Körcül şehirlere ihtiyacımız var

Güncelleme Tarihi:

Körcül şehirlere ihtiyacımız var
Oluşturulma Tarihi: Ağustos 31, 2025 07:00

Mecidiyeköy’de otobüs durağına giden, körler için yapılmış sarı çizgi üzerindeki iki elektrik direği 12 yıldır duruyor. En az beş defa şikâyetçi oldum. Her gün polise en az beş araba şikâyet ediyorum ama akşam dönerken bakıyorum, o şikâyet ettiğim araçlar aynı yerde duruyor.

Haberin Devamı

Geçen haftaki yazım içten bir isyandı. Bu hafta yaşadığımsa isyanın sonucunda başlayan çöküntü mü üzüntü mü desem... Etrafa baktım bir daha. Hiçbir şey değişmiyor. Peki, ben ve benim gibiler ne kadar değişti bu süreçte?

Kim, nereye gidecekse, daha önce oraya gidenleri araştırır. Neye dikkat edelim, nerede inelim, nereden binelim, toplu taşımadan inince nasıl bir yön tayin edelim? Bütün bunları konuşuruz ve ona göre plan yaparız. Bizim körcül navigasyonumuzda her güzergâhta mutlaka olmazsa olmaz noktalar vardır ve önce o noktalar bulunur. Sonrasında devamı gelir. Körcül, kör kültüründe kendi aramızda kullandığımız bir kelime. Cümle içinde kullanarak anlatmak gerekirse “Bu site çok körcül değil” deriz aramızda. Sizlere anlatırken ya da bir belge hazırlıyorsak genelde ‘erişilebilir’ ve ‘erişilebilir değil’ şeklinde kullanırız.

Haberin Devamı

Bir yere giderken Google ve Yandex gibi harita uygulamalarını kullanıyoruz ama tam varış noktasına gelince yine de bir sormak gerekiyor. Bazen bizi tanıyanlar bu duruma yersiz şekilde üzülüyor. Annemi-
babamı ya da eşimi-çocuğumu arayıp “Onu tek bırakmışsınız” diyerek kendilerince kızıyorlar. Bazen komik buluyorum bunu. Beni görünce annemi aramak yerine yanıma gelip “Yardım gerekiyor mu, nereyi arıyorsun” dese daha çok işime yarar. Annem de bu duruma alışmış, arayanlara “O bulur yolunu, siz merak etmeyin” diyormuş.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

12 yıldır İstanbul Diyalog Müzesi’nde çalışıyorum. Hiç değişmedi, bir arıza olduğunda bir tabela koyup ‘arıza var’ diyorlar. Kışın ‘ıslak zemin’ tabelası koyuyorsunuz ama gören de düşüyor, görmeyen de. İşe yaramıyor. İşyerimin önünde tahta bir zemin çöktü, çöken yerin etrafına bir bariyer yapıldı. İnsanlar bu sefer bariyere çarpıyor. Orası da korkarım yıllarca yapılmayacak.

Mecidiyeköy’de otobüs durağına giden, körler için yapılmış sarı çizgi üzerindeki iki elektrik direği
12 yıldır duruyor. En az beş defa şikâyetçi oldum. Her gün polise en az beş araba şikâyet ediyorum ama akşam dönerken bakıyorum, o şikâyet ettiğim araçlar aynı yerde...

Haberin Devamı

Sadece anlatabilirim

Erişilebilirlik de her şey gibi geri gidiyor. “Bu kadar ters giden şeyin içinde erişilebilirliği kim düşünür” diyeceksiniz. Haklısınız. Bu yaşıma geldim şöyle rahat bir 10 yılım olmadı bu İstanbul sokaklarında. Özlemini çektiğim şey bu. Ve bu da birlikte olacak, hepimiz birbirimizin yaşam alanını iyileştirmeliyiz.

Ben tek başıma sadece anlatabilirim, şimdilik buna gücüm yetiyor. Bir yaşam alanını üretirken kaç farklı mühendislik dalı varsa hepsine ihtiyaç var. Herkes elini biraz acıtacak. Tabii isterseniz... Eskilerin dediği gibi ‘herkes kendi kapısının önünü süpürse ülke tertemiz olur’.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!