GeriHürriyet Pazar Kadınlar yalnızlaştırılıp şiddetin sorumlusu gibi gösteriliyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kadınlar yalnızlaştırılıp şiddetin sorumlusu gibi gösteriliyor

Kadınlar yalnızlaştırılıp şiddetin sorumlusu gibi gösteriliyor
Abone Olgoogle-news

Son günlerde psikolojik şiddet lafını daha çok duymaya başladık. Suçlamak, çaresiz hissettirmek, tehdit etmek... Fiziksel şiddet kadar çok sık rastlanan bir durum. Biz de kadına psikolojik şiddeti masaya yatırdık. Nedir; nasıl ve kimler uygular; fark etmeden buna maruz kalıyor musunuz? Uzmanlara göre: “Partnerinizleyken aşağılama veya küçümsemeyle karşılaşıyorsanız yaşadığınız şeyin adı psikolojik şiddet ve siz psikolojik araçlarla kontrol ediliyorsunuz.”

Yapılan araştırmaya göre her üç kadından biri hayatında en az bir kez fiziksel şiddet görüyor. Bir de psikolojik şiddet var. Anlatması, anlaması, ispat etmesi zor bir kavram. Sözlerin ruhta bıraktığı izleri kanıtlamak kolay değil. Ama kadınlar yaşadıklarını anlatırken benzer cümleler kuruyor. Uzmanlara, şiddet eylemlerini ve psikolojik şiddetin biçimlerini sorduk. Psikolog Meral Sarıkaya, bu tarz bir şiddetin kadın ruhunda yarattığı duyguları ‘suçluluk, yalnızlık, korku, çaresizlik, kendine güvensizlik, gerginlik ve huzursuzluk’ olarak sıralıyor.

Kadınlar yalnızlaştırılıp şiddetin sorumlusu gibi gösteriliyor

Psikolojik şiddetin karşısındaki kişi üzerinde otorite kurma çabası olduğunu da belirten Sarıkaya “Şiddet toplumun tüm kesimlerini etkiliyor ama kadınlar ve çocuklar en fazla risk altında. Üstelik fiziksel şiddetin çok olduğu düşünülse de psikolojik, cinsel ve ekonomik şiddet de azımsanmayacak oranda... İlişkide psikolojik şiddet, güç kazanmak amacıyla uygulanıyor. Bunu uygulayanlar tehdit mesajları veriyor” diyor.

Eğitimli olması fark etmiyor

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı gönüllüsü, sosyal çalışmacı Gülsun Kanat şunları söylüyor:

Kadınlar yalnızlaştırılıp şiddetin sorumlusu gibi gösteriliyor

“Abimin görürse beni döveceği korkusuyla yıllarca elimi ağzıma kapatarak güldüm. Eğitimli bir aileden geliyorum. Dünyanın en gelişmiş ülkelerinde de kadınlar şiddet görüyor. Kadına yönelik şiddetin failinin eğitimli-eğitimsiz olması da fark etmiyor.”

Eğitimleri arttıkça daha fazla zihin oyunu yapabiliyorlar

Sosyal çalışmacı, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı gönüllüsü Gülsun Kanat, psikolojik ve fiziksel şiddetin birbirine geçmiş olan sınırlarını tecrübeleri ve izlenimlerine dayanarak şöyle açıklıyor: “Mor Çatı olarak bizim deneyimimize görekadının ya da erkeğin aldığı eğitim ve statüsü, şiddetin yaşanmasının önünde engel değil. Psikolojik şiddetin olduğu her ilişkide fiziksel şiddet olmayabilir ama fiziksel şiddetin olduğu her ilişkide psikolojik şiddetin bazı öğeleri bulunuyor.

Psikolojik şiddeti, belirli düşünsel becerilerini geliştirebilen erkekler daha çok kullanıyor ve stratejileri daha sofistike olabiliyor.

Kendinden şüphe edersin

Zihin oyunlarını daha fazla yapabiliyorlar örneğin. Bu şiddeti bir psikiyatr uyguluyorsa, insan psikolojisini çok iyi bildiği için size karşı kullandığı cümleler çok daha yanıltıcı ve can acıtıcı olabiliyor. Sıklıkla bu şiddet nedeniyle kendimizden şüphe ediyor durumuna düşebiliyoruz. Bunu kimileri benlik algınız üzerinde oynayarak yapar, kimileri daha düz yapar. İşte burada durumu o kişinin eğitim kapasitesi belirliyor.

Ünlüler de yapar

Bu şiddet biçimini uygulayanların kimileri sosyal açıdan ünlü veya sosyal çevrelerinde tanınan, güçlü kişilikler de olabilir. Bu durumda şiddeti yaşayan kadın için yaşadığını açığa çıkartmak daha da zorlaşıyor.

Arkadaşımıza dahi anlatırken suçluluk duygusu yaşıyorsak, anlattığımız arkadaşımız tarafından ‘şiddete davranışlarımızın neden olduğuna’ dair bir yaklaşım seziyorsak, bu durum bize ‘o şiddetin olmasını engelleyemediğimiz, sorumlusu olduğumuz’ hissini verir. Psikolojik şiddet, insanı yaralayan, suçlu gibi hissettiren, utandıran bir şiddet türü; alay ederek veya küfürle, bazen de başkalarının yanında yapılıyor ve fail yerine kadın utanıyor.

DEMET ŞENER: “Psikolojik şiddet gördüm ama ben çok güçlü bir kadınım, savaştım. Kadınlar asla haklarını yedirmesinler ve vazgeçmesinler.” 2019

GÖNÜL YAZAR: “Sevgilim ‘Yazmasınlar sana, istemiyorum’ diyor. Ben de ‘İyi birini buldum, bari kaybetmeyeyim’ diye boynumu büküyorum. Yüksek sesle konuşmaya, bağırmaya, beni azarlamaya başladı. Her şeye takıyor. Evdeki yardımcılarıma taktı.” 2020

PSİKOLOJİK ŞİDDET BİÇİMLERİ
“Bütün problem sende, terapiye sen git, sen değiş!”

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı gönüllüsü Gülsun Kanat, psikolojik şiddetin türlerini de şöyle sıralıyor:

Suçlamak

Şiddeti uygulayan kişi, “Bak sen öyle söylemeseydin, insanca davransaydın sana bu şekilde davranmazdım” tavrı takınıyor. Bu durumda kadın “Ben yapamıyorum. Ben öyle davranmasaydım, benim yüzümden, ben beceremedim” gibi düşüncelere girebiliyor.

Baskı yapmak

Aileyi koruma görevi, toplumsal olarak yine kadına yükleniyor. “Ne olacak, sen de yemeğin tuzunu az koysaydın” gibi suçlamalar... E ama bu şiddeti tuzu az ya da fazla koysak da yaşıyoruz. Mesele zaten bu değil. Mesele, erkeğin kontrol etme ve iktidar ilişkisi kurma derdinde olması. Sürekli bir mayın tarlasında dolaşır gibisiniz... O şiddetin içinde “Kendimi ve çocuklarımı koruyacağım” diye bekliyorsunuz.

Aşağılamak

Becerilerinizi küçümsüyor, karar mekanizmalarına sizi dahil etmiyor, “Sen kimsin ki? Sen neyi becerebilirsin ki? Sen ne yapabilirsin ki? Hiçbir şey yapamazsın. Hiçbir şeyi bilmiyorsun. Zaten kimse sana velayeti vermez. İş de bulamazsın. Yemek yapmayı bile beceremiyorsun” gibi sözler duyuyorsanız...

Kıskanmak

Ne zaman, nerede, kiminle ne yaptığınızı, ne giydiğinizi denetliyor, “Sokağa bu kıyafetle çıkamazsın”, “Kendi iyiliğin için onunla görüşmeni istemiyorum”, “Seni dışardaki kötü adamlardan koruyorum, sen onları bilmezsin” gibi sözler söylüyorsa... Veya kıskançlık size ‘sevginin bir göstergesi’ olarak anlatılıyorsa...

Hakaret etmek

Kişiliğiniz, fiziksel görüntünüz veya aileniz, çevreniz hakkında yaralayıcı sözler sarf ediyorsa ...

Çaresiz hissettirmek

Bu sabah yaptığım görüşmeden bir kadının neredeyse bir yaşında bir çocuğu varmış. Yuvasını korumak için çaba sarf ettiğini, eşine “Birlikte bir çözüm arayalım. En azından bir terapiye gidelim” dese de adamın buna yaklaşmadığını anlatıyor. Ama adam, “Ben neden gideyim? Ben deli değilim ki, ben hasta değilim ki... Bütün problem sende, sen değiş” diyor. Kadın ne yaparsa yaranamıyor. Birçok örnekte kadınların çalıştığını ve evlerini onların geçindirdiğini görüyoruz ama ‘çocukların babasız kalmaması ve kendilerinin yalnız olursa bu hayatı sürdüremeyeceği algısı yerleştirilmiş’; oysa evi geçindiren, çocuğu büyüten, okutan üstelik yaşadığı ağır şiddete rağmen kadın!     

Tehdit etmek

Örneğin çocuklarınızın elinizden alınacağına ve size gösterilmeyeceğine ilişkin sözler sarf ediliyorsa...

Yalnızlaştırmak

“Onlar seni benim kadar sevemez ki... Seni en çok ben seviyorum. Sana en iyi ben bakarım” gibi sözlerle kadına bir sosyal izolasyon yaratmak, onu yalnızlaştırmak ve kadının kendisinin kendisiyle ilgili bilgi alabileceği alanların önüne geçmek, kadını ailesi ve arkadaşlarından uzaklaştırmak... Böyle durumlarda bir süre sonra kendinize, size şiddeti uygulayan kişinin gözleriyle bakıyorsunuz.

TUBA BÜYÜKÜSTÜN:

Kadınlar yalnızlaştırılıp şiddetin sorumlusu gibi gösteriliyor

“Günümüzde kadınlar fiziksel ya da psikolojik şiddete uğruyor. Aslında yanımızda kimse olmadığı için psikolojik şiddeti kimse de görmüyor ama bunu küçümsememek gerek. En az fiziksel şiddet kadar insanın içini çürüten bir şey bu durum.” 2020

HADİSE:

Kadınlar yalnızlaştırılıp şiddetin sorumlusu gibi gösteriliyor

“Şiddeti bazen psikolojik anlamda da yaşayabiliyoruz. Ben bunu öyle yaşadım. Bir ilişkide adımlarını korkular içinde atıyorsan hayatında, bu da bir şiddettir bence. Eminim kadınlar beni çok iyi anlıyorlardır.” 2014

SİZE PSİKOLOJİK ŞİDDET UYGULANDIĞINI NASIL ANLARSINIZ?

Gülsun Kanat kadınların yaşadıklarını adlandıramadığı noktada kendine hangi soruyu sorması gerektiğini de anlattı: “Psikolojik şiddetin ayırdına varmak hem zaman alabilir hem de görmemiz çok zor olabilir. Fiziksel şiddetin aksine bu şiddet türünü tarif etmek daha zor. Yaşanan durum, psikolojik şiddet mi değil mi şöyle anlayacağız:

Bir şeyi konuşurken rahatça, güvenle ve kaygı duymadan davranabiliyor, “Yanlış da olsa yargılanmayacağım, alay edilmeyeceğim, utandırılmayacağım” diye düşünüyorsanız sorun yok.

◊ Kendinizi ortaya koymakta tedirgin olmadığınızda, ifadenizi sürekli partnerinizin istediği gibi olsun diye kurgulamaya çalışmak için çaba sarf etmediğinizde, ne söyleyeceğinizi, davranacağınızı kılı kırk yararak düşünmediğinizde, kısacası korkmadan kendinizi ortaya koyduğunuzda güven duyduğunuz bir ilişkidesinizdir.

◊ Birbirimizi eleştirebiliriz, farklı düşüncelerimiz olabilir. Ama konuşurken bir aşağılama veya küçümsemeyle karşılaşıyorsanız yaşadığınız şeyin adı psikolojik şiddet ve siz, psikolojik araçlar kullanılarak kontrol ediliyorsunuz.

◊ Psikolojik şiddet, erkek egemen sistemin, erkek şiddetinin bir biçimi... İktidar ilişkisini kurmak ve cinsiyet ayrımcılığını devam ettirmek için kullanılan bir araç. Erkekler bunu çoğunlukla yapıyor çünkü kimse iktidarını vermek istemiyor. Öfkesini boşaltmak istiyorsa bunu çok rahat yapıyor çünkü bu ülkede ve  bu dünyada, bunun kadınlar üzerinden yapılması normal görülüyor.

◊ Çevreniz, komşular ya da karakoldaki polis ‘Ailedir yuvadır’, ‘Abidir, yapacak tabii’ ya da abiniz/kardeşiniz ‘Annemdir-babamdır yapacak tabii’ gibi yaklaşımlarla sizi şiddetin içinde yalnızlaştırıyor, sizi o şiddetin sorumlusu gibi göstererek iyice bu ilişkinin içine itiyor.”

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle