Güncelleme Tarihi:

Son birkaç yıldır moda dünyasının ortak bir dili vardı: Temiz, sakin, düzenli... Doğal ciltler, sıkı toplanmış saçlar, minimal kesimler ve ‘zahmetsiz şıklık’ söylemi... Kısacası ‘temiz kız’ estetiği her yerdeydi. Gardıroplarda aynı beyaz gömlekler, minimal takımlar, aynı nude makyaj, aynı düzenli görüntü hâkimdi.
Ama her trend gibi bu da bir noktada doygunluğa ulaştı. Kusursuzluk hali sıkıcılaştı... Herkesin birbirine benzemesi, moda sahnesine biraz fazla tekdüzelik getirdi. İşte tam da burada alternatif bir kapı aralandı: Daha özgür, daha karakterli, biraz dağınık ama çok daha gerçek bir estetik. Ve bugün karşımızda bambaşka bir dönem var: Messy (dağınık) grunge. Düzenin yerini hafif karışıklık, minimalizmin yerini cesur dokular, ‘kusursuz’ görünümün yeriniyse biraz isyankâr, biraz ‘geceden kalma’ ama kesinlikle stil sahibi bir tavır alıyor. Özellikle Isabel Marant, Sinead Gorey ve Ann Demeulemeester bu estetiği sezonda bolca gördüğümüz markalar arasında.
Düzenli değil, biraz dağınık ama çabalı; uyumlu görünmese de kendi içinde yakaladığı harmonisiyle dikkat çeken bir estetik... Grunge’ın ruhu tam da burada yeniden şekilleniyor. Moda dünyasının nostaljiye dönüşüyle 90’lar, alternatif altkültürler ve hafif yıpranmışlık hissi yeniden gündemde. Trendler yine, şu anda 20’li yaşlarında olan Z Kuşağı’yla şekilleniyor; zira onlar sosyal medya ve filtre çağında kusursuzluğun yorduğu bir dönemin ardından daha gerçek, daha karakterli ama kusursuzluktan uzak bir duruş arıyor. Bugünün stili artık sadece iyi görünmekle ilgili değil; ‘Beni yansıtıyor mu ve stilim iç dünyamın karışıklığını da gösteriyor mu’ sorularıyla şekilleniyor.
NELER OLMALI?
Kıyafetler: Geniş, hacimli (oversize)kareli gömlekler, yırtık pantolonlar, band tee’ler (grup tişörtleri), ekose etekler, dantel detaylar, bir-iki beden büyük hırkalar ya da ceketler... Soluk siyahlar, koyu hâki, kirli griler ve eskitilmiş denim tonları.
Silüet: Tam oturan değil, biraz düşen omuz, biraz katmanlama... Örneğin: Yırtık kot, tişört, gömlek, deri mont ya da etek, çorap, çizme kombini.
Ayakkabı-aksesuar: Çizme ya da combat (askeri tarz) bot, büyük çanta, zincir detaylar, hafif kararmış metal aksesuarlar...
Uygulama önerisi: Gardırobunuzdaki klasik ‘temiz kız’ parçalarından birini alın. Örneğin minimalist beyaz gömlek ve kombininize bir messy grunge öğesi ekleyin: Yırtık kot, koyu renk bot ya da büyük çanta. Böylece geçişiniz hem hoş hem gerçekçi olur.
HAFİF DAĞILMIŞ EYELİNER VE BORDO RUJ
Makyajda da bu yeni estetik kendini hissettiriyor. Odağı göz makyajı belirliyor; alt kirpik hattına hafifçe dağıtılmış bir eyeliner, koyu bordo ya da kahverengiye çalan dudaklarla birleşince o hafif yorgun-cool ifade ortaya çıkıyor. Saçlardaysa aynı tavır sürüyor: Katmanlı kesimler, doğal dalgalar veya arkadan gelişigüzel toplanmış saçlar... Özenli ama fazla uğraşılmamış izlenimi veren bir rahatlık. Bu yaklaşım hayat tarzına da yansıyor aslında; stil sadece dış görünüm değil, günün temposu, tercihlerin ve sosyal medyaya yansıttığın hikâyenin bir bütünü.
HER TARZA UYGUN

Biker stilindeki botlar bu tarzın olmazsa olmazı. Derimod, 5.074 lira

Kareli gömlekleri yırtık jean’lerle tamamlayın. New In, 3.750 lira

Kalın tabanlı botlar ve bol tişörtlerle... H&M, 1.499 lira

Bordoya çalan rujlar stilin tamamlayıcısı. Kiko Milano, 799 lira

Bu stil için yırtık, bol jean’ler dolabınızda olsun.Zara, 2.290 lira
‘TUTUMLU ŞIKLIK’ DA MİNİMALİZMİN YENİ NESİL ROTASI

Evet, “Temiz kız dönemine alternatif stiller doğuyor”, “Minimalizm yerini daha dağınık ve karakterli stillere bırakıyor” dedik. Ama bir yandan daha fazla kitleye hitap eden ‘frugal chic’ yani tutumlu şıklık gibi terimleri de duyuyoruz. Yani minimalizm bir jenerasyon için biterken belki de başka bir kulvarda çok daha olgun bir biçimde devam ediyor.
Tutumlu şıklık akımı, sade giyimle akıllı tüketim anlayışını bir araya getiriyor. Gösteriş yerine kaliteyi, abartılı trendler yerine zamansız parçaları, sürekli yenilemek yerine uzun ömürlü bir gardırop kurmayı önceliklendiriyor. Özellikle Y ve üstü jenerasyonlarda bu yaklaşım daha güçlü bir karşılık buluyor.
Çünkü iş hayatının temposu, ekonomik gerçekler ve sürdürülebilirlik bilinci, ‘daha az
ama daha iyi’ fikrini giderek daha anlamlı kılıyor.
Bu tarzda amaç şık görünmekten vazgeçmek değil; gereksiz tüketimi bırakıp daha bilinçli seçimlerle sofistike bir görünüm yaratmak ve aynı parçaları tekrar tekrar kullanmaktan çekinmemek. Bir blazer, iyi bir pantolon, sade bir ipek gömlek veya kaliteli bir triko... Her biri uzun yıllar gardıropta kalabilecek, mevsimden bağımsız birer yatırım parçası. İkinci el alışveriş de bu akımı destekliyor. Bu arada merak edenler için ‘tutumlu şıklık’ terimini TikTok’ta ortaya atan, Mia McGrath (TikTok influencer’ı)...
Yani aslında bugünün moda sahnesi iki farklı akımla ilerliyor: Bir yanda messy grunge’ın genç, biraz kaotik ama karakterli enerjisi var; diğer yandaysa tutumlu şıklığın sakin, rafine ve sürdürülebilir çizgisi... İkisi de farklı ihtiyaçlara sesleniyor ve modanın artık tek doğru tarifi olmadığını gösteriyor.
KISA KISA
lululemon’dan İstanbul’da yeni mağaza

Dünyaca ünlü aktif giyim markası lululemon, Türkiye’deki üçüncü ve ilk flagship (prestijli, dikkat çekici) mağazasını Tersane İstanbul’da açtı. Mayısta pazara giren marka, yüksek performanslı tasarımlarının yanı sıra topluluk odaklı yaklaşımıyla biliniyor. Yeni mağaza, yoga, koşu ve antrenman etkinlikleriyle açılış yaptı. lululemon, Tersane İstanbul’daki yeni adresiyle aktif yaşam tutkusunu daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor.
