‘18 yıldır uğraşıyoruz... Sonuç: Dağ fare doğurdu!’

Güncelleme Tarihi:

‘18 yıldır uğraşıyoruz... Sonuç: Dağ fare doğurdu’
Oluşturulma Tarihi: Temmuz 31, 2022 07:00

HAYTAP Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kemal Şenpolat’a son günlerin çokça tartışılan kararını sorduk: Petshop’lar nasıl olur da Kasaplar Odası’na bağlanabilir? Şenpolat “Hiçbir mantığı ve açıklaması yok” diyor ve devam ediyor: “Şimdi kediye, köpeğe farklı gözle bakmalarını beklemek naiflik olur.”

Haberin Devamı

Petshop’ların Kasaplar Odası’na bağlandığıyla ilgili haberi her okuyan çok şaşırdı. Sonra “Hayır, bağlanmadı” dendi. Ardından “Evet doğru, ama yanlış anlaşıldı” diyenler çıktı. İş burada da bitmedi: “Bu yeni uygulama değil, zaten vardı”, “Yem satanlar Fırıncılar Odası’na bağlıydı”, “200 petshop Manavlar Odası’na bağlı”, “Daha önce Çiçekçiler Odası’na bağlılardı”. Anlaşılacağı üzere kafalar
karışık. Ben de “Acaba petshop’çuluk profesyonel bir meslek sayılmıyor da ondan mı odası yok” diye merak edip İstanbul Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği danışma hattına sordum. “Bizim için profesyonel meslek, amatör meslek diye bir ayrım yok. Odanız olması için aynı işi yapan esnaflar olarak bir araya gelip bize oda açmak istiyoruz demeniz yeterli” cevabını aldım. ‘Petshop’çular bunu dememiş anlaşılan!
Türkiye’de hayvanlar ne yazık ki hâlâ mal statüsünde. Alınıp satılabiliyorlar. “Yeni açılan petshop’lar Kasaplar Odası’na bağlanacak” kararının da öznesi petshop’lar gibi dursa da aslında sattıkları ev hayvanlarının kaderini belirleyecek. Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) yönetim kurulu başkanı Av. Ahmet Kemal Şenpolat’a düşüncelerini sorduk...

* Petshop’ların kime bağlanması sizce daha doğru?
HAYTAP olarak petshop’ların faaliyetini sağlık sektörünü ilgilendiren bir konu olarak görüyoruz. Bu nedenle Veteriner Hekimler Odası’na bağlanmaları gerekiyor. 18 yıldır uğraşıyoruz. Sonuç: Dağ fare doğurdu. Bir anda “Yeni açılan petshop’ları bundan böyle Kasaplar Odası’na bağlıyoruz” dediler. Hiçbir mantığı ve açıklaması yok.

* Sizce Kasaplar Odası petshop’lar konusunda ne kadar yetkin?
Çiftlik hayvanlarının refahıyla hiç ilgilenmemiş, onlara sadece acı çektiren bir oda. Şimdi kediye, köpeğe farklı gözle bakmalarını beklemek naiflik olur. Konuya dair hiçbir ilgi ve bilgileri yok.

* Şu anda petshop’ları kim denetliyor?
Teftiş yetkisi Tarım ve Orman Bakanlığı’nda. İl tarım müdürlüklerince denetleniyorlar. Ama bir denetim, daha doğrusu denetim niyeti yok. Herkes her istediğini yapabiliyor.

Haberin Devamı

‘18 yıldır uğraşıyoruz... Sonuç: Dağ fare doğurdu’

Ahmet Kemal Şenpolat

* Hayvanlar artık dükkânlarda satılmayacak ama katalogdan seçilecek. Bu kararı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Hayvan satışının yasaklanmasını istememizin temel sebebi sokak hayvanlarının çoğalmasının önüne geçmenin tek yolunun bu olması. Türkiye’de evcil hayvan satışının 10 yıl boyunca tamamen durdurulması gerekiyor. Popülasyonu düşürmenin tek yolu bu. Ama kimse sınır getirilsin demiyor, bilakis alternatif satış yolları oluşturuluyor. Sonra bir sokak köpeği bir çocuğu kovaladığında biz suçlanıyoruz. Suçlayacağımız makamı bile bilmiyoruz.

Haberin Devamı

“Sahiplenmenin bakanlık tarafından özendirilmesi, eğitimle farkındalığın yayılması gerekiyor.”

* Tamamen yasaklanmamasının sebebi ne size göre?
Musluğu kapatmak kimsenin işine gelmiyor. Bakanlık üzerinde ciddi bir lobicilik oluşturulmuş. Bizim mücadelemiz sadece petshop’larla sınırlı değil. “Yunus parkları kapatılsın” diyoruz. İznini Turizm Bakanlığı veriyor, orada bir lobicilik var. “Avcılık yasaklanmalı” diyoruz, Avcılar Birliği’nin Tarım ve Orman Bakanlığı içinde altkomisyonu var. “Deve güreşi, horoz dövüşü yasaklansın” diyoruz. Bölgelerin milletvekilleri “Bu geleneğimiz, insanların ekmek kapısı” diyor. “At yarışı olmasın” diyoruz, onun arkasındaki sektörün büyüklüğü belli. Her alanda çok ciddi menfaat gruplarıyla karşı karşıyayız. Lobilere karşı Don Kişot’luk yapıyoruz.

* Cins hayvan sahiplenmek isteyen ne yapacak?
Cins hayvan isteyen, istediği hayvanı bakımevlerinde de bulabilir. Ha 3 aylık olmaz, 1 yaşında olur. Bu da hayvanın önünde hâlâ en az 10 yıllık ömrü var demektir. Ama barınakların her cins hayvanla dolu olduğunu; otoyol kenarlarına, ormanlara atılan hayvanların açlıkla, susuzlukla, sıcakla, soğukla mücadele etmeye çalıştığını bugün bile kaç kişi biliyor? Eğer ilgileniyorsanız haberiniz oluyor. Gönüllüler gidip besleme yapıyor. Sahiplenmenin bakanlık tarafından özendirilmesi; reklamlarla, programlarla, eğitimle, tiyatrolarla, dizilerle farkındalığın yayılması gerekiyor. Ama bunu ancak biz yapıyoruz.

Haberin Devamı

‘18 yıldır uğraşıyoruz... Sonuç: Dağ fare doğurdu’

‘Hayvanat bahçelerinin durumu içler acısı’

* Hayvanlarla ilgili düzenlemelerde sizin gibi sivil toplum kuruluşlarına (STK) ne ölçüde danışılıyor?
Yasa değişikliğinde ‘danışırmış gibi’ fikir soruldu. Bakanlıkta hayvanlarla ilgili birimlerde konuştuğumuz kimse, STK kökenli ya da aktivist değil. Hayvan hakları, hayvan refahı olarak bakmıyorlar olaya. Bu zamanda hâlâ yunus parkı açmaya da AVM içinde hayvanat bahçesi yapmaya da izin verilebiliyor. Kayseri’deki, Malatya’daki, Konya’daki hayvanat bahçelerinin durumu içler acısı. Ama bunu kaç kişi umursuyor? Davaya inanmıyorlar, bir dava olduğunun farkında değiller. Oysa orada bizim gibi insanlar olsa denetim de yapılır, yaptırımlar da cezalar da uygulanır.

* Petshop’ta hayvan satışının yasak olduğu ülkeler var mı?
ABD ve Kanada’da petshop’larda hayvan satılmıyor. Özel çiftliklerde üretim yapılıyor. Denetim çok sıkı. Sahiplendirme katı şartlara ve kontrollere bağlı. Neredeyse çocuk sahiplenir gibi prosedürlerden geçiyorsunuz. Hatta sahiplendikten sonra bile denetimler sürüyor. Burada eşya alır gibi alabiliyorsunuz hayvanı.

Haberle ilgili daha fazlası: