GeriHürriyet Pazar Canım hiç öpmeyeyim
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Canım hiç öpmeyeyim

Canım hiç öpmeyeyim
Abone Ol google-news

Her kriz fırsata çevrilmez elbette ama işin olumlu tarafına bakmadan ömür geçmez. Ben de bu krizden, öpüşme işinin ortadan kalkmasını cebime kâr olarak koyuyorum.

Bazı şeylerin şakası olmaz derler. Ben katılmam ayrı. Şaka komik değilse sıkıntı olur o ayrı. Mesela ben uzun bir süredir WHO’nun (Dünya Sağlık Örgütü) “Virüs köpeklere bulaşmıyor, karantina altındaki köpekleri salabilirsiniz” açıklamasını ‘WHO let the dogs out’ başlığıyla veren tweet’e gülüyorum. Tekrar tekrar hatırlayıp gülüyorum üstelik.

Alternatif selamlaşmalar

Tabii geldiğimiz noktada hava almaya çıkmayı falan da çok tercih etmediğimiz için ömrümüz internette geçer oldu. Yeni sürüm Canan Karatay varyantlarını dinledim. Medyacılar olarak bu kadını, olur olmaz ekrana çıkarınca diğer doktorların da ayarını bozduk. Hepsi, reyting gelsin de nasıl gelirse gelsin kafasıyla serbest uçuşa geçti, ‘her şey bizim suçumuz mu acaba’ diye gerildim, özeleştiri verdim. Baktım lafı kafalarına yiyen doktorlar ve şürekâları özeleştiri falan getirmiyor, ‘beni çekemeyen anten taksın’ kıvamında takılıyorlar; biraz rahatladım, “Bunların zaten ayarı bozukmuş, bu kadarını biz başarmış olamayız” dedim. Bir arkadaşımın “Medyatiklik bir sırat köprüsüdür, geç yaşta geçmeye çalışanlardan ayağı takılıp düşen çok olur” sözünü hatırlayıp kendi kendime gıyabında onayladım, kafa salladım.

Canım hiç öpmeyeyim
Korona konusunda da valla, size yalan söylemeyeceğim, bazı kazanımlarımız oldu. Ben zaten prensip olarak bu şapır şupur öpüşme işinden hep bir sıkılmışımdır. Ama öpüşmeyince bunu beyaz Türklükten içinde yaşadığı toplumun âdetlerine burun kıvırmaya kadar geniş bir skalada yargılayanlar oluyordu. Mecburen Hasan Celal Güzel gibi gözümüzü kapatıyor, önümüze geleni öpüyorduk. Bu selamlaşma biçiminin tatile girmesinden memnunum. Belki alışkanlık yaratır da virüs gittikten sonra bile dönmez diye tatlı tatlı hayallere kapılmıyor değilim.

Alternatif selamlaşma şekillerine de şöyle bir baktım. Bizdeki eli göğse götürmeli ‘hamdolsun’ selamını beğenmedim. Hollanda’da çocukları ayaklarını birbirlerine değdirerek selamlaştırıyorlarmış. Bunu beğendim, işler. YouTube’da tatlı bir İtalyan teyzesi tokalaşma, kucaklaşma ve öpüşme yerine göz kırpma öneriyor. Eğlenceli ama biraz flörtöz buldum. İtalya’da olur da şimdi ben sakallı sakallı adamlara ne göz kırpacağım!

Ayak tokuşturmanın reklamını yapmaya devam edeceğim bunlar arasından. İnşallah gelenekselleşir.

Ben de köpek  maması stokladım

Alınan önlemler arasında sıkıntı olabilecek gibi duran, mesafe bırakma konusu var. Özellikle toplu taşımada 1 metre mesafe bırakın diyorlar. Biz o araçlarda milimetre hesabı yapıyoruz normalde, metreyi kim kaybetmiş de biz bulup       koyacağız? Kaldı ki virüs öncesinden de bu taşıtlara inme ve binme noktasında zaten bir can pazarı yaşıyor, hayati tehlike atlatıyorduk. Belki bu konuda bir ilerleme kaydederiz yine bu vesileyle.

Dirsek içine hapşırma okey. Ama bu aralar insan içinde, değil dirseğinize, dizinize bile hapşırsanız sizi apar topar paket etme ihtimalleri var.

Eve makarna stoklama işineyse hiç girmiyorum. Makarna borsasındaki çılgın yükselişi de endişeli gözlerle takip ediyorum. Köpek maması stokladım ama. Biz de tuhaf çelişkileri olan böyle bir modeliz, yapacak bir şey yok.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle