Kuver kalktı ama tartışma sürüyor: ‘İkram sandık, hesaba yazıldı’

Güncelleme Tarihi:

Kuver kalktı ama tartışma sürüyor: ‘İkram sandık, hesaba yazıldı’
Oluşturulma Tarihi: Ağustos 23, 2026 07:00

30 Ocak’ta yürürlüğe giren Fiyat Etiketi Yönetmeliği düzenlemesiyle restoranların kuver, servis ya da masa ücreti adı altında zorunlu ek bedel almasının önü kapatıldı ama bu kez müşteriye sormadan masaya getirilen ekmek, turşu, zeytin gibi ikramların hesaba yansıtılması tartışılıyor. Peki, bu ürünler ücretlendirilebilir mi, tüketici hangi bedelleri ödemek zorunda değil? Gastronomi yazarımız Ebru Erke ve Turizm Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği (TURYİD) Başkanı Kaya Demirer, meseleyi hem tüketici hem de sektör açısından anlattılar.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Haberin Devamı

Müşteriye sormadan masaya getirilen ekmek, su gibi ürünlerin, turşu, zeytin ya da çay gibi ikramların ücretlerinin hesaba yansıtıldığı örnekler son günlerin tartışma konularından. Editörümüz Meltem Fıratlı da geçenlerde bilinen balık restoranlarından birinde benzer bir durum yaşamış. Masaya oturur oturmaz gelen mısır ekmeği ve turşuyu ikram sanmışlar, hesap geldiğinde her ikisinin de ayrı ayrı ücretlendirildiğini görmüşler. “Baştan söyleselerdi belki geri gönderecektik turşuyu. Emrivaki yapmaları hoşumuza gitmedi. Sosyal medyada da istenmeden masaya getirilen hatta içilmeyen suların hesaba eklendiğinden söz edenler var” diyor.Yayın yönetmenimiz Aslı Çakır da sık sık gittiği bir lokantada kişi başı, hem de fiks fiyatla ekmek-su parası yazıldığının farkına varıyor; “İki kişi gidersek 100, üç kişi gidersek 150 lira ‘ekmek ve su’... ‘Ya masaya oturur oturmaz ekmek, su istemiyoruz dersek ne yapacaksınız’ diye sordum, güldü garson” diyor: “Eskiden ikram ettikleri kahveleri, çayları artık hesaba yansıtmalarını anlayabiliyorum. Ya da özel ekmeklerini, yağlarını fiyatlandırsınlar ama söylesinler. Sormadan, ‘sabit’ getirdiklerini, yesek de yemesek de, hem de kişi başı fiks bir parayla yazmaları kuveri devam ettirmelerinden başka bir şey değil. Diyeceksiniz ki itiraz edin. Ama sevdiğimiz bir yerde, hakkımızı ararken bile ‘Ya bir daha yer bulamazsak, ya iyi davranmazlarsa, ya arkamızdan ne cimri kadın derlerse’ diye korkuyoruz vallahi. Neyse şimdilik yüzde 10’a bir şey bulamadılar, zorunlu servisten aldıkları zorunlu bahşişe yani. Ama her yerde her şeyin fiyatı arttı. Olsun, artık en azından servis için, istersek tabii, gerçek anlamda bahşiş verebiliyoruz.” Gastronomi yazarımız Ebru Erke meseleye yalnızca tüketici hakkı açısından bakmanın eksik olduğunu söylüyor: “İyi ekmeğin, iyi tereyağının, kaliteli zeytinyağının bedelsiz olması gerektiğini savunmuyorum. İtirazım ürünün ücretli olmasına değil, sipariş verilmeyen bir şeyin masaya bırakılıp daha sonra hesapta karşısına çıkarılmasına.” TURYİD Başkanı Kaya Demirer de zorunlu servis veya kuver bedeliyle gönüllü bahşişin aynı şey olmadığının altını çiziyor: “Bahşiş, tüketicinin tercih ve iradesiyle çalışanlara bırakmak istediği bir ödemedir.”

Kuver nedir?

Haberin Devamı

◊Kuverin kökeni Fransızca ‘couvert’ kelimesine dayanıyor ve en basit anlatımıyla masanın misafir için hazırlanmasını ifade ediyor. Masa örtüsünden peçeteye, çatal-bıçaktan ekmek ve tereyağı gibi başlangıç ikramlarına kadar sofranın kurulmasıyla ilişkili bir kavram. Türkiye’de bazı işletmeler kuveri ekmek, tereyağı, zeytin gibi masaya gelen ürünlerin karşılığı olarak kullanırken bazıları doğrudan kişi başına sabit bir ücret haline getirdi. Asıl problem de burada başladı. Tüketici çoğu zaman neyin karşılığında bu parayı ödediğini bilmiyordu.
(Ebru Erke)

Yasal mı?

Haberin Devamı

◊Fiyat Etiketi Yönetmeliği değişikliğiyle restoran, lokanta, kafe ve benzeri işletmeler müşteriden servis ücreti, masa ücreti, kuver ücreti veya benzeri bir isim altında zorunlu ilave ödeme talep edemiyor. Daha önce bu bedeller menü ve fiyat listesinde açıkça belirtilmek şartıyla alınabiliyordu. Yeni düzenlemeyle bu kaldırıldı. (Ebru Erke)

Menüye yazarsa alabilir mi?

◊30 Ocak 2026 öncesindeki düzenlemede bu mümkündü. Ancak son değişiklikle restoran ve benzeri işletmelerde servis ücreti, masa ücreti, kuver ücreti veya benzeri isim altında zorunlu ilave ödeme talep edilmesi yasaklandı. Dolayısıyla ‘menüde yazıyorsa alınabilir’ şeklindeki yaklaşım doğru değildir. (Kaya Demirer)

Haberin Devamı

Kuver kalktı ama tartışma sürüyor: ‘İkram sandık, hesaba yazıldı’

Kuver, servis, bahşiş arasındaki farklar...

◊Kuver masanın hazırlanması ve geleneksel olarak masaya eşlik eden bazı ürünlerle ilişkilidir. Servis ücreti, işletmenin sunduğu servis hizmeti karşılığında hesaba eklediği bedeldir. Bahşişse misafirin aldığı hizmetten memnuniyetini kendi iradesiyle ifade etmesidir. Türkiye açısından hukuki sonuç olarak işletme ne kuveri ne de servis ücretini zorunlu bir ek bedel olarak hesaba koyabilir. Bahşişse gönüllüdür. (Ebru Erke)

‘Sipariş edilebilir olmalı’

◊Yeni düzenleme aslında bu tartışmayı büyük ölçüde ortadan kaldırdı. İşletme artık ‘Bunlar kuverin içinde’ diyerek masaya ekmek, zeytin, tereyağı koyup kişi başı zorunlu kuver bedeli yazamaz. Bir restoran elbette çok iyi bir ekmek, kendi yaptığı tereyağı, özel bir zeytinyağı ya da başka bir ürünü ücretli olarak satabilir. Ama o zaman bunun sipariş edilebilir bir ürün olarak fiyatının açıkça belirtilmesi gerekir. Bakanlığın açıklamasında da tüketici tarafından talep edilmeksizin, sipariş öncesinde masaya getirilen aperitif yiyecek ve içeceklerin bedelinin tüketiciden istenemeyeceği özellikle belirtiliyor. (Ebru Erke)

Haberin Devamı

◊Servis ve hizmet kalitesini artırmak için verilen birtakım tamamlayıcı ürünleri (ekmek, zeytinyağı, su gibi) tek tek fiyatlandırmanın işletme tarafından misafire sunulmak istenen toplam deneyimi değersizleştiren bir durum olduğunu düşünüyorum. Uluslararası ödüllere sahip, bol prestijli, lüks bir lokanta menüsünü elinize alıp göz gezdirmeye başladığınızda, ekmek, su, tereyağı, zeytinyağı gibi ürünlerin yanlarında fiyat belirtilmesi çok arzu edilen bir görüntü değildir, deneyimin kalitesini aşağı çeken bir unsur olarak kabul görür. (Kaya Demirer)

Yüzde eklenerek alınan servis ücreti kanuni mi?

◊Servis ücreti, 30 Ocak’taki değişiklik öncesinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 51’inci maddesinde düzenlenen ‘yüzde usulü’ ücret sistemiyle hukuki karşılığı olan bir uygulamaydı. Kanun, işletmelerde servis karşılığı veya başka isimlerle müşteri hesaplarına ‘yüzde’ eklenerek alınan tutarların işyerinde çalışanlara eksiksiz olarak dağıtılmasını öngörüyordu. Yapılan değişiklikle tüketiciden servis ücreti adı altında zorunlu ilave bir bedel talep edilmesi yasaklandı. (Kaya Demirer)

Haberin Devamı

Kuver kalktı ama tartışma sürüyor: ‘İkram sandık, hesaba yazıldı’

“Bir çayımızı için”

◊Meyhanede yemeğin sonunda ‘Bir çayımızı için’ diye masaya bırakılan çay yıllardır ikram kültürünün bir parçası. Eğer müşteri çayı sipariş etmediyse ve işletme kendisi getiriyorsa, bunun bedelinin hesaba sürpriz biçimde eklenmesini doğru bulmuyorum. Çay, kahve ikram değilse, ücretli satılıyorsa menüde fiyatı olmalı ve müşteri sipariş vermeli. (Ebru Erke)

‘İstemiyorum denen ürüne bedel talep edilemez’

◊Tüketicinin özellikle ‘istemiyorum’ dediği bir ürünün masaya bırakılması ve hesaba eklenmesi söz konusu olmamalıdır. Burada hem tüketicinin hem işletmenin korunması açısından en doğru yöntem, ücretli olan her ürünün tüketicinin bilgisi ve tercihi dahilinde sunulmasıdır. (Kaya Demirer)

Herhangi bir alt ya da üst sınırı olabilir mi?

◊Bugünkü mevzuat bakımından kuver için bir sınır tartışmasından söz etmek doğru olmaz; çünkü 30 Ocak 2026 tarihinden itibaren zaten mümkün değildir. İşletmeler elbette sundukları yiyecek ve içeceklerin fiyatlarını kendi işletme modeli, maliyetleri, hizmet standardı ve konumlandırmaları doğrultusunda belirleyebilirler. Ancak tüketicinin sipariş ettiği ürünlerin fiyatlarının menü ve fiyat listelerinde açıkça gösterilmesi gerekir. (Kaya Demirer)

Hesaba eklendi, bu durumda müşteri ne yapmalı? 

Müşteri hesabında beklemediği bir kuver bedeli gördüğünde öncelikle işletmeden bunun çıkarılmasını istemeli. Fişi/faturayı, fiyat listesinin görüntüsünü ve mümkünse hesabın fotoğrafını saklamak da önemli. Uyuşmazlığın niteliğine göre Ticaret Bakanlığı kanalları ve Tüketici Hakem Heyetleri üzerinden başvuru yolları kullanılabilir. (Ebru Erke)

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!