GeriHürriyet Cumartesi Ah olmaz, çaysız olmaz...
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ah olmaz, çaysız olmaz...

Ah olmaz, çaysız olmaz...
Abone Olgoogle-news

Dünya üzerinde en iddialı olduğumuz konulardan biri çay içmek! Her yıl yapılan araştırmalarda Türkiye en çok çay tüketilen ülke çıkıyor. En çok duyduğumuz laflardan biri “Çayı koydun mu?” ve evet, siyahı baş tacımız ama farklı malzemelerle hazırlanan tarifler de kışın içinizi ısıtacak türden... İşin uzmanlarından değişik ve lezzetli tarifler aldık. Aynı zamanda çay someliyesi olan yazarımız Ebru Erke’ye de çay demlemenin püf noktalarını sorduk.

BOL BAHARATLI
Melez Tea’nin kurucusu Emre Aslanoba’dan...

Ah olmaz, çaysız olmaz...

Matcha latte (1 kişilik)

NE LAZIM?

  • 1 çay kaşığı matcha çayı
  • 1/4 fincan sıcak (85 derecede) su
  • 3/4 fincan süt (hindistancevizi ya da badem sütü de olabilir)
  • Agave şurubu ya da bal

NASIL YAPARIM?

  • 1 çay kaşığı matcha tozunu bir kaba koyun, 85 derecedeki 1/4 fincan suyla iyice köpürene kadar çırpın. Sütü öpürtüp çaya ekleyin
  • İsterseniz agave şurubu ya da bal koyup içebilirsiniz.

Baharatlı latte (1 kişilik)

Ah olmaz, çaysız olmaz...

NE LAZIM?

  • 2 tatlı kaşığı Hint Assam siyah çayı
  • 2 tatlı kaşığı Rooibos çayı
  • 1 çay kaşığı tarçın
  • 1 çay kaşığı kakule
  • 1 çay kaşığı karanfil
  • 1 adet yıldız anason
  • 1 çubuk vanilya
  • 1/2 fincan kaynar su
  • 1/2 fincan süt
  • Üzerine serpmek için biraz tarçın
  • 1 tatlı kaşığı isteğe göre agave şurubu, bal veya şeker

NASIL YAPARIM?

  • Çayları ve baharat çeşitlerini karıştırarak bir harman hazırlayın.
  • Her kişi için iki çay kaşığı harman ve yarım fincan su ölçüsü uygundur.
  • Kaynar suda 5-6 dakika bekletin, süzün ve şekeri ekleyin.
  • Yine kişi sayısına göre yarımşar fincan sıcak süt hazırlayın.
  • Demlediğiniz çayı bu sütlü fincanlara paylaştırın ve üzerine tarçın veya hindistancevizini serpin.

BASKIN TAT SEVENLERE...
Dem’in kurucusu Ömer Çağatay’dan...

Masala chai (1 kişilik)

Ah olmaz, çaysız olmaz...

NE LAZIM?

  • 2 tatlı kaşığı Hint Assam çayı
  • 1 çay kaşığı toz zencefil
  • 1 çay kaşığı tarçın
  • 1 çay kaşığı tane karabiber
  • 1 çay kaşığı karanfil
  • 1 çay kaşığı rezene
  • 1 adet yıldız anason
  • Süt
  • Şeker ya da bal

NASIL YAPARIM?

  • Tüm baharat çeşitlerini havanda hafif ezerek bir karışım oluşturun. 250 mililitrelik demlik için bir silme tatlı kaşığı çay kullanın.
  • Kaynayan suya çay yapraklarını ve zevkinize uygun miktarda baharat karışımını ekleyip 10 dakika demleyin.
  • İsterseniz üzerine yarım fincan süt ekleyin ve süzün.
  • Tercihe göre şeker veya bal da koyabilirsiniz.

ENERJİ DEPOSU
Çay someliyesi Atakan Esgel’den...

Zümrüt (4 kişilik)

Ah olmaz, çaysız olmaz...

NE LAZIM?

  • 4 fincan su
  • 1 tatlı kaşığı yeşil çay pudrası (marketlerde bulabilirsiniz)
  • 1 tatlı kaşığı melisa otu
  • 1 yaprak taze reyhan
  • 1’er dilim portakal kabuğu, yeşil elma kabuğu, limon kabuğu (kabukların içindeki beyaz kısmı temizlenmiş olacak)
  • 1 adet kakule

NASIL YAPARIM?

  • Melisa otu, portakal, yeşil elma, limon kabuklarını suya ekleyip 80 dereceye kadar ısıtın (buhar kesintisiz ve ince ince çıkmaya başladığı an su 80 derece civarına gelmiş demektir).
  • Ocaktan alın, içine taze reyhan yaprağı atıp ağzı kapalı olarak 5 dakika demleyin.
  • Sonra tekrar 80 dereceye kadar ısıtıp süzün.
  • Bir fincana bir tatlı kaşığı yeşil çay pudrası atın, içine demlediğiniz çayı yavaş yavaş döküp karıştırın.

İNGİLİZLERİN KURALLARI
Amerikalı yazar Emily Post’un çay üzerine görgü kurallarını konu alan yazısından...

“Akşamüstü çayı İngiliz kültürüne o kadar işlemiştir ki herkesin kendine göre bildiği doğruları vardır. Bir çeşit çörek olan ‘scone’ dilimlenerek mi, elle parçalanarak mı yenmeli; Cornish geleneklerine göre reçelden önce mi kaymak sürmeli yoksa Devonlarda olduğu gibi sıralama tam tersi mi olmalı; çaya mı süt konmalı veya süte mi çay eklenmeli gibi tartışma konuları mevcuttur. Akşamüstü ritüelinde genellikle Darjeeling veya Assam çayları servis edilir. Akşamüstü çay harmanları veya Earl Grey gibi bir karışım da sunmak popülerdir. Çay genellikle süt veya limonla servis edilir. Krem peynir sürülmüş tost ekmeği, somon fümeyle hazırlanmış mini sandviçler, kaymak ve reçel sürülmüş çörekler veya tatlı atıştırmalıklar çayın yanında verilir. Günümüzde, akşamüstü çay servisi veren mekânlar daha fazla çay çeşidi içeren menülere sahip. Çayın yanında deniz kabukluları yiyebileceğiniz gibi makaronlar, mini kekler ve pasta da tüketmek mümkün. Bunun yanında akşamüstü çayına bir kadeh şampanyayla başlamak da oldukça yaygın.”

DEMLEMENİN PÜF NOKTALARI
Hürriyet Ekler yazarı ve çay someliyesi Ebru Erke

Bizim siyah çay demleme usulümüz Çin, Hindistan ya da İngiltere’dekine benzemez. Suya, çay yapraklarına ve çaydanlığa özen göstermek gerekir. Kireçsiz, asit-baz dengesi nötr, kaynak içme sularını tercih etmek daha iyi sonuç verir. Suda klor, kireç gibi maddeler fazlaysa çayın görüntüsü bulanık olur ve aromaları kaybolur. Demliğiniz mümkünse porselen olsun. Çelik demlik kullanacaksanız iyi kalite olanı seçin. Çay tipi tamamen size kalmış. Tek bir çay çeşidi demleyebileceğiniz gibi farklı tipleri karıştırıp kendi harmanınızı da yaratabilirsiniz.

Türk çayının demlenme usulü şöyledir: Taze içme suyu çaydanlığa konur, üzerine demlik yerleştirilir. Su kaynayınca oksijenini kaybetmemesi için ateş kısılır. Isınan demliğe bir bardak için bir çay kaşığı çay konur. Kalabalıkta bir kişinin ortalama iki-üç bardak içeceğini düşünürsek, kişi başına bir tatlı kaşığı konabilir. Gereğinden fazla çay kullanmak, taze bile olsa demimizi acılaştırır. Seylan ya da Assam siyah çayları 3-4 dakikada demlenirken bizim çayımız için ideal demleme süresi ortalama 13-15 dakikadır. 30 dakikadan sonra da çay bayatlama sürecine girer.

Ah olmaz, çaysız olmaz...

Dünya Çay Raporu’na göre Türkiye’de yıllık kişi başı çay tüketimi yaklaşık 3.5 kilo.

ÇEŞİT ÇEŞİT

Ebru Erke çayın üretim şeklinin çeşidini belirlediğini söylüyor ve ekliyor: “Teruar, coğrafi ve iklimsel özelliklerin tamamına verilen addır, çayın karakteristik özelliklerini belirler. Çay çeşitleri aynı cinsten olsa bile yapıları bölgeye göre değişkenlik gösterir.

- Siyah çay

Ah olmaz, çaysız olmaz...

Tam okside bir tür olan siyah çay Türkiye’nin yanı sıra Kenya, Sri Lanka, Çin ve Hindistan gibi pek çok Asya ülkesinde yetiştirilir. Dünyadaki siyah çayların büyük bir kısmı poşet çay endüstrisi için kullanılır. Ticari olarak da siyah çay daha yaygındır. Farklı teruarların çayları birbiriyle karıştırılarak istenen yoğunluk ve aromalarda harmanlar elde edilir.

- Yeşil çay

Ah olmaz, çaysız olmaz...

Yeşil çay okside olmamıştır. Üstteki 1/5 veya 2/5 yaprağın elle koparılıp işlenmesiyle üretilir. Yılın ilk hasadındaki ürün kalite olarak en kıymetlisidir. Çünkü kış uykusunun ardından kökten yapraklara doğru iletilen yağın yanısıra bolca da besin öğesi içerir. Antioksidan özelliği yüksek olan yeşil çayın raf ömrü kısadır.

- Beyaz çay

Ah olmaz, çaysız olmaz...

Diğer çaylara göre en az işlem görmüş çeşittir. Toplandıktan sonraki üretim süreci diğerlerine göre oldukça uzundur. Yeşil çaydaki gibi buharda veya tavada kurutma işlemine, siyah çaydaki gibi ısıl işleme tabi tutulmaz. Tamamen doğal ortamda iki-üç gün soldurma işlemi yapılır. Bağışıklık sistemini güçlendiren pek çok antioksidan içerir.

FAZLASI İYİ DEĞİL
Diyet ve beslenme uzmanı Elif Nida Zafer

  • Siyah çay kalp sağlığına faydalı olan ‘flavonoid’ adı verilen bir antioksidan grubunu içerir ve bu antioksidanlar kalbi korur.
  • Siyah çayın içindeki kafein ve ‘L-theanine’ uyanıklığı ve odağı arttırır.
  • Çay günde 5-6 fincandan fazla tüketilirse demir emilimini olumsuz etkiler. Bu nedenle özellikle kahvaltıda çay tercih edilmemeli.
  • Fazla çay tüketimi kronik olarak baş ağrısına sebep olabilir. Bu sebeple aralıklı tüketmek en ideali.
  • Çay diüretik olduğu için vücuttaki suyu idrarla atar. Bu nedenle bol su içilmeli.
  • Siyah çay yaprakları kafein içerdiğinden fazla içmek uyku kalitesini düşürür ve huzursuzluğa sebep olabilir.
  • Çayı açık içmek ya da siyah çay yerine ıhlamur, papatya veya meyve çaylarını tercih etmek söz konusu olumsuz etkileri önemli oranda azaltır.

DÜŞESİN MİDESİ KAZININCA...

Tam bir İngiliz klasiği olan beş çayı geleneği artık neredeyse tüm dünyaya yayılmış durumda. Akşamüstü çayı alışkanlığı 1840’lara dayanıyor.
O dönemlerde kahvaltı ve akşam yemeği olmak üzere günde iki öğün yemek yeniyordu ancak bir aristokrat olan Bedford Düşesi 16.00 sularında, akşam yemeğine kadar açlığını bastırması için çay eşliğinde hafif atıştırmalıklar yemeye başladı. Zaman geçtikçe düşes, Woburn Abbey Bedforshire’daki odalarına kendisiyle çay içmeleri için arkadaşlarını çağırır oldu. Bu küçük odalarda aristokrat leydilere düzenlenen öğünler çok geçmeden İngiliz kolonileri de dahil tüm ülkece benimsendi. Kuzey Amerika’da bu alışkanlık 1950’lerde en üst seviyeye tırmandı.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle