GeriHürriyet Cumartesi İbrahim Çelikkol: Hakkımda bilinen en büyük yanlış...
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İbrahim Çelikkol: Hakkımda bilinen en büyük yanlış...

İbrahim Çelikkol: Hakkımda bilinen en büyük yanlış...
Abone Olgoogle-news

Son yılların en başarılı isimlerinden. Hayatını “Benimki dolu dolu bir hikâye” diye anlatıyor. Her sabah aynaya baktığında gördüğü adamı seviyor ama kariyerinde fiziğinin arkasına saklanmıyor. Üç vazgeçilmez değerinin mahremiyet, samimiyet ve saygı olduğunu söylüyor. Rol aldığı dizi yeni sezona başlarken, taze baba İbrahim Çelikkol’la buluştup söyleştik...

Balat’ta dizisinin setinde buluşuyoruz. Sahneleri bitmiş, karavanda bizi bekliyor. Birer soğuk kahve içip sohbet ediyoruz. Güçlü bir aurası var. Sert mizaçlı gibi dursa da gülümsediği anda içindeki nahif adamı yakalıyorsunuz. Çekim için Balat sokaklarına çıkıyoruz. Onu gören herkes bir dönüp bakıyor. Fotoğraf çektirmek isteyenler, sanki yıllardır tanıdığı arkadaşını görmüş gibi selam verip sevinenler... Çekim sonrası, evliliğinden projelerine başlıyoruz sohbete.

İbrahim Çelikkol: Hakkımda bilinen en büyük yanlış...

38 yaşındasınız. 30’larda yol aldıkça sizde ve hayata bakışınızda neler değişti?

Büyüklerimiz ‘Yol aldıkça, yaş aldıkça, hayat aktıkça çok şey değişir’ derler. Hayatı anlamlı kılan değerleriniz, tatminleriniz, sevinçleriniz, üzüntüleriniz, hepsi zaman içinde evriliyor. Hepsinin anlamları değişiyor bizim için.

Bütün hayallerim basketbola çıkıyordu

Geçmiş 37 yılı nasıl özetlersiniz? Sizinki nasıl bir hikâyeydi?

Şu an bu İbrahim’sem, hayatta belirli tercihler sonucu belirli bir yerde durabiliyorsam ve bu durumdan çokça memnunsam buna sebep geçen 37 yıldır. Benimki dolu dolu bir hikâye. İçinde eksiler, artılar, yoksunluklar, şükürler ne varsa fazlasıyla bulabilirsiniz.

20’lerindeki İbrahim’i yolda görseniz, ona ne derdiniz?

Asla pes etme. Sen durmazsan evren senin için çalışmaya devam edecektir.

Babanız Süheyl Çelikkol iyi bir futbolcuydu. Siz de sporla iç içe büyümüşsünüz...

Babam en büyük destekçimdi. Konu spor olunca beni her zaman destekleyip yüreklendirdi. Sonrasında zaten basketbol hayatım başladı. Babam maçlarımı hep en ön sırada izlerdi. Böyle olunca spor her zaman, her koşulda hayatımın içinde önemli bir yerde kaldı.

Kocaelispor, OyakRenault’da basketbol oynuyorsunuz. Genç Milli Takım’la sahaya çıkıyorsunuz. 15 yıl... Ardından oyunculuğa geçişin sebebi şöhretin o yıllarda daha cazip görünmesi mi?

Aslında benim kafamdaki hayat planı bambaşkaydı. Bütün hayallerim, isteklerim sonunda basketbola çıkıyordu. Ama hayatta hiçbir şey planladığınız gibi gitmiyor. Bahsettiğimiz yıllarda şöhret nedir ve ne kadar cezbedicidir çok da farkında değildim açıkçası. Benimki bir dönüm noktasıydı. Bir sakatlık geçirdim. Ve bu olay sonrasında oyumu oyunculuktan yana kullandım.

Bu kararınızdan pişmanlık duyduğunuz oldu mu?

Asla. İşimi seviyorum ve her yeni işime heyecanla başlıyorum.

Kadın ruhunun inceliklerini görerek büyüdüm

Hayatınızın dönüm noktası nedir?

Babamın vefatı.

18 yaşında babanızı kaybettikten sonra kadınların çoğunlukta olduğu bir ortamda büyüyorsunuz. O kadınlar size ne öğretti?

Anneannem, annem, ablam hayatımın en önemli insanları oldular. Ve sonra da eşim... Çok fazla kadınla birlikte büyüyünce her birini daha doğru okumayı öğreniyorsunuz. Ben de kadın ruhunun inceliklerini görerek büyüdüğüm için onlarla çok daha kolay empati yapabildiğimi düşünüyorum.

Şiddetin her türlüsüne son vermek isterdim

◊ Hakkınızda bilinen en büyük yanlış ne?

Oynadığım karakterlerden kalan maço algısı. Fiziksel olarak güçlü görünmem ve sert mizaçlı karakterler canlandırmam yanlış algılar yaratıyor tabii. Asla kırılgan ve duygusal olamazmışım yanılgısı doğuyor. Halbuki öyle değil.

◊ Hayatta en önem verdiğiniz değerler neler?

Mahremiyet, samimiyet ve saygı olmazsa olmaz.

◊ İnsanlıkla ilgili tek bir şey yapma şansınız olsa bu ne olurdu?

Şiddetin her türlüsüne son vermek isterdim.

◊ Çalışmadığınız bir gün nasıl geçer?

Ailemle beraber doğaya çıktığımız, dostlarımızla vakit geçirdiğimiz günün keyfini çıkarıyoruz. Günlük hayatımızda şehrin kaosunda kayboluyoruz ve bunu fark edemiyoruz bile. Ben bunu fark edip fırsat buldukça doğaya saklanıyorum. Doğada bana iyi gelen bir şeyler var. Kendimi dinleyebiliyorum.

Küçücük bedeninin hissettirdiği şey çok derindi

Oğlunuz dokuz aylık. Onu ilk kucağınıza aldığınızda ne hissettiniz?

Küçücük bedeninin hissettirdiği şey çok derindi. Onu kucağıma aldığımda sanki zaman duruyor, onun dışında her şey anlamsızlaşıyor. O kadar tarifsiz bir duygu ki kelimelere sığdıramıyorum.

Oğlunuza Ali ismini vermenizin sebebi ne?

Canlandırdığım birden fazla karakterde Ali ismini taşıdım. Her birinde ismi daha çok sevdim.

Nasıl bir duyguymuş baba olmak peki?

Baba olmak çok kutsal bir şeymiş. Ben de buna layık olmaya çalışıyorum. Onun büyüdüğüne anbean şahit olurken ben de büyüyor, değişiyor ve dönüşüyorum. Şimdilerde daha merhametli, daha huzurlu ve daha özenli biriyim.

İbrahim Çelikkol: Hakkımda bilinen en büyük yanlış...

Siz de bebeğinin altını açan, yemek yediren babalardan mısınız?

Tabii öyleyim. Eğer o gün evdeysem Ali’yle bolca vakit geçiriyorum. Uykuya beraber gidiyoruz, beraber yemek yiyoruz, baba-oğul parka gidiyoruz. Elimden geldiğince o günümü ona ayırıyorum. Çok hızlı büyüyorlar, bir anını bile kaçırmak istemiyorum.

Oğlunuza geleceğe dair vereceğiniz ilk nasihat ne olur?

“Hayal kur oğlum ve kurduğun hayallerin gerçek olacağına inan” derim.

Kadına şiddet haberleri bu kadar gündemdeyken bir erkek babası olarak oğlunuzu yetiştirmek için nasıl bir yöntem düşünüyorsunuz?

Bunun bir yöntemle ya da kurallar zinciriyle ilişkili olduğunu düşünmüyorum. Şiddetin hiçbir türlüsü kabul görmeyeceği gibi kadın söz konusu olunca insanın kanı donuyor. Çocuk ona ne verirseniz onu alıyor ve çevresinde gördükleriyle şekilleniyor. Oğlum Ali huzurun, anlayışın ve merhametin hâkim olduğu bir eve doğdu ve bu değerlerle büyümeye devam ediyor. Eminim büyüyüp yetişkin bir birey olduğu zaman da aynı değerleri koruyacaktır.

İbrahim Çelikkol: Hakkımda bilinen en büyük yanlış...

Gördüğüm ilgi ve beğeni mesleğimin bir parçası

◊ Türkiye’nin en çekici erkeklerinden biri olmak nasıl?

Her sabah aynaya baktığımda gördüğüm adamı seviyorum. Ama bununla çok ilgilenmiyorum.

◊ Bu kadar ilgi karşısında bir erkeğin aklı başında davranması ne kadar mümkün?

Bu ilgi, beğeni mesleğimin bir parçası.

◊ Dürüstçe, yakışıklılığın kariyerinizdeki etkisi neydi?

Kariyer üzerinde imajın etkisi ne kadarsa yakışıklılığın kariyerim üzerinde etkisi de o kadar.

Takdir, önemli bir motivasyon kaynağı

◊ Ekranda hep çok izlenen uzun soluklu işlerde oldunuz. Sizin sırrınız ne?

Deneyimlerimi, canlandırdığım karakterlere en gerçek halleriyle aktarmaya çalışıyorum. Karşılığını bu şekilde alıyor olmak gurur verici. İnsanların takdirini kazanmak ve sevilmek önemli bir motivasyon kaynağı. Fakat bunun yanında işinizi iyi yaptığınıza inanmanız da gerekiyor. Bunun için çalışmak, çalışmak, çalışmak... İstediğiniz şey için durmadan çalışmak gerekiyor.

Aşk engel tanımaz

◊ ‘Doğduğun Ev Kaderindir’ yeni sezona başladı TV8’de. Mehdi’nin kendinize yakın gördüğünüz tarafları var mı?

Mehdi’nin babacan tavrı, erken yaşta babasını kaybettiği için ailesinin babası rolünde olması kendime yakın gördüğüm taraflarından.

İbrahim Çelikkol: Hakkımda bilinen en büyük yanlış...

◊ Farklı sınıflardan iki aşkı görüyoruz dizide. Sizce aşk statü dinler mi?

Aşk engel tanımaz.

◊ Demet Özdemir’le nasıl bir ikili oldunuz?

Demet’le çalıştığım için çok mutluyum. Yetenekli, disiplinli ve çalışkan bir partner. Karşılıklı saygı ve sevgiyle, keyifle çalışıyoruz.

Aşk erkeği iyiye, güzele, doğruya yöneltir

Birlikteliğin üzerinden yıllar geçtikçe aşk nasıl şekil değiştiriyor?

Aşk yerini koşulsuz sevgiye bırakıyor. Bu da en kıymetlisi.

Mutlu evliliğin sırrı ne?

Sevgi, saygı, hoşgörü.

İbrahim Çelikkol: Hakkımda bilinen en büyük yanlış...

Başarılı erkekler hayatında kadınların etkisi büyük oluyor. Mihre Hanım size ne kadar destek?

Eşim en büyük destekçim. Hatta öyle ki bazen beni benden daha fazla düşündüğü oluyor. Onun desteği bana güç veriyor. Aile olmak böyle bir şey bizim için.

Hayatı Mihre’den önce ve sonra diye ikiye ayırsak. Aşk bir erkeği nasıl etkiler?

Biliyorsunuz kadınlar duygusal olarak erkeklere göre daha güçlü varlıklar. Eminim hayatına kadın dokunmuş bir erkeği direkt ayırt edebilirsiniz. İşin içine bir de aşk girmişse dönüşüm çok daha hızlı gerçekleşir. Aşk erkeği iyiye, güzele, doğruya yöneltir.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle