GeriHürriyet Pazar Hürriyet Pazar 100 kişiye sordu! Belki deniz kenarında belki ağaçların altında elbet bir gün buluşacağız
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Hürriyet Pazar 100 kişiye sordu! Belki deniz kenarında belki ağaçların altında elbet bir gün buluşacağız

Hürriyet Pazar 100 kişiye sordu! Belki deniz kenarında  belki ağaçların altında elbet bir gün buluşacağız

100 kişiye hayatı eve sığdırdığımız karantina günlerinde en çok neyi özlediklerini, salgın bittikten sonra ilk ne yapacaklarını, bu dönemde kişisel bir muhasebe yapıp yapmadıklarını ve aldıkları yeni kararları sorduk. Cevaplar gösterdi ki; birbirimizi, sevdiklerimize sımsıkı sarılmayı, kalabalık bir sofranın etrafında toplanıp sohbet etmeyi çok özlüyoruz! Sevdiklerimize kavuşmak için gün sayıyoruz. Ama elbet bir gün buluşacağız!

56 Sevdiklerine sarılmayı özleyenlerin sayısı

Sevdiklerimle temas kurabilmeyi çok özledim. İlk önce sevdiklerime sımsıkı sarılacağım. (Elif Merve Demir, 26, müşteri temsilcisi)

 Bu süreç bana çevremdeki insanları ne kadar sevdiğimi, aslında beni ben yapan kodların ailem, dostlarım ve en önemlisi özgürlüğüm olduğunu hatırlattı. Sevdiklerimi görmeyi ve onlara sımsıkı sarılmayı
çok özledim.
(Melis Uzel, 30, finans uzmanı)

 En çok aile buluşmalarımızı, sohbetlerimizi ve sevdiklerime sarılmayı özledim. Karantina bitince karşıma çıkan ilk insana sarılmam umarım. (Gülsen Eğilli, 47, görsel tasarımcı)

 34 gündür hiç evden çıkmadım. Karantinaya girmeden önce son gün uzun süredir görmediğim bir arkadaşımla buluşmuştum. İyi ki buluşmuşum çünkü sevdiklerime sımsıkı sarılmayı çok özledim.
(Seda Şanlı, 47, organizasyon yöneticisi)

 Normalde öpmeyi seven biri değilim ama sevdiklerime sarılmayı çok özledim. İlk işim bütün dostlarımı sıkı sıkı sarılıp öpmek olacak.
(Hayriye Şimşek, 42, butik sahibi)

Hürriyet Pazar 100 kişiye sordu Belki deniz kenarında  belki ağaçların altında elbet bir gün buluşacağız

‘Bu kadar çok ayakkabı, alışveriş her hafta manikür olmasa da olurmuş’

Uzun toplantılar, fırınlar, alışveriş, sürekli sokakta olmak... Olmasalar da olur!
(Solmaz Dağdelen, 41, danışman)

 Dışarıdan yemek söylemeden de oluyormuş. Her hafta manikür, pedikür yaptırmak saçmaymış. Birçok şeyi kendim yapabiliyormuşum, inanılmaz bir farkındalık oldu.(Özlem Türktan, 46, iletişim uzmanı)

 Yaşantımızı karmaşık hale getiren birçok şeyden uzak kalınabiliyormuş.
Daha basit bir yaşam mümkünmüş. (Levent Yener, 52, danışman)

 Ayakkabılarım olmasa da oluyormuş. Sterilize etme kolaylığı yüzünden Crocs terliklerime bayılıyorum. Başkasına ihtiyacım yokmuş! (Petek Çırpılı, 56, araştırmacı)

 Fırına gerek yokmuş... Herkes tıpkı köy yerindeki gibi ekmeğini kendi yapabiliyormuş.
(Banu Sever, 51, öğretmen)

71 Görüntülü konuşmayla yetinemeyenlerin sayısı  

Evden dışarı çıkmadan da arkadaşlarla sohbet edip eğlenebiliyormuşuz ama bir arada olmanın keyfini vermiyor. (Bilun Saya, 50)

 İnsan ilişkilerinin hayatımdaki yeri çok büyükmüş. Dokunarak, hissederek beraber gülmek, beraber ağlamak çok değerliymiş. Görüntülü konuşmalar tatmin edici değil. (Serpil Çelik, 27, mağaza çalışanı)

Hürriyet Pazar 100 kişiye sordu Belki deniz kenarında  belki ağaçların altında elbet bir gün buluşacağız

‘Cinsel hayatım sıfır noktasına indi’

İzolasyon yüzünden okulum aksadı. Uygulamalı eğitimlerin olduğu bir dönemden geçiyordum, uzaktan eğitimle telafi edilemez. (Mustafa Yaylalı, 24, tıp öğrencisi)

 Yaşım gereği doktora kontrollere gitmem gereken durumlar var. KOAH hastasıyım ama riske girip hastaneye gidemiyorum. (Necla Karağaçlı, 63)

 Sosyal hayat sıfırlandı. Tek yaşayan biri olarak cinsel hayatım sıfır noktasına indi. (Anıl Gülalan, 32, avukat)

 ‘'TORUNLARIMIZI GÖRMEK İSTİYORUZ’

Keşan’da yazlığım var, oraya gidip torunlarımı görmek istiyorum, onları çok özledim. Hayat normale dönsün, eski düzenimizi özledik. (Hüseyin Öger, 70, kasap)
Karantinadan önce arkadaşlarımla Gürcistan seyahatindeydim. Keşke gitmeyip ailemle ve torunumla vakit geçirseydim. Çünkü şu anda hasretiz sevdiklerimizle. Torunuma doya doya sarılıp, onu da alıp Gümüşlük’teki yazlığımıza gideceğim. (Nursel Ertürk, 65, emekli)
İlk iş İstanbul’a torunumu ve kızımı görmeye gideceğim. Sonra Kastamonu’ya gidip annemi ve akrabalarımı görmek istiyorum. (Nesrin Nuhoğlu, 65, ressam)
Çocuklarıma ve torunlarıma kavuşacağım. Küçük torunumla top oynamayı, büyük torunumla sohbet etmeyi ve aile yemeklerimizi özledim. (Tayfur Karslı, 76, emekli)
Karantinadan sonra hemen Kuşadası’na gideceğim. Özgürce dolaşmayı ve sevdiklerimle görüşmeyi özledim. (Fatma Leyla Eriş, 71, emekli)
Dostlarımı, çocuklarımı, torunlarımı görmek, onlara sarılmak istiyorum. Eve kapandım, bütün sosyal yaşantım bitti. Kursuma devam edecektim, arkadaşlarımla ve komşularımla yemeğe gidecektik... Karantinadan çıkıp herkese el sallayarak koşmak istiyorum. (Şenay Uğursal, 80)
Biz yaşlıları evde oturttular. Özgürlüğümüz kısıtlandı. Arkadaşlarımı, dışarı çıkmayı ve özgürce dolaşmayı özledim. (Gülsün Araslı,
75, emekli)

Hürriyet Pazar 100 kişiye sordu Belki deniz kenarında  belki ağaçların altında elbet bir gün buluşacağız
‘Keşke anneanneme zaman ayırsaydım’

Keşke biraz para biriktirseydim. Şimdi müşteri bulamıyoruz. (Özkan Duman, 39, taksici)

 Böyle bir küresel salgını ve beraberinde gelen ekonomik krizi hayal bile edemezdim. Bu tip durumlar için keşke kenarda nakit param olsaymış. (Berna Dolamacı, 27, makyöz)

 En son seyahate çıktık, iyi ki yapmışız  ama vizemiz varken keşke daha çok seyahate çıksaydık. (Vural Uslu, 45, yönetici)

 Bir süredir okula gitmek ve arkadaşlarımla görüşmekten anneannemi görmeyi aksattım. Keşke yapmasaymışım, şu anda virüs yüzünden hastanede yoğun bakımda. Sanırım bu bana büyük bir ders oldu. (Canan Düveci, 21, öğrenci)

68 Sevdikleriyle kalabalık bir sofranın etrafında toplanmak isteyenlerin sayısı  

Karantina bittikten sonra bütün ailemi açık havadaki uzun bir sofraya toplamayı, kuş sesleriyle muazzam bir kahvaltı yapmayı hayal ediyorum.

(Müjde Karağaçlı, 35, idari işler uzmanı)

 En sevdiğim arkadaşlarımla bir araya gelip uzun bir sofranın etrafında toplanıp kahkaha atmak istiyorum. (Esra Toygun, 35, bankacı)

 Karantinadan çıkınca büyük ihtimalle tüm ailemi toplayıp bir rakı sofrası kuracağım ve onlarla bol bol vakit geçirebileceğim bir gezi programı yapacağım.

(Mustafa Erol Kazancı, 36, yüksek tekstil mühendisi)

 Artık bahar geldi, biz bu mevsimde hafta sonları ailece Belgrad Ormanı’na pikniğe giderdik. Ailemle ağaçların altında sofra kurmayı özledim.  (Ferhat Balcı, 39, sucu)

12 Doğada yürüyüş yapma hayali kuranların sayısı 

Özgür olmayı çok özledim. Karantina biter bitmez ilk yapacağım şey sahilde uzun bir yürüyüş olacak. (Nalan Malkoç, 55, ressam)

 İlk iş açık havada yürüyüş yapıp arkadaşlarımla kahve içeceğim. (Hande Sönmez, 33, kurumsal iletişim yöneticisi)

 Doğayla baş başa kalmayı ve bisiklet sürmeyi özledim. (Bedriye Kurt, 27, satış uzmanı)

39 Hayatı ertelememe kararı alanların sayısı 

Bundan sonra hiçbir işimi yarına bırakmayacağım. Bol bol seyahat edeceğim. Yakınlarıma daha çok vakit ayıracağım.
(Sevgi Onur, 67, emekli)

 Bize verilen hayatın ne kadar değerli olduğunu anladım. Kendime, sevdiklerime daha çok vakit ayıracağım. Aynı zamanda daha sağlıklı yaşamaya karar verdim. (Berk Şenöz, 26, iletişimci şirketi ortağı)

 Bu süreç bitince sevdiklerimle daha fazla zaman geçirmeye, daha az çalışmaya ve daha çok seyahat etmeye uğraşacağım. (Deniz Budak, 26, avukat)

 Bizim fakültede çok hoşlandığım bir kız var. Ha bugün, ha yarın diyerek bir türlü hislerimi açıklayamadım. Bu süreçte hayatı ertelememem gerektiğini anladım ve telefonda tüm duygularımı ona anlattım. Şimdi her gün görüntülü konuşuyoruz. Keşke daha önce yapsaydım,  sahilde el ele yürüme fırsatımız olurdu.  (Berk Atalar, 22, öğrenci)

‘Ofise gitmesek de oluyormuş’

Karantina bize gösterdi ki Türkiye’de de her gün ofise gitmesek de oluyormuş. (Burak Balcı, 32, inşaat mühendisi)

Aslında ofise ihtiyaç olmadığını biliyordum ama hayata geçirmek için endişeleri vardı herkesin. Bu süreç güzel bir prova oldu.
(Doğa Dağdeviren, 32, reklam ajansı sahibi)

İşler evden de rahatlıkla yürütülüyor. Yine de insan uzun yıllardır birlikte çalıştığı mesai arkadaşlarını da özlüyor. (Zeynep Sarıkaya, 28, pazarlama yöneticisi)

Hürriyet Pazar 100 kişiye sordu Belki deniz kenarında  belki ağaçların altında elbet bir gün buluşacağız
‘Dolu dolu yaşamak lazım’

Ne kadar değerli olduğumu anladım. Çok uzun saatler çalışmak gururlanacak bir şey değilmiş. İşimle ilgili kararlar aldım. Uygulayamazsam işimi değiştireceğim. (Ezgi Acar, 36, reklam set çalışanı)

 İnsan sevdiklerinin, doğayla barışık yaşamanın önemini daha iyi anlıyor. (Deniz Coşkun, 40, rehber)

 Ölümün bize ne kadar yakın olduğunu anlamış olduk.  (Kahraman Pala, 24, lokanta sahibi)

 Hayatı dolu dolu ve kalabalık yaşamak lazım. Özgür yaşamak gerçekten çok güzel ve kıymetli. (Zehra Ataç, 55)

 ‘Neden ormanları yaktık, hayvanları öldürdük?’

Vedat Milor:

Hayatımdaki rutinlerin değerini anladım

Seyahat etmeyi, sinemaya gitmeyi, sevdiğim lokantalarda arkadaşlarımla buluşmayı özledim. Bu süreçte hayatımdaki bazı rutinlerin değeri ortaya çıktı. En çok zevk aldığım şeylerden biri; sabahları evimin yakınındaki bir kahvehanede, kulaklıkla müzik dinleyip kahvemi yavaş yavaş yudumlarken kitap okumak... Karantina bitince ilk iş gider, orada cappuccino’mu ısmarlarım.

MEHMET YAŞİN:

İlk iş, Boğaz kenarında baharı koklayacağım

Karantina bitince ilk olarak
Boğaz kıyısına gidip baharı koklayacağım. Bahar tüm güzelliğiyle İstanbul’un üstüne çöktü. Ama bu güzellikleri biz göremedik maalesef. Onun için korulara gidip erguvanları, katırtırnaklarını seyretmek istiyorum. Bebek Kahve’ye koşturup arkadaşlarla ‘Ne olacak bu virüsün hali?” goygoyunu yapmak istiyorum. Tabii arada bir yan masada tavla oynayanlara laf atmayı da özledim. Bir de demli çayını. İlk yapacağım işler bunlar.

Şükran Moral:

Bu dönem soru sorma zamanı

Hayatımla ilgili çok düşündüm. Yaşadıklarımı, ne kadar aciz olduğumuzu... Bütün dünyayı ölüm korkusu sardı ama hâlâ açıkyüreklilikle konuşamıyoruz. 1997’de hem Roma’da hem de İstanbul’da morglara girerek performanslar yapmıştım. Yeniden izlediğimde bugünleri işaret eden çok şey gördüm. Şimdi ölümleri rakamlarla geçiştirme değil, soru sorma zamanı. Neden biz çevreye saygılı değiliz? Neden ormanları yaktık, hayvanları öldürdük? 

Hürriyet Pazar 100 kişiye sordu Belki deniz kenarında  belki ağaçların altında elbet bir gün buluşacağız

Kaan Sekban:

Daha az tüketim, daha çok birikim

Sahneyi ve seyircimi özlemekten ölüyorum... Karantina bitince sanırım annemle babama ve ablama kocaman sarılacağım ve uzun süre öyle kalacağım.

Sabaha kadar stand-up yapmayı düşünüyorum. Daha az tüketim, daha çok birikim ve tasarruf yapacağım. Dünyaya daha da iyi davranacağım. Ailemi daha sık arayıp soracağım, arkadaşlarıma daha çok zaman ayıracağım ve daha çok üreteceğim. Hayat ve aldığımız nefes dünyanın en büyük zenginliği.

Müge Boz:
Dağa, ormana, deniz kenarına gitmek istiyorum
En çok ormana gitmeyi özledim. Dağa, ormana, deniz kenarına gitmek istiyorum. Doğadan uzaklaştım, doğaya dönmem gerek. Eskiden arkadaşlarlayken ilgimiz dağılıyordu. Telefona bakıyorduk. Şimdi görüntülü konuşurken onlara odaklanıyorum. Arkadaşlarımızın kıymetini, onları ne kadar çok sevdiğimi ve değer verdiğimi daha iyi anladım.

Bülent Ortaçgil:
Önce yaşamak gerek!
Yaşamanın nasıl pamuk ipliğine bağlı olduğunu pratik yaparak öğrendik. Böyle günlerde nasıl bir sosyal devlete gerek duyulduğunu gördük! Her şeyi yapabilmek için önce yaşamak gerektiği de kafamıza dank etmiştir herhalde.

Hürriyet Pazar 100 kişiye sordu Belki deniz kenarında  belki ağaçların altında elbet bir gün buluşacağız

KÜRŞAT BAŞAR: 

Birlikte müzik yapmak daha büyük keyif
Sevdiğim insanları özledim. Sonra müziği... Evde tek başıma çalsam da birlikte çalmak bambaşka bir keyif. Ben daha çok evde çalıştığım ve gezmeyi çok fazla sevmediğim için aslında büyük bir aksama olmadı hayatımda.

Yonca Evcimik:
Dans etmeyi özledim
Karantina sonrasında ailemle Bodrum’a, Evcimik Cumhuriyeti’ne gideriz. Bodrum’daki köpeğimi, arkadaşlarımı ve kulüpte dans etmeyi çok özledim.

DENİZ AKKAYA:
Balıkçılara tek tek selam vereceğim
Karantinanın başlamasından önceki sabah özgürce rüzgâra karşı koşmuştum. Karantina bitince de uzun bir koşuya çıkmayı düşünüyorum. Bu sefer, sabahları koşuya çıktığımda karşılaştığım kalabalıklara farklı bir bakış açısıyla yaklaşacağım. İnsanın insana muhtaç olduğunu bu süreçte anladık! Yalnızlık sadece Allah’a mahsus! Artık her sabah koşarken balık tutan balıkçıların hepsine tek tek selam vereceğim.

Burcu Güneş:
İLK ÖNCE ÖZGÜRCE NEFES ALACAĞIM
Karantina sürecinde en çok dışarı çıkmayı, rahatça hareket edip yürümeyi, dostlarımı ve arkadaşlarımı görmeyi, onlara sarılmayı özledim. Sevdiklerimle rahat rahat korkusuzca selamlaşmayı özledim. Korkmadan dokunma duygusunu özledim, çekinmeden sevdiklerime sımsıkı sarılmayı, korkusuzca, özgürce nefes almayı çok özlediğim için sanırım ilk önce bunları yapacağım.

Hürriyet Pazar 100 kişiye sordu Belki deniz kenarında  belki ağaçların altında elbet bir gün buluşacağız


 

Bitcoin ve Ethereum ne kadar?

Bitcoin ve Ethereum ne kadar?

False