Buzda zaferin şifreleri

Buzda zaferin şifreleri

Ülkemizde neredeyse hiç bilinmeyen bir spora tutkunlar. İmkânsızlıklar ve zorluklar da cabası. Ama bu onların şampiyon olmasını engellemedi. Onlar, Türkiye Buz Hokeyi Milli Takımı. Geçen hafta, ‘3. Grup Dünya Şampiyonluğu’nu kazanıp 2. Grup’a yükseldiler. Diğer spor dallarına da örnek olabilecek bu başarının öyküsünü, şampiyonlar anlattı.

Haberin Devamı

Aralarında lise öğrencileri de var, beden eğitimi öğretmeni de, bilgisayar mühendisi ve otel resepsiyon görevlisi de... Hepsi farklı sosyal çevrelerden gelme ama tam bir aile olmuşlar. 20 kişiler, sekiz sporcunun yaşı 18’den küçük. Çok zorlandıkları, bazen değil merdiven çıkmak, yürüyemeyecek kadar yoruldukları doğru. Ama buna değdi. Geçen hafta, ‘3. Grup Dünya Şampiyonluğu’nu kazanıp 2. Grup’a yükseldiler. Peki, Türkiye’de neredeyse hiç bilinmeyen bir spor dalında bu galibiyet nasıl geldi? Bizzat şampiyonlara sorduk...


1) ‘BİZİMKİSİ BİR AŞK HİKÂYESİ...’

Buzda zaferin şifreleri


Bundan tam 25 sene öncesi... Milli Takım’ın şu anki antrenörü Deniz İnce, o zamanlar 15 yaşında. Mahalle arkadaşlarıyla birlikte sık sık Korukent’teki buz pistine kaymaya gidiyorlar. Hepsinin derdi aynı: “Milli takıma nasıl gireriz?” Korukent kapanınca Levent’ten taa Ataköy’deki piste gitmek zorunda kaldılar; ancak 23.00’ten sonra hokey oynayabiliyorlardı ama yine de vazgeçemediler. Gece yarımda pistten çıktıklarında, vasıta bulamaz, otobüsle Mecidiyeköy’e gelip, Levent’e kadar da yürürlerdi. Çünkü İnce’ye göre, buzda kayıp o rüzgârı yüzlerinde hissettiklerinde buzun sihrine kapılıp, bir daha çıkamadılar. Deniz İnce, Türkiye’nin ilk nesil buz hokeycilerinden. Milli Takım’da 15 sene kaptanlık yapmış; Türkiye’de yetişip yurtdışına transfer olan ilk oyuncuymuş. Son dört senedir de gönüllü olarak takımın başında. Oyuncularından Tolga Bozacı (18), “Bu sporu bir kere deneseniz, bırakamazsınız, bağımlılık yapıyor” diyerek hocasının sözlerini destekliyor. Bu, dünyanın en hızlı ve en sert sporlarından biri, kabul. Üstelik sahada oyuncular, yedi kiloluk kıyafetler giyiyor, her antrenmanda karada 2-2.5, buz üstündeyse 1-1.5 saat çalışıyor, bir saatte de yaklaşık bin kalori harcıyorlar Ama hepsi şu konuda hemfikir: “Sevmeden yapılacak şey değil.”

Haberin Devamı

 

2) ZAFER ANCAK ONA İNANANLARINDIR

Haberin Devamı

Buzda zaferin şifreleri


Geçen seneye gidelim... Türkiye Buz Hokeyi Milli Takımı, Kore’yle final maçında. Uzatmalar... Son 13 saniye. Bir talihsizlik sonucu, Türkiye takımı sahada 4 kişi kalıyor ve gol! Kıl payı kaçan şampiyonluktan sonra takım, bu sene buna benzer bir durum yaşamamaya ant içmiş. Ferhat Bakar (18), “Bu inançla kendimizi daha güçlü hissettik ve şampiyon olduk” diye anlatıyor. Şampiyona’nın en genç oyuncusu olan 16 yaşındaki Hakan Salt da “Bizi başarıya götüren şey, kendimize inanmaktı” diyor.

 

3) ÇALIŞ, ÇALIŞ, ÇALIŞ!

Buzda zaferin şifreleri


Onlar birbirlerini hep iyiye motive eden bir takım. İsveç’te doğup büyüyen Serdar Semiz (33) buza beş yaşında başlamış; 2008’de Türkiye’ye geldiğindeyse orada ne gördüyse buradaki arkadaşlarına aktarmaya çalışmış. Oyunculardan Serkan Gümüş (25), özellikle geçen sene yaşadıkları üzüntüden sonra bu sene, işin şansa kalmasına izin vermediklerini anlatıyor: “O kadar iyi çalıştık ki...”

Haberin Devamı

 

4) PASI DA BELLİ, ŞUTU DA

Buzda zaferin şifreleri


Yedi yaşında hokeye başlayan oyuncu Andy Koçoğlu, “Başarının sırrı takım gibi çalışmak” diyor: “Bu sene altı kamp yaptık. Daha çok antrenman yapmak bize takım için oynamayı öğretti. Kenetlendik, kazandık.” Tolga Bozacı da, takımda herkesin birbirinin huyunu, nereye pas atacağını, nereye şut çekeceğini bildiğini ve sahada buna göre davrandığını anlatıyor. Bu takım, öyle özverili bir takım ki sahada birbirlerini eksik bırakmamak için sakatlandıkları halde sakatlıklarını saklıyorlarmış. Bunu da antrenörleri Deniz İnce’den duydum.

 

5) SOSYALLİK BUZDA YAŞANIR

Buzda zaferin şifreleri

Haberin Devamı


Sekiz yıldır da milli takımda oynayan Serkan Gümüş, İzmir’de yaşayan ailesini pek göremiyor. Sürekli il değiştirdikleri için kız arkadaşlarının olamadığını anlatıyor. Ama ailesi ve sevdikleriyle aynı şehirde olanlar için durum farklı sanmayın. Sık sık kampa gittikleri için sosyalleşmek yerine onlar hep buzdalar. Çok şikâyetçi olduklarını da söyleyemem. Birçoğunun en yakın arkadaşları da zaten takım arkadaşları. Başka kimseyi göremiyorlar ki...

 

Kavgacıların sporu mu?

Deniz İnce: “Ergenlik zamanlarımda asabi bir gençtim. Buz hokeyine başlayınca buz dışında agresifliğim kalmadı. Çünkü bu spor, takım ruhunu öğretiyor. Bu çocukların buzdaki bıçkınlığı aslında mücadelenin bıçkınlığı. Kavgacı, dövüşçü değiller. Buz hokeyi hem dünyanın en hızlı takım sporu hem de en zeki sporculardan oluşur. Sebebi de çok hızlı ve doğru düşünmelerinin gerekmesi.”