Güncelleme Tarihi:

Mecidiyeköy metrobüs durağındayız, iki arkadaşım daha gelecek. Akşam saat 21.00 gibi bekliyorum. Biri giriyor koluma, “Metrobüs geldi” diyor. “Binmeyeceğim, arkadaşımı bekliyorum” desem de çekiyor. “Binmek istemiyorum” diyorum ama çekmeye devam ediyor. Biraz sert bir şekilde kolumu kurtarıyorum. “Birini bekliyorum, binmeyeceğim” diyorum tekrar. Kızıyor ve söylenerek gidiyor metrobüse.
‘Çok da güzeller’
Bizi izleyen ve gören biri geliyor yanıma. “Merhaba” diyor. Ben hemen “Birini bekliyorum, binmeyeceğim” diyorum. “Biliyorum, az önce yaşananı gördüm” diyor ve ekliyor: “Sizi dinlemiyordu, kulaklık vardı kulağında!” Sinirim bozulmuş, bir gülüş geliyor yüzüme, “Benimle konuşuyor ve beni dinlemiyor mu gerçekten” diyorum. “Ben de arkadaşımı bekliyorum. Şöyle oturalım mı” diyor. “Hayır, onların baston sesini duymam gerek, ondan burada duruyorum” diyorum. “Ben görüyorum ya, size söylerim” diyor. Oturuyoruz ve ve bizimkiler beş dakikaya geliyorlar. Buluşturuyor bizi durak arkadaşım. Sonra yürüyoruz merdivene üç kişilik küçük bir tren olarak. “Daltonlar gibi olduk” diyor birimiz. Derken arkamdan biri hakkımızda konuşmaya başlıyor: “Çok da güzeller. Allah böyle yaratmış işte”, “Öndekine baksana, ne güzel süslenmiş, arkadakine bak asıl, mont, çanta, ayakkabı tam bir uyum içinde. Ben bile yapamıyorum bunu”... Merdiven bitiyor ve bizim treni durduruyorum. Arkaya dönüyorum ve ben de onlara “Ne güzelsiniz” diyorum. Bir şaşkınlık, yanımızdan geçiyorlar. Turnikede yan yana gelince “Bakın arkadaşlar, biz sadece görmüyoruz, kulaklarımız duyuyor. Güzel sözleriniz için de teşekkürler” diyorum. Güzel birinin engelli olması mı yoksa engelli birinin güzel olması mı garip? Hangisi sizce? Neden sadece bizim
hakkımızda yorum yapılıyor? Kim, nereye gidiyorsa ona göre giyinip gitmiyor mu? Neresi ilginç bunun? Mont, çanta, ayakkabı uyumunu duyduk ya... Belki zevki çok güvenilir biri değilsiniz, neye göre karar vereceğiz? Size göre çok güzeliz, belki sonra biri diyecek ki: “Görmüyorlar, düzgün giyinememişler.” İkisi de çok önemli değil ama görmeyince bir de duymuyormuşuz gibi rahat davranmanıza bir anlam veremiyoruz ama komik de geliyor. Kendinizi komik duruma düşürmeyin bence. Evet, kendimize özendik biraz; bir arkadaşımızın doğum günü var çünkü. Bundan kaynaklı enerjimiz de yüksek. Bir kafede kutlayacağız sekiz görmeyen ve iki gitarımız var. Güzel gece olacak bence.
Bunun verdiği motivasyonla girdik alışveriş merkezine ve daha önce bahsetmiştim ya, bu AVM’de 90’lar diyor güvenlikler bize. Bunu da kabul ettik. Bu bir telsiz şifresi, biz gelince girişteki güvenlik ‘90’lar giriş yaptı’ anonsu geçiyor. Biz de artık onlar anons etmeden diyoruz “Hazır mısınız 90’lar geldi” diye. Hatta “Bizden önceki 90’lar geldi mi” diye soruyorum. Güvenlik “Anlayamadım” diyor. “15 dakika içinde başka görme engelli geçti mi buradan” diyorum. “Üç kişi geçti” diyor. İçeri giriyor, oturuyoruz. Derken ekip tamamlanıyor. 90’lar partiye hazır; gitarlar çıkıyor kılıflarından. Akort, çay, kahve derken başlıyoruz. MFÖ’den, Emir Can İğrek’ten devam ve havaya girdik. Pasta, mumlar, kahkahalar... Yan masadan istek şarkı geldi, çaldık, hep beraber söyledik. Birkaç masa daha katıldı bizim partiye. Kim ne giymiş, ne sürmüş, aklımızdan bile geçmedi; kimin daha şık olduğunu hiç umursamadan eğlendik.
O gece sadece bir video çektik; pasta gelişi ve ‘iyi ki doğdun’ şarkısı sırasında. Bizim için yeterliydi ama etraftaki herkes bizden habersiz ve izinsiz birçok fotoğraf çekti. Garsonun kulağına söyledim tabii ki, “İzin vermediğimiz sürece ya da onlar izin istemedikleri halde fotoğraf ya da video çekeni görürseniz, lütfen uyarın, bizden habersiz paylaşım olmasın” diye. İzin verdik isteyene bizi etiketlemesi şartıyla. Kaç fotoğrafımız var ortamda bilmiyoruz. Bu kızdığımız bir şey değil ama biraz da özelimiz gibi bu iş. İzin istemek nezaketinde bulunursanız mutlu oluruz. Güzelliğin paylaşılması çok güzel fakat bir gören grubun doğum gününe böyle rahat katılabiliyor musunuz? Fotoğraf ve video çekebiliyor musunuz? Sadece bunu sormak istiyorum. Biz hep birlikte olmayı istiyoruz ama ilginç olarak ya da efsaneleştirilerek değil. Sizden farklı bir durum yok ki... Arkadaşımızın mutlu gününde mutluluğumuzu paylaşıp arttırıyoruz sadece. Bunun neresi sıradışı sizce? Neyse tekrar iyi ki doğdun ve varsın arkadaşım. Nice güzel yaşların olsun. Herkese iyi pazarlar.