17 Ağustos Gölcük depreminin 26’ncı yıldönümünde 200 kişiyle görüştük: Kendimi güvende hissetmiyorum

Güncelleme Tarihi:

17 Ağustos Gölcük depreminin 26’ncı yıldönümünde 200 kişiyle görüştük: Kendimi güvende hissetmiyorum
Oluşturulma Tarihi: Ağustos 17, 2025 07:00

Türkiye bir deprem ülkesi, bunu artık hepimiz biliyoruz. Her depremde can ve mal kaybı yaşıyoruz. Ve her depremin ardından uzmanlar, yetkililer alınması gereken önlemleri, yapılması gereken çalışmaları anlatıyor. 17 Ağustos Gölcük depreminin yıldönümünde bu kez uzmanlara değil, halka sorduk. Yaşadığı şehri deprem riskine karşı güvenli bulup bulmadığını, olası depreme karşı ne gibi bireysel önlemler aldığını ve ilgili kurumlardan beklentilerinin neler olduğunu... Sorularımızı yanıtlayanların yüzde 90’dan fazlası depreme karşı çalışmaları yetersiz bulduğunu, yüzde 71’i kendini güvende hissetmediğini söyledi.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Haberin Devamı

Yaşadığımız en büyük felaketlerdendi 1999’daki Gölcük depremi. 17 Ağustos günü gerçekleşen 7,4 büyüklüğündeki sarsıntıda resmi raporlara göre 17 bin 480 kişi hayatını kaybetti, 200 bin kişi evsiz kaldı. Üzerinden 26 yıl geçti, depremler binaları yıkmaya devam ediyor, insanlar enkaz altında kalıyor. Gölcük öncesinde de büyük depremler yaşadık ama bu felaketle bir deprem ülkesi olduğumuz aklımıza kazındı. Ve doğa bunu bize hatırlatmaya devam etti. 12 Kasım’da bu kez Düzce 7,2’le sallandı. Sonrasında Van’da 23 Ekim 2011’de 7,1 ve 9 Kasım 2011’de 5,7 büyüklüğünde iki deprem yaşandı, 644 kişi öldü. 41 kişinin yaşamını yitirdiği 6,8’lik Elazığ depreminin tarihiyse 24 Ocak 2020’ydi. 30 Ekim 2020’de İzmir’deki 6,6’lık depremde 117 kişiyi kaybettik. İki yıl önce yaşanan  6 Şubat depremlerinden tam 11 şehir etkilendi, 53 bin 537 kişi yaşamını yitirdi. 23 Nisan’da 6,1 büyüklüğündeki deprem İstanbul’u salladı, yine korktuk. 10 Ağustos’ta 6,1’lik Balıkesir depremi karşı karşıya olduğumuz tehlikeyle yüzleştirdi hepimizi. 16 bina yıkıldı, 1 kişi öldü, 52 kişi yaralandı. Biz unutuyoruz, doğa hatırlatıyor, biz tekrar unutuyoruz. Bu yıl 17 Ağustos Gölcük depreminin 26’ncı yıldönümü. Bu vesileyle farklı yaş ve meslek gruplarından 200 kişiye deprem hazırlıkları yeterli mi, kendinizi güvende hissediyor musunuz, kurumlardan beklentileriniz nedir diye sorduk. Gördük ki kimse güvende hissetmiyor, kurumlardan benzer beklentileri var.

Haberin Devamı

17 Ağustos Gölcük depreminin 26’ncı yıldönümünde 200 kişiyle görüştük: Kendimi güvende hissetmiyorum

Emre Kaan Tekin (27), iş analisti

Deprem olduğunda İstanbul’da çok büyük yıkımlar olacağını biliyorum ve kendimi evim ve ofisim haricinde hiçbir yerde güvende hissetmiyorum.

Bir app (uygulama) kullanıyoruz telefonda; deprem esnasında aile bireylerinin nerede olduğunu görmek için. Hem evde hem arabada deprem çantalarımız, ailece ortak buluşma noktamız var. 

Mert Demir (25), yüksek inşaat mühendisi

1999 depreminden sonra deprem riski taşıyan illerde ‘sözde yapılan’ çalışmalar yeterli olsaydı, Kahramanmaraş ve Hatay depreminde yaşanan can kayıpları bu kadar fazla olmazdı. Yönetmeliklerin güncellenmesi gibi olumlu çalışmalar yapıldı fakat bunu kullanacak olan bilinçli mühendis yetiştirildi mi?

Haberin Devamı

Mertcan Tuğberk Satar (25), yüksek inşaat mühendisi

1999 sonrası önemli adımlar atıldı, deprem yönetmelikleri güncellendi, yapı denetim sistemi getirildi, zemin etütleri zorunlu hale geldi ancak bu adımların uygulanmasında ciddi eşitsizlikler ve denetim zaafları var. Ayrıca mevcut yapı stokunun yenilenme hızı, olası büyük bir İstanbul depremi senaryosuna göre oldukça yetersiz.

Recep Hocic (52), serbest meslek

Hazırlıklar yeterli değil, daha radikal kanunlar gerek. Kurumlar halkla uzlaşı içinde olmalı, yaptırım gücünü kullanmalı, kentsel dönüşüme hız verilmeli.

Ata A. (50), emekli

Kentsel dönüşüm sadece rantı yüksek bölgelerde veya mali kaynağı kendiniz sağlarsanız mümkün.

Haberin Devamı

Deprem çantasıysa bir su, bir düdükle hayatta kalma umudu sadece. Tut-çök-kapan taktiği şartlara bağlı. Önlem sadece buysa dua etmek daha hayırlı.

17 Ağustos Gölcük depreminin 26’ncı yıldönümünde 200 kişiyle görüştük: Kendimi güvende hissetmiyorum

Nergis Tut (65), emekli

Evimin güvenli olduğuna inanıyorum. Ancak depremde nerede olacağız kim bilir? Hayatta kalsak ne olacak, yaşanacak kaosu tahmin edebiliyor musunuz? Hadi buradan taşınalım, bir emekli maaşıyla nereye taşınabilirim? Kimseden bir beklentimiz kalmadı artık.

Neslihan Güneri (39), tasarımcı

Binaların girişine, inşaatı yapan müteahhitle izin veren belediye müfettişinin isimleri yazılmalı ki herkes işini doğru ve kusursuz yapsın.

Haberin Devamı

Bengisu Çorluk (30), pazarlama yöneticisi

Evimizde deprem çantası var ama işe yarayacağını düşünmüyorum. Yakın zamanda ev değiştirme hedefim var.

Özellikle deprem bölgesi olarak belirlenen semtlerde tüm evlere sağlamlık testi yapılmalı. Testte yeterli seviyeye ulaşamayan apartmanlar tahliye edilmeli.

17 Ağustos Gölcük depreminin 26’ncı yıldönümünde 200 kişiyle görüştük: Kendimi güvende hissetmiyorum

Zeynep Çağlar (28), avukat

Kısmen ilerleme oldu ama genel anlamda hâlâ yeterli değil. Riskli binaların dönüşümü çok yavaş ilerliyor, depremi ancak büyük bir uyarı olduğunda hatırlıyoruz.

Yaşadığım bina yeni olsa da altyapı ve şehrin genel hazırlık eksikleri beni kaygılandırıyor. Deprem çantam hazır, evimi devrilme ve düşme riskini azaltacak şekilde düzenledim. Oturduğum binanın yönetmeliğe uygun olup olmadığını kontrol ettim ama biliyorum ki bireysel önlemler tek başına yeterli değil.

Haberin Devamı

Beklentim; şeffaf bir risk analizi yapılıp herkesle paylaşılması; hızlı ve adil kentsel dönüşüm, sağlam altyapı ve düzenli deprem eğitimleri...

Pınar Özçebi (26), operasyon koordinatörü

Ben deprem yılında (1999) doğmuş ve sonrasında yurtdışına göç etmiş biri olarak farklı ülkelerde afet hazırlıklarını gözlemledim. Türkiye’nin afetlere yeterince hazırlıklı olmadığını düşünüyorum. 6 Şubat’taki depremde sağlam sandığımız binaların yıkılması, ihmalkârlığın göstergesi.

Beklentim; kentsel dönüşümün hızlanması, bina sayısının azaltılması, büyük şirketlerin İstanbul dışına taşınarak göç yaratması ve özel sektörün uzaktan/hibrit çalışmaya yönelmesi.

Deniz Açıksöz (35), avukat

Yurtdışında gördüğüm sistemli hazırlıkların bizde olmaması üzücü. İstanbul’da güvende hissetmem mümkün değil; eski binaların çokluğu, yolların darlığı ve insanların aynı anda dışarı çıkması ihtimali korkutuyor. Daha sağlam bir binaya taşınmayı veya başka bir şehre gitmeyi düşünüyorum.

Tuğçe Şefkatli Tufan (40), emlak danışmanı

Hazırlıkları yeterli bulmuyorum. Depreme kaderci yaklaşıyorum.

Hiçbir önlemim yok.

Kıvanç Eser Tüzeltürk (44), jeofizik mühendisi

Özellikle eski binaların yenilenme süreci çok yavaş ilerliyor. Ayrıca liyakat eksikliği nedeniyle yeni yapılan binaların gerçekten depreme dayanıklı olduğunun garantisi yok.

Deprem farkındalık eğitimi aldım. Yatağımın çevresinde gerekli güvenlik önlemlerini uyguladım. 4 deprem çantası hazırladım, acil durum planı oluşturdum ve ailemle toplanma yerlerini belirledim.

Yiğit Özkılıç (33), turizmci

1999 depremini yaşamış biri olarak asla çalışmaları yeterli bulmuyorum. Sağ kalmanın zor olacağını ve organizasyonsuzluğun daha büyük bir kaos ortamına yol açacağını düşünüyorum.

Kişisel olarak aldığım önlemler 2 kişilik bir deprem çantası hazırlığı ve şahsi aracıma kuru ve bozulmayacak gıdalar depolamak. Akıllı telefonlardaki depremleri önceden haber veren uygulamaları yüklemek. Evcil hayvanım için de bir deprem durumunda en hızlı şekilde kendini kurtarabileceği bir kafes seçmek.

17 Ağustos Gölcük depreminin 26’ncı yıldönümünde 200 kişiyle görüştük: Kendimi güvende hissetmiyorum

Gamze Raday (50), müşteri ilişkileri yönetmeni

Şehir ve ev değiştirmeyi düşünmüyorum çünkü İstanbul’da doğdum, büyüdüm. Kaçışın bir çözüm olduğunu sanmıyorum. Evimin zamanında depreme karşı tüm önlemler alınarak yapıldığını bildiğim için bir nebze rahatım.

Nilay Duru (42), öğretmen

Kurumlardan beklentim riskli binalarda oturanlar için hızlı ve adil dönüşüm süreçleri başlatmaları. Ayrıca okullarda ve mahallelerde düzenli deprem tatbikatları yapılmalı, halkın afet bilinci sürekli taze tutulmalı.

17 Ağustos Gölcük depreminin 26’ncı yıldönümünde 200 kişiyle görüştük: Kendimi güvende hissetmiyorum

Melike Pelin Ladikli, (24), marka iletişimi uzman yardımcısı

Yatağımın başındaki komodinde düdük bulunduruyorum. Çünkü depremin şiddeti ve çevremdeki binaların eski olması yüzünden enkaz altında kalma korkusu yaşıyorum.

Binaların deprem yönetmeliğine uygun olarak güçlendirilmesi, toplanma alanlarının net bir şekilde belirlenmesi ve GSM operatörlerinin çekmesi önceliğim.

17 Ağustos Gölcük depreminin 26’ncı yıldönümünde 200 kişiyle görüştük: Kendimi güvende hissetmiyorum

İlknur Selimoğlu (48), iletişim danışmanı

Sadece eski binaların yıkılıp yeniden yapılmasıyla deprem hazırlığının olmayacağını düşünüyorum. 1999 yılından bu yana İstanbul’da çok sayıda deprem yaşandı ve her deprem sonrası sokak ve caddelerin araç trafiği nedeniyle kilitlendiğini gördüm. Önemli olan bir tahliye planının olması, maalesef bu yok.

Ömer Arslan (56), kuaför

Apartmanımız yeni, o yüzden biraz daha kendimizi güvende hissediyoruz. Sağlam olduğuna inanmak istiyoruz belki de. Ama alıştık artık galiba bu duruma, o yüzden çok da korkmuyorum artık.

Deniz Alkan (41), öğretmen

17 Ağustos 1999 depreminden sonra bazı iyileştirmelerin yapıldığını düşünüyorum ama nüfus yoğunluğu, eski binalar ve denetim eksiklikleri hâlâ ciddi sorun. Kurumlardan beklentim binaların sıkı denetlenmesi, afet sonrası lojistik planların net olması ve halkın düzenli eğitilmesi.

Halil İbrahim Gören (45), çiftçi

Depreme hazırlık konusunda yapılan çalışmaları yeterli görmüyorum. Bunun sadece devletin çözmesi gereken ya da çözebileceği bir konu olduğunu da düşünmüyorum. Kentsel dönüşüm bence doğru bir planlama dahilinde hak sahiplerinin de sorumluluk alarak yapabileceği bir iş.

1999 depreminden sonra dairem ağır hasar sebebiyle yıkıldı. Yerine bir yıl içinde şu an oturduğum ev yapıldı. 3 katlı ve sağlam bir bina olduğunu biliyorum. Yıkılan dairemiz kadar lüks olmasa da güvenilir ve peyzajı düzgün bir toplu konut olduğu için mutluyum.

Gülhan Topbaşoğlu (49), muhasebeci

İzmir’de yaşıyorum ve kendimi hiç güvende hissetmiyorum. Önemli bir hazırlık yaptığımı söyleyemem.

Evren Kotoğlu (44), basın danışmanı

Çalışmaları yetersiz buluyorum çünkü biz ülkece inşaat sektöründe çok iyi bir seviyedeyiz. Buradaki seviyemize uygun, sağlam, erişilebilir nitelikli konutlar üretmemiz gerekiyor.

En büyük beklentim telekomünikasyon şirketlerinden. Deprem olduğunda maalesef insanlar sevdiklerine ulaşamıyor. Sadece AFAD veya benzeri kurumlarla sınırlı kalmayıp tekstil, beyaz eşya, otomotiv gibi sektörlerdeki şirketlerin de olası bir depremde kolektif bir şekilde çalışmaları gerektiğini düşünüyorum.

Nesrin Yücetürk (48), ev kadını

Ev değiştirdim, yetmedi, şehir değiştirdim ama beni kesmiyor. Boş araziye çelik konstrüksiyonla kendi evimi yaparsam güvende hissederim.

Ayşegül Ö. (46), yayıncı

Toplanma alanlarının imara açılması hatalı bir karar. 23 Nisan’daki depremde gördük ki; biz evinin civarında park olan şanslı azınlık dahi kendine yer bulmakta zorlandı. Bununla birlikte toplumun depremde ne yapması gerektiği konusunda bilgilendirilmesi yetersiz. İstanbul’da hissedilen son iki depremde de okul bahçesindeydim ve velilerin çocuklarını alıp oradan ayrılmak yerine sohbet etmelerine denk geldim.

Elif G. (49), editör

İyi niyetli çalışmalar var ama kesinlikle yeterli değil.

Çok daha destekleyici yaklaşımlara ihtiyaç var. Kentsel dönüşüm ranta dönüşmüş durumda. Parası olan evini yenilemek ve değerini arttırmak için kentsel dönüşüme girişebiliyor. Parası olmayansa kaderine terk ediliyor. Evi çürük çıkar da yıkılırsa nasıl para bulacağını, nasıl kira ödeyeceğini bilemeyen insanlar çaresizce bu evlerde yaşamaya devam ediyor. Sadece yıkıma yönelik değil, binaları güçlendirmeye yönelik çalışmalar da desteklenmeli.

17 Ağustos Gölcük depreminin 26’ncı yıldönümünde 200 kişiyle görüştük: Kendimi güvende hissetmiyorum

Selin G. (42), gazeteci

Depreme karşı güvenli hissetmek büyük bir ikilem. Zemin çalışmalarından yaşanılan konutta kullanılan beton ve diğer malzemelerin dayanıklılığına kadar pek çok sorgulanması gereken kriter var. 50 yıllık apartmanlar kadar, 5-10 yıllık olanların da yıkıldığına şahit olduk. Önemli olan yeni inşaat değil, o konutun deprem ülkesi olduğumuz gerçeğiyle, bilinciyle inşa edilmesi.

Bireysel olarak ne kadar önlem alırsanız alın, ne zaman olacağını öngöremediğiniz bir doğal afete hazırlıklı olamazsınız. Bir saniyede değişiyor hayatlar. Ama o anda kendimi ve ailemi nasıl korumam gerektiğine dair uzmanların tavsiyelerini beynime kazıdım.

Elif C. (45), emekli

6 Şubat’tan sonra hiç güvende hissetmiyorum! Depremi ve sonrasını düşünmeden akıl sağlığımızı korumaya çalışıyoruz bence çoğumuz.

Neslihan Y. (45), reklamcı

Geçen yıllar içinde yapılabilecek onca şey varken vergilerimiz dahi sağlıklı kullanılamadı.

Deprem ya da felaketler sonrasında bugün gördüğümüz gibi halk ve STK’lar önceliğiyle değil de, devletimiz tarafından organize ve koordineli bir çalışma olmasını isterdim.

17 Ağustos Gölcük depreminin 26’ncı yıldönümünde 200 kişiyle görüştük: Kendimi güvende hissetmiyorum

Saadet Ersin (68), emekli

Kurumlardan beklentim, yeni yapılan binalarda denetimlerin çok çok arttırılması, yönetmeliğe uymayan müteahhitlere caydırıcı cezaların uygulanması, insanların bilinçlendirilmesi ve arama-kurtarma çalışmaları için eğitimlerin sağlanması.

Büyük ve kapsamlı deprem çantam hazır ve kapı girişinde. Yatak başucumda lamba, su ve düdük bulunduruyorum. Mobilyalar duvara sabit. Gaz detektörü ve yangın söndürücüm mevcut.

Beyza Çağlar (53), marka iletişim danışmanı

Bir çeşit ‘Hunger Games’in (Açlık Oyunları) içinde olduğumuzu düşünüyorum. Her şeyden önce güven duyabileceğimiz uzmanlarla ciddi bir envanter çalışması ve bina kontrolleri yapılıp gerçekten yaşanması riskli bölge ve binalar kapatılmalı. İstanbul ve deprem bölgelerinde yaşayan herkesin deprem eğitimi alması gerek.

17 Ağustos Gölcük depreminin 26’ncı yıldönümünde 200 kişiyle görüştük: Kendimi güvende hissetmiyorum

‘KÜLTÜREL HAFIZAMIZI DA YIKABİLİR’

Şerif Yaşar (42), sanat tarihçisi

◊ 1999 depreminde Avcılar’da yaşıyordum. Maalesef çok acı bir travmayla orta hasarlı bir binadan çıktım. Birçok arkadaşımı göçük altında kaybettim.

◊ İstanbul’da başta konutlar olmak üzere birçok kültürel miras alanı 7 ve üstü bir depreme hazır değil.

◊ Bir sanat tarihçisi olarak başta dünya sanat tarihi ve kültür tarihinin en önemli kültürel mirası mekân ve alanlarını bir an önce depreme hazır hale getirmelerini talep ediyorum.

Ahmet Rüstem Ekici (42), sanatçı

◊ İstanbul’un durmayan yapılaşması ve trafiği, olası bir afet anında en büyük engellerimizden biri olacak. Bir depremin sadece binaları değil, kültürel hafızamızı da yıkabileceği gerçeği beni çok fazla
kaygılandırıyor.

◊ Bir sanatçı olarak benim kişisel önlemim, manevi değeri olan eserleri ve objeleri dijital ortamda belgelemek.

◊ Asıl çözüm, yaşadığımız yeri hep birlikte daha güvenli hale getirmekten geçiyor. Tarihi ve kültürel mirasımızın korunması için acil ve özel bir planlama yapılması gerek.

17 Ağustos Gölcük depreminin 26’ncı yıldönümünde 200 kişiyle görüştük: Kendimi güvende hissetmiyorum

GENÇLER NE DİYOR?

Baran Salık (24), öğrenci

◊ Biraz daha korunaklı hissetsem de ülke çoğunluğuna göre yine de çok güvende değiliz.

◊ Kurumlardan bir beklentim yok.

Damla Mozioğlu (24), yeni mezun

◊ Bulunduğum evin zemini sağlam ama depremin nerede olacağı bilinmiyor. Uyuyorken olabilir, uyanamam; dışarı çıkarım, üzerime bina yıkılır diye düşünmekten depresif moddayım.

◊ Hatay depreminde olanın aynısını İstanbul’da yaşayacağımızı düşünüyorum. Kafamı soktuğum eve bir şey olursa veya başıma bir şey gelirse devlet beni kurtarmayacak diye düşünüyorum ve bencilleştiğimi hissediyorum.

Ali Hasan Kalk (18), öğrenci

◊ Gün geçtikçe tedirginliğim artıyor. Yaşadığım apartman iki katlı olduğundan sağlamlığına güveniyorum ama sonrasındaki hayatım konusunda güvende hissetmiyorum.

Rüveyda Önder (25), avukat

◊ Daha yeni bir binaya taşındım ve deprem çantası hazırladım. Ayrıca deprem sonrası için acil durum rehberi düzenledim telefonda.

Dilara Direnç (23), stajyer avukat

◊ Güvende hissetmiyorum, ne evde ne işyerinde... Deprem çantam bile yok.

◊ Toplanma alanlarının belirlenmesini ve gerçekten boş bırakılmasını, üstüne iki yıl sonra bina dikilmemesini istiyorum.

Can Özüdoğru (24), yeni mezun

◊ Deprem çantam var, sayılırsa kentsel dönüşüm geçirdi binamız...

◊ İletişim sağlansın, gerisini halk olarak hallederiz.

Bade Yavuz, (18), öğrenci

◊ Ne yazık ki neredeyse hiç güvende hissetmiyoruz. Bodrum’da yaşıyorum. Üniversitemi seçerken bile deprem korkusu yüzünden ailem de ben de İstanbul’da okumama çok sıcak bakamıyoruz.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!