Kadın haklarında dünya geriye gidiyor

Güncelleme Tarihi:

Kadın haklarında dünya geriye gidiyor
Oluşturulma Tarihi: Eylül 28, 2025 07:00

BM Kadın Birimi’nin 2025 raporu dünyada kadınların yoksulluk, şiddet ve eşitsizlikle kuşatıldığını ortaya koyuyor. Rapora göre çatışmaların, iklim krizinin yükünü kadınlar taşıyor. Türkiye’de işgücüne katılım ve eğitimde kadın lider eksikliği öne çıkıyor.

Haberin Devamı

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) ve BM Ekonomik ve Sosyal İşler Dairesi’nin yayımladığı  Toplumsal Cinsiyet Eşitliği 2025 Durum Raporu, dünyanın toplumsal cinsiyet eşitliğinde geriye gittiğini gözler önüne seriyor.

Çatışmaların kadınlar için giderek daha ölümcül hale geldiği vurgulanan raporda, 2024 itibariyle 676 milyon kadın ve kız çocuğunun ölümcül çatışmaların 50 kilometre yakınında yaşadığı belirtildi. Bu rakam 1990’lardan bu yana kaydedilen en yüksek düzey. Türkiye’nin de içinde olduğu coğrafyada istikrarsızlık, kadınların yaşam alanlarını daraltırken yerinden edilmeler ve güvenlik endişeleri özellikle kadınları etkiliyor.

Eşitsizlikler yalnızca çatışma ortamıyla sınırlı değil. 2024’te 64 milyondan fazla kadın, erkeklere kıyasla orta veya ileri düzeyde gıda güvensizliği yaşadı. İklim krizinin 2050’ye kadar 158 milyon kadını daha yoksulluğa sürükleyebileceği öngörülürken, yapay zekânın erkeklerin yüzde 21’inin, kadınlarınsa
yüzde 28’inin işini tehdit edeceği uyarısı yapılıyor. Bu risk özellikle genç ve eğitimli kadınlar için daha yüksek.

Haberin Devamı
Haberlerimizi Google’da Takip Edin
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Raporda Türkiye’deki tablonun da küresel eğilimlerle örtüştüğünü görüyoruz. Kadınların işgücüne katılımı OECD ortalamasının oldukça altında; çoğu düşük ücretli ve güvencesiz işlerde istihdam ediliyor. Kadınların işyerlerinde liderlik oranları erkeklere göre hâlâ çok düşük. Bu durum en çok eğitim kurumlarında öne çıkıyor. Kadınlar öğretmenlikte çoğunluğu oluşturmasına rağmen yöneticilikte yok denecek kadar az temsil gösteriyorlar. Türkiye’de kadın öğretmen oranı yüzde 56 iken, kadın okul müdürü oranı yüzde 7.

Kadın haklarında dünya geriye gidiyor

 

FİZİKSEL VE CİNSEL ŞİDDET

Raporda dikkat çeken diğer başlıklardan biri de erken yaşta evliliklerle ilgili. Dünya genelinde 20-24 yaşlarındaki evli genç kadınların neredeyse 5’te 1’i (yüzde 18,6) 18 yaşını doldurmadan evlenmiş ya da birliktelik yaşamış durumda; bu oran 2014’te yüzde 22’ydi. Son 5 yılda, 99 olumlu yasal reform ayrımcı yasaların kaldırılmasına ve dünya genelinde cinsiyet eşitliği yasal çerçevelerinin oluşturulmasına yardımcı oldu. Ancak yalnızca 38 ülke, istisnasız asgari evlilik yaşını 18 olarak belirleyebildi ve sadece 63 ülkede rızanın olmamasına dayalı tecavüz yasaları var. 15-49 yaş arası her 8 kadından 1’inden fazlası, son 12 ayda mevcut veya eski partneri tarafından fiziksel ya da cinsel şiddete maruz kaldı (yüzde 12,5).

Haberin Devamı

Eviçi işlere ayrılan süre başlığına bakıldığında da kadınların ve kız çocuklarının erkeklere kıyasla ücretsiz ev işlerine günde 2,5 kat daha fazla zaman ayırdığı görülüyor.

Rapor cinsiyet eşitliğinin yasalar, politikalar ve güçlü kurumlarla desteklendiği ülkelerde yakın partner şiddeti oranlarının diğer ülkelere kıyasla 2,5 kat daha düşük olduğunu hatırlatıyor. “Toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik yatırımlar toplumları ve ekonomileri dönüştürme gücüne sahip” diyen UN Women İcra Direktörü Sima Bahous, geçen hafta New York’taki toplantıda şöyle konuştu: “Pekin +30 Eylem Planı, tüm kadınlar ve kız çocukları için haklar, eşitlik ve güçlenmeye giden yolda bir yol haritası sunuyor ve daha hızlı bir uygulama için altı öncelikli alan belirliyor: Dijital devrim, bakım emeği ve ekonomisi, şiddetin sona erdirilmesi, iklim adaleti, karar alma mekanizmalarına tam ve eşit katılım, insani krizler, güvenlik ve barış inşası. Bu alanlara kadınların ve kız çocuklarının sesini yükseltme hedefi eşlik ediyor.”

Haberin Devamı

Rapora göre, yeterli yatırım yapılırsa  milyonlarca kadının yoksulluktan çıkacağı öngörülüyor. En güçlü mesajsa şu: Eşitlik yalnızca bir hak değil, aynı zamanda ekonomik ve toplumsal bir zorunluluk. Türkiye’de ve tüm dünyada kadınların işgücüne katılımı, erken evliliklerin önlenmesi, eğitimde eşitlik ve liderlik fırsatlarının arttırılması, şiddetin sona erdirilmesi için acil adımlar atılmadıkça eşitsizlik kısırdöngüsü sürecek.

BAKMADAN GEÇME!