Güncelleme Tarihi:

Son dönemde opera bileti bulmak hiç olmadığı kadar zor. Pek çok kişi temsiller için sabahın erken saatlerinde gişelerin yolunu tutuyor, biletler satışa çıkar çıkmaz tükeniyor. Sık sık izliyoruz ama operaya gittiğimizde nelere dikkat etmemiz gerektiğini biliyor muyuz?
Opera izlemek, kendine özgü kuralları olan bir deneyim. Mezzosoprano Seda Taşpınar, İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nde koro sanatçısı olarak görev yapıyor. Aynı zamanda sosyal medyada (seda_taspinar_keskin) paylaştığı eğlenceli ve bilgilendirici içeriklerle operayı ulaşılmazlıktan çıkarıp gündelik hayata yaklaştırıyor. Taşpınar’la hem paylaşımlarını hem de opera izlerken dikkat edilmesi gerekenleri konuştuk.
- Operayla ilgili paylaşımlar yapmaya nasıl karar verdiniz?
Bu paylaşımlara bir-iki ay önce başladım. Başlangıçta daha çok sosyal medyayı keşfetme amaçlı içerikler paylaşıyordum. Sonra sosyal medyada da yapılan yorumları ve eleştirileri gözlemleyince aklıma böyle bir fikir geldi. Türkiye’de kimsenin yapmadığı bir şey olduğunu fark ettim ve buradan yola çıktım.
- Sosyal medyada operayı anlatırken en çok “Bunu bilmiyordum” tepkisini aldığınız şeyler neler?
Temsil kelimesi çok ilgi çekti. “Siz niye temsil ediyorsunuz, niye konsere gidiyorum ya da tiyatroya gidiyorum demiyorsunuz” soruları geliyor. Buradan çok soru gelince ben bunu da bir post yapayım dedim ve sonra bayağı bir aldı yürüdü.
- Peki, ne demek temsil?
Temsil, aslında bir şeyi temsil etmek anlamına geliyor. Biz bestelenmiş bir eseri yorumladığımız için besteciyi temsil etmiş oluyoruz. Klasik müzik eserinde, senfonide, tiyatroda, balede de aynı şey geçerli. Opera, konser olmuyor çünkü bütünsel bir eser; hem oyunculuk, hem bale, hem şarkı var.
- Türkiye’de toplumun geneli operaya uzak gibi bir algı var ama bilet için nöbet tutanları da görüyoruz. Sizce seyircinin ilgisi nasıl?
En sık duyduğum şey “Bilet bulamıyoruz” şikâyeti. Paylaşım yaptığımda da “Gidin diyorsunuz ama bilet yok” diyen çok oluyor. Bu aslında sevindirici, izleyicisi olduğunu gösteriyor. Zaten opera, bale ve senfoninin kemik bir kitlesi var. Benim amacım bilmeyene ulaşmak. Daha esprili ve eğlenceli bir dille anlatmamın nedeni, insanların ‘Bize hitap etmiyor” diye düşünmemesini sağlamak. Opera artık ulaşılmaz, yüksek bir sanat değil. Tiyatro, bale ve senfoni herkesin erişebileceği, hayatın içinden hikâyeler anlatan sanatlar.
- Hiç opera izlememiş birini nasıl ikna edersiniz?
‘Operayı sevmiyorum’ diye düşünen birini kazanmak zor, üzerine gitmemek gerekir. Sevebilecekleri operalardan örnekler sunuyorum. Melodik ve hikâyesiyle daha kolay bağ kurulabilecek eserler öneriyorum. Operada ‘spoiler’ mübahtır, film gibi değil. Konuyu önceden bilmek izlemeyi kolaylaştırır, üst yazıya takılmadan takip edebilirsiniz.
OPERA, TİYATRO İZLERKEN BUNLARA DİKKAT!
- Ses çıkaran, hışırtılı kumaşlar ve şıngırtılı takılardan kaçınılmalı, yumuşak ve sessiz kıyafetler tercih edilmeli. Bu hem sanatçının konsantrasyonunu bozmamak için hem de çevredeki seyircileri rahatsız etmemek için gerekli.
- Frak giymek zorunlu değil ama resmi olmasa da şık giyinilmeli.
- Mümkünse erken gelinmeli, kitapçık alınarak eser ve besteci hakkında bilgi edinilmeli. Besteci ve hikâye biraz araştırılırsa daha çok keyif alınır.
- Geç kalındığında içeri girmeye çalışılmamalı. Kapı açılması ve ışık dikkat dağıtır.
- Alkış zamanından emin olunmadığında beklemek, şefi ve izleyiciyi takip etmek en doğrusudur. Şef elini indirip rahat pozisyona geçmeden alkışlanmamalı.
- Telefonlar sessize alınmalı. Bu bir altın kural. Telefonlar düşüp ses çıkarmaması için çantaya konulmalı.
- Çekim yapılacaksa ekran ışığı kısılmalı, flaş kesinlikle kullanılmamalı. Fotoğraf ve video temsil sonunda, selam sırasında çekilmeli.
‘YENİ BAŞLAYANLAR’ İÇİN 5 ESER
- ‘La Traviata’ (Giuseppe Verdi): Müzikleri çok tanıdık. Reklamlarda sıkça kullanıldığı için kulağa yabancı gelmiyor.
- ‘Carmen’ (Georges Bizet): İspanyol ezgileri ve çingene figürüyle çok melodik, kolay bağ kuruluyor.
- ‘Saraydan Kız Kaçırma’ (Wolfgang Amadeus Mozart): Osmanlı dönemini anlattığı için tarihsel bir aşinalık yaratıyor, tanıdık melodiler...
- ‘Aşk İksiri’ (Gaetano Donizetti): Eğlenceli ve komik bir opera. İzlemesi keyifli, müzikleri akılda kalıcı.
- ‘Turandot’ (Giacomo Puccini): Ortadoğu ve Uzakdoğu ezgileri barındırıyor. Çok bilinen, popüler bir aryası var ve kulağa tanıdık geliyor.
