Güncelleme Tarihi:


KONSER VE FESTİVALLER
Müziğin sesini açalım
Uygar Taylan, gazeteci, Hürriyet Ekler
◊ Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası
9 Ocak Cuma 20.00’de Masato Suzuki şefliği ve başarılı piyanistimiz Can Çakmur solistliğinde CSO Ada Ankara’da konser verecek. Genç piyanistlerimizden olan Can Çakmur Avrupa’daki başarılarıyla adını duyurmaya devam ediyor.
◊ Hande Yener 30 Ocak Cuma 21.00’de ‘Hande Bizi Sezen’e Götür’ konseri için Ülker Spor ve Etkinlik Salonu’nda olacak. Hande Yener’in sahne enerjisini ve Sezen Aksu şarkılarını nasıl yorumladığını görmek için harika bir fırsat.
◊ Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası
26 Şubat Perşembe 20.00’de Carlo Tenan şefliği, piyanist François-Frédéric Guy solistliğinde İstanbul Lütfi Kırdar ICEC’de konser verecek.
◊ Sónar Istanbul 10 ve 11 Nisan tarihlerinde elektronik müzik sevenleri ağırlayacak. Festivalin ilk açıklanan ismi Belçikalı DJ Charlotte de Witte. Bu yıl 10’uncu yılını kutlayacak Sónar Istanbul sadece bir müzik festivali olmanın ötesine geçmeyi başarıyor; katılımcısını teknoloji ve sanat üzerine gerçekleşen paneller ve atölye çalışmalarıyla da besliyor. Son 10 yılda İstanbul’un en önemli festivallerinden biri olmayı başardı. Bu yıl sürpriz isimler bekliyorum.
◊ Ebru Gündeş 17, 18 ve 19 Nisan tarihlerinde saat 21.00’de ‘Beraber Söylüyoruz’ konserleriyle Volkswagen Arena’da sevenleriyle buluşacak. Aralık konserlerinin biletleri hemen tükenmişti ve bu konserler çok konuşulmuştu.
◊ The Neighbourhood 26 ve 27 Nisan tarihlerinde saat 22.00’de KüçükÇiftlik Park’ta sahneye çıkacak. ‘Softcore’ parçasıyla sosyal medyayı ele geçiren grup, yılın en heyecan verici konserlerinden birine imza atmaya hazırlanıyor.
◊ Rock müziğin efsanevi müzisyeni, şair ve aktivist Patti Smith 17 Mayıs Pazar 18.00’de Bonus Parkorman’da konser verecek.
◊ Rock müziğin efsane ismi Alice Cooper %100 Metal katkılarıyla 13 Haziran Cumartesi 21.00’de Lifepark’ta İstanbullu hayranlarıyla buluşacak. Sahne şovlarıyla rock tarihine damga vuran efsaneyi canlı izlemek için eşsiz bir şans.
◊ Kasabian ve Two Door Cinema Club
13 Haziran’da Pozitif Vibrations organizasyonuyla Bonus Parkorman’da sahneye çıkacak. Yazı sevdiğimiz şarkılarla karşılayabiliriz.
◊ Chris Isaak 20 Haziran Cumartesi 21.00’de Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava’da konser verecek. Daha önce 31. İstanbul Caz Festivali kapsamında 2024’te izleme şansı bulduğum Isaak bu kez Epifoni organizasyonuyla İstanbul’a geliyor. Sahnedeki samimi tavrı, izleyicilerin arasına karışarak şarkı söylemesiyle konseri özel bir deneyime dönüştürüyor. Sadece ‘Wicked Game’ şarkısını dinlemek için bile gidilir.
◊ Megadeth 23 Haziran Salı 21.00’de KüçükÇiftlik Park’ta İstanbullu heavy metal tutkunları için sahneye çıkacak. Metal müziğin bu efsane grubunu canlı dinlemek için kaçırılmaması gereken bir konser.
◊ Viyana Senfoni Orkestrası 54. İstanbul Müzik Festivali kapsamında, 23 ve 24 Haziran saat 20.00’de AKM Türk Telekom Opera Salonu’nda unutulmaz bir konser verecek. Orkestranın daimi şefi Petr Popelka yönetimiyle gerçekleşecek konserde, piyanist Beatrice Rana solist olarak sahneye çıkacak. Sezonun en güçlü klasik müzik buluşmalarından biri olacak gibi duruyor. Viyana Senfoni Orkestrası, Avrupa’nın en köklü ve saygın klasik müzik orkestralarından biri.
◊ Moby 29 Haziran Pazartesi 21.30’da Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde konser verecek. ‘Porcelain’, ‘Natural Blues’, ‘In This World’ gibi şarkılarıyla elektronik müziği anaakıma taşıyan Moby’yi canlı izlemek bir döneme tekrar tanıklık etmek gibi olacak. Moby yalnızca müzisyen kimliğiyle değil, günümüzün en etkili hayvan hakları savunucularından biri olarak da biliniyor.
◊ Indie müziğin sevilen ismi Mac DeMarco
2 Temmuz Perşembe günü saat 22.00’de KüçükÇiftlik Park’ta sahneye çıkacak. Çılgın sahne şovlarıyla kesinlikle yılın kaçırılmaması gereken isimlerinden biri.
◊ Gorillaz 14 ve 16 Temmuz tarihlerinde saat 21.30’da Pozitif Vibrations kapsamında Bonus Parkorman’da konser verecek. Müziğin görsel şovla iç içe geçeceği bu özel buluşma 2026’nın müzik olayı olarak akıllara kazınacak gibi duruyor. Damon Albarn’ın sahne karizmasını görmek de konserin bonusu olacak.
◊ Britpop’un öncü gruplarından Suede
17 Temmuz Cuma 21.30’da Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde konser verecek. 90’ların Britpop ruhunu tekrar yaşamak için mutlaka görülmeli.
ALBÜM
Pop atağa geçiyor
Meltem Fıratlı, gazeteci, Hürriyet Ekler müzik yazarı
◊ 2024’te Türk sanat müziği ağırlıklı eserlerden oluşan akustik çalışması ‘B’Aşka Şarkılar’ı çıkaran Göksel bu yılın ilk yarısı yeni albümünü yayımlamaya hazırlanıyor.
◊ Pop müziğin bir başka güçlü yorumcusu Demet Sağıroğlu da yeni albüm müjdesi veren isimler arasında. En son Cem Adrian’la ‘Bir Gün Gideceğim Buradan’ düeti çıktı.
◊ Saykedelik rock ve deep funk gibi türlerle Anadolu halk müziğini harmanlayarak uluslararası festivallerde adını duyuran ve 2019’da En İyi Dünya Müziği dalında Grammy adaylığı kazanan Altın Gün 20 Şubat Cuma günü beşinci stüdyo albümünü yayımlayacak. ‘Garip’ adlı albümde Amsterdam merkezli grup, halk ozanı Neşet Ertaş’ın eserlerini yorumluyor.
◊ Son dönemin üretken isimlerinden Güneş 2025’i sakin geçirmişti. Bu yıl yeni albümünü yayımlayarak hayranlarını mutlu edecek. Albümle ilgili bir de ipucu verelim; art pop’a hazır olun.
◊ Rock grubu Pera son dönemde arka arkaya tekliler yayımlayarak hayranlarını yeni albüme ısındırıyordu. Bu yıl çıkması beklenen ‘REVİVA’ adlı albümle ilgili grup bir de not yayımladı: “Yeniden aynı aşka tutunup yeniden aynı sevdaya düşüyoruz. PERA yeniden doğuyor. Kalbinizde yer açın. Isıtmaya, yaraları sarmaya geliyoruz.”
◊ Son dönemin yükselen isimlerinden Maya Perest son çıkardığı ‘Arkadaşlarım’ teklisiyle çok güzel tepkiler aldı. Baka-
lım yeni albümüyle de bu başarıyı sürdürebilecek mi?
◊ İngiliz grup Mumford and Sons geçen yıl piyasaya sürdüğü ‘Rushmere’ albümü sonrasında turneye çıkmıştı. O yoğun tempoda bir albüm daha hazırlamışlar. ‘Prizefighter’ bu ayın sonunda piyasada.
◊ ‘Brat’ albümüyle 2024 yazını neon yeşile boyayan Charli XCX bu yıl da yeni albümünü yayımlayıp pop müziğin zirvesini hedefliyor.
◊ Lana Del Rey’in çeşitli nedenlerle iki kez ertelenen country folk çalışması ‘Stove’a bu yıl nihayet kavuşacağız.
SERGİ
Dikkatle bakmaya davetliyiz
◊ ‘Tüm Renklerin Aryası’ Türkiye’de bugüne kadar açılmış en kapsamlı Semiha Berksoy sergisi olma özelliğini taşıyor. Sanatçının opera, resim, sinema ve edebiyat arasında kurduğu özgün ilişkiyi anlatan sergideki 200’ü aşkın yapıt, İstanbul Modern’de 22 Ocak ile 6 Eylül arasında görülebilir.
◊ İstanbul Modern’de açılacak ‘Panorama: Hayaller ve Yerler’ sergisi Türkiye’de güncel fotoğraf ve mercek tabanlı sanata odaklanan kapsamlı bir seçki sunuyor. Farklı kuşaklardan 18 sanatçının son
10 yıldaki üretimlerini bir araya getiren sergi, baskı ve belirsizliklerle şekillenen dünyaya düşsel manzaralar ve alternatif görsel coğrafyalar üzerinden yanıt arıyor. 19 Şubat’ta sanatseverlerle buluşacak.
◊ Bihter Yasemin Adalı’nın ‘Haz ile Göklenir Dünya’ isimli sergisi Art On İstanbul’da 7 Şubat ile 7 Mart tarihleri arasında ziyarete açık. Yaşam ve ölüm, bilinçdışı ve gündelik olan arasındaki eşiklerde dolaşan sergi, resimler, nesneler ve ses kayıtlarıyla izleyiciyi rüyayla uyanıklık arasında tekinsiz bir bahçeye davet ediyor.
◊ Baki Bodur’un formla algı arasındaki mesafeyi merkezine alan ‘Beklenti’ adlı sergisi görmenin sandığımız kadar masum ve nötr bir eylem olmadığını hatırlatıyor. Antalya’daki Gülden Bostancı Galeri’de 14 Şubat’a kadar görülebilir.
◊ Hale Feriha Hendekcigil’in ‘Saydam Bir Ağırlık’ adlı sergisi cam heykeller üzerinden görünmezlik ve kırılganlık kavramlarını merkezine alıyor. Ağırlık ve şeffaflık arasındaki gerilimi sessiz ama güçlü bir dille kurarak izleyiciyi dikkatle bakmaya çağırıyor. Gülden Bostancı Galeri’de 10 Nisan ile
23 Mayıs tarihleri arasında açık.
◊ Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte Türk resminin dönüşümünü panoramik bir bakışla sunan Sakıp Sabancı Müzesi Resim Koleksiyonu Osman Hamdi Bey’den İbrahim Çallı’ya, 1914 Kuşağı’ndan erken Cumhuriyet ressamlarına uzanan güçlü bir seçkiyi bir araya getiriyor. Mart ayından itibaren Sakıp Sabancı Müzesi’nin (SSM) Galeri-1 salonunda ziyaret edilebilir.
◊ Melike Abasıyanık Kurtiç’in sanatsal pratiğini merkezine alan ‘Kayada Büyüdüm Ben’ sergisi Galeri Nev işbirliğinde ve Galerist ev sahipliğinde 15 Ocak’ta açılıyor. Seçkide Kurtiç’le beraber Deniz Aktaş, Ece Bal, Gökhun Baltacı, İlhan Berk, Zeynep Kayan, Thiago Rocha Pitta, Anıl Saldıran, Johanna Seidel, Elif Uras ve Burcu Yağcıoğlu’nun eserleri de var.
21 Şubat’a kadar görülebilir.
◊ Eğitim, Kültür ve Araştırma Vakfı (EKAV) heykellerinde ruhsal, mitolojik ve kadim bilgilerden beslenen Neslihan Demircioğlu’nun ‘Nokta: Evrende Bir İz’ başlıklı kişisel sergisini 20 Ocak ile
20 Şubat tarihleri arasında Ekavart Gallery’de sanatseverlerle buluşturmaya hazırlanıyor.
◊ Burcu Urgut’un ismi henüz açıklanmayan sergisi eski inanç sistemleri, folklor ve spekülatif gelecekler arasındaki karanlık bir görsel evreni izleyiciyle buluşturuyor. Anadolu’nun kültürel hafızasıyla fütüristik imgelerin iç içe geçtiği eserler geçmişin durağan değil, dönüşen bir yapı olduğunu hatırlatıyor. Sergi, İstanbul’u arkaik ve geleceğe dönük bir eşik olarak konumlandırıyor. 5 Mart ve 11 Nisan tarihleri arasında x-ist galeride ziyaret edilebilir.
◊ Tuba Şamlı’nın ‘The Drowned Gods (Boğulmuş Tanrılar)’ isimli sergisi 15 Ekim ile 14 Kasım tarihleri arasında x-ist galeride sanatseverleri bekliyor. Batıklar ve sualtı imgeleriyle yok oluşu değil, dönüşümü anlatan sergi, doğanın sessiz ama kaçınılmaz üstünlüğünü hatırlatıyor.
◊ Lal Batman ‘The Grand Excess’ isimli sergisinde geçmişin estetik mirasıyla bugünün parıltılı ama yüzeysel dünyasını yan yana getiriyor.
Antik referanslardan sosyal medya estetiğine uzanan geniş bir görsel alan, koku ve ses gibi duyusal katmanlarla destekleniyor. 15 Ocak ile 14 Şubat tarihleri arasında PİLEVNELİ galeride görülebilir.
‘Merakla beklediklerim’
Ayşegül Sönmez, sanat eleştirmeni, yazar
◊ Ekin Saçlıoğlu’nun Artsumer’deki solosunu merak ediyorum. Ekin her zaman sürprizler yapar. Anlam arayışı, malzeme ve maharetten bağımsızdır. Varoluşçudur. Sergi 4 Nisan’dan 9 Mayıs’a kadar Artsumer’de olacak.
◊ Venedik Bienali’nin
61’inci edisyonunu merak ediyorum. Türkiye Pavyonu’nu bu yıl Nilbar Güreş temsil ediyor. Küratör de Başak Doğa Temür.
◊ Sakıp Sabancı Müzesi’ne (SSM) Suzanne Lacy’den sonra Yoko Ono gelecek. Yoko Ono bugüne kadar yaptığım en kısa söyleşinin (‘Ben Ayşegül Sönmez-Çağın İçinde’ kitabı için) en hazırcevap öznesiydi. Kendisini severiz.
◊ Berlin’de açılacak Pierre Huyghe sergisini de elbette merak ediyorum. Halle am Berghain’de bakalım bizi ne tuhaflıklar bekliyor. Sergi
23 Ocak’tan mart ayına kadar sürecek. Sanatçının bu sergi için fizikçi Tommaso Calarco’yla çalıştığını da ekleyeyim.
TİYATRO
Uyarlamalar senesi
Bahar Çuhadar, tiyatro eleştirmeni
‘Lettice and Lovage’, Zorlu PSM
Peter Shaffer’ın yazdığı, Hira Tekindor’un çevirip yöneteceği oyun tiyatro sahnemizin iki yaşayan efsanesini; Ülkü Duru ve Zerrin Tekindor’u bir kez daha buluşturacak olmasıyla şüphesiz 2026’nın en kalp çarptıran haberi. İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun 2009 yapımı ‘Vahşet Tanrısı’nda birlikte yarattıkları harikaların tadı hâlâ damaklardayken bu ikilinin yeni buluşmasını iple çekmemek mümkün değil. Üstelik bu kez eşlikçileri de kuşağının sahne mahareti güçlü isimlerinden Serkan Altunorak olacak. Zorlu PSM prodüksiyonuyla sahnelenecek.
‘Gonzago’nun Öldürülüşü’, Moda Sahnesi
Bulgar oyun yazarı Nedyalko Yordanov’un kaleme aldığı ‘Gonzago’nun Öldürülüşü’, Kemal Aydoğan rejisiyle 7 Ocak’ta Moda Sahnesi’nde prömiyerini yapacak. ‘Hamlet’teki ünlü ‘oyuncular sahnesi’ni merkeze alan oyun; iktidar, kumpas, casusluk, ihanet ve gücün zehirleyici etkisini hicveden bir komedi olarak Shakespeare’in dünyasına içeriden bakıyor. Shakespeare’le ‘oynamayı’ seven ekibin yeni ‘muzip icatlarını’ merak etmemek elde değil.
‘Bu Bir Prova Değil ‘Le Réel’’, Tiyatro Watt
Tiyatro Watt’ın yeni çalışması ‘Bu Bir Prova Değil ‘Le Réel’’, yanmış bir tekstil atölyesinin geçmişten gelen sesini bugüne taşıyarak gerçekle kurmaca arasındaki sınırları belirsizleştiriyor. Yusuf Onur Aydın’ın yazıp yönettiği oyunun kadrosunda Selen Uçer, Münir Can Cindoruk, Elif Nur Kerkük, Selin Hasar ve Yaren Özkoca var. Mülteci kadınların kaçak çalışarak idame ettirdikleri hayatlarını odağına alan ‘Bu Bir Prova Değil ‘Le Réel’’, bir oyunun provası sırasında ekibin yaşadıklarını da paralel katmanda anlatıyor. Yenilikçi yapısıyla sezonun ilgi uyandıran işlerinden biri olduğunu söyleyebiliriz. Prömiyerini 12 Ocak’ta Moda Sahnesi’nde yapacak.
‘NOW’, Jasmin Vardimon Topluluğu
Oyun, koreograf Jasmin Vardimon’un 25 yıla yayılan dans ve tiyatro üretimini sahneye taşıyor. 2006’dan bu yana Londra’nın en önemli sanat kurumlarından biri olan Sadler’s Wells’le birlikte çalışan Vardimon’un topluluğu 18 özgün yapım, 50 ulusal ve 25 uluslararası turneyle şekillenen güçlü bir repertuvara sahip. ‘NOW’ 27 ve 28 Mart’ta İstanbul Lütfi Kırdar Anadolu Oditoryum Salonu’nda izlenebilir.
Farklı sahneleme biçimleri
Bu sezon sahnelerde yalnızca yeni oyunlar değil, izleme biçimlerimizi dönüştüren heyecan verici deneyimler de var.
‘Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan’, Luz Creative
Her temsilinde bambaşka bir tiyatro deneyimi. Provasız, yönetmensiz, her gece farklı
oyuncu sahneye çıkıyor.Sahnede mühürlü bir zarf var; içindeki metni hem oyuncu hem seyirci ilk kez görüyor. İranlı oyun yazarı Nassim Soleimanpour’un kaleme aldığı metin 2011’den bu yana 30’dan fazla dile çevrildi. İlk kez ülkemizde sahnelenecek ‘Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan’da 40 oyuncu oynayacak. Demet Akbağ, Şevval Sam, Şebnem Bozoklu, Funda Eryiğit ve Onur Ünsal bu isimlerden bazıları.
12 Ocak’ta başlayıp nisan ayının sonuna dek devam edecek.
‘35 Mayıs’, KREK
İzleyicinin tiyatroya bakışını dönüştürmeyi hedefleyen yenilikçi KREK VR projesinin
ilk gösterisi. 180 derece izleme deneyimi sunan ‘35 Mayıs’ sanal gerçeklik gözlükleriyle izleniyor. Berkun Oya’nın yazıp yönettiği oyun bugün ve 31 Ocak tarihleri arasında her gün 12.00’de seyircisiyle buluşacak.
‘Dünya Yerinden Oynar’, DasDas
2022 yılında prömiyerini yapan, Şebnem İşigüzel’in kaleme aldığı, Mert Fırat ve İlksen Başarır’ın yönettiği ‘Dünya Yerinden Oynar’ İstanbul’daki bir yalıda yan yana gelen 7 kadının özgürlük mücadelesini şarkılar, tanıdık melodiler ve bu yıl ilk kez kurulan yemek sofrasıyla anlatıyor. Kadınların sesi kimi zaman uzaktan, kimi zaman tam yanı başınızdan yükseliyor. Seyirci de kurulan sofradan yemek yiyerek bu hikâyenin bir parçası haline geliyor. Sezon boyunca izlenebilir.
KİTAP
Edebiyatın yıldızları geliyor
İhsan Yılmaz, Hürriyet yazarı
◊ ‘Borges’le Yarım Asır’, Mario Vargas Llosa, Can Yayınları: Nobel ödüllü Llosa’nın, edebiyatın en büyük ustalarından Borges’le kurduğu entelektüel bağa odaklanan kitap, okuma serüveni, edebi etkileşim ve yazarlık üzerine bir hafıza metni.
◊ ‘Tomurcukları Kesin, Çocukları Vurun’, Kenzaburo Oe, Can Yayınları: Çağdaş Japon edebiyatı yazarı Oe, savaşın yarattığı yıkımı çocukların gözünden anlatıyor. Masumiyet, şiddet ve hayatta kalma içgüdüsü arasındaki gerilimi çarpıcı bir dille ele alıyor.
◊ ‘What We Can Know’, Ian McEwan, Yapı Kredi Yayınları: Yazar geçmişin sırlarıyla bugünün ahlaki sorularını buluşturan bu romanında hafıza, suç ve bilginin sınırlarını sorguluyor. Soğukkanlı anlatımıyla çağdaş İngiliz romanının güçlü örneklerinden biri.
◊ ‘Görünmeyen Döngü’, Éric-Emmanuel Schmitt, Doğan Kitap: İnsan ruhunun görünmeyen bağlarını, tesadüfleri ve kader fikrini merkeze alan 8 kitaplık seri, yılın ilk aylarından itibaren yayımlanacak.
◊ ‘Long Island’, Colm Tóibín, Everest Yayınları: Aidiyet, göç ve yalnızlık temalarını Amerika üzerinden sunan eser, yazarın büyük ilgi gören, ödüllü romanı ‘Brooklyn’in devamı niteliğinde.
◊ ‘Işıklara Bak Sevgilim’, Annie Ernaux, Can Yayınları: Nobel ödüllü Fransız yazar Annie Ernaux bir süpermarketi merkezine aldığı kitabında sınıfsal farklar, kadınlık halleri, bakma ve bakılma ilişkisi üzerine keskin gözlemler sunuyor.
◊ ‘Rüzgâr Adımı Biliyor’, Isabel Allende, Can Yayınları: Isabel Allende bu romanında göç, hafıza ve kimlik temalarını Latin Amerika’dan Avrupa’ya uzanan bir hikâye üzerinden anlatıyor. Kişisel olanla politik olan bir kez daha iç içe geçiyor.
◊ ‘Martı’, Sándor Márai, Yapı Kredi Yayınları: Orta Avrupa edebiyatının önemli isimlerinden Sándor Márai, ‘Martı’da yalnızlık, onur ve insanın kendiyle hesaplaşması temalarını anlatıyor. Okuru insan olmanın kırılganlığı ve ahlaki sınırları üzerine düşünmeye davet ediyor.
◊ ‘Otobiyografi’, Andrei Tarkovsky, Alfa Yayınları: Sinema tarihinin en önemli yönetmenlerinden Tarkovsky sanat anlayışını, inancını ve yaratım sürecini kişisel notlar eşliğinde anlatıyor.
◊ ‘Suriçi İstanbul’, Önder Kaya, Kronik Kitap: İstanbul’un tarihsel kalbi Suriçi’ni sosyal,
kültürel ve mekânsal dönüşümleriyle ele alan kapsamlı
bir kent çalışması.
◊ ‘İlluminati’, Pierre-Yves Beaurepaire, Kronik Kitap: Aydınlanma çağının en tartışmalı gizli örgütlerinden İlluminati’nin tarihsel arka planını, mitlerle gerçekler arasındaki çizgide inceleyen bir araştırma.
Listenize bunları da ekleyin
2026’da yayımlanması planlanan diğer eserler de şöyle:
◊ ‘Yeşaya Geldi’, László Krasznahorkai, Can Yayınları
◊ ‘Üç Yıl Sonra’, Ömer F. Oyal, Yapı Kredi Yayınları
◊ ‘Indignity’, Lea Ypi, Yapı Kredi Yayınları
◊ ‘Ballı Turta’, Haruki Murakami, Doğan Kitap
◊ ‘Lügat’, Mahir Ünsal Eriş, Doğan Kitap




