Ayna ayna söyle bana...

Ayna ayna söyle bana...

Aynaları düşündüm. Asansörde hayat kurtarmak dahil, ne çok işe yarıyor. Elbette daha çok görenler için... Bana en çok “Nasıl kıyafet alıyorsun” diye soruyorlar. Kıyafet alırken benim aynam dokunmak oluyor.

Haberin Devamı

(Harun SARIKAYA / hsarikaya@hurriyet.com.tr) Aynaları düşündüm geçen gün. Örneğin, asansördeki ayna... Hemen herkes bilir, asansöre ayna konmasının nedeni şudur: Asansör geldiğinde kendini görüyorsan yürüyüp binebilirsin. Kendini görmüyorsan asansör boşluğuna düşebilirsin. Biz görme engelliler de böyle bir kaza yaşamamak için bastonumuzla kontrol ederiz genelde. Bir keresinde bastonum yoktu. Kapı açıldı, ben güm diye asansör kabininin içine düştüm! Yaklaşık 30-40 santimetre aşağıda kalmıştı kabin. O an içimden ‘Ya hiç gelmemiş olsaydı’ dedim! Şimdi bastonum yoksa bile ayağımın ucuyla mutlaka kontrol ediyorum.

Önceki yazılarımda bahsetmiştim; bir süredir dans dersi alıyorum. Üç tarafı yerden tavana aynayla kaplı bir stüdyoda... Oraya ilk girdiğimde, karşımdaki duvara dokununca fark ettim, camdı. “Ayna mı bunlar” diye sordum. “Evet, bir sürü senden var” dediler. Birden hayal ettim, dördümüzün her türlü kıpırtısı yüzlerce kişi tarafından yapılıyordu sanki... 

Yemek arasında iki aynanın birleştiği yere oturdum, nerelerde ayna oluyor daha çok diye düşündüm. Aklıma ilk gelen kuaförler oldu. Tıraş olurken kendimizi başka açılardan da görüyormuşuz demek ki, unutmuşum bunu... Çocukken, yani biraz görüyorken, kişiyi farklı formlarda gösteren aynalara bakmıştık bir lunaparkta. Çok eğlenceliydi.

Haberin Devamı

Bu arada ünlü bir modacımızın bir röportajı geldi aklıma. “Türkiye’deki mağazalarda boy aynası yok, kabinlere de ayna koymuyorlar, kabinden çıkıp bakıyorsunuz aynaya. Sizi kendinizle baş başa bırakmıyorlar” diyordu. Sonra kendi giydiklerimi düşündüm birden, ‘Kıyafet alırken nasıl karar veriyorum’ diye. Genelde de soruyorlar bunu bana. Bilmem, kolay geliyor bana giysi seçmek. Öncelikle içindeyken rahat mıyım, o önemli benim için. Benim aynam ellerim oluyor genelde, yeni bir şey giyince dokunuyorum ve tenimle bakıyor gibiyim giysiye. Ne hissettiriyor bana; kumaşı, dokusu... Ona göre karar veriyorum alıp almamaya.

Sonuç olarak; dünyanın en dürüst varlığı olduğunu düşünüyorum aynaların. Siz onu kırmadığınız sürece hep doğruyu söylüyor. Hep böyle iyi ve dürüst aynalarla karşılaşırız umarım.

Haberle ilgili daha fazlası: