“Bulduğunuz her kediyi getirip parklara bırakmayın” diye sosyal medya üzerinden ‘çığlık atıyorlar’. Instagram’daki @parkkedisi hesabının sahipleri “Herkesin araba yok, mama var, yeşillik, korunaklı diye cennet olarak gördüğü bu parklardan her gün cesetler topluyoruz” diyor.

Parkkedisi Instagram hesabını takip edenler bilir. Orada paylaşılanları gördükçe çoğunlukla gözyaşlarınıza hâkim olamazsınız. Parka atılan bir kedinin nasıl hastalandığını izler ve ölümüne sosyal medya üzerinden şahit olursunuz. Ama kimi zaman da parkta bir köpeğin saldırısına uğrayıp sakatlanan bir kedinin hayvanseverlerin topladığı paralarla tedavi edildiğini görür, belki de artık üç ayaklı da olsa zıp zıp koşarak oynayışını izleyip şükreder, gülümsersiniz.

Parkkedisi parklara atılan kedilerin yaşayabilmesi için pek çok şey yapan gönüllülerin oluşturduğu bir hesap. “Bizler terk edilen ve toplu yaşamda kısa sürede ölecek olan hayvanların sesiyiz” diyerek kendilerini anlatıyorlar. Öncelikleri, her ne kadar ‘hayvansever’ olduklarını söyleyen bazı kişiler normalleştirmeye çalışsa da, parklara ve toplu yaşam alanlarına kedilerin bırakılmasına karşı durmak, bunun onları öldürmekle eş anlamlı olduğunu anlatmak, insanları bilinçlendirmek.

2015’ten beri bu konuda çalışan ve 2018’den beri de Instagram hesabından hayvanseverlere ulaşan grup, ‘dostları’yla beraber aslında kalabalık ama çekirdek kadro üç kişi. Kimyager Arzu Yazdani (41), ekonomist Deniz Bayraktutan (46) ve emekli Nüket Oktay (48). Sorularımızı yanıtlayan Yazdani ve Bayraktutan bu hesapta sahipsiz hayvanların ihtiyaçlarını ve ne denli yardıma muhtaç olduklarını duyurduklarını, bir yandan da doğru olarak bilinen oysa hayvanlara zarar veren anlayışları değiştirmeye çalıştıklarını anlatıyorlar. Bizleri bilinçlendirmek için uğraşırken de paylaştıkları bazı video ve fotoğrafların iç parçaladığını onlar da kabul ediyor: “Bizi izlemeyi bırakan, ‘artık görmeye dayanamıyoruz’ diyen çok takipçimiz oldu.”

‘Sahipsiz hayvanların, sesiyiz’

“Bir apartman görevlisinin çöp boşaltır gibi bir anne ve altı yavrusunu parka bıraktığı gün tanıştık Maviş’le. Mavi gözlü, koşturan bir bebekti. Yedinci gün hareket edemeyecek kadar susuz kalmış, bir deri bir kemik haldeydi. Sonra da kaybettik zaten.”

NE YAPABİLİRİZ?

‘Sokağından ayırma, olduğu yerde kısırlaştırıp besle’

Öncelikle kimse emek vermeyi göze alamayacağı bir hayvana müdahale etmesin çünkü çözüm olarak kendilerini inandırdıkları yol olan hayvanları parklara ve sahillere bırakmak onları kurtarmıyor, tam tersine acı içinde hızlıca öldürüyor.

Gerçekte o hayvana iyi bir şey yapmak isteyenlere tavsiyemiz şu: Mahallenizde, apartmanınızın önünde sahip çıkın, geçici veya kalıcı yuva olun, siz olamıyorsanız yuva arayın ve en önemlisi de yetişkin kedileri kısırlaştırın.

NASIL YARDIM EDEBİLİRİZ?

‘Mama bağışlayıp ilanları paylaşın’

Öncelikle sokakta bulduğunuz hiçbir hayvanı “Nasıl olsa bir başkası bakar, tedavi ettirir” diye parklara ve toplu yaşam alanlarına bırakmayın. Sorunun yarıdan fazlası kendiliğinden çözülür.

Bizim de besleme için mamaya, tedavi ve yuva bulma için açtığımız ilanların paylaşılması konusunda desteğe ihtiyacımız var.

‘Sahipsiz hayvanların, sesiyiz’

“Minik. Henüz iki aylık bile değilken parka bırakıldı. Bu dünya güzeli kız ilk üç gününü bağırarak ve saklanarak geçirdi. Üç günün sonunda yüzü hastalıktan şişmiş, tanınmaz haldeydi. Birkaç gün sonra çok bulaşıcı, ölümcül gençlik virüsü hastalığından öldü.”

NEDEN KEDİLERİ PARKLARA BIRAKMAMALIYIZ?

‘Onlar 9 canlı değil, bırakılanların sadece yüzde 1’i yaşayabiliyor’

Park gibi toplu yaşam merkezlerinde salgın kaçınılmaz ve ölü sayısı inanılmaz fazla.

Kedi nüfusunun fazla olduğu yerlerde, sadece bir tanesinde bulunan virüs, ortak mama, su, kedi evleri vasıtasıyla sağlıklı diğer tüm kedilere hızla bulaşır. Parka yüzlerce bebek bırakılıyor; erken sahiplendirdiklerimiz yaşıyor, parkta kalanlarınsa ancak yüzde 1’i yaşayabiliyor. Kediler, bilinenin aksine 9 canlı değil, bünyeleri çok zayıftır.

Kediler mekânlarına bağlıdır. Parka bırakılan kedilerin birçoğu kilometrelerce uzaklıkta olsa bile evlerine dönmeye çalışırlar. Ve bu hayvanların çoğu araç çarpması sonucu ya anında ölüyor ya da sakat kalıyor.

Parkta araç yok ama bisiklet çarpması sonucu ölen ve sakat kalan onlarca hayvan var.

Kedileri parklarda bekleyen bir diğer tehlike, köpek saldırıları. Burada sürekli yaşayan köpeklerimiz var,  kedilerle yaşamaya alışkın fakat parka giren ve sürü halinde gece saldıran köpekler oluyor.

PARK KEDİSİ NELER YAPIYOR?

‘Cins olan hemen yuva buluyor ama...’

Besleme: İşin sadece görünen kısmı…

Kısırlaştırma: Bir sokak hayvanı, istisnalar hariç, maksimum iki sene yaşayabiliyor. Üremelerine engel olmak onların bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor ve virüs kapma olasılıklarını azaltıyor.

Sahiplendirme: Maalesef dış görünüşü güzel olana, cins olana hızlıca yuva buluyoruz fakat engelli tekirler o kadar şanslı olmuyor. Sahiplendirdiklerimizi de uzunca süre takip ediyoruz.

Tedavi: Hastalıkla başa çıkamaz haldeyiz. İki arkadaşımız her gün belediye polikliniğine hasta hayvanları taşıyor.

Hak arama: Belediyeyle görüşerek parka kedi bırakılmasını engellemeye,  yaşam koşullarını düzeltmeye çalışıyoruz.

 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle