GeriKelebek Evimden canlı yayın yapacağım
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Evimden canlı yayın yapacağım

Mehmet Ali Erbil, hakkındaki ‘Kariyerinde düşüş yaşıyor’ söylentilerine aldırmadan yoluna devam ediyor. ‘Hırsız Var’ ve ‘Hababam Sınıfı Askerde’ filmlerinde başrol oynayan usta şovmen, hem yeni filmlerini, hem de gündemde olan ünlü isimleri Kelebek için değerlendirdi.

Çok yakında internet sitesi aracılığıyla evinden 24 saat canlı yayın yapacağını söyleyen Erbil, ‘Yatak odamdan bile canlı yayın yapacağız’ diyor.

Mehmet Ali Erbil’i nasıl bilirsiniz? Konservatuvar mezunu, efsane oyuncu Cüneyt Gökçer’in dereceli öğrencisi, devlet tiyatrolarında başrol oynayan ilk tiyatro öğrencisi, TV’ye formatlanmış yaşamların vazgeçilmez eğlence kaynağı, sıradan filmlerin gişe garantisi, genç kızların Nuri Alçosu, Kıbrıs kumarhanelerinin fahri elçisi, seks düşkünü Michael Douglas’ın yerli versiyonu, Türkçemizi zenginleştiren ‘dobrowski olmak’ terimlerini üreten laf cambazı, ‘Beni Türk veterinerlerine emanet edin’ esprisini yaparken, ‘kaçış sendromu’nu literatürümüze katan en garip hastalığa sahip ünlü insan vs...

Herkesin bir Mehmet Ali Erbil yorumu vardır tabii ki. Ama kesin olan şu ki, o her şeyi ile hayatımıza renk katan doğal bir yetenek.

Bir Mehmet Ali Erbil röportajında olması gereken her türlü sürpriz açıklamaya hazır olun.

Tazminat karşılığı sunuculuk

- Konservatuvardaki öğrencilik yıllarınızda en iyi Shakespeare yorumlayıcısı olarak gösteriliyordunuz. İsteseydiniz çok daha farklı bir kariyeriniz olabilirdi.

Konservatuvarı bitirmeme iki sene varken devlet tiyatrosunda başrol oynadım. Küheylan oyunum çok tutmuştu. Ama mezun olduktan sonra yönetimdeki bazı insanlar, ‘Bu çocuk şımarmasın’ deyip kendi yöntemleriyle bazı oyunlar oynadılar ve bana küçük roller verdiler. Açıkçası bu durum beni tiyatrodan soğuttu. Ben de devam etmedim.

- Çarkıfelek’ten sonra yine bir yarışma programı olan Kazanmali ile karşımıza çıktınız. Devamlı yarışma programları sunarak kariyerinizi yıprattığınız farkında değil misiniz?

Çarkıfelek benim kimliğim ve yarattığım eğlence ortamıyla devam etti. Ama Kazanmali’ye başlamamın çok farklı nedenleri var. Kanal D’de çalıştığım dönemde, bir akşam Uzanlarla toplandık. Yeni bir yarışma programı sunmamı istiyorlardı. Bana baskıyla mukaveleyi imzalattılar, vadeli çek verdiler. Kanal D’de 1- 1.5 milyon dolar alıyordum, onlar 3.5-4 milyon dolar arası bir para verdiler. Ama sözleşmeyi detaylı okuyunca vazgeçtim. Ertesi günü avukatım çekleri notere teslim etti. Zaten çekler vadeliydi, hiçbirini bozdurmamıştık. Aslında mahkemeyi kazandım ama sonra Yargıtay’dan Uzanların lehine karar çıktı. 1 milyon 300 bin dolarlık tazminat ödemek zorunda kaldım. Ben de bu tazminat karşılığı Kazanmali’yi sunmayı kabul etim.

- Cem Uzan’dan çok çektiniz. Şimdi kendisi askere gidiyor.

Ona hayırlı teskereler diliyorum. Bol bol yanına kontür alsın. Hani bir ara evde kontürler bulunmuştu ya, herhalde askerliğini düşünerek toplamıştı o kontürleri.

Kumarla deşarj oluyorum

- Yine de kariyerinizde bir düşüş yaşadığınız söyleniyor.

İnişe geçen bir kişiye kimse iki sinema filminde başrol vermez. (Hırsız Var ve Hababam Sınıfı Askerde). Sinan’la bir proje üzerinde görüşmelerimiz sürüyor. Hem sit-com tarzı bir dizi, hem de bir film projemiz var. Mustafa Altıoklar’la da bir film projemiz var. Okan Bayülgen’le beraber oynamamız düşünülüyor.

- Önceki röportajımızda ‘Bu gidişle Kıbrıs’tan milletvekili adayı olacağım’ demiştiniz. Kumar tutkunuz için psikologlara gitmeyi düşünmediniz mi?

Öncelikle benden milletvekili değil, olsa olsa kumar bakanı olur! Şaka bir yana kendimi ve sınırımı biliyorum. Kumarın bana maddi ya da manevi zarar verdiğini düşünmüyorum. Çünkü kumar oynayarak deşarj oluyorum.

- Hırsız Var filminde canlandırdığınız mafya babası Sedat Peker gibi biri mi?

‘Hırsız Var’, medya, finans ve magazin dünyasını ele alan çok eğlenceli bir film oldu. Oynadığım karakter Don Vito Corleone gibi daha çok İtalyan vari bir mafya babası... Tabii metroseksüel de! Ben Tophane’de büyüdüm, bizim mahallede çok ağabeylerimiz vardı böyle. Ben de mafyadan tanıdıklarımız oldu. Alaattin Çakıcı, Dündar Kılıç vs.. Ama sadece dost sohbetimiz oldu.

Çapkınlık için çalılığı değil yumuşak çimleri tercih ederim

-Özlem Yıldız, Bodrum’da sizi çalılıkların arasında sevişirken yakaladığını söylüyor. Doğa tutkunuzun bu boyutlarda olduğunu bilmiyorduk!

Ne çalılığı, Bodrum’da çalılık mı kaldı? Öyle bir şey yapsam yumuşak, çimli bir araziyi tercih ederdim. Özlem latife yapıyordu. Hayal gücü yüksek bir öykü.

-Gencecik kızlara yaşattığınız dramlarla Nuri Alço olma yolunda hızla ilerliyorsunuz. Biraz kendinizi, sevdiği adamla çıplak fotoğraflar çektirip, daha sonra da terk edilen ve bu fotoğraflar yüzünden babası tarafından evlatlıktan reddedilen Nefise Karatay’ın yerine koymayı denesenize.

Bu biraz beklentilere bağlı. Hayata ne verirsen, onu alırsın. Bu eninde sonunda insanın kendi yaşamı! Biz buna ne kadar birliktelik de diyorsak, insan önce kendini düşünüyor. Demek ki mutlu değilmişim ki, ayrılmışız. Nefise ile uzun bir ilişki oldu, ondan sonra ayrıldım, evlendim. Ve şimdi de Tuğba Çoşkun’la uzun bir birliktelik yaşıyorum. Öyle beni her gece bir barda eğlenirken göremezsiniz. Sonra bir bakıyoruz adımız ırz düşmanına çıkıyor.

-Galiba sizde de Michael Douglas sendromu var. Hatta o cinsel arzularını dizginlemek için tedavi gördü!

Bende öyle tedavi olacak bir durum söz konusu değil. Zaten öyle tedavi olacak durum olursa ben onu kendi içimde hallederim. Ne demişler ‘Kol kırılır, yen içinde kalır.’ Bari sonumuz Michael Douglas’a benzesin. Onun gibi zengin olup, dünyaca ünlü bir kadınla evlenmeli.

Tatlıses Asena’yı kaçırıp köyüne dönsün

- İbrahim Tatlıses’in sürekli TV programlarına çıkıp Asena için gözyaşı dökmesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Ne de olsa bu konularda uzman bir şahsiyetsiniz.

Ben İbrahim Tatlıses’in olayına sanatçı duyarlılığı diyorum. Bence İbrahim Tatlıses için tek bir çıkar yol var, o da Asena’yı kaçırmak! Vallahi Asena’yı kaçırsın, köyüne dönsün. Nereden nereye... İbrahim Tatlıses de çocuk gibi. Oyuncağı çok istiyor, oyuncağı eline alıyor, ona sahip oluyor, ondan sonra da oyuncağın kıymetini bilemiyor ve kırıyor onu. İnsan çok isteği şeyin kıymetini bilmeli.

- Dokunduğunuz her şeyin paraya dönüştüğü bir dönem yakalamıştınız. Niye marka olmayı, profesyonel insanlarla çalışmayı düşünmediniz?

Sonuçta sanatçı insanız, tüccar kafasıyla düşünemiyorum. Marka olayı uzun planlanmış projelerle olur. Ekip işi. Stelyo ile de menajer ilişkisinden çok, arkadaşça bir paylaşım içindeydik. O dönemler bana Amerika’dan Çarkıfelek’in yaratıcılarından teklif geldi. ‘Gel Amerika’ya İngilizce’ni ilerlet ve bize game-show yap’ dediler. Ama cesaret edemedim.

- İnternet siteniz www.mehmetali.com da neler olacak?

Bir kere evimden canlı yayın olacak. Hatta yatak odamdan bile canlı yayın yapacağız! Gülmeyin ciddi söylüyorum. Evime gelen arkadaşlarım, yaşadığım ortam tümüyle internet yoluyla izleyicilerle buluşacak. Bu site kendi özel televizyonum gibi olacak.

- MTV’deki Osbourne Ailesi gibi bir durum söz konusu galiba? Tabii onlar bir aile. İzleyici çekmek için evin popülasyonunu artırmalısınız.

Merak etmeyin ben evim popülasyonunu artırırım. Biz şeffaf bir oyuncuyuz. Sitenin teknik işleriyle uğraşıyoruz. Dört ay içinde yayına geçeceğiz.

Cem Yılmaz’ın her saniye espri yapması insanı boğuyor

- Hababam Sınıfı Askerde’nin çekimleri nasıl geçti?

Kartal’daki 2’nci Zırhlı Tugay Komutanlığı’ndaki bir aylık çekimler boyunca askerliğe dair birçok şey yaşadık. Ben Binbaşı Deli Bedri’yi oynuyorum. Kostümlerden askeri hareketlere, diyaloglara kadar her şey Genelkurmay’ın görevlendirdiği denetçinin gözetiminde yapıldı.

- ‘Üç-dört bin erkekle iç içe yaşıyorsun. Çok erkeksi bir durum. O yüzden de askerlik arkadaşlıkları çok farklı oluyor’ demiştiniz. Açalım bu konuyu.

1983’te kısa dönem askerlik yaptım. Bu süre içinde kadın kokusu almadık. Hep erkek erkeğe muhabbetler. Erkeksi hareketler. Allah’tan bir kazaya kurban gitmedik.

Yakında gündem yaratmak için Hababam Sınıfı Askerde ile G.O.R.A karşılaştırılacak.

G.O.R.A bir kere prodüksiyon olarak Türkiye’de ilke imza attı. Ama ortada karşılaştırılacak bir durum yok, her ikisi de farklı projeler. Yalnız şunu söyleyim G.O.R.A’yı sanatsal açıdan değerlendiremeyiz. Filmden çok Cem Yılmaz’ın stand-up’larını andırıyor. Cem Yılmaz gerçekten yetenekli bir arkadaşımız ama her saniye espri yapması insanı belli bir süreden sonra boğuyor.

İffet Hanım Semra Hanım’dan güzeldi

-‘Gelinim Olur musun’un fenomen kişiliği Semra Hanım’la ilgili yazılar kaleme alıyorsunuz. Eski kayınvalidesiniz İffet Erkuvan’la aralarında bir benzerlik var mı?

Hayatta Semra Hanım’la İffet Hanım’ı karşılaştırmam. En azından İffet Hanım daha kültürlüydü, daha donanımlıydı ve tabii ki daha güzeldi. Kayınvalidelik yapacak kadar yaklaşmadı bana. Semra Hanım ise aslında Türk toplumunda bir takım şeyleri yaşayamamış kadınların, içine atmış oldukları duygularının bir yansıması. Gelini olacak kızın, her sabah elini öpmesini istiyor. Yok böyle bir şey ya!

Bitcoin ve Ethereum ne kadar?

Bitcoin ve Ethereum ne kadar?

False