GeriHürriyet Pazar Cemal Can: Benim içimde bir popstar var
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Cemal Can: Benim içimde bir popstar var

Abone Olgoogle-news

Adını sık sık duymaya hazır olun. Hayatımıza, geçen sene katıldığı ‘Survivor’la girdi. Yarışmayı sporcu ve kaslılar kazanır algısını yerle bir etti. Ama hikâyesi orada sonlanmadı, tam aksine yeni başladı. Şimdi hayranı olduğu Aleyna Tilki’yle müzikal bir dizide başrolü paylaşıyor. Sosyal medyada takipçilerinin sayısı 3 milyonu geçiyor. Yakında karşımıza bomba gibi bir şarkıyla çıkmaya hazırlanıyor. “Erkek popstarların cesaret edemediği her şeyi yapabilirim” diyen Cemal Can Canseven’le buluştuk.

Onu ekranda her gören “Sende ışık var” diyor. Ne demek istediklerini karşılaşınca anlıyorsunuz. Yeni dizisi ‘İşte Bu Benim Masalım’ setinden çıkıp geliyor yanımıza, stüdyoya girdiği andan itibaren etrafına gerçekten enerji saçıyor. Bir dakika bile yerinde duramıyor. Müziğin kontrolünü eline alıyor, fonda Jennifer Lopez çalarken sesi açıyor ve dans ederek poz vermeye başlıyor. Bir kıyafet giydiriliyor, diğeri çıkarılıyor, halinden hiç şikâyet etmiyor. Çünkü bunlar onun hayallerinin bir parçası... “Hayallerimin daha yüzde 1’ini gerçekleştirdim. Diğerleri bende kalsın, paylaşırsam bozulacağına inanıyorum” diye anlatıyor. Arada nefeslenirken yeni şarkısını ilk kez dinletiyor ve bir yandan mırıldanıyor, sürekli tepkimizi ölçmek için gözlerimize bakıyor. Şarkı ve klip bittiğinde “Pop müziğe yeni ve aranan kan bulundu” diye düşünüyor insan. Onunla hayat hikâyesini, projelerini ve hakkında merak edilenleri konuşuyoruz.

Cemal Can: Benim içimde bir popstar var

Dominik’e gittin, ‘Survivor’ birincisi oldun. İstanbul’a geldin. Hayatında neler değişti?

Hiçbir şey değişmedi, hayatıma aynen devam ediyorum.

Nasıl değişmedi? Diziye başladın, yılbaşı gecesi ‘O Ses Türkiye’ye katıldın, yakında bir de şarkın çıkacak...

Ben bunların hepsine inanıyordum ve olacaklarını tahmin ediyordum. Sadece doğru zamanın gelmesi gerekiyordu. Mesela ‘Survivor’a dört sene üst üste başvurmuştum. Ama o zamanlar aslında ekran önüne çıkacak özgüvenim yoktu. Telefon ekranına bakarak ‘merhaba’ bile diyemiyordum. Sadece fotoğraflarımdaki sert çocuk imajını seviyordum. Önce bu özgüveni kendimde geliştirmem gerekiyordu.

Ne yaptın?

DJ’lik eğitimi aldım ve çalmaya başladım. İnsanlar performans sergilerken videoya çekmeye ve yayımlamaya başladı. Zamanla o halime alıştım. YouTube videolarına çıkma özgüvenini edindim. Bu aşamalardan geçtiğim sırada, son başvurumda ‘Survivor’a da seçildim. Ve adaya kazandığım o özgüvenimle gittim.

Neden ‘Survivor’a dört sene seçilemedin?

Çünkü diğer yarışmacı adayları kaslı ve daha sertti. Ama benim görünüşüm daha naif. “Bu çocuk yapamaz” demişlerdir herhalde. “Her işte bir hayır var” dedim ve asla kendimi bir odaya kapatıp pes etmedim.

Kafalarımızda klasik erkek kalıpları vardır, hatta ‘Erkekler Ağlamaz’ diye bir şarkımız bile mevcut. Ama sen adada sık sık ağladın, bu yüzden de eleştirildin...

Benim gibi bir karakterin şampiyon olmasıyla bütün bu kalıpları yıktım.

Başarıma ağladım...

En son neye ağladın?

Başarıma. ‘İşte Bu Benim Masalım’ dizisi gibi bir işte olmak hayalimdi.

Hep ünlü olmak ister miydin?

Evet, kendimi fark ettiğimden beri ünlü olmak isterdim.

Bunun sebebi tanınmak ve ışıkların üzerinde olması arzusu muydu, yoksa para kazanmak mıydı?

Maddi durumumuz iyiydi. İyi okullarda okudum. Ailemden hep sevgi gördüm. Arkadaş ortamlarım da iyiydi, hep okulun popüler çocuğuydum.

O halde neydi sebep?

Benim içimde isim veremediğim bir ışık vardı ve bir şekilde star olmam gerekiyordu. Mesela küçükken annemler uyurken ben salona giderdim, gözlerimi kapatıp orayı konser alanım olarak hayal ederek evde dans eder, kendi kendime konserler verirdim. Ve bir gün bunların gerçekleşeceğine de inanırdım.

Peki şimdi ünlü olmak ne hissettiriyor?

Birçok kişiye ulaşabiliyor ve onları mutlu edebiliyorum, bu çok güzel. Mesela bir gün çekim sırasında modum düşük oluyor, sonra setten biri geliyor ve “Kardeşime bir mesaj yollar mısın?” diyor. İşte o an bütün enerjim değişiyor. Bir kişiyi bile mutlu etmek bana dünyanın en güzel şeyi gibi geliyor.

Maddi olarak hayatında değişen neler oldu?

25 yaşındayım ve babamın 30 sene esnaflık yaptığı dükkânı onun için satın aldım, ne mutlu bana. Erişebildiğim kadar insana da erişmeye çalışıyorum. Mesela kitap ihtiyacı olanlar mesaj yolluyor. Hemen alıp gönderiyorum.

Dört sene sonra evli, mutlu, çocuklu olurum

Özel hayatında neler oldu?

Değişen bir şey yok. Sıfır aşk, uzun süredir hayatımda kimse yok. Benim hep içimdeki ışığa odaklanmam gerekiyor ve onu söndürmemem gerekiyordu. Çünkü sönerse onu yakması çok zordu. Geçenlerde Aleyna’yla (Tilki) da konuştuk. O benden daha tecrübeli, çünkü bu hayata daha erken girdi. O da “Aşk kariyeri öldürür” diyor. Ben de öyle düşünüyorum. Şimdiye kadar okuduğum star hikâyelerinde de hüzünlü bir aşk, o kişinin bütün kariyerini dibe çekiyor. Ben de kendime bir zaman dilimi koydum.

Ne kadarlık bir zaman?

Dört sene sonra evli, mutlu, çocuklu olurum. Çok çocuklu bir aile babası olmayı hayal ediyorum.

Sosyal medya fenomeni Danla Bilic’le çok yakın arkadaşsınız. Ne zaman başladı dostluğunuz?

Danla’yla ikimizin hiçbir sosyal medya hesabı yokken üniversite hazırlıkta, İngilizce kursunda tanıştık. Aynı sınıfa düşmüştük. Konuşmuyordu, soğuktu. Öyle tipleri çok severim. Gördüğüm an onunla arkadaş olmam gerektiğini düşündüm. O da aynısını hissetmiş meğer. O zamandan beri de hiç ayrılmadık.

Aleyna Tilki’ye çok hayrandım

◊ ‘İşte Bu Benim Masalım’ (Exxen) ilk dizin...

Fıkır fıkır bir iş. Ben yine Cemal Can’ım, o da Aleyna. Liseye dönmüş hallerimiz. Aleyna’nın masalı üzerinden hepimizin hayatının işlendiği bir hikâye.

◊ Sen de şu an kendi masalını mı yaşıyorsun?

Evet ve güzel olan şu ki herkes benim masalıma ortak.

◊ Aleyna Tilki’ye eskiden hayranmışsın sanırım...

Aleyna Tilki’ye ilk çıktığı günden beri çok hayrandım. Şimdi sohbet ediyoruz, birlikte yemek yiyoruz... Ona üç yıl önce paylaştığım ‘story’leri gösteriyorum. Paylaşımların altına “Bir gün mutlaka tanışacağız Aleyna” falan yazmışım. Evrene attığın imzalar önemli...

Çobanlıktan belediye başkanlığına...

Nasıl bir ailen vardı?

İzmir’de doğdum. Annem Rizeli, babam Selanik göçmeni.

Ne iş yapıyorlardı?

Annem ev hanımı, babamın çobanlıktan belediye başkanlığına uzanan bir kariyeri var. 

Nerede başkanlık yaptı?

Maddi imkânsızlıktan okuyamamış. Çobanlıktan sonra elektrikçilerin yanında çalışmış ve lise okumuş. Foça Belediye Başkanı oldu. Ardından Foça’da 35 sene esnaflık yaptı. Bir de ablam var. O da benim menajerim. Çünkü aileden başka herkes yalan.

İstanbul’a nasıl geldin?

İstanbul’a gelmek hep hayalimdi. Yeditepe Üniversitesi Reklamcılık bölümünü burslu kazandım. Tek başıma İstanbul’a geldim. Başlarda korkutucuydu. İstanbul kazan ben kepçe, şehrin şaşalı hayatını izleyerek alıştım.

Cemal Can: Benim içimde bir popstar var

Sadece duşta şarkı söylerdim

Sesinin güzel olduğunu biliyor muydun?

Yok, onu adada keşfettim. ‘Survivor’da bir şarkı yarışması düzenlenmişti. Ona hazırlık yaparken şarkı söylüyordum arkadaşlarım çok beğeniyordu. Sonra yarışma sırasında Tarık (Sezer) Hoca “Sen şarkı söyleyebiliyorsun” dedi. Oysa ben o zamana kadar sadece duşta şarkı söylerdim. O yarışmada oylamayla birinci geldim. Bir sonraki ödül oyununda Mustafa Ceceli bağlandı ve Samsun Demir’in selamını yolladı. İstanbul’a dönünce kahve içmek istediklerini söyledi ve buluştuk. Bana şarkı yapmak istediler.

Lady Gaga beni gördü ve...

Sonra bu işin eğitimini aldın mı?

Eğitimini almadan hiçbir şey yapmam. ‘Survivor’dan çıktıktan sonra hemen şan derslerine başladım.

Şarkı hazır mı?

Bir sürü şarkı baktık olmadı. Sonra bir gece yarısı Mustafa Ceceli aradı ve “Cemal Can sana bir şarkı bulduk” dedi. Sinan Akçıl yazmış, adı ‘Kahraman’. Müzik ve düzenleme Mustafa Ceceli’ye ait. Daha şarkı ortada yokken ben hayalimde klibinin rüyasını görmüştüm ve tam rüyadaki klibe uygun bir şarkıydı. Gülşen Aybaba da klibi çekti. Yayımlamak için doğru zamanı bekliyorum.

Şarkının tarzı ne? Rap, pop, arabesk...

Pop. Rap, alternatif, caz yapamam. Ben zaten pop doğdum. İdolüm olan isimler de hep popstarlardı.

Senden bir popstar olur mu yani?

Neden olmasın? Benim içimde bir popstar var.

Nasıl bir star olacaksın sence?

Benden bütün algıları yıka yıka bir star olur. Erkek popstarların cesaret edemediği her şeyi yapabilirim. Bir müzikal dizide oynamak bile bunun başlangıcıydı. Sahnedeyse nasıl bir Cemal Can olacağımı ben bile hayal edemiyorum. Kimsenin görmediği şovlar yapacağım. Bir an önce pandemi bitse de kendimi sahneye atabilsem...

İdollerin kimler?

Lady Gaga’yı çok seviyorum. Danslarıyla da Michael Jackson’ı... 2014’te Lady Gaga İstanbul’a gelmişti. Ben de o dönem İstanbul’da öğrenci hayatı yaşıyordum. Ailem haftalık 400 lira yolluyordu ama bilet bin liraydı. Telefonum bozuktu, onu yaptıracaktım, yaptırmadım, kira parasıyla gittim bilet aldım. Star olmaya başladığı andan itibaren her adımını takip ettiğim kadın İstanbul’a geliyordu ve o konser sırasında beni görecekti. Buna inandım.

Gördü mü?

Gördüüü! Ama telefonum yoktu, hatta bana bakarak sahneden bir bez parçasını alıp bana doğru fırlattı, hâlâ saklıyorum. İşte bu da bir enerji akımıydı. İstemek ve hayal etmek çok önemli.

Yediğim kazıkların ekmeğini şimdi yiyorum

Instagram’da yedi ay önce 250 bin takipçin vardı, şimdi 3.2 milyon kişi tarafından takip ediliyorsun. Bu tedirgin edici gelmiyor mu?

O zaman 200 bin, şimdi 3 milyon ama ben aynıyım. Yine “Günaydın” diye güne başlıyorum. Hep enerjim yüksek. Melankolik zamanlarım olduğunda da onları içimde yaşamayı ve kendimle sosyalleşmeyi seviyorum.

Peki bu enerjinin ve sempatinin yanı sıra hiç kötü yanların yok mu?

İyi niyetten sürekli kazık yiyorum. Kazık yiye yiye de bir şekilde hayata karşı olgunlaşıyorsun. Ama ben hâlâ Polyanna kafasındayım, iyilik yap denize at diye düşünüyorum. Hatta belki de şu an İstanbul’a ilk geldiğim zamanlarda arkadaşlarımdan yediğim kazıkların ekmeğini yiyorum.

Takipçilerine neden ‘Kuzular’ diyorsun?

Eskiden arkadaşlarıma öyle derdim. Şimdi de takipçilerime ‘Kuzular’ diyorum.

Kendini seksi bulur musun?

Seksi bulduğum bir yanım var. O tarafımı da seviyorum. Ama aslında kendimi beğenmiyorum. Mükemmel olduğumu düşünmüyorum. Bence kusurlarım çok ve bunları bir şekilde kapatıyorum.

Ne gibi kusurlar?

Mesela benim burun takıntım var. Hokka ve sivri burunları seviyorum. O yüzden burnumu beğenmiyorum. Sağ profilimi sevmiyorum.

Parfüme alerjin varmış...

Evet ama alışmaya başladım. Bugün sıktım mesela. Kedi ve köpek alerjim de var. O yüzden ilaç kullanıyorum.

False