İçimizi ısıtıyor ama biraz mesafe gerek

Güncelleme Tarihi:

İçimizi ısıtıyor ama biraz mesafe gerek
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 11, 2025 07:00

Işıl ışıl parlayan bronz bir ten göze hoş görünse de uzmanlar güneşin zararlı ışınlarının cilt kanserine yol açabileceğini söylüyor. Fakat güneşten D vitamini almamız da gerekiyor çünkü D vitamini eksikliğinin de kansere neden olabileceğinden bahsediliyor. Her an koruyucu krem kullanmak gerçekten şart mı, kimler riskli gruba giriyor? Dermatoloji uzmanlarıyla konuştuk.

Haberin Devamı

Son yıllarda güneşten koruyucu kremlerin içeriğiyle ilgili endişelerimiz arttı. Kimyasal filtreler üzerine yapılan araştırmalar bazı ürünlerin hem insan sağlığına hem de doğaya zarar verdiğini öne sürüyor. Bir de D vitamini konusu var. Uzmanlara göre güneşten koruyucular D vitamini sentezini azaltabiliyor. Güneşten koruyucu krem sürülen bölgelerden vücudumuz
D vitamini alamıyor. D vitamini eksikliğinin de kolon, meme ve prostat kanseri riskini arttırdığından bahsediliyor. Ve diğer yandan da güneşin zararlı etkilerinden korunmazsak cilt kanserine yakalanacağımızdan korkuyoruz. Kafamız karışık, biz de aklımıza takılanları dermatoloji uzmanlarına, Memorial Ataşehir Hastanesi’nden Prof. Dr. Güldehan Atış, Koç Üniversitesi Hastanesi’nden Doç. Dr. Esra Saraç ve Liv Hospital’dan Uzm. Dr. Günay Mamadova’yla konuştuk.

Haberin Devamı

Prof. Dr. Güldehan Atış’a göre Türkiye’de cilt kanseri vakaları son yıllarda artış gösteriyor. En sık açık tenliler, aşırı güneşe maruz kalanlar, sık sık güneş yanığı yaşayanlar, solaryum kullananlar, çok sayıda bene sahip olanlar, bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler, yaşlılar ve arsenik gibi bazı kimyasallara maruz kalanlarda görülüyor. Atış’a göre şunlara dikkat etmek gerekiyor: “Asimetrik, sınırları düzensiz, birden fazla renk içeren ve zaman içinde değişim gösteren benler en önemli cilt kanseri olan melanomun habercisi olabilir. Ayrıca iyileşmeyen yaralar, yeni oluşan cilt lezyonları, daha önce var olan bende kaşıntı, kanama veya ağrı da birer bulgu olabilir.”

Atış cilt kanserlerinin farklı türlere
ayrıldığını anlatıyor: “Bazal hücreli karsinom yavaş büyüyor ve nadiren çevre dokulara ve uzak organlara yayılıyor. Skuamöz hücreli karsinom daha agresif, çevre dokulara ve lenf bezlerine yayılabiliyor. En tehlikelisiyse melanom. Genellikle beni taklit eden koyu lekeler şeklinde başlıyor. Hızla lenf düğümlerine ve iç organlara metastaz yapabiliyor. Erken evrede tespit edilirse tedavi şansı yüksek.”

Haberlerimizi Google’da Takip Edin
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Güneşten koruyucu kremlerin içindeki maddelerle ilgili endişelerimizi paylaştığımızda Doç. Dr. Esra Saraç şunları söylüyor: “Güneş kremlerinin ultraviyole ışınlarına bağlı yanıkları ve DNA hasarını önlediğine, deri kanseri gelişim riskini azalttığına, cilt yaşlanması ve lekelenmesi gibi kozmetik sorunlardan koruduğuna dair birçok bilimsel veri mevcut. Bununla beraber güneş kremlerinin içindeki oksibenzon, oktinoksat, oktokrilen, homosalat gibi bazı kimyasal maddelerin insan sağlığı ve doğa üzerindeki potansiyel zararları da tartışılıyor. Çinko oksit ve titanyumdioksit gibi mineral filtreli güneşten koruyucu kremler daha güvenli.”

Haberin Devamı

‘Kâr zarar oranına bakmalı’

Üç uzmanımızın da hemfikir olduğu konu; güneşten koruyucu krem, etkinlik süresi boyunca uygulandığı bölgede D vi-
tamini sentezini kısmen veya tamamen azaltabiliyor. Prof. Dr. Güldehan Atış’a göre son zamanlarda D vitamini eksikliği kolon, meme ve prostat kanseri gelişme riskiyle ilişkilendiriliyor. Ancak Atış şunu ekliyor: “Güneşten koruyucular bir miktar D vitamini sentezini azaltabilir ancak güneşin zararlı ışınlarının neden olduğu deri kanserleri gelişimini engellediği de göz ardı edilemez.”

Uzm. Dr. Günay Mamadova da “Günde 15-20 dakika kol-bacak güneşlenmesi yeterli D vitamini üretimini sağlar. D vitamini eksikliği kanser riskini arttırsa da kontrolsüz UV maruziyetinin direkt kanserojen etkisi çok daha yüksek. D vitaminini dışarıdan alınan takviyelerle dengelemek en mantıklı yaklaşımdır. Kâr zarar oranı olarak bakmak gerekir. Araştırmalar cilt kanseri riskinin D vitamini eksikliğinin teorik kanser riskinden çok daha yüksek bir tehdit olduğunu gösteriyor. Bu yüzden güneş kremleriyle cilt kanserinden korunmayı önceliklendirin. Kremleri ince bir tabaka halinde sürmek yeterli” diyor.

Haberin Devamı

Mamadova cilt kanseri tedavisiyle ilgili gelişmelerden de bahsediyor: “İmmünoterapi ve BRAF inhibitörlü akıllı ilaçlar melanom türü cilt kanserlerinde devrim yarattı. Gen terapileri henüz erken aşamada ancak umut vaat ediyor.”

İçimizi ısıtıyor ama biraz mesafe gerek

Esmerler daha mı şanslı?

Doç. Dr. Esra Saraç’a göre bu sorunun cevabı “Evet”. Sebeplerini de şöyle anlatıyor: “Cildimize koyu renk tonunu veren madde, melanosit adı verilen hücrelerde sentezlenen melanin pigmentidir. Güneşten gelen ultraviyole ışınları hem melanom hem de diğer deri kanserlerinin gelişimi için en önemli risk faktörüdür. Melanin pigmenti, güneşten gelen ultraviyole ışınlarına karşı deriyi korur. Esmerlerde melanin üretimi daha fazla olduğu için güneşin zararlı etkilerine karşı da daha korunaklılar. Ancak esmerler açık tenlilere göre daha zor yansalar da onların da güneşin zararlı ışınlarından korunması gerekir.”

İçimizi ısıtıyor ama biraz mesafe gerek

Haberin Devamı

‘İlerleyen yaşlarda takviye alınabilir’

Prof. Dr. Güldehan Atış

“İlerleyen yaşlarda ne kadar güneşe maruz kalınırsa kalınsın deride D vitamini sentezi kapasitesinde azalma olduğundan, yeterli
D vitamini sentezlenemez. Gerekli durumlarda hastalarımızın takviye almaları daha uygun bir yaklaşım olacaktır.”

BAKMADAN GEÇME!