GeriHürriyet Pazar ‘Okul önemli ama çocuklarımın canından kıymetli değil’
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

‘Okul önemli ama çocuklarımın canından kıymetli değil’

‘Okul önemli ama çocuklarımın canından kıymetli değil’
Abone Olgoogle-news

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk okulların 31 Ağustos’ta açılabileceğini söyledi, veliler de kara kara düşünmeye başladı: “Çocuklar kurallara uyabilecek mi, okullar Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı tedbirleri yerine getirebilecek mi?” Hürriyet eğitim yazarı Nuran Çakmakçı, pedagog Melda Alantar ve velilerle meseleyi konuştuk: “Çocukları maskeye ısındırmak lazım.”

EĞİTİMİN O TARİHTE BAŞLAMA İHTİMALİNİ ZAYIF GÖRÜYORUM
Nuran Çakmakçı, Hürriyet eğitim yazarı

- Milli Eğitim Bakanlığı bu takvimi açıklamak zorundaydı. Çünkü okullar buna göre iş takvimini ayarlayacaktı. Ben yine de ağustos sonunda açılma ihtimalini zayıf görüyorum.

- Öte yandan açıklanan tedbirlerin tamamının uygulanması çok zor. Okullar daha inşaat safhasında yapılırken bazı standartlara göre bina modelleri oluşturulur. Örneğin anaokulları için öğrenci başı standardı 1.5 metrekare, ilkokullar için 1.2 metrekare... Sağlık Bakanlığı ise okullarda en az 4 metrekareye 1 kişi düşecek şekilde personel ve öğrenci planlaması istiyor.  

- Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğrenci ve çalışanlar için maske bulundurması isteniyor. En az 20 milyon maskeyi bakanlığın okullarda hazır bulundurması için çok ciddi bir bütçe ayırması şart.

- Sınıf, koridor ve giriş çıkışlara el antiseptikleri yerleştirilmesi isteniyor, yine ek bütçeye ihtiyaç var. Ayrıca hijyen koşullarının sağlanması, sık dokunulan yüzeylerin temizliği için personel istihdamı şart. Oysa okullarda hem personel az hem de bütçe yetersiz.

- Sağlık Bakanlığı çocukların serviste her gün aynı koltukta oturmasını öneriyor. Ancak o servisler günde en az üç kuruma hizmet veriyor. Yani o koltuğa zaten başkaları oturuyor. Ailelerin her gün çocukları okula götürmesi de maalesef mümkün değil.

KORKUTUP SİNDİRMEDEN BU ÜÇ KURALI ANLATIN
Pedagog Dr. Melda Alantar, Memorial Hastanesi

- Çocukları korkutup sindirerek değil, yaşlarına uygun bilgi ve güven vererek güçlendirmeliyiz. Bu yıl ilk kez okula başlayacak çocuklara okullar açılmadan önce ebeveynlerinin üç kuralı anlatmaya başlaması gerekiyor. Mesela “Hızlı yayılarak insanları hasta eden bir virüs var. Buna karşı hem kendimizi hem karşımızdaki insanları korumalıyız. Bu nedenle maske takmamız, insanlarla aramızda mesafe bırakmamız, ellerimizi yıkamamız gerekiyor” demek yeterli. Küçük yaştaki çocuklar dahi bu anlatımı anlayabilir. Bazı ebeveynler korkmasınlar diye virüsten hiç bahsetmeyerek onları korumaya çalışıyorlar. Fakat okul ortamı sosyal bir ortam. Çocuk okuldan bir şekilde öğrenip daha büyük bir tepki verebilir.

- Çocukları maskeye ısındırmak için özel tasarlanmış, resimli maskeler kullanılabilir ya da resim yaparak, çıkartma yapıştırarak süsleyebilirsiniz. Sosyal mesafeyi anlayabilmeleri içinse görsellik gerekir. Bunun için renkli ipler ya da tebeşirlerle mesafeler belirlenebilir, çemberlerin içine hayvan resimleri çizerek çocuklara öğretilebilir.

- Aşırı el yıkama özellikle endişeli çocuklarda kaygının daha da büyümesine yol açıyor. Sürekli ‘elini yıka, eline mikrop yapıştı, elin pislendi’ diye uyarmak doğru değil. Her dakika değil, gerekli durumlarda el yıkatmak önemli.

- Ergenlerin farklı bir dünyası var. Aileden çok arkadaş gruplarına önem verirler. Bu nedenle ailelerin ve okulların ergenleri destekleyerek bilinçlendirmesi, yeni düzeni ve sebeplerini en doğru şekilde anlatması gerekiyor.

VELİLER NE DİYOR?

EMİN OLMADAN GÖNDERİRSEM İÇİM RAHAT ETMEZ
Zeynep Kurtbay (Çocuğu 12’nci sınıfta)

Çocuğumu okula göndermeden önce okulların alacağı önlemleri görmek isterim. Tedbirlerin uygulanmasından, denetimden emin olmadan çocuklarımı okula gönderirsem içim rahat etmez. Kızım bu sene 12’nci sınıfa başlayacak ve üniversiteye hazırlanacak. Bence bu sene, sınava girecek 8’inci ve 12’nci sınıflara ağırlık verilmeli. Sınıflar onlara göre düzenlenebilir. Diğerleri çevrimiçi devam edebilir. ‘Okulculuğun’ anlamını çoktan yitirdiği, fırsat eşitliğinden uzak bir dönemden geçiyorduk. Alternatif eğitim sistemlerinin, gönüllü platformların gelişeceğini düşünüyorum. Umarım burada fırsat eşitliği gözetilir.

BANA KALIRSA EKİM YA DA KASIMDA AÇILMALI
Başak Alsırt (Çocuğu 1’inci sınıfa başlayacak)

31 Ağustos okulların açılması için çok erken bir tarih. O tarihte vakalar devam ederse göndermeyi düşünmem. 1’inci sınıfa başlayacak bir çocuk kendini ne kadar koruyabilir? Uygulanacak tedbir ve yasaklar küçük çocuklar üzerinde ne kadar etkili olur?  Bana göre ekim ya da kasımda açılmalı, tabii salgın bitmiş olursa... Çocuklar eğitimden uzak kalıyor, evet ama hiçbir şey evladımın canından kıymetli değil.

MECBUREN GÖNDERECEĞİM
Çiğdem Altuntaş (Çocuğu 9’uncu sınıfta)

‘Okul önemli ama çocuklarımın canından kıymetli değil’

Eğer 31 Ağustos’ta okullar açılırsa mecburen çocuğumu göndereceğim. Okullar vaka sayıları sıfıra yaklaştığında açılmalı. O zamana kadar alternatif eğitim modelleriyle çocuklar okula gitmeden eğitim almaya devam etmeli.

TOPLU TAŞIMAYA BİNEN ÖĞRENCİLER RİSKİ ARTTIRACAK
Filiz Atagür (Çocuğu 9’uncu sınıfta)

‘Okul önemli ama çocuklarımın canından kıymetli değil’
Ağustos sonu çok erken bir tarih. Ben çocuğumu yollamayı düşünmüyorum. Tedbirlerin, özellikle devlet okullarında tam anlamıyla uygulanabilmesi imkânsız.
Toplu taşımayla okullara giden öğrenci sayısı fazla olduğu için risk artar. Zorunlu uzaktan eğitimle,  canlı bir şekilde yoklama alarak eğitim sürdürülebilir.

ÇOCUKLAR KURALLARA NE KADAR UYABİLİR Kİ!
Gülşah Kurukahveci (Çocuğu 1’inci sınıfa başlayacak)

‘Okul önemli ama çocuklarımın canından kıymetli değil’

Okulların açılış tarihi çok erken. Yine de maalesef göndereceğiz. Alınan tedbirler yetişkinler tarafından bile uygulanmıyorken çocuklar ne kadar kurallara uyabilir ki! Anne-baba olarak  çok stresliyiz. Özellikle bu sene 1’inci sınıfa başlayacak çocuklar için zor olacak.
‘Okul önemli ama çocuklarımın canından kıymetli değil’

 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle