“Konser ve tiyatro salonları gibi alanlar ‘sözde’ bize uygun"

“Konser ve tiyatro salonları gibi alanlar ‘sözde’ bize uygun

3 Aralık Dünya Engelliler Günü’ydü. Bu özel günün amacı farkındalık yaratmak. Biz de engeli olan kişilerle konuştuk; nasıl sosyalleştiklerini ve bu alanda yaşadıkları zorlukları sorduk: Bazen bir tırabzan olmaması onları sosyal hayattan koparabiliyor, bazen de maskelerimiz yüzünden dudak okuyamıyorlar... Yüksel Gök’ün deyişiyle onların hayatını zorlaştırmak da kolaylaştırmak da toplumun elinde...

Haberin Devamı

‘ENGELİME BAKIŞ AÇISI DURUMU BAZEN ZORLAŞTIRIYOR, BAZEN KOLAYLAŞTIRIYOR’
Yüksel Gök, 41, Hürriyet Seyahat gezgini (Ortopedik engelli)

Sosyalleşmek için kendimi fiziki olarak rahat hissettiğim her yere gidiyorum. Tabii bu imkânlar doğrultusunda gerçekleşiyor. Örneğin, İstanbul’da toplu taşımaya binemiyorum ya da biniyorsam çok zorlanıyorum. Gideceğim yerin merdiveni varsa tedirgin olurum. Kafeye bile giderken kolaylıkla girebilecek miyim diye düşünürüm. Çok seyahat ediyorum; başta ailemle geziyordum. Çalışma hayatına başlayınca tek başıma seyahat etmeye başladım. Bu da yine imkânlar doğrultusunda gerçekleşiyor. Bir geziye gitmeden önce araştırıyorum, gidenlere soruyorum... Birçok kriter var, özellikle benim açımdan fiziki koşullar çok önemli. Çünkü birçok yerde engellilere yönelik merdiven tırabzanı bile yok! Bu dışardan bakıldığında çok büyük bir zorluk olarak görülmeyebilir ama benim için hayat kurtaran bir detay. Kendime uygun çözümler üretiyorum. Toplu taşımaya binemiyorsam ya araç kullanıyorum ya da taksiyle gidiyorum. Toplu gezmek, grupla seyahat biraz daha zor çünkü kalabalık bir ekipse herkesin bana ayak uydurması gerekiyor. Yürürken zorlanıyorum. O nedenle gruptaki insanların engelime bakış açısı ya zorlaştırıyor veya kolaylaştırıyor durumu. Genelde tek başıma daha rahat ediyorum. Gezmek, geniş bir meydanda yürümek en çok sevdiğim aktiviteler arasında. O nedenle çoğunlukla Avrupa’yı tercih ediyorum. Kendimi çok zorladığım zamanlar da oluyor. Mesela Nemrut Dağı’na çıkmak gibi... Yanımda mutlaka destek amaçlı birinin olması gerekiyor. Engelim olmasa bale yapmayı çok isterdim.

Haberin Devamı

“Konser ve tiyatro salonları gibi alanlar ‘sözde’ bize uygun
Tırabzan varsa Yüksel Gök için sosyal hayatta özgürlük var.

‘TİYATROYA GİTMEYİ ÇOK MERAK EDİYORUM’
Selman Karadoğan, 34, bilgisayar teknisyeni (İşitme engelli)

Akvaryuma gidip balıkları izlemeyi; tarihi yerlere gidip, gezip dolaşmayı çok seviyorum. Yaşanmış olayların mekânlarını görmekten hoşlanıyorum. Kafama koyduğum her şeyi yaparım. Bilgisayar alanında bilgim var, tamir ederim, kendimi geliştiriyorum. Çocuklar için bir şeyler üretiyorum. Maketten ahşap zekâ geliştirici oyuncaklar üretiyorum. Pandemide başladım. İçinde pinpon topları olan bir oyuncak ürettim. Instagram’da satışını yapıyorum. Eşim de işitme engelli. Acil durumlarda sosyal ortamlarda iletişim kurmakta zorluk yaşıyoruz çünkü tercüman yok. Örneğin, doktora gidiyoruz, kendimizi anlatamıyoruz. Derdimizi anlamıyor, yanlış ilaç veriyorlar. Tekrar tekrar gidip geliyoruz. Bel ağrısı için gittim doktora, iğne yapmaya kalktılar; istemiyorum ama engel olamıyorum. Başka bir tedavi uygulansın istiyorum ama ifade edemediğim için mecbur kalıyorum. Eğer kardeşim müsaitse ondan rica ediyoruz, bizimle geliyor. Bilgisayar kullanmayı kendi çabalarımla çözdüm. Yalnız başıma yaptığım her şey benim için çok daha kolay. Tiyatroya gitmeyi çok merak ediyorum, isterdim deneyimleyebilmeyi. Arkadaşlarımla buluşup onlarla sohbet etmek, ailemle bir araya gelmek, onlara bir şeyler verebilmek, kendime yenilikler katmak benim için çok güzel. Eğitim merkezlerinde sıkıntılar yaşıyorum. Örneğin, sürücü kursu... Ehliyet almak istiyorum, tercüman yok. Herhangi bir hobi alanında eğitim almak istesem erişemiyorum. Çocuklarım küçük, okullarına gidiyorum veli toplantısı için, öğretmenlerle iletişim kuramıyoruz. Onların gelişimi engelleniyor. Mesela eşim koronavirüse yakalandı. Bu süreç de bizim için çok zor oldu. İnsanlar tüm yeni gelişmeleri, güncel bilgileri anında öğreniyorsa biz çok sonradan ulaşabiliyoruz. İyi dudak okuyabiliyordum ama maske takıldığı için artık ciddi sorunlar yaşıyorum.

Haberin Devamı

“Konser ve tiyatro salonları gibi alanlar ‘sözde’ bize uygun
Karadoğan en çok hastanede ve çocuklarının okulunda zorluk yaşıyor.

‘ÖRÜMCEK KAFALARIN AYDINLANMASI GEREK’
Tan Aytıs, 33, İZEV Vakfı Uluslararası Gençlik Temsilcisi (Down sendromlu)

Sosyalleşirken aslında benim için bir zorluk yok, her şey kolay. İZEV Vakfı’nın projelerini tanıtmak ve toplumu bilgilendirmek çok kolay. Önümde bir engelim olmasaydı zihinlerdeki duvarları yıkmak isterdim. Örümcek kafaların aydınlanması gerek. Engelli yok, engel var. Bu yüzden yıkılmak zorunda olan zihinlerdeki duvar. Sosyal hayatımda yaptığım her şeyden çok keyif alıyorum. Proje tanıtımı, farkındalık çalışmaları, sergi küratörlüğü, birçok şey... Amerika, Fransa, Almanya, nereye olursa giderim, seyahat etmeyi çok seviyorum. Yurtdışı, yurtiçi her yere... Alışveriş, konser, tatil, kültür turu, eğlence, yemekler, etkinliklere katılırım. Sosyal sorumluluklarda yer alıyorum. Aynı zamanda profesyonel tiyatro oyuncusuyum. Yemek yemeyi çok severim, ailemle güzel şeyler yapıyoruz. Markete gitmeyi çok seviyorum. Sosyalleşirken hiç sorun yaşamıyorum. Çünkü ben zorlukları aşmış biriyim. İnsanların zihinlerindeki duvarı yıkmaları lazım. Sosyalleşirken hiç zorlanmasın, bazı durumlar hiç olmamış gibi davransınlar.

Haberin Devamı

“Konser ve tiyatro salonları gibi alanlar ‘sözde’ bize uygun

Tan Aytıs (tekne kullanırken) sosyalleşmekte sorun yaşamıyor: “Alışveriş, konser, tatil, kültür turu, eğlence, yemekler gibi etkinliklere katılırım. Çünkü ben zorlukları aşmış biriyim.”

 

Haberle ilgili daha fazlası: