GeriHürriyet Cumartesi Dört dörtlük olduğumu düşünmüyorum
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Dört dörtlük olduğumu düşünmüyorum

Dört dörtlük olduğumu düşünmüyorum

21 yıldır ekranlarda... Sansasyonlara karışmayı bırakın, adına magazin haberlerinde bile pek rastlamıyoruz. Oyuncu Kıvanç Kasabalı ve oğlu Can’la gözlerden uzak bir hayat sürüyor. Sedef Avcı’yla yeni sezonda dahil olduğu ‘Payitaht Abdülhamid’ vesilesiyle buluştuk.

Bu işin, skandallara karışmadan da yapılabileceğinin kanıtı gibisiniz...

- Bana malzemen yok diyorsun yani (gülüyor).

 Öyle demeyelim. Bu otokontrollü hayat, sizin kurguladığınız bir şey mi onu merak ediyorum...

- Kontrol diye bir şey yok aslında. Bu camiada görünen sansasyonların bir kısmı kurgusal. Ama ben neysem oyum. Hayatım da öyle... Bu da bir süre sonra bir duruş gibi algılanmaya başladı. Ama bilinçli bir şey değildi.

Dört dörtlük olduğumu düşünmüyorum

Güzellik yeterli değil

 Oyunculuk zorlu bir arena. Bu kadar ‘steril’ olmanız mesleğinize nasıl yansıyor?

- Tabii yol kat etme hızı biraz daha yavaş oluyor. Ne kadar göz önündeysen, arz ve talep de ona göre artıyor ya da azalıyor. Ben hep sadece işimle var olmak istedim. Aksine sebebiyet verebilecek durumlardan da bir ‘tık’ kaçtım.

 Bu karardan hiç pişman oldunuz mu?

- Hayır. İvmem hiç düşmedi. Vardığım nokta beni tatmin ediyor. Kariyerimde kalıcı bir durum var.

 15 yaşında ‘Elite Model Look’ yarışmasına katıldınız. Hep güzel miydiniz?

- Hayır, şu an o dönemlerdeki halime baktığımda beğenmiyorum (gülüyor).

 Nasıl?

- Bir kafede arkadaşımla otururken dergide yarışmanın ilanını gördük.
O zamanlar da Duygu Dikmenoğlu’nu çok beğenirdim. Tip olarak da benziyoruz diye arkadaşım, “Hadi senin için de gönderelim” dedi. Aklımın ucunda birinci olmayı bırak, yarışmaya seçilmek bile yoktu. Gözlüklü, lens bile kullanmayan bir kızdım. İlk elemeyi geçince ilk kez lens aldım.

Dört dörtlük olduğumu düşünmüyorum

Hamileyken hep Kıvanç’a bakmıştım gözleri mavi olur diye ama Can bana çekti. Çocuktan sonra bakıyorsun ki, sevgin çiçek açıyor.

O kadar mavi ve keskin ki...

 Modellik yaptınız, ardından oyunculuk geldi. Nerede “Bu, benim mesleğim olur” dediniz?

- Modellik beni oraya getirdi. Kocaeli Üniversitesi’nde Çalışma Ekonomisi okuyordum. ‘Böyle mi Olacaktı’ dizisinden teklif geldi. Set, Tuzla’daydı. Bir sahne çekip oradan derse yetişmeye çalışıyordum. Ama masa başı, durağan bir iş bana göre değildi. Oyunculuktan da keyif alıyordum ve bütün yönümü ona göre çizdim.

 Güzelliğin çok faydasını gördünüz mü?

- Fotoğraf çekmiyoruz, bu yüzden sinema ve televizyonda sadece güzelliğin yeterli olduğunu düşünmüyorum.

 21 yıldır hayatımızdasınız. Küçük yaşta tanınmak hayatınıza ne gibi zorluklar getirdi?

- Otobüse de dolmuşa da bindim. Sen ne kadar gizlenirsen o kadar ulaşılmaz oluyorsun. Ben kendimi hiç gizlemedim ve kısıtlamadım.

 19 yaşında Kıvanç Kasabalı’yla tanışıyor, 23 yaşında evleniyorsunuz. İlk âşık olduğunuz adam mıydı?

- Evet.

 Neydi onda sizi çeken?

- Gözleri... O kadar mavi ve keskin ki başlarda bakamıyordum, zamanla alıştım.

 İnsan ilk aşkıyla neden evlenir?

- Tanıştım, âşık oldum. Her şey çok yolunda gidiyordu, dengemizi kurmuştuk. Dört sene geçti, ikimizin de başka arayışları olmadı. Kıvanç askerliğini yaptıktan sonra evlenelim diye düşündüm. Evliliğe de tabu olarak bakmadığımız için... Sadece hayatımızı birleştirip aynı evde yaşamamız için olan bir imzaydı. Evlilik ilişkimizi değiştirmedi.

 Peki aşk şekil değiştirmedi mi yıllar içinde?

- Aşk var ama boyutu, değerlerin ve yaşama şeklin değişiyor. Aşk ve tutkunun yanına, dostluk, daha çok güven, birbirini daha derin tanıma gibi şeyler ekleniyor.

 Annelik peki?

- Kıvanç’a değil Can’a bakmaya başladım (gülüyorum). Hamileyken hep Kıvanç’a bakmıştım gözleri mavi olur diye ama Can bana çekti. Çocuktan sonra bakıyorsun ki sevgin çiçek açıyor.

Dört dörtlük olduğumu düşünmüyorum

Piyasa çok acımasız

Bu sezon ‘Payitaht Abdülhamid’ dizisine dahil oldunuz. Var olan bir projeye girmek daha mı zor?

- Şansılıyım; dizideki birçok isimle daha önce çalışmıştım ya da zaten arkadaştık. O yüzden zorluk yaşamadım. Bu dönemde iyi durumda olan bir işe dahil olmak daha iyi.

 Neden?

- Piyasa çok acımasız. Çok yüksek umutlarla başlanan işler hüsranla sonuçlanabiliyor. Ya da bir iş tutuyor, şirkette sorun çıkabiliyor. Bundan yoruldum. Yeni bir iş yerine daha önce başlamış ve iyi giden bir dizide olmak daha iyi hissettirdi.

 ‘Zeynep’ karakterini canlandırıyorsunuz. Biraz anlatır mısınız?

- ‘Zeynep’ bir hemşire. İyilik meleği olarak tanıtıldı ama bazı sırları var ve anne-babasının öcünü almak için saraya giriyor. Sonra ‘Abdülhamid’i tanıdıkça ikilemde kalıyor.

Orta sınıf diye bir şey kalmıyor... O dönemde yaşamak ister miydiniz?

- ‘Bir arkadaşıma bakacaktım’ diye uğrayıp çıkabilirdim. Zor ve kapalı bir dönemmiş. Dolayısıyla ben Sedef olarak yaşamak istemeyebilirdim.

 Peki günümüzün zorlukları neler?

- Yaşam koşulları zor, her şey çok pahalılaştı. Zaruri ihtiyaçları karşılamak açısından bile hayat zorlaştı. Orta sınıf diye bir şey kalmadı neredeyse. Ya çok zenginsin ya da düşük gelirli. Orta gelirli olan insanlar az gelirli seviyesine kaymaya başladı. Bu da sıkıntı.

 Geleceğe nasıl bakıyorsunuz?

- Her dönem bazı zorluklardan geçiyoruz ama hayat hiç dibe batmıyor, mücadeleden vazgeçmiyoruz. Umutsuzluğa kapılıp kendini kapatacak biri değilim, daha çok çalışıp elimden geleni yapıyorum.

EN SON...

' Son zamanlarda bir kitap tutkum var. Henüz okuyamadığım kitaplara rağmen kütüphaneme bakmak beni çok mutlu ediyor. En son Japon yaşam sırlarını anlatan ‘Ikıgai’yi okudum.
' ‘Grease’ izlemekten hiç sıkılmadığım bir film. Evde eskiden VHS videolar vardı. Filmi o kadar çok izlemiştim ki kasetlerim bozulmuştu. Tim Burton filmlerini çok seviyorum.
En son ‘Crown’ dizisini izledim.

Samimiyetsizlikten hoşlanmıyorum

' Dört dörtlük olduğumu düşünmüyorum.
Herkesin defoları var. Benim de agresif ya da tahammülsüz olduğum anlar oluyor. Bunları dört duvarın arasında yaşıyorum. Samimiyetsizlikten hoşlanmıyorum. Duygularımı karşımdakine net ifade ederim. Yüzüne gülüp arkandan konuşan biri değilim. Sevmiyorsam, sevmediğimi anlatırım.
' İntikam duygum yok ama biraz inatçıyım. Sabırlıyım, vericiyim, tahammülüm vardır. Ama son noktaya gelince inat oluyorum. Toparlaması zor oluyor.

Sedef Avcı’nın kadrosuna dahil olduğu ‘Payitaht Abdülhamid’ her cuma 21.00’de TRT’de.

 

 

 

Bitcoin ve Ethereum ne kadar?

Bitcoin ve Ethereum ne kadar?

False