Eda-Metin Özülkü: Biz büyük bir aşkla bağlandık

Güncelleme Tarihi:

Eda-Metin Özülkü: Biz büyük bir aşkla bağlandık
Oluşturulma Tarihi: Haziran 08, 2025 08:16

Müzik dünyasının önde gelen çiftlerinden Eda ve Metin Özülkü, İstanbul’daki evlerinin kapılarını Kelebek’e açtı. Bayram vesilesiyle bir araya geldiğimiz çift, hem sanat yaşamlarına dair merak edilenleri hem de 41 yıllık mutluluklarının sırrını anlattı.

Haberin Devamı

Bayram günleri sizin evde nasıl geçer?

- Eda Özülkü: Bizim evde bayramlar birlikte geçer. Bazen işimiz oluyor, o işlere de beraber gider geliriz. Aile büyüklerimizle bayramlaşırız.

- Metin Özülkü: Çocuklara da küçüklüklerinden beri bayram rutinlerini aşılamaya çalıştık. 20 yaşına geldiler, hâlâ dikkat ediyoruz. Onların gelenek göreneklerimizi yaşatabilmesi için eksik gedik gördüğümüz bir şey varsa bayram günlerinde, o kontroller de oluyor. Bazen bana sürpriz yapıyor çocuklar ve Eda. Giyinip süsleniyorlar, hazırlanıyorlar, el öpmeye geliyorlar.

Olmazsa olmaz bir bayram ritüeliniz var mı?

- Eda Özülkü: Bir bayram yemeği yapmayı seviyoruz. Aileyi mümkün olduğunca bir araya topluyoruz. Annem hayattayken o yapardı, şimdi o görev bende.

- Metin Özülkü: Büyükler hayattayken her bayram muhakkak eksiksiz bir şekilde geçerdi. 2 sene öncesine kadar onların hazırladığı organizasyonlar olurdu. Özel yemekler yapılırdı, güzel bir bayram kutlaması olurdu. 2-3 senedir bizden büyük kimse kalmadı. Dolayısıyla biz o düzeni oturtmaya çalışıyoruz.

Haberin Devamı

‘HARÇLIĞIMI IBAN’A ATSANA BABA’

Çocukluğunuza dair unutamadığınız bayram anınız var mı?

- Metin Özülkü: Ben 10-11 yaşlarındayken dayımlar, amcamlar hep Adana’dalardı. Biz de ailece İstanbul’daydık. Her bayram ya onlar İstanbul’a gelirdi ya da biz Adana’ya giderdik. Orada dayımlarla ve akrabalarla geçen o bayram sabahlarını çok özlüyorum. Hem çocukluğumu hem de akrabalık ilişkilerindeki sıcaklığı hatırlatıyor.

- Eda Özülkü: Bizimkiler de İskenderun’daydı. Bayramlarda oraya giderdik. Halamlar, babaannem, teyzemler hep birlikte olurdu. Yemekler yapılır yenilirdi. Bir de bir bayramda kırmızı elbise almışlardı bana, onu hiç unutamıyorum.

“Bayram harçlığı” dediğimde aklınıza ne geliyor?

- Eda Özülkü: Eskiden alandık, şimdi veren olduk. Küçükken kapı kapı dolaşır, harçlık ve şeker toplardık. O zamanlar mendil çok modaydı, onları verirdi komşular. Şimdi tabii bizler veriyoruz. Ama eski adetler kalmadı tabii. Sonuçta sitede oturuyoruz. Birçok komşumuz var ama ev ev gezme alışkanlıkları kalmadı.

Haberin Devamı

- Metin Özülkü: Bir de şöyle bir fark var; bundan 10-15 sene öncesine kadar bayramlarda harçlık verirdin. Şimdi bizim çocuklar geliyor “Baba bayram harçlığımı IBAN’a atsana” diyor. O da garip oluyor.

Eda-Metin Özülkü: Biz büyük bir aşkla bağlandık

SABIR LAZIM BU, YENİ NESİLDE YOK

Evleneli 37 yıl oldu, değil mi?

- Metin Özülkü: Evlilik 37, beraberliğimiz 41 oldu.

Mutlu ilişkinin sırrı nedir sizce?

- Metin Özülkü: Biz çok büyük bir aşkla bağlandık. İkimiz de birbirimizin ilk büyük aşkıyız. Benim ilk aşkım Eda. Eda’nın ilk aşkı da benim, kendisi öyle söyledi. (Gülüyor) Çok ufak yaşlardaydık. Dolayısıyla birbirimizi eğittik buraya gelene kadar. Tabii ki sürtüşmeler yaşadığımız zamanlar oldu ama hem aile yapılarımızın birbirine yakın olması, hem de aynı işi yapıyor olmamızın faydasını gördük. Sürtüşmelerimizi zaman içerisinde yumuşattık. Hem duygusal anlamda hem de mantığımızı kullanarak bu ilişkiyi bugüne kadar getirdik. Çok da mutluyuz. Bazen sahnede bile didiştiğimiz oluyor ama olması gereken bir şey bu. O didişmeler sayesinde uzun sürüyor ilişkimiz zaten.

Haberin Devamı

- Eda Özülkü: İkimiz de aile yaşamını seviyoruz. Huzurlu, sevgi dolu ailelerden geldik. Yuva kavramını yürütmek tabii ki kolay değil ama önemli. Dolayısıyla sabır lazım. Bu, yeni nesilde pek olmayan bir şey. Birçok şeyi beraber yaptık. İkimiz de memur ailesi çocuklarıyız. Evlendiğimizde her şeyimiz kendimize yetecek kadar vardı. Her taşı, tuğlayı birlikte koyduk. Her anlamda birlikte büyüdük. Kıymetli değerler bunlar.

- Metin Özülkü: Biz hazıra konmadan, tuğlayı karşılıklı tutup üstüne koyarak bir yuva inşa etmeye çalıştık. Bunun verdiği haz hiçbir şeyde yok. Böyle olduğu zaman o kadar kıymetli oluyor ki, kaybetmek istemiyorsun.

En çok hangi konularda tartışırsınız?

Haberin Devamı

- Metin Özülkü: Şarkılar ve sahne... Ben, Eda’dan önce de besteler yapıyordum ama evlendikten sonra üretim anlamında hızlandım. Birlikte çok şarkı yaptık. Benim toplamda 600-650 civarında bestem var. Bunun 400-500 tanesini Eda’yla yapmışız. Sadece benim yaptıklarımı Eda kendisinin zannediyor bazen. Bazen de ben yanlış hatırlayıp bana ait olmayan kısmını ben yaptım zannediyorum.

- Eda Özülkü: Bu cümlenin altını lütfen çizelim!

- Metin Özülkü: Ben elime gitarı alıyorum mesela, o gün beste yapmak istiyorum, o sırada Eda mutfaktan bir şey söylüyor, onu alıyorum, oradan yola çıkıyorum. Tabii ki onun katkısıyla başlamış oluyor ama sonra kendim yaptım zannediyorum. Aynı şey onun için de geçerli. Sahnede de biraz oluyor. Bir şey kurguluyorum “Şu şarkıdan sonra şunu yaparız” diye, o da bir solist ve birey olarak içinden geldiği şeyi yapıyor. Benim kurgum bozuluyor, bu sefer sahnede didişiyoruz. Ama bu da sahnede şova dönüşüyor.

Haberin Devamı

- Eda Özülkü: Ben hiç belli etmiyorum. Metin ise hiç saklayamaz. Sahnede de olsak direkt yüzü asılıyor.

 ‘ÖZÜLKÜ ŞARKILARI’ GELİYOR

Metin Bey, Kanal D’nin sevilen dizisi “Eşref Rüya”ya konuk oyuncu olarak katıldınız. Aynı zamanda Demet Özdemir’e şan dersi verdiniz. Bu süreci anlatır mısınız?

- Metin Özülkü: Poll Production’la bir albüm hazırlıyoruz; “Özülkü Şarkıları” diye. Eylül-ekim gibi çıkacak. 25 şarkıyı 25 dizi oyuncusu seslendiriyor. Okumaları bitti, aranjeleri ve mix’leriyle yaz boyunca uğraşacağım. Bu albümün hazırlıkları sırasında bir gün Demet aradı, “Biz bir diziye başlıyoruz. Şarkıcı rolü olacak. Hem çalışalım, hem kayıtlar yapalım” dedi. Yaptık. Dizinin ilk bölümünü izlerken adım geçince şaşırdım. Birkaç bölüm sonra da bana iki sahne yazmışlar...

- Eda Özülkü: Demet sürpriz yaptı aslında sana.

- Metin Özülkü: Evet, ben de merak ediyordum set ortamının nasıl olduğunu. Çok keyif aldım. Demet’i seviyorum zaten. Çok şirin, sıcak, düzgün bir kardeşim. Keyifle çalıştık. Biraz heyecanlandım yapabilir miyim diye. İlk bölümde birkaç hatamı gördüm, ikinci bölümde düzeltmeye çalıştım. Yani bana şans verilirse, ileride... (Gülüyor)

Eda-Metin Özülkü: Biz büyük bir aşkla bağlandık

ARTIK ŞARKI BEĞENDİREMEZSİN

90’lı yılların şarkılarından aldığımız tadı artık bulamıyoruz. Neden sizce?

- Metin Özülkü: O zaman şarkılar daha melodik, daha duygusal ve daha samimiydi. Şimdi ise fabrikasyon bir dünya var. Teknoloji gelişti, her tarafta bir yoğunluk ve ritim var kulaklarımızda. Dolayısıyla şu an gençlerin yaptığı rap’ler veya bazı pop şarkılar da dahil olmak üzere her şey daha teknolojik. Şarkıların yapısı değişti. Son 7-8 yıldır oturup ciddi anlamda güzel bir şarkı yapalım moduna hiç giremiyoruz. Ancak reklam, jenerik müziği vs. yapabiliyoruz. Kendimi bugüne adapte etmek istemiyorum, eski yaptıklarıma da saygım kalsın diye.

Şarkı hiç yapmayacak mısınız?

- Metin Özülkü: Öyle mi şarkı yapmak lazım, yoksa bugünün arzusuna göre mi yapmak lazım; o bir ikilem.

- Eda Özülkü: Ne yapsan beğendiremezsin. Yeni bir şey yapsan “Kendi tarzlarını bıraktılar” diyecekler, eski tarzda bir şey yapsan “90’lar havasında devam ediyor” diyecekler.

- Metin Özülkü: 400-500 şarkı içinde ortalama 50 hit şarkımız var. Onları çaldığımızda bugünkü şarkılardan daha çok rağbet görüyor.

BİZİM EVİN TEK BİR KURALI VAR

Evinizin kuralları var mıdır?

- Eda Özülkü: Vardı bir zamanlar. Çocuklar büyüdükçe kural filan kalmadı. Biz bu konuda biraz rahat davranıyoruz.

- Metin Özülkü: Çok disiplinli bir aile değiliz.

- Eda Özülkü: Keşke her akşam aynı yemek masasında toplanabilsek. Ancak haftada bir filan olabiliyor mesela. Herkesin programı oluyor. Hayatın getirdiği koşturma içerisinde zorlandığımız konular.

- Metin Özülkü: Tek kural; her neredeysek birbirimizden haberimiz vardır.

Üç erkekle aynı evde yaşamak nasıl Eda Hanım?

- Eda Özülkü: Onu Metin Bey’e sorun! (Gülüyor)

- Metin Özülkü: Üç erkek olarak bir kadınla yaşamak nasıl bir şey acaba! (Gülüyor)

- Eda Özülkü: Çok zor, ağır işçiyiz. Hiç bitmeyen bir yemek faslı, 7-24 çalışan bir mutfak...

Yemekleri siz mi yaparsınız?

- Eda Özülkü: Yemek yapmayı çok severim. Annem babam Antakyalı benim. Yapmayı da, yemeyi de, yedirmeyi de çok severim. Fırsat buldukça mutfağa giriyorum.

- Metin Özülkü: O anlamda kendimi çok şanslı hissediyorum. Eda hem anne, hem de eş olarak gerçekten çok iyi. Evdeki gidişatı uzaktan da yakından da hep takip eder. Ona göre önlemlerini alır, herkesin derdiyle ilgilenir. Farkında olmadan evi o çeviriyor.

Eda-Metin Özülkü: Biz büyük bir aşkla bağlandık

HER ÖĞRENCİM BENİM İÇİN AYRI BİR DÜNYA

◊ Hem iş arkadaşı olmak hem aynı evi paylaşmak, konforlu bir alan mı yaratıyor size?

- Metin Özülkü: Bizimki gibi bir işse konfor. Masa başı veya daha teknik, bilimsel bir işte öyle olmayabilir.

- Eda Özülkü: Bizim için mesai saati diye bir şey yok. 7-24 bir aradayız, her an üretebiliriz. Evde de stüdyo var. Bitirmemiz gereken iş bitmemişse, orada devam ederiz.

- Metin Özülkü: Müzik ve sanat zaten son derece zevkle, keyifle yapılan bir iş. Kendimi Allah’ın şanslı kulu olarak görüyorum, en sevdiğim işi yaptığım için. İkimizin de aynı işi yapıyor olması, beraberliğimize olumlu katkıda bulunuyor.

◊ Eda Hanım siz bir yandan eğitmenliğe devam ediyorsunuz. O taraftaki deneyimlerinizi dinlemek isterim...

- Eda Özülkü: Toplamda 26 yıllık bir öğretmenlik yaşantım var. Özel bir kurumda 20 yıldır çalışıyorum. Çocukları çok seviyorum. “Öğretmenler öğrencilere öğretir” denir ama biz karşılıklı birbirimizden çok şey öğreniyoruz. Onların enerjilerini çok seviyorum. Her çocuk benim için ayrı bir dünya. O dünyalarına girip onları keşfetmeyi seviyorum.

SEVDİKLERİNİZİ  İHMAL ETMEYİN 

Okurlarımıza nasıl bir bayram mesajı vermek istersiniz?

- Eda Özülkü: Sevdiklerini ihmal etmesinler. Bir telefonla bile olsa büyüklerinin, arkadaşlarının bayramını kutlasınlar. O bile yeterli.

- Metin Özülkü: Yaşam bizi çok zorluyor. İnsanlar bunu bahane etmeye hazır hale geliyor. Bir kere bahane ederseniz bu sizi tembelliğe ve yalnızlığa itiyor. Dolayısıyla yaşamın bu zorluğuna karşı tek çaremiz, bu bahaneleri yok etmeye çalışmak. Sevdiklerimize mümkün olduğu kadar sevgimizi gösterip onlardan da alabileceğimiz sevgiyi almak mutluluk için tek çare.

Eda-Metin Özülkü: Biz büyük bir aşkla bağlandık

ÇOCUKLARI BİZİM ORKESTRAYA HAZIRLIYORUZ

Çocuklarınız ne eğitimi alıyor? Müziğe ilgileri var mı?

- Eda Özülkü: Biri ekonomi, diğeri reklam tasarımı okuyor. Biri piyano, biri bas gitar çalıyor. Spor yapıyorlar. Küçük müzik grupları var, çalıp söylüyorlar. Onları bizim orkestraya hazırlıyoruz! Hem maddi hem manevi olarak çok mantıklı! (Gülüyor)

Sizi sahnede izleyince ne yorum yapıyorlar?

- Eda Özülkü: Onlar bizim kafada, 90’lar kafasında yani.

- Metin Özülkü: Onlar da 90’ların şarkılarını biliyorlar. Arkadaşlarıyla da konuşuyoruz. Hepsi biliyor. Hoşlarına da gidiyor. Onlar karışım gibi; hem yeni nesle uygun kafa yapıları hem de bizden dolayı harmanlanma durumu var.

 

 

BAKMADAN GEÇME!