GeriHürriyet Cumartesi Kenti için katılımcı olabilen herkes bir ‘onaran’dır
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kenti için katılımcı olabilen herkes bir ‘onaran’dır

Kenti için katılımcı olabilen herkes bir ‘onaran’dır
Abone Olgoogle-news

Sokaklardaki eksikleri tamamlıyorlar, bozuk yerleri esprili tasarımlarıyla onarıyorlar. Yaşadığımız alanlara, parklarımıza estetik dokunuşlar bırakıyorlar. Onarma, paylaşma ve üretmeyi odağına alan Onaranlar Kulübü üyeleriyle şehri renklendiren işlerini konuştuk.

Onaranlar Kulübü fikri nasıl ortaya çıktı?

Doğukan Güngör: Kurucu ekip olarak uzun yıllardır 3D yazıcı sektöründe çalışıyoruz. Evinizdeki bir 3D yazıcıyla artık kırık masa bacağını veya bozuk bir blender’ı kimseye bağımlı olmadan onarmak mümkün. Bu teknolojiyi çevre için yaygınlaştırabileceğimizi hayal ettik. Bir gün bir beyin fırtınası sırasında ilk önce kulübün ismi ortaya çıktı. Sonra yaşadığımız bölgede yaptığımız birkaç gerilla projeyle ‘onarmaya’ başladık.

Mesela Kalamış Parkı...

Başak Bakkaloğlu: ‘Atma, onar’, ‘Saklama, paylaş’, ‘Tüketme, üret’ mottolarımızdan yola çıkıp bu alanı kullanan gençlerin fikirlerini alarak Nike ve Kadıköy Belediyesi’nin desteğiyle alanı yeniledik. En önemli özelliği, geri dönüştürülmüş atıklardan üretilen malzemenin kullanılması. Alanda bulunan basketbol sahası, kaykay parkı, koşu yolu ve voleybol sahasını yenilerken, etraflarına sosyalleşme, çalışma, kaykay tamir masası, masatenisi sahası, dinlenme ve gökyüzü izleme hamaklarının yer aldığı bir komünite alanı tasarlayıp ürettik.

Kenti için katılımcı olabilen herkes bir ‘onaran’dır

Şehirde başka nasıl projeler gerçekleştiriyorsunuz?

Ufuk Emin Akengin: Kulüpteki temel faaliyet alanımız aslında kamusal alan için yaratıcı projeler geliştirmek. 21. yüzyıl becerilerini kullanarak yaşadığımız alanlara, sokaklara, parklara müdahalelerde bulunuyoruz. Onaranlar Kulübü’ne kolektif hareket eden bir kent inisiyatifi demek doğru olur sanırım. Örneğin Bomonti ve çevresine bir müdahale yaparken alanı orada yaşayan gönüllülerle birlikte keşfediyoruz, tasarımlara birlikte karar veriyoruz ve birlikte üretiyoruz.

İstanbul’a pozitif ayrımcılık yapıyoruz

Onaracağınız yerleri neye göre  belirliyorsunuz?

Nilüfer Aksu: Elbette ekip olarak yaşadığımız kent olan İstanbul’a ister istemez pozitif ayrımcılık yapmış oluyoruz. Çalışma alanımızı belirlerken çekirdek ekiple demokratik yöntemler uyguluyoruz. Çoğu zaman da sosyal medyadan gelen geri bildirimleri değerlendiriyoruz. Bölge olarak nereyi onaracağımızdan çok, o bölgede nasıl bir müdahale gerçekleştireceğimiz üzerine kafa yoruyoruz. Günün sonunda yapmaya çalıştığımız farkındalık yaratmak.

Kenti için katılımcı olabilen herkes bir ‘onaran’dır
İstanbul sokaklarında yürürken küçücük bir ayrıntıda Onaranlar Kulübü’nün tatlı sürpriziyle karşılaşabilirsiniz.

Onaranlar Kulübü kaç kişi ve kimlerden oluşuyor?

Doğukan Güngör: Operasyonel süreçler için beş kişilik bir ekibimiz var. Ancak oluşturduğumuz gönüllü ağına kaydolmuş 1000’i aşkın gönüllü bulunuyor. Her proje için hibrit çalışma takımları oluşturuyoruz. 

İsteyenler kulübünüze nasıl katılabiliyor, nasıl üye oluyor?

Nilüfer Aksu: ‘Onaran’ olmak için herhangi bir prosedür yok. Evinizdeki eski bir kütüphaneyi onarıp tekrar kullanıma kazandırabiliyor, sokağınızdaki sokak hayvanları için bir mama kabı koyabiliyorsanız ‘onaran’sınızdır. İnternet sitemizdeki formu doldurarak gönüllü ağımıza katılabilirler. Ama atölye katılımcıları genelde sosyal medyadan yaptığımız çağrılara yapılan başvurular üzerinden belirleniyor.

Ekip daha çok parklar gibi kamusal alanlarda çalışmayı tercih ediyor.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle