Güncelleme Tarihi:

Bir belgesel çıktı karşıma. Robot üretiyorlar, bir laboratuvar tanıtılıyor önce. Yüzeysel erişilebilirliği olan bir laboratuvar burası. Kendimce ‘Neden bu kadar erişilebilir acaba’ diye meraklanıyordum. Robotları denemek için gereken erişilebilir alanlar sağlanmış. Anlatan biliminsanı bu sayede kendilerinin de çok rahat ettiğini söylüyor. İlk başta düz alanda hareket edebilen robotlar, sonra da eklem bacaklı ve kollu, insan görümünde yapılan robotlara geçiyor. Basamak çıkıp inebilenleri, mutfak aleti kullanabilenleri bile var. Yaşlı bakımı ve benzeri konularda hizmet verebilecek robotlar tasarlamaya çalışıyorlar. Ev işlerini robotların yapması konusunda da girişimleri var. Mümkün olacak gibi de gözüküyor. Tek sorun robotların çalışacağı yerlerin uygun tasarlanması.
Bir yandan da üzüldüm. Robot bizden daha kıymetli hale gelecek. Belki bir ileri seviyede ev işlerini, çamaşır-temizlik gibi işleri yaparken, daha da sonra alışverişte göreceğiz robotları. İzlediğim prototipler henüz hayatımıza girmiş olanları. Şimdilik en çok yerleri silip süpürüyor. Evde bir robot süpürgeniz varsa evinizi ona göre dizayn edeceksiniz. Yani robot süpürgenizin rahatına göre düzenleyeceksiniz evi ya da ofisi. Yoksa temizlemiyor. Ben hiç diyemedim işyerinde ya da evde ‘Buraya bana göre bir düzen kuralım’ diye. Kurulu düzene biz alıştık hep. Kusura bakmayın, biraz trip atacağım. ‘Kör tribi’ diyorum şimdilik buna. Basit, elektrikle çalışan bir robot kadar değerim yokmuş hayatta.
Pandeminin ardından bir gösteri için Bomonti’de stüdyoda provalar yapmıştık. Şimdilerde gösteriyi tekrar yapmamızı istediler. Ekiple stüdyoda toplandık. Keşfe çıktım bir değişiklik var mı diye... Bir de ne göreyim? Bütün kapı eşikleri düzelmiş, girişler çıkışlar tertemiz yapılmış, soyunma odaları bile dümdüz olmuş. Tam bana göre! Sevindim. “Çok güzel olmuş. Neden bu kadar erişilebilir hale geldi” diye sordum. Benden sonra mı düşün-
düler ya da ortopedik engelli dansçılarla mı çalıştılar? “Bu değişimi yaşatmanızdaki sebep nedir”diye sordum. “Robot süpürge” dediler! Güleyim mi ağlayayım mı bilemedim. “Onun için yaptığınız düzenleme beni de rahat ettirdi. Robot adına da teşekkür ederim” dedim. Benim dile getirmekte, istemekte zorlandığım, çok gerekmedikçe ‘Düzenini bozmayayım insanların’ diye düşünüp söyleyemediklerimi robot hiç söylemeden yaptırmış. Tebrik ettim. Robota şöyle bir elimle dokundum, sırtına hafifçe vurarak.
Yoksa duruverirler!
Yakında kollu, bacaklı robotlar da geliyor. Hatta küçük ev aletlerini de kullanacaklar. Yani robota “Canım kek istiyor” deyip beklemeye geçebileceğiz. İstediği şartları öncesinde sağlamak şartıyla tabii. Bizim için olmayan erişilebilirlik robotlar için sağlanacak. Ne yapalım, yıllarca konuştum, yazdım, olmadı ama artık robotlar isteyecek, siz yapacaksınız. Komşuda pişer, bize de düşer. Refakatçi robotumuz da olur belki. Kendimi robotuma “Hadi tatlım, beni durağa bırakıver” derken hayal ettim. Tabii robotun ev dışında hizmet edebilmesi için sokakları, kaldırımları düzeltmek zorunda kalacaksınız. Kaldırıma park eden arabaların plakasını trafiğe bildirip ceza da kestirebilirler, dikkat edin. Robot ederse belki kurumlar daha dikkatle incelerler şikâyetleri. Çünkü şartlar istediği gibi olmazsa çalışmıyor robotlar. Rica falan da kabul etmiyorlar.
İlla onların dediği olacak, yoksa duruverirler!
Hepimize gelecekte kolaylıklar diliyorum. İyi pazarlar.