Hepimiz ‘Manifest’lendik

Güncelleme Tarihi:

Hepimiz ‘Manifest’lendik
Oluşturulma Tarihi: Haziran 08, 2025 07:00

Sosyal medyanın da etkisiyle kısa sürede uzun bir yol kat eden bir kızlar grubumuz var artık: Manifest. Kız kardeşliğin güçlü rüzgârını arkalarına alıp samimiyet, azim, çalışkanlık ve filtresizlikle ‘girlband’lerin yeni manifestosunu yazıyor, kendi kuşaklarına ilham veriyorlar.

Haberin Devamı

Nihayet özlem sona erdi. Hepsi grubunun dağılmasının üzerinden 15 yılı aşkın bir süre geçtikten sonra Manifest yepyeni bir ‘girlband’ (kızlar grubu) olarak kısa bir süre önce hayatımızdaki yerini aldı.

Girlband denince akla birbiriyle uyum içinde şarkı söyleyen, genç kadınlardan oluşan gruplar geliyor. Tarihi de 1920’lere kadar gidiyor hatta. Radyo aracılığıyla kitlelere ulaşan o dönemki kız gruplarının en ilginç yönü, grup üyelerinin birbirine çok benzemesiymiş örneğin. Bakınız The Boswell Sisters. 1960’lara gelindiğindeyse The Supremes gibi döneme kültürel etkileri olan gruplar çıkmış; müzikallere, filmlere ilham vermiş.

Hepimiz ‘Manifest’lendik
Yoğun şekilde dans ettikleri için haftada iki gün fizyoterapistle çalışıyorlar. Sosyal medya içerikleri için haftada 2-3 gün, günde 3-4 saat vakit ayırıyorlar. Klip öncesi günde 4-5 saat dans provası yapıyorlar.

Haberin Devamı

1990’larsa dünya Spice Girls’le tanışıyor. Sportmeni, kızılı, baharatı, sosyetiği ve bebeğiyle her biri ayrı karakteri temsil eden üyeleriyle ‘Baharat Kızlar’ın albümleri milyonlar satarken ‘kız gücü’ (girl power) mottosu da kendine bir hayli taraftar buluyor.

Girlband’lerin sadece müzikte değil, popüler kültürde de etkisini hissettiğimiz dönemlerden birini de son yıllarda yaşıyoruz. Teşekkürler K-Pop! Güney Kore’den çıkan akımla birlikte BLACKPINK gibi gruplar şarkıları, dansları, giydikleriyle sosyal medyanın da sayesinde hep gündemdeler. Küçük yaştan itibaren profesyonel olarak ‘eğitilen’ grup üyeleri birer idol olarak görülüyor.

Gelelim ülkemize... Müzik tarihinde Cici Kızlar’ımız, Çıtır Kızlar’ımız var ama kız grubu deyince ilk akla gelen kısa süren ömürlerine rağmen Hepsi oluyor. Şimdi de 6 genç kadından oluşan Manifest var.

‘Big 5 Türkiye’ yarışmasından doğdu Manifest. Başvurular yapıldı, elemeler gerçekleşti ve 6 aylık kamp sonrası finale kalanlardan 6’sıyla grup oluşturuldu. Bir proje grubu olması yüzünden Manifest hakkında başta kafalarda soru işareti vardı; sadece 6 ayları birlikte bir kampta geçmiş, birbirini tanımayan 6 genç kadın nasıl o beraberlik duygusunu  dinleyiciye geçirecekti?

Haberin Devamı

Grup, 4 ay gibi kısa bir sürede 4 tekli yayımladı. Her birinin Spotify’daki dinlenme sayıları milyonlarla ifade ediliyor. İlk albümleri ‘Manifestival’ bu hafta çıkıyor. Ayrıca 28-29 Haziran’da Life Park’ta biletleri kısa süre önce tükenen bir festival gerçekleştirecekler. Türkiye’de ilk kez bir grup kendi adını taşıyan festival düzenliyor, bu bilgiyi de verelim.

Ama belki de geldikleri noktayı gösteren en önemli haber şu: Türkiye’de kendi kuşağının ilk kız grubu olan Manifest müzik dergisi Rolling Stone’a çıktı ve küresel olarak sesini duyurma yolunda ilk adımını da atmış oldu. Yarışmayı düzenleyen Hypers New Media’nın kurucusu Tolga Akış bununla ilgili şunları söylüyor: “Derginin editörlerinden birinin ilgisini çekiyor, Manifest’i araştırıyor. Ve sonrasında bize ulaştı. Başta biri bizimle dalga geçiyor zannettik. Linkedin profillerini araştırdık. Yayımlanana kadar emin olamadık.”

Haberin Devamı

Haberin spotunda Manifest’ten ‘feminist cesaret’in ateşlediği kendine özgü vizyona sahip bir grup olarak bahsediliyor. Belli ki artık çok iyi şarkı söylemek, iyi dans etmek, farklı kostümler giymek yetmiyor fark yaratmak için. İlham vermek, bir tavır sergilemek de gerekiyor.

Akış da bu çıkarımımızı destekliyor: “Birbiriyle olumsuz ilişkiler kuran bir ekosistemin içindeyiz. Sosyal medyaya bakıyorsun; kavga eden insanlar var. Diğer yanda şiddet haberleri... Her şey çok olumsuz. Yarışma sürecinde kafamızdaki en büyük motto birbirine kolektif olarak yardım eden bir dünya yaratmaktı. Şu an Manifest’te o kız kardeşliği, o pozitif vibes’ı (titreşimi) hissediyorsunuz.” diyor.

Haberin Devamı

‘Kız neşesi’ mesajı

Grubun sanatçı temsilcisi Meltem Özkan da grup üyelerinin verdiği mesajı ‘kız neşesi’ şeklinde özetliyor. Grubun kendi kuşağına rol model olabilecek bir kapasiteye sahip olduğunu vurgulayıp “Kızlar çalışarak istenen hedefe ulaşılabileceğini gösterdikleri için çok çabuk kucaklandılar” diyor. Tolga Akış’a göre grubun hayranları da bu kültürü benimsemiş gibi görünüyor: “Bence çok eşsiz bir kültür. Kardeşlik ve birbirini pozitif destekleme ekosisteminin içinde bir girlband dünyası yarattık. Bu bizim DNA’mız oldu.”

Akış son olarak idol olarak görülme konusuna da değiniyor: “Bütün Türkiye’ye örnek olalım diye yola çıkmadık. Ama şu konuda netiz: Disiplinliyiz. Kızların gerçekten çok zorlayıcı programları olabiliyor. Bazen ‘Ben bu kızlar kadar çalışabilir miydim o yaşta olsam’ diye düşündüğüm oluyor. Kendi adıma her biri benim idollerim.”

Hepimiz ‘Manifest’lendik

Haberin Devamı

32 kişilik ekiple çalışıyorlar, ağlasalar da pes etmiyorlar

Bir gruba kariyer inşa etmek kolay değil. Tolga Akış grupla birlikte çalışan ekiple ilgili şu bilgileri veriyor: “Aynı anda yönetmemiz ve yatırım yapmamız gereken minimum 20-25 parametre vardı. Konaklayacağı yerden fotoğraf çekimine kadar... En son saydık, en az 32 kişilik bir ekip var. Her gün Manifest mesaisi yapıyorlar.”

Peki, bu mesaiyi yapanlar Manifest için ne diyor? Biraz da onları dinleyelim.

Berke Taşdelen (Koreograf): Manifest, Türkiye’de dansı bir üst noktaya getirebilmek adına çok önemli. Sadece dans etmiyorlar. Dans sırasında insanların aklına yapışacak bir hareket bulmaya çalışıyoruz. Nerede göz kırpacakları, saçlarını hangi yöne savuracakları gibi detaylar üzerinde de çalışıyoruz. O detaylar vizyonumuzu ortaya koyuyor.

Bedirhan Taşçı (Stil danışmanı): Sanki 6 değil, tek bir kişiyle çalışıyorum. 6 kız Voltran’ı oluşturuyor. Sokaktan ilham alıyorum onları giydirirken. O tarzı sahneyle birleştiriyorum.

Civan Dicle (Sanatçı temsilcisi): Çok yoruluyorlar bazen. Ağlıyorlar karşımızda ama yine de birbirlerine tutunup “Hadi hep beraber yapıyoruz” diyorlar. Bu arada Manifest’in bu kadar büyümesinin sebebi sosyal medyayı doğru kullanmak. Bazen kızlara o kadar çok içerik çektiriyoruz ki “Yeter, yine mi içerik çekeceğiz” diye isyan ediyorlar.

Meltem Özkan (Sanatçı temsilcisi): Güzellik dayatması Z Kuşağı’nda yok oldu diyebiliriz. Kızlar bunun en güzel örneği. Eskiden ünlülerde gördüğümüz gibi ‘Aman fotoğrafıma rötuş yapalım’ demiyorlar. Verdikleri mesaj ‘Ben de insanım’ oluyor. Siivilceleri çıkıyorsa bunu göstermekten çekinmiyorlar. Sabah gözlerini açar açmaz kameranın önüne geçebilmeleri doğallıklarının en güzel kanıtı. Hayranlarına “Hiçbir farkımız yok. Sadece yaptığımız iş farklı ve sizi doğru şekilde temsil etmek istiyoruz” diyorlar.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!