GeriHürriyet Pazar Dünyanın en mutlu ülkesinin büyükelçisi mutluluğun sırrını açıklıyor: Özgürlük, eşitlik, kardeşlik ve… SİSU
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Dünyanın en mutlu ülkesinin büyükelçisi mutluluğun sırrını açıklıyor: Özgürlük, eşitlik, kardeşlik ve… SİSU

Dünyanın en mutlu ülkesinin büyükelçisi mutluluğun sırrını açıklıyor: Özgürlük, eşitlik, kardeşlik ve… SİSU

Finlandiya eğitimden sonra mutlulukta da dünya birinciliğine yükseldi. Bu işin sırrını, Finlandiya'nın Ankara Büyükelçisi Päivi Kairamo'ya sorduk.

Finlandiya Cumhurbaşkanı Tarja Halonen ile 2006’da Helsinki’de Hürriyet adına bir röportaj yapmıştım. O röportaja Halonen'in saçları ıslak bir halde geldiğini hatırlıyorum... "Her gün yüzüyorum, kusura bakmayın" demişti. 

O günlerde Helsinki’de bir kafede yine röportaj için buluştuğum Apocalyptica üyesi müzisyen Eicca Toppinen de sadece beş dakika geç kalmış olmasına rağmen, "Tramvayla geldim, hiç rötar yapmaz, bu sefer arızalanacağı tuttu" diyerek defalarca özür dilemişti.

Finlandiya’da tanıştığım ünlü-ünsüz herkesin bu doğal, rahat ve alçakgönüllü hallerini, ülkelerinin muhteşem tabiatlarını korurken bir yandan da çalışkanlık ve yaratıcılıkla onu dünyada bir teknoloji devi olarak yükseltmelerini takdir etmiştim.

Cumhurbaşkanı Halonen’in ekibinde yer alan Päivi Kairamo ile yıllar sonra ülkesinin Ankara Büyükelçisi sıfatıyla görüşeceğimi ise tahmin edemezdim.

Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Ağı’nın hazırladığı 2018 Dünya Mutluluk Raporu’na göre dünyanın en mutlu ülkesi Finlandiya olunca, Büyükelçi Kairamo’yu arayıp ““Peki nasıl” diye sordum.

Ona göre Finlerin mutluluğunun sırrı, kendi tercihlerini yaparak hayatlarını yönlendirme özgürlüğüne sahip bireyler yetiştirmelerinde gizli… Dünyaya örnek gösterilen eğitim sistemleri de vatandaşlarına bu tür bir özgürlük sunuyor.

Ve toplumdaki dayanışma ruhu; eşitlik ilkesi, adalet, kurumlara duyulan güven, emniyet hissi ve erişilebilir doğal güzelliklerle birleşince, bu özgürlükten “mutluluk” doğuyor. Bu başarmak için biraz da “sisu” gerekiyor.

İşte Büyükelçi Kairamo ile söyleşimiz:

- Finlandiya nasıl en mutlu ülke oldu? 

Mutluluk raporu altıncı kez yayınlandı ve Finlandiya önceki yılların raporlarında da diğer kuzey ülkeleriyle birlikte hep listenin üst sıralarında yer almıştı. Bu yıl bu listenin birinci sırasına yükseldik. Norveç, Danimarka ve İsveç gibi kuzey ülkelerinin de önüne geçmemizin biraz sürpriz olduğunu söyleyebilirim. 

Bu sıralama yapılırken kullanılan anahtar göstergelerden biri olan kişi başına düşen gayrisafi milli hasıla konusunda (GSMH) Finlandiya’nın durumu iyi olsa da, bahsettiğim kuzey ülkeleri daha da iyi durumda. GSMH ile birlikte sosyal destek, ortalama sağlıklı yaşam süresi, hayat tercihleri yapma özgürlüğü, cömertlik ve yolsuzluk algısı şeklinde sıralanan altı kritere bakıldığında da Finlandiya’nın onlarca yıldır iyi durumda olduğunu görüyoruz. 

“BM'nin mutluluk kriterleri içinde son bir yılda Finlandiya’nın en büyük gelişme kaydettiği alan, insanlara hayatlarını etkileyecek tercihleri yapma özgürlüğü vermesidir”

Bu konuda son dönemde en çok öne çıkan alan ise eğitimdir. Finlandiya’nın, eğitimleri konusunda istediği tercihi yapma özgürlüğünü vererek vatandaşlarına, geleceklerine etki etme gücüne sahip olduklarını hissettirebildiğini düşünüyorum. Bir insanın hayat seyrini değiştirme şansına sahip olması, ona kendisini özgür hissettir ki bu mutluluğun da kaynağıdır. Finlandiya’nın bugünkü kuşakları, geçmiş kuşaklara göre bu şansa daha fazla sahip. 

Vurgulamak istediğim ikinci nokta ise insanların içinde bulunduğu sosyal ağlar ve gönüllü faaliyetler… Bunlar da, hayat seyrinizi değiştirme imkanınız olan bir ortamda çevrenizle dayanışmaya imkan sağlar. Böylece stresli zamanlarda bir destek bulursunuz ki bu da mutluluğu artırır. 

- İnsanlar mutluluk deyince genelde eskileri hatırlar, nostalji yapar. Şimdi Finlandiya’da mutluluk artıyor, yeni ve eski kuşaklar bu süreçte mutluluk deyince aynı şeyi mi anlıyor?

"Eskiden her şey daha güzeldi" inanışı tüm dünyada ileri yaşlardaki birçok insanda var. Finlandiya'da ise, mesela diğer kuzey ülkelerindeki yaşıtlarıyla kıyasladığında, benim büyükannelerimin kuşağı çok zor zamanlarda yaşamıştı. Bağımsızlığımızın hemen ardından gelen iç savaş ve bunun ardından iki savaş daha yaşadılar. Annemlerin kuşağı da savaş yıllarından hemen sonra doğdu. Bu yüzden benim ülkemin tarihi diğer birçok Avrupa ülkesinden farklıdır. O günlere kıyasla bugünün Finlandiyasında insanlar çok daha fazla tercih hakkına sahiptir, toplumsal kökenlerinden bağımsız olarak geleceklerini şekillendirebilirler. Tabii Finlandiya zaten sınıflara ayrılmış bir toplum değil, fakat örneğin daha yoksul bir ailede doğmuş da olsanız bir fark yaratma, geleceğinize etki etme imkanınız her zaman vardır. Finlandiya’da en zengin ile en yoksul arasındaki farkın da çok büyük olmadığını vurgulamak gerekir.

Finlerin mutluluğunda bir başka önemli nokta, kurumlara duyulan güvendir. Örneğin siyasetçiler, polis ve yargı gibi kurumlara herkes güvenir.

- Devletin en tepesinden şöhretler dünyasına tüm Finlandiya’ya yayılan bu rahat, sakin, alçakgönüllü kültürün mutluluğa bir etkisi var mı sizce?

Evet, ben de Cumhurbaşkanı Halonen ile yedi yıl çalışmış biri olarak bunu söyleyebilirim. Tanınmış kimselerin halkın arasında olması Finlandiya’da çok normal bir durumdur. Cumhurbaşkanlarını markette kendi alışverişini yaparken, Helsinki sokaklarında yürürken veya bir gölde yüzerken görebilirsiniz. İnsanlar elbette onları tanır ama herkes rahat davranır. Bu durumun bizim nasıl bir toplum olduğumuzu gösterdiğini düşünüyorum.

- Peki Fin kültürünü en iyi anlatan kelime nedir?

“Sisu” diyeceğim. Herhangi bir dile tercüme etmek çok zor. 

“Büyükelçi Kairamo hiçbir dilde tam karşılığı olmasa da 'sisu' sözcüğünü, 'Zihinsel mukavemetle, moral kuvvetle, iyi ve kötü zamanlarda kararlı bir şekilde sonuç alma iradesiyle ilgisi olan bir kavram' diye anlatıyor. Mesela başarısız bir ilişkinin ardından cesaretle yeni bir ilişkiye başlayabilen veya işten atılıp kararlılıkla yeni bir iş arayan yahut sabah koşusunda azmedip fazladan birkaç kilometre daha kat edenlerin 'sisu' sergilediği söyleniyor”


- Türkiye dahil birçok ülkede bulundunuz. Bu ülkelerdeki insanların mutluluğa dair algılarında Finlerden farkı nedir?

Ben bir Fin olarak kendi ülkemi bir başka ülkeyle doğrudan kıyaslamak konusunda dikkatliyim. Tabii yurt dışında çalışmış, dünyanın dört bir yanında birçok ülke ziyaret etme ve oralarda çalışma şansına sahip olmuş biri olarak yine Finlandiya’daki sosyal ağın, toplumsal istikrarın ve emniyetin önemini vurgulayabilirim. 

Temiz doğa da çok önemli. Finlandiya büyük bir ülke ve yaban hayatı, ormanlar, göller tüm çevremizi kuşatıyor. Ben Helsinkiliyim, yani başkentte yaşamama rağmen doğaya erişimim çok kolay. İstediğim zaman vahşi doğanın, temiz havanın, suyun keyfini çıkarabiliyorum. Ormanda hiçbir insan görmeden saatlerce yürüyebilirim. 

Fin toplumunun temel yapılarından olan güven duygusunun da çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu temel yapılar istikrar halinde, bunların her bir vatandaşla ilişkisi de eşitlik ilkesine dayanıyor ve tüm bunlar toplumsal huzuru sağlıyor. Bir Fin olarak başka ülkelere gidince bunların değerini bilmeyi de öğreniyorsunuz.

“Elbette Finlerin de başka ülkelerle kendilerini kıyaslayınca kızdıkları olumsuzluklar vardır. Sert iklim koşulları mesela…”

- Sizin hayatınızdaki en mutlu an hangisiydi?

Sanırım bu çok küresel bir cevap olacak, yani dünyada birçok insan için aynıdır: Hayatımın en mutlu ânı oğlumun doğumuydu. Hiçbir şey bununla kıyaslanamaz. Kesinlikle böyle.

- Finlandiya deyince akla gelen saunanın mutlulukla ilgisi var mı sizce?

Evet, bahsettiğimiz hislerle saunanın da ilgisi olabilir. Bizim için sauna genelde bir aile faaliyetidir. Bahsettiğim sosyal ağın da bir parçası gibidir. Saunaya iyi tanıdığınız insanlarla, ailenizle veya yakın arkadaşlarınızla girersiniz. Sauna sizi fiziksel ve ruhsal olarak rahatlatır. Güvendiğiniz insanlarla böyle bir ortamda vakit geçirmiş olursunuz. Saunanın ardından hep beraber yemek yiyerek o iyilik hissini devam ettirebilirsiniz.

- Dünyanın en mutlu ülkesinin büyükelçisi olarak Hürriyet okurlarına bir mesajınız veya tavsiyeniz var mı?

Tabii farklı ülkelerden, farklı kültürlerden bahsediyoruz ve mutluluk gibi konuları ele alan bu tür araştırmalarda kültürün de rol oynadığını unutmamak gerekiyor. Yine de her şartta geçerli olabileceğini düşündüğüm şu mesaj verilebilir belki: Mutluluk içinizdedir, olumlu düşünmenin ve olumlu şeyler yapmaya çalışmanın bir yolu ve sonucudur. Aynı zamanda topluma olumlu bir etkide bulunma, herkes için olumlu sonuçlar yaratma imkan ve hissinin sonucudur. “Kendine ve ötekilere saygı duy, herkese adil davranmaya ve eşitlik için çalışmaya gayret et” diye yola çıkan bireylerden oluşan toplumlar mutlu olur.

* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * 

Fin uzman: Para bir yere kadar mutlu eder

1969’dan beri mutluluk konusunda çalışmalar yapan Finlandiyalı psikoloji profesörü Markku Ojanen BM’nin son raporunda ülkesinin zirvede yer almasını şöyle değerlendiriyor:

“Aslında 1970’lerin başından beri Finlandiya’nın mutluluk düzeyinde çok büyük bir değişim olmadı, yavaş yavaş bir artış söz konusuydu. Bu süreçte sanayileşmiş bir ülke haline geldik, yoksulluk azaldı ve zenginleşirken gelir dağılımında adaletsizliğe de izin vermedik. Gelir düzeyinin artmasıyla mutluluk bir noktaya kadar artıyor, heves ettiğimiz şeyi satın alabildiğimiz aşamaya geldikten sonra ise artık ek gelirler kişiye mutluluk getirmiyor. Mutluluk pozitif düşünceyle ilgili, ağır ağır elde edilebilen ve hatta bir ömür boyu yaşanan bir süreç. ‘Daha iyimser olacağım’ diye yola çıkıp özür dilemeyi, teşekkür etmeyi ve şükretmeyi, kabullenmeyi içeriyor bu süreç… Ama insan kişisel mutluluğundan daha önemli şeyleri, başkalarını önemsemeyi ve ilişkiler kurmayı da düşünmeli. İyi bir hayat sürmenin yolu insan olmaktan ve birbirimize saygı duymaktan geçiyor. Bu şekilde doğru yaşayan birini mutluluk zaten takip eder.”

Bitcoin ve Ethereum ne kadar?

Bitcoin ve Ethereum ne kadar?

False