Greta’nın ‘süper gücü’

Güncelleme Tarihi:

Greta’nın ‘süper gücü’
Oluşturulma Tarihi: Ekim 12, 2025 07:00

Okulda zorbalık gören küçük, çelimsiz bir kızdı. Ama kocaman yüreğiyle önce iklim için mücadele etti, şimdide soykırıma uğrayan Gazze halkı için savaşıyor. Küresel Sumud Filosu’na yapılan baskında İsrail tarafından alıkonan, işkenceye uğrayan ama “Bizim yaşadıklarımız Gazze’deki insanların her gün yaşadıklarıyla karşılaştırıldığında hiçbir şey” diyen İsveçli aktivist Greta Thunberg’i yakından tanıyalım.

Haberin Devamı

Yeni binyılın ilk seneleri... İsveçli opera sanatçısı Malena Ernman kariyerinin zirvesinde. Eşi Svante Thunberg de o dönem İsveç’te aynı anda üç farklı tiyatroda rol alan başarılı bir oyuncu. Malena ilk çocuğuna hamile ama Avrupa’nın dört bir yanındaki operalarla sözleşmesi olduğu için çalışmaya devam etmesi gerekiyor. Aile olarak bir arada kalabilmelerinin tek yolu Svante’nin işinden ayrılıp Malena’nın yanında olması. Svante elbette bu fedakârlığı yapmakta tereddüt etmiyor. Thunberg ailesi 12 yılı bu şekilde birlikte ülke ülke gezip her şehirde iki ay kalarak geçiriyorlar. Bu süreçte ilk bebekleri Greta doğuyor, üç yıl sonra da Beata aralarına katılıyor.

Greta’nın ‘süper gücü’


Haberin Devamı

Hayatta kalması için...

Ailenin mutlu hayatının tepetaklak olmasıysa 2014’te
11 yaşındaki Greta’nın davranışlarının değişmesiyle başlıyor. 5’inci sınıfa geçen Greta evde, okulda sebepsiz yere ağlama krizlerine giriyor. Malena’nın yıllar sonra yazdığı ‘Our House is on Fire’ (Evimiz Yangın Yeri) kitabında dediği gibi küçük kız yavaş yavaş bir karanlığa doğru çekiliyor. Önce piyano çalmayı bırakıyor, sonra gülmeyi, konuşmayı... Ve sonunda da yemeyi kesiyor. Greta’nın hayatta kalması için yemek yemesi gerekiyor, Malena ve Svante bunun için her türlü yolu deniyor. Kızlarının ağzına attığı her lokma önemli. Yediklerini tek tek not alıyorlar: “Öğle yemeği: 5 gnocchi (haşlanmış patatesle yapılan bir çeşit makarna), süre 2 saat 10 dakika.” Aylarca süren kâbus dolu günlerin, okulda yaşanan zorbalıkların ve sayısız hastane ziyaretlerinin ardından Greta’ya asperger sendromu ve obsesif kompülsif bozukluk teşhisi konuyor...

Haberlerimizi Google’da Takip Edin
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Minik bedeni, kocaman yüreğiyle önce iklim aktivisti olarak tanıdığımız, son dönemdeyse Gazze’de yaşanan soykırıma karşı çıkmasıyla gündemde olan Greta Thunberg’in milyonlar tarafından tanınmadan önceki hayatının özeti böyle...

‘Herkes gibi olsam...’

Gelelim 2016 yılına. Greta o yıl okulda okyanuslardaki kirlilik üzerine bir film izler. Filmde Meksika’nın yüzölçümünden daha büyük, plastikten bir ada Güney Pasifik’te yüzmektedir. Film boyunca ağlar. Sınıf arkadaşları da gördükleri karşısında etkilenmiştir ama onların ‘Paris’te alışverişten Tayland’da tatile’ günlük konulara dönmesi uzun sürmez. Greta’nınsa o günden sonra iklim, öncelikli konusu haline gelir. Aklı fikri oradadır. Uçak yolculuğundan dönen babasına “Az önce
2,7 ton karbondioksit saldınız” der. Her yere özel uçaklarıyla giden ünlülerin bu konuya kayıtsızlığına öfke duyar. Ve bu konudaki ilk grevini iki yıl sonra planlar. 15 yaşındaki genç kız bir yaz günü sabah kalkar, bisikletine biner ve İsveç Parlamentosu’nun önüne ulaşınca kendi yaptığı afişle ‘İklim için Okul Grevi’ni başlatır. Önce sosyal medyanın, sonra da konvansiyonel medyanın ilgisini çeker bu hareketi. Ve çevreci oluşumlardan tam destek görür. Sonraki dönemde dünyanın birçok yerinde gençlerin gerçekleştirdiği cuma eylemlerine ilham verir. Thunberg’e göre ‘süper gücü’ asperger sayesinde bu grevleri başlatma gücünü kendinde bulur: “Farklı olmak bir armağandır. Herkes gibi olsaydım bu okul grevini başlatamazdım.”

Greta’nın ‘süper gücü’

Haberin Devamı

Greta Thunberg bugüne kadar Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nda, Davos’taki Dünya Ekonomi Forumu’nda konuşma yaptı, bir yandan da tehditlere maruz kaldı, tutuklandı, tartaklandı. 2019-2023 arasında her yıl Nobel’e aday gösterildi, 2019 yılında Time dergisine kapak oldu. Kuşağının en güçlü seslerinden biri kabul edildi.

Greta’nın ‘süper gücü’

Greta son dönemdeyse Gazze konusundaki mücadelesiyle gündemde. İlk olarak haziran ayında bir grup aktivistle yola çıkıp Gazze ablukasını delme girişiminde bulundu. İsrail tarafından sınır dışı edilip Fransa’ya gönderildi. Geçen günlerde bu kez Gazze’ye yardım taşıyan Küresel Sumud
Filosu’na katıldı. Yola çıkmadan önce teknenin güvertesindeki fotoğrafında üzerindeki İrlandalı post-punk grubu Fontaines D.C.’nin tişörtü dikkat çekiyordu. Hani İstanbul’daki de dahil olmak üzere her konserinde “Free Free Palestine” sloganları atan grubun. Günler süren yolculuğun ardından İsrail ordusunun baskınına uğrayan filoda alıkonan aktivistler arasında Greta da vardı. Diğer aktivistlerin anlattıklarına göre Greta’yı İsrail bayrağına sarıp aşağılamışlardı. Greta’ysa İsrail tarafından sınır dışı edilip ülkesine döndüğünde yaptığı ilk açıklamada yine insanlık dersi veriyordu: “Kişisel olarak maruz kaldığım muameleyi paylaşmak istemiyorum, çünkü bunun manşetlere çıkmasını ve ‘Greta işkence gördü’ diye düşünülmesini istemiyorum. Buradaki hikâye bu değil. Bizim yaşadıklarımız Gazze’de insanların her gün yaşadıklarıyla karşılaştırıldı-
ğında hiçbir şey.”

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!