GeriHürriyet Pazar Evden, arabadan, parktan bağlanan var
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Evden, arabadan, parktan bağlanan var

Evden, arabadan, parktan bağlanan var
Abone Olgoogle-news

Salgın döneminin popülerleştirdiği uygulamalardan biri de internet üzerinden terapi. Koltuğunuza kuruluyor ve ekranınızdan psikoloğunuzla konuşuyorsunuz. Bu bir lüks mü? Ya da ihtiyaç mı? Salgın sonrasında da bu kadar rağbet görür mü? Üç uzmana danıştık.

YARGILANACAKLARINDAN ENDİŞE ETTİKLERİ ŞEYLERİ DAHA RAHAT ANLATIYORLAR
PSİKİYATR HAKAN KARAŞ

- Hastalık ve ölümlerin yaşandığı bir dönemdeyiz. Bu süreç belirsizlik ve kaygı yaratıyor. İnsanlar bazen ev içinde yaşanan çatışmalardan uzaklaşamıyor, birlikte yaşamanın zorluklarını daha fazla hissediyorlar.

- Online terapi, salgından önce de yaygınlaşıyordu ama salgın sonrasında  geniş kesimler tarafından kabul gördü, artık yeni normallerden biri haline geldi.

- Yüz yüze görüşmeden farklı olduğu noktalar var. İnsan aynı ortamda olmadığında sözünün veya duygusunun karşıya geçip geçmediğinden emin olamıyor ama izlenimlerime göre online terapiyi bir süre deneyimledikten sonra bu endişe azalıyor.

- Terapistle aynı odada olmamanın ya da evinden çıkmamanın birçok kişi için rahatlatıcı yönleri olabiliyor. Bazı kişiler terapistle aynı odadayken bir otorite karşısında hissettiklerine benzer duygular yaşar. Oysa şimdi, yargılanacaklarından endişe ettikleri şeyleri daha rahat anlatıyorlar.

- Salgından sonra terapi yaptığım kişilerin seanslara katılımı daha istikrarlı. Trafik, mesafe ya da iş nedeniyle seans kaçıranlar daha düzenli bir şekilde terapiden faydalanıyor. Travma sonrası stres bozukluğu yaşayan, sosyal fobisi olan ve çekingen kişiler yüz yüze terapiye göre online terapiye daha çok başvuruyor.

DANIŞANI EV ORTAMINDA GÖRMEK AYRI BİR ŞANS
PSİKİYATR PROF. DR. ASENA AKDEMİR

- Sokağa çıkma yasağı yalnız yaşayan ileri yaştakilerin zaten azalan sosyalliğine darbe oldu ve bu kişilerin danışma ihtiyacı arttı. Aynı ihtiyaç, önceden hafif kaygı bozukluğu olanlarda da baş gösterdi, hatta belirtiler çok ağırlaştı.

- İlginç bir şekilde karantina zaten iyi olmayan evliliklerde sorunun büyümesine yol açtı ve danışma almak isteyen çiftler oldu.

- Online terapi, terapist açısından yüz yüze görüşmeye göre daha yorucu. 45 dakika veya 1 saat boyunca ekrana bakmak normal görüşmeden daha zor. Ama danışanı ev ortamında görmek ayrı bir şans.

- Kadın danışanlar için çocuk varsa terapi sırasında onun yönetimi sorun olabiliyor. Terapi boyunca beni dinleyen bir kedi çok tatlıydı. Arabadan, parktan arayan danışanlarım da vardı. Etrafta kimse yoksa mekân sorun olmuyor.

- Salgın sonrasında da devam etmek isteyenler var. Ana etken, sadece başka insanlardan hastalık kapma korkusu değil. Trafik, park yeri gibi sorunlar da olmuyor.

PANİK ATAK GEÇİRENLERİN ÇOĞUNLUĞU TEK BAŞINA YAŞAYANLAR
PSİKİYATR EMEL KURT

- Online terapi konusunda biraz önyargılıydım. Ama süreç, online terapiyi zorunlu hale getirdi ve gördüm ki ofistekine benzer bir etkiyi de yakalayabiliyoruz.

- Bir ofiste, birinin masasının karşısına oturmak, pek çok kişi için zaten tedirgin edici bir konuydu. Ama şimdi ev ortamında terapiye katılanlar kendilerini daha rahat hissediyor.

- Bu dönem bana en çok anksiyete bozukluğu olanlar başvurdu. Bu danışanların bazısı panik atak geçirenler. Panik atak geçirenlerin çoğunluğu da tek başına yaşayanlar. Evde bir desteğinin olmadığını bilenlerde ölüm korkusu daha yoğun oluyor ve anksiyeteyi panik atak boyutunda yaşıyorlar.

- Şu sıra temizlikle ilgili uğraşlar çok arttı, o yüzden obsesif kompülsif bozukluğu olanların sayısının artacağını düşünmüştüm. Ama tam tersi oldu. Salgın genel kaygı düzeyini tetiklediği için onlar rutinlerine devam etmiş oldu. Obsesif kompülsif bozukluğu olanlar süreçte biraz rahatladı.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle