Avrupa’nın en büyüğü bu gece belli oluyor! Kim kazanırsa üzüleceğim

Avrupa’nın en büyüğü bu gece  belli oluyor Kim kazanırsa  üzüleceğim

Avrupa futbolunun zirvesini bu yıl İngiliz kulüpleri istila etti. Çarşamba gecesi Avrupa Ligi’nin finalinde iki Londra ekibi, Chelsea ve Arsenal arasındaki randevuyu ‘Maviler’ 4-1 kazanarak kupayı evine götürdü. Bu gece ise kıta futbolunun en büyüğü kim olacak sorusunun cevabı netleşecek. Madrid’de oynanacak finalde Tottenham’la Liverpool karşılaşıyor. Maçı, iki takımın oyun karakterlerini, avantajlarını, mücadeleye ilişkin beklentileri ‘Premier Lig uzmanı’ İbrahim Altınsay kaleme aldı...

Haberin Devamı

Liverpool-Tottenham
Hakem: Damir Skomina (Slovenya)
Stat: Wanda Metropolitano / Madrid
Saat: 22.00
Naklen yayın: beIN Sports

Tottenham 58 yıldır lig şampiyonu olamıyor. Liverpool 29... İki takım geçen sezon Premier Lig’i üçüncü ve dördüncü bitirdi... Ama bu gece ‘ŞAMPİYON’lar Ligi finalini oynuyorlar. İki takım da bu kupayı ihtirasla isteyen ve bunun için kesenin ağzını açan ‘süper kulüp’lerden değil. UEFA’nın paragöz teknokratlarının tercih etmeyeceği finalistler. Avrupa Ligi finalini de iki ‘Premier Lig’linin oynadığı düşünüldüğünde Avrupa finallerinin yerel bir turnuvaya, bir tür Premier Lig play-off’una döndüğünü söylemek mümkün.

HEAVY METAL-MODERN CAZ

Liverpool da Tottenham da modern futbolun uç hattından sahneler sundular bize sezon boyu; ileride anında sert baskı, geriden oyun kurma, dikine hızlı çıkış ve oyunun her anında etkin alana çok adam sokma...

Avrupa’nın en büyüğü bu gece  belli oluyor Kim kazanırsa  üzüleceğim

Haberin Devamı

Klopp’un, zaman zaman gürültüye düşse de, her alanda rakibi boğan ‘heavy metal’ (bazılarına göre ‘progressive rock’) futbolu statları inletti. (Bakınız Barça rövanşının ikinci yarısı...) Genelde iki merkez savunmacının derin oyun kurucu olarak arkada kaldığı, bir tür 2-3-2-3’e ya da antik WW’ya ve hatta 2-3-5’e ‘gelecekte dönüş’ izletiyorlar bize. İki bek (ki onlara kanat bek bile demek ayıp olur), kanat oyuncusu gibi forveti beşliyor. Bunların 19 yaşında olanı Alexander-Arnold’un Barcelona’ya karşı yarattığı ‘akıl küpü’ dördüncü gol sadece futbolun değil, bütün oyunların tarihine geçti gibi.

Şu anki ‘Kızıllar’, geçen yıl Real Madrid’e kaybettikleri talihsiz finalden farklı. Kalelerinde hem elleri hem ayakları çok iyi bir Allison ve onun önünde sadece savunmayı değil bütün takımı yöneten kusursuzluk simgesi Van Dijk’leri var artık. 4-0’lık ‘Barça Rövanşı Destanı’nı ilk yarıda kalelerini gole kapayarak yazdılar unutmayın.

Avrupa’nın en büyüğü bu gece  belli oluyor Kim kazanırsa  üzüleceğim

Pochettino ise Tottenham’da yaratıcılığın yoksunluktan kaynaklandığının kitabını yazıyor. Yeni stat inşaatı yüzünden iki sezondur transfer yapamıyorlar. Yedekleri bile yok. Onların futbolunu da modern caza benzetmek mümkün. “Kadroya göre bir oyun geliştirdik” diyor Poch, “iki kanatta hızlı beklerimiz vardı. Onların önlerini boşalttık. Buralara öteki oyuncularımız duruma göre sızacaktı.” Bu oyun tarzını 4-2-2-2 gibi bir dizilişe dökmek mümkün. Ama duruma göre 2-4-2-2 ya da 2-4-4 oluyorlar. Böylece ustası Bielsa’dan ayrı kendi tarzını yaratan Pochettino belki de günümüzün en doğrudan ve en ivmeli futbolunu oynatıyor. Doğaçlama coşkun sololar...

Bir de yine yokluktan çıkmış ‘B’ versiyonu var bu oyunun; deneyimli Llorente’yi ileride istasyon olarak kullanıp uzun toplarla daha direkt kaleye gitmek. Tabii onun çevresindeki hareketli ve vuruş ustası forvetlerle. (Bakınız: Ajax rövanşının ikinci yarısı...)

Haberin Devamı

Avrupa’nın en büyüğü bu gece  belli oluyor Kim kazanırsa  üzüleceğim

VAKİT GEÇMİŞ OLMASIN

Bu ileri futbol bu akşam yeşil çimlere yansır mı? Bir kere çok geç kalmış bir final bu. İki takım da 12 Mayıs’tan beri resmi maç yapmıyor. Sezonda 60’a yakın maça çıkmış bu oyuncuların tekrar istim tutmaları kolay olacak mı? Evet sakatlar iyileşti büyük ölçüde ama bu da takımın havasını bozacak mı? Liverpool’da orta alana yaratıcılık katan Keita yine olmayacakmış. Gol pozisyonlarının unutulmaz yaratıcısı Firmino kadroya girecekmiş. O zaman onsuz ve Salah’sız kazanılan Barca rövanşının yıldızı Origi kulübede mi kalacak? İkinci yarıda girip oyunu değiştiren Wijnaldum ilk 11’de olacak mı?

Haberin Devamı

Tottenham’ın Ajax rövanşına çıkan 11’inde zaten yarı sakat üç futbolcu vardı. Onlar açısından bu ara iyi olabilir. Ne var ki Spurs’ün değişmez forveti Kane de kadroya dönmüş. Bu durum Nou Camp’ta Barcelona’ya beraberlik golünü atıp takımı gruptan çıkaran, sonra da Cruyff Arena’daki hat-trick’iyle inanılmazı gerçek kılan Moura’yı nasıl etkileyecek?

Üstelik bu tek maçlık bir final... 90 dakika, bilemedin 120 dakika göz açıp kapayıncaya kadar geçiyor. İki finalistin Premier Lig rekabetinden gelmesinin onlara kattığı başka bir meziyet de var; rakipten öğrenmek. Yarı finalde iki takımın da ilk maçlarda rakiplerine boyun eğip ikinci maçların ikinci yarılarında şahlanması rastlantı olmamalı.

Haberin Devamı

Şimdi tek atımlık barutlarını idareli kullanıp temkinliliği öne mi alacaklar? Gol yememek ilk kaygıları mı olacak? 11’lerden ve ilk 15 dakikalık tavırlarından biraz anlayacağız bunu. Ligde ilk maçta Liverpool, ikinci maçta ise, sarsak bir golle yenilse de Tottenham iyiydi. Umarız tabelaya bakmadan bütün marifetlerini dökerler sahaya.

Avrupa’nın en büyüğü bu gece  belli oluyor Kim kazanırsa  üzüleceğim
BİR KUPADAN DAHA FAZLASI

Günümüzün sayılar ve sonuçlar dünyasında inanması zor ama iki takım taraftarı için de kazanmaktan önemli şeyler var çünkü. Bugün artık silikleşmiş durumda ama Liverpool, İrlandalı göçmen liman işçilerinin takımı olarak bilinir. Paylaşımcılık o sosyal taban kadar Bill Shankly’nin kolektif, göze hoş gelen futbol anlayışından gelir. Beş Avrupa Şampiyonluğu’nun dördünü bu yoldan giderek kazanan Liverpool’da, gariptir, Shankly’nin bir Şampiyon Kulüpler Kupası yok. Yarattığı takımın ilk kupaya uzanışını gizlice gittiği finalde sessiz bir gururla izlemiş yine de. O çizgiyi Klopp, işlerin çok daha sayılarla ve unvanlarla ölçüldüğü günümüzde yeniliyor ve ‘Kop tribünü’nde açılan ‘beş usta’ afişinde yerini almak için sabırsızlanıyor.

Haberin Devamı

Finalin Londralısı için ise her maç gibi bu maçın da komşuları Arsenal’le olan ezeli rekabet açısından özel anlamı var. Kuzey Londra’nın emekçi kesimlerine dayanan bu iki takımdan ‘Yahudi’ Tottenham, rekabetin kötü tarafı olarak kaldı yıllarca. Her yıl hoca değiştirerek ve bir sürü transfer yaparak Wenger’in Arsenal’inin başarılarını seyrettiler sadece. Şimdi Pochettino ile roller değişti. İki sezondur ligi üstte bitiriyorlar. ‘Topçular’ın Avrupa Ligi finalini kaybettikleri bir haftada en büyük kupayı almak ebedi bir üstünlük sağlayacak Spurs’e.

Yine de aslolan şu: Klopp dört sezondur, Pochettino beş sezondur takımlarının başında. Ve ikisinin de hâlâ önemli bir kupası yok. Ama iki takımın taraftarına, “Kupayı alamazsa hocanız takımı bırakacak” deseniz karalar bağlar, intiharı bile düşünür.

Ne ki, son iki finali (2007 ve 2018) kaybeden Liverpool’a da, bütün hedefleri ligi dördüncü bitirebilmekken kendilerini bir anda finalde bulan Tottenham’a da yakışıyor bu kupa...

Biri adım adım, gümbür gümbür geldi, öteki rüyada görse uyandığında unutacağı inanılmaz bir mucize peşinde. Biri bütün emeklerinin ve coşkusunun karşılığı olacak bir “kupayla yürümek istiyor” artık. Öteki sadece bir maçını evinde oynadığı bu zenginler turnuvasından eve bir kupa getirmek ve “cesaret edenin başardığını” göstermek isteyen bir emekçi...

Ben ne mi düşünüyorum? Manchester City ve Liverpool’un burun buruna götürdüğü Premier Lig şampiyonluğu için de aynı şeyi söylemiştim: “Kim kazanırsa kaybeden için üzüleceğim.”

Avrupa’nın en büyüğü bu gece  belli oluyor Kim kazanırsa  üzüleceğim

 

İstanbul’da tarihi final
Liverpool’un, 2005 Mayıs’ında İstanbul’daki Şampiyonlar Ligi Finali’nde Milan karşısında skoru 3-0’dan 3-3’e getirip penaltılarla kupaya uzanması, futbol tarihinin en unutulmaz başarıları arasına çoktan girdi bile...

 

 

 

 

 

 

 

Haberle ilgili daha fazlası: